Şiirler.biz Forum en güzel aşk şiirleri forumu
Eylül 11, 2010, 02:54:59 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: www.saglikbilgisi.biz  sağlıkla ilgili herşey bu sitede
 


Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ahmet Telli Şiirleri  (Okunma Sayısı 1529 defa)
erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« : Mayıs 14, 2007, 01:46:16 ÖÖ »


Savrulan külleri ömrümüzün 
     
Bir kızın kocaman gözlerinde gördüm
bulutların dağlara sessizce çöküşünü
çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci
Ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım
çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya
bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda

Harelenen sularda bir yanık kokusu
ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi
Işık zamana bağlı zamansa onun
kocaman gözleridir artık
Anladım tarih de yazılmaz
bir aşkın sayfalarına düşmüyorsa gün

Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir
deryalara savrulup çöllere düşmüştü
Bir duman tütüyor yine hangi kent yandı
hangi sokakta vuruldu sevgilim
Bir demet menekşe bir avuç toprak
burkulan bir yürek miyim hep

Sesimde bir yanma bir kekrelik
uzayıp giden bir çöl yalnızlığı
Gazeteleri okumuyorum başım dönüyor
sulanmamış çiçekler gibi kuruyor her şey
her şey bir yolculuğun hüznünü taşıyor
gidip de gelmemek üzere bütün yüzler

Puslu yamaçlarda bir çakal gölgesi
bir dağ suskunluğu yürüyor kentlere
yenilen biz miyiz yoksa aşklar mı
bir kızın kocaman gözlerinde görüyorum
savrulan küllerini ömrümüzün
Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum

ölümden şikâyeti yok ölüp gidenlerin
ama bir kızın kocaman gözlerinde yangınlar çıkıyor
Acılar dehşetli kinlendiriyor beni
Kabarıp duruyor içimde, kabarıp duran bir okyanus
yurdumu arıyorum batık bir tekne değilim
yurdumu arıyorum kızgın küller ortasında
 

Ahmet Telli
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Mayıs 14, 2007, 01:46:47 ÖÖ »

Gidersen Yıkılır Bu Kent 
     
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlarda gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yanlızdık, durmadan yağmur yağardı
üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken

Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Birde seni ekliyorum susuşlarıma

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birhanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
isyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

Gidersen yıkılır bu kent kuşlarda ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde
 

Ahmet Telli   
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Mayıs 14, 2007, 01:47:19 ÖÖ »

Özletiyor Seni Bu Yağmurlar 
     
Burada yağmur yağıyor 
Aralıksız yağıyor günlerdir 
Ama sen yine de şemsiyeni 
Almadan gel ilk otobüsle 

Buğulanan camlara usulca 
Yüzünü çiziyorum ki yüzün 
Bir yağmur damlası olup 
Düşüyor yapraklarına gülün 

Güller de bozamıyor bu uzun 
Karanlık sessizliğini kentin 
Anılarını yitiriyor sokaklar 
Bezirganlaşıyor bulvar ışıkları 

Tarih de kekemeleşiyor bazan 
Ki o zaman aşktır tek bilici 
Aşksa yürümek gibi bir şey 
Duyabilmek kuşların gelişini 

Anısı bizsek eğer bu kentin 
Unuttuğu türküler bizsek 
Acıyı rehin bırakıp bir güle 
Anımsatmalıyız bunları bir bir
 

Ahmet Telli    
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Mayıs 14, 2007, 01:47:47 ÖÖ »

Yak Sevdanın çırasını 
     
Ne hüzünler kurtarır seni
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler

Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını
düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar
hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır
verecektir en olgun meyvelerini mutlaka
yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü

Yak sevdanın çırasını türkülerle
barajını yıkan bir ırmak gibi katıl hayata
hüznün isyana dönsün artık
bitsin bezginliğin ölümcül suskunluğu
evde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya
 

Ahmet Telli 
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Mayıs 14, 2007, 01:48:16 ÖÖ »

Kalbim Unut Bu şiiri 
     
Uğuldayan ve hep uğuldayan
Bir orman kadar üşüyorum şimdi
Yanlış rüzgarlar esiyor dallarımda
Yanlış ve zehirli çiçekler açıyor
Kanımda kocaman gözleriyle bir cığlık

Su ve ses kadar beklediğim
Ne kaldı geride,bilmiyorum
Uzanıp uyumak istiyorum gölgeme
Yine sarılmak o kocaman gozlerin
Uğuldayan rüzgarlarına

Bir acıyı yaşarım bi zehirden
çicekler üretirim kömür karası
Uçurum kadar bir yalnızlık
Yaratırım kendime,atlarım
Anısı yoktur küçük rüzgarların

Yapraklarım yok artık kuşlarım yok
Büsbütün viran oldu dağlarım
Ezberimdeki türküler de savrulup gitti
ömrümün karşılığı kalmadı sesimde
Sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü

Yanlış daha baştan yanlış
Bir şiirdi bu,biliyorum
Ye belki ömrümüzün yakın geçmişi
Bu kadar doğruydu ancak, kimbilir
Kalbim unut bu şiiri
 

Ahmet Telli
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Mayıs 14, 2007, 01:48:42 ÖÖ »

Aşk bitti  
             
 
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.

Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da

Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
ihmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım

Aşk da bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle
 

Ahmet Telli   
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Mayıs 14, 2007, 01:49:08 ÖÖ »

Gitmek 
     
Bu vadideki karanlığı
ve büyük soğuğu düşün
B. Brecht

Gitmek. Bir hançeri inceltip
Okyanusa daldırmak isteği
Ya da düşebilmek atlasların
Dışına ki ey kalbim
Yalnızsın bu yolculukta da

Gitmek. O kaos duygusu, aklın
Sarsıntılarla yorgun düşüşü
Bilincin kamaşması belki de.
Rehin bırakılacak bir şey yok
Unuttuklarından başka.

Gitmek. Bir büyü gibi saran
Ağrılar yumağı, kışkırtılmış
Düşlerdir ki sen şimdi
Esirgeme kendini kalbim
Kederin o derin yalnızlığından
 

Ahmet Telli 
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Mayıs 14, 2007, 01:49:38 ÖÖ »

Gülüşün eklenir kimliğine 
     
Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de

Aykırı anlamlar arayıp durma
güz biter sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur cellat olur her gece

Her gece yeniden bir talan başlar
acı ses olur, ses deli bir yağmur
eski bir eylüle gireriz böylece

Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim, sokağı devriyeler basar
bir de gülüşün eklenir kimliğime
 

Ahmet Telli   
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Mayıs 14, 2007, 01:50:29 ÖÖ »

Hala Koynumda Resmin  
     
Sımsıcak konuşurdun konuşunca   
ırmak gibi, rüzgar gibi konuşurdun   
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki   
çiğdemler güller mor menevşeler açardı   
Sımsıcak konuşurdun konuşunca   
        Hala koynumda resmin   

Dağları anlatırdın ve dostluğu   
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler   
Sesini duymasam çölleşirdi dünya   
dağlar yarılır ırmaklar kururdu   
bulutlar çökerdi yüreğime   
         Hala koynumda resmin   

Gün akşam olur elinde kitaplar   
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin   
bir kez bile unutmadın 'merhaba' demeyi   
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin   
bir dostun vurulduğu gün   
        Hala koynumda resmin   

Kaç mevsim kırlara çıkıp   
çiçekler topladık mezarlar için   
Belki ürküttük tarla kuşlarını   
belki kurdu kuşu ürküttük   
ama aşkı ürkütmedik hiç   
         Hala koynumda kesmin   

Ve hala sımsıcak durur anılar   
sımsıcak ve biraz boynu bükük   
Ne varsa yaşanmış ve yaylaşılmış   
yasak bir kitap gibi durmaktadır   
ve firari bir sevda gibi   
         şimdi duvarlarda resmin
 

Ahmet Telli   
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Mayıs 14, 2007, 01:50:55 ÖÖ »

Herhangi Bir Aşka Dair 
     
Herhangi bir kızınkinden ayrı değildi öyküsü   
hayatına ülkesini ekleyip yaşamaktan başka   

Usulca eğerek başını   
yürürken nedense hep   
birbirine dolaşır   
gibi olurdu ayakları   

Bir fotoğraf ve yeni   
koparılmış bir çiçekti   
ilk mektubuna eklediği   
kelimelerse büsbütün yangın   

Durup durup iç çekişleri   
sessizliği, dalgınlığı   
acıyla bakışı yollara   
aşkı öğrenişindendi   

çiçekli bir dal   
gibi uzandı sevdiğine   
ve yalnızca   
ayrılıklar korkuttu onu   

Böylece bağladı   
hayat, dünya ve kavga   
ve aşk   
onun tarihinde milattı   

Temiz çamaşırlar ve bir demet çiçek   
taşıyor simdi  o kız, görüş günlerine
 

Ahmet Telli
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Mayıs 14, 2007, 01:51:32 ÖÖ »

Gün Kararmasın Geldiğinde 
     
Güz yakmadan gülün pembesini
avuçlarımda o, sokul yanıma
gülüşünle ısınsın bedenim
ve dudaklarımda acılaşan ıslık
adınla çiçeklensin

Serçeler göçe dayanmaz bilirsin
ne özleyen bir bakış kalır
ne de sımsıcaklığın
sular donar yürek üşür
sende kalır seni yakan

Uçurumlar açılır yollarında
buharlaşır çiy damlaları
Terli bir kısrak gibi gel kapıma
savrulsun saçların
yastığım kekik koksun

Uzağı yakın et
pembeleşsin çarşafın
ölüm kapımın tokmağında
ayrılığı iyi bilirim
ferhat olmıyayım dağlarda

Ey gülün pembesi ile
bir gülümseyişi paylaşan
kar yağıyor yatağıma
avuçlarım kutuplara döndü
gün kararmasın geldiğinde
 

Ahmet Telli
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Mayıs 14, 2007, 01:52:02 ÖÖ »

Sıcak bir kış 
     

Saçlarını gittikçe kısalttığın günlerde
Sen söylemiştin bu sözleri unutmadım
-Her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa
Bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde

Kalıcı olan hiçbir şey yok diyordun
An’lar var yalnız ömrü karşılayan
şimdi sımsıcak bir kar yağıyor yine
Yüreğimin üstüne yağıyor hiç durmadan

Ellerin nasıl da üşüyor, bozacının
Karlı sesi doluyorken odamıza
Hava gittikçe kirleniyor bu kentte
Ve aralıksız kar yağıyor kar yağıyor

Kar ayrılık hüznüdür ve ne çok
Ayrılıklar yaşandı şu son birkaç yılda
Yurdundan ayrılanları düşünüyorum ve birisi
özledim diyor, ülkemin kar kokusunu da özledim

Hiçbir an’ını tanımlamaya kalkmadan
Kısacık ömürler biçiyoruz kendimize
Sonra yolculuklara çıkıyoruz, bir kentten
ötekine giderken özlüyoruz bir başkasını

özlediğimiz birileri olmalı diyordun
Yanındayken bile özlediğimiz birileri
öyleyse kalkıp Ati’ye gitmelisin, istanbul’a
Belki hâlâ saklıyordur bir gülü kimbilir

Yaşandı mı o sıcak kış, yaşlandık mı
Aynalara bakmaya vakit bulamadık
Dönüp dönüp birbirimize bakmalardan
Yaşandı mı o sımsıcak kış, ne dersin
 

Ahmet Telli 
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Mayıs 14, 2007, 01:52:38 ÖÖ »

Sığınak 
     
Sözün yine hep aşktan yanaysa
sevgilim sen sakla bir kaçağı
belki yorgun ve yaralıdır hâlâ
ölüm basmıştır son sığınağı

Sus ve sadece dinle sessizliği
perdeleri çek ışıkları söndür
bir selam bir haber gönderir belki
sesleri hiç duyulmayan dostlar

Bir cigara sar bitlis tütününden
bir çay demle sonra, anısı kalsın
bekle başında onun sabahadek

Belki benim sana böyle sığınan
yapayalnız ve öylesine yorgun
kimliği duvarlarda kalan bir kaçak
 

Ahmet Telli    
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Mayıs 14, 2007, 01:53:16 ÖÖ »

Sıyrılıp gelen 
     
Soluk bir ay dolanıyor
kentin üstünde her gece
Her gece bilge bir gezgin
tavrıyla adımlıyor yolunu

Güz yanığı bir durgun
sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi
savrulup duruyor zaman

Suların sesini dinle şimdi
ormanın fısıldayışlarını
usulca yarılıyor dağların göğsü
bir aşkı dinlendirmek için

Ve gözleri uzak yamaçlarda
aranıp dururken bir şeyleri
sessiz ve sakin beklemekte
bekledikçe bileylenen yürek

Belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
Belli ki yakındır
doğayı ve hayatı sarsacak saat
 

Ahmet Telli   
Kayıtlı


erdal
erdal
YÖNETİCİ
*****

Karizma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 440



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Mayıs 14, 2007, 01:53:47 ÖÖ »

Konuğum Ol  
     
Bir akşam konuğum ol
Oturup konusalım biz bize
Anıların çubuğunu yakıp
Uzatalım geceyi biraz.

Geçmişe bir el sallayıp
Yaşanan günleri konusalım
Ve günlerin üstüne çöken
Dumanlı, isli havalardan

Kendimize daha az zaman
Ayırsak da olur geceden
Cünkü boğulabilir insan
Yalnız kendini düsünmekten

Kapağı açılmayan kitaplar
Unutulmuş aşklar gibidir
Kitaplardan söz edelim
Ve onların gizli kalmış
Sessiz tadlarından

Sabaha doğru perdeyi
Aralayıp ufka bakalım
Ve bir çocuk gibi
Hayretle seyredelim
Güneşin kızıllığını

Konuşulmadan kalan
Daha çok şey vardı
Diye düşünerek çıkalım
Güneşle kucaklaşan balkona
üşütmesin sabah serinliği

Bir bardak demli çay
Burukluğu gibi kalsın
Gecenin ve sabahın tadı
Yaşasın anılarımızda

Konuğum ol, oturup
Konuşalım bir akşam
Ve uzatalım geceyi
Sözün çubuğunu yakarak
 

Ahmet Telli   
Kayıtlı


Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
Otomatik Tag
Ahmet Telli Şiirleri, Paylaşım, Oyun, Ahmet Telli Şiirleri, Film, Eğlence, Ahmet Telli Şiirleri, Dizi, komik, Ahmet Telli Şiirleri

 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
Theme by hhy89
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.116 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Arşiv
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 Şiirler