Gözlerin

sabah her uyanışında beni gören,
içime sevgi işleyen
gözlerin … derin derin
hulyalara dalıp süzen
gül yanakların üzerine düşen
gözlerin,
okşar beni bedenimle
gerek kalmadan bir çift söze
öyle engin, öyle uysal
inerken yüreğimin derinliğine
gözlerin,
bakar,
mahur bir şarkı gibi ağlar,
etrafında derin halkalar
her baktığımda beni de ağlatırlar,
gözlerin
bir abide gibi
inşaası derin
ezeli olmayan bir tarih gibi
eker her bakışında
içime kendi nurunu
gözlerin
masallarda bile olmayan bir özellikte
yaratılmış kendine has
bir güzellikle…
gözlerin
ufka benzer
ela bir kızıllıkta
dönerken seyreder etrafını
kızıl şafaklarda…
ağlar arasıra hüzünle
bir gölge düştüğünde yüzüne
gözlerin
alemin efendisi
etrafı altın, içi nur
güllesi fildişi
baktıkça veriyor bana huzur
gözlerin
şakaklarıma ter damlaları
buse konurdukça
açar bahar misali
gözlerin
bir bebek gibi
saf ve temiz
ve onlar bizim hürriyetimiz
coşkuyu hissedip gülümseyen
elemi bir çizgide yok eden
gözlerin
renkli meyvelerden
bir demet gibi güllerden
gözlerin
baktıkça sulanır hüzüne
selamet gizlidir
onların içinde
huzurevidir yuvası
kendine has insanca havası
kokar buram buram
içimde onların
bahar yarası
gözlerin
mesteden şarap gibi
için de gizlediği
envai renkleri
baldandır petekleri
ve sevgiye akan
içindeki güneş ateşi
sevgidir onları tek isteği…
gözlerini seviyorum
çünkü onlar,
bana huzur veriyorlar.

Özlem duyulabilecek en güzel duygu biçimidir. İnsan içinde manevi olarak taşıdığı bu değerle hem kendini hem de karşısıdakini yüceltmekte sınır bulamaz. Duygular sağnak olarak yağarsa, özlemde bu şekilde doyurulmuş olur.
27.12.2012 – bir tren yolculuğu esnasında…

Hasan Hüseyin Arslan

2 Ocak 2013 tarihinde eklendi, 449 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git