<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şiirler En Güzel Aşk Şiirleri Aşk Sözleri Aşk Şiiri &#187; Hikayeler</title>
	<atom:link href="http://www.siirler.biz/siirler/hikayeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.siirler.biz</link>
	<description>Şiirler En Güzel Aşk Şiirleri Aşk Sözleri Aşk Şiiri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 19:19:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>EVLAT ACISI</title>
		<link>http://www.siirler.biz/evlat-acisi.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/evlat-acisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:19:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tdomf_42dac</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[Acısı]]></category>
		<category><![CDATA[çelikcan]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[evlat]]></category>
		<category><![CDATA[giray]]></category>
		<category><![CDATA[matem]]></category>
		<category><![CDATA[Melek]]></category>
		<category><![CDATA[sedef]]></category>
		<category><![CDATA[uralgiray]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=18932</guid>
		<description><![CDATA[URAL GİRAY ÇELİKCAN EVLAT ACISI “Allah sıralı ölüm versin” denir ya… Sıranın çok pis bir şekilde bozulmasıdır evlat acısı. Kendi ellerine doğan çocuğu, kendi ellerinle toprağa vermektir. Eşini kaybedersin “dul” denir, eğer bir çocuksan ve anneni ya da babanı kaybedersen “öksüz, yetim” olursun. Çocuğunu kaybetmiş bir anne-babaya ne denir? İsim verilemeyecek kadar büyük bir acıdır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>URAL GİRAY ÇELİKCAN</p>
<p>EVLAT  ACISI</p>
<p>“Allah sıralı ölüm versin” denir ya… Sıranın çok pis bir şekilde bozulmasıdır evlat acısı. Kendi ellerine doğan çocuğu, kendi ellerinle toprağa vermektir.</p>
<p>Eşini kaybedersin “dul” denir, eğer bir çocuksan ve anneni ya da babanı kaybedersen “öksüz, yetim” olursun. Çocuğunu kaybetmiş bir anne-babaya ne denir? İsim verilemeyecek kadar büyük bir acıdır, evlat acısı…</p>
<p>Evladını kaybetmek bir milattır yaşamında. O andan itibaren hiçbir şey eskisi gibi olamaz. O anne-babanın bakışları hiçbir bakışa benzemez. Donuk bakarsın dünyaya, katılaşırsın, gülümsemelerin sahtedir artık. Gözyaşlarını içine akıtmayı öğrenirsin. Büyük bir kısmın uçup gitmiştir. “Gözle görülebilen tek acıdır.”</p>
<p>“Ateş düştüğü yeri yakar” denir ya… Yakıyor… Çevreyede küçük kıvılcımlar sıçrar. Bazıları söner zamanla, o zaman elersiniz &#8220;sığ&#8221; insanları hayatınızdan biir bir&#8230;  Bazıları da kor halinde için için yanmaya devam eder kalplerde. Bir de tesadüfen o ateşin yanından geçenler olur, o kıvılcımlar onlarında kalplerine sıçrar. Ama asıl ateşin düştüğü yer hiç sönmez, hafiflemez. İlk düştüğü andaki gibi yanar durur…</p>
<p>“Allah düşmanımın bile başına vermesin böyle acıyı” denir ya… 38 yaşındayım, bugüne kadar hiç düşmanım olmamıştı. Artık var! Allah onun başına versin mi? TEZ ZAMANDA lütfen…!</p>
<p>Kelimelerle tarif etmeye çalıştım evlat acısını. Olmadı… Koyu bir his,  kopkoyu. En koyu siyahtan bile daha siyah…</p>
<p>Bazı insanlar için hayat daha zor… Bütün ömrünü “tarifsiz” bir acıyla geçirecek kadar zor….</p>
<p>24 Aralık 2010
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Fevlat-acisi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/evlat-acisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KİTAP</title>
		<link>http://www.siirler.biz/kitap.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/kitap.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2010 12:01:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>inspiration</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[KİTAP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=17371</guid>
		<description><![CDATA[Çok severek aldığımız kitaplara benzetiyorum ikimizi, hevesle aldığımız, &#8220;ilk&#8221; sayfalarını heyecanla , hiçbir cümlesini atlamadan, en ufak ayrıntıyı kaçırmak istemezcesine ;dikkatle ,sindire sindire okuduğumuz ,okumaya doyamadığımız; sürükleyici kısımlarını bir anda okuyup, okumaktan sıkıldığımız anda daha sonra devam edilmek üzere bir kenara bıraktığımız… Gün geldi tekrar elimize aldık sevdiğimiz o kitabı , açtık kaldığımız sayfayı yeniden,cümleleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok severek aldığımız kitaplara benzetiyorum ikimizi, hevesle aldığımız, &#8220;ilk&#8221; sayfalarını heyecanla ,</p>
<p>hiçbir cümlesini atlamadan, en ufak ayrıntıyı kaçırmak istemezcesine ;dikkatle ,sindire sindire okuduğumuz ,okumaya doyamadığımız; sürükleyici kısımlarını bir anda okuyup,</p>
<p>okumaktan sıkıldığımız anda daha sonra devam edilmek üzere bir kenara bıraktığımız…</p>
<p>Gün geldi tekrar elimize aldık sevdiğimiz o kitabı , açtık kaldığımız sayfayı yeniden,cümleleri okurken her bir detayını beynimize kazımak istercesine okuduğumuz ayrıntıları unuttuğumuzu fark ettik , hatırlamak istedik ; karıştırdık kitabımızın eski solmuş yapraklarını,okurken en etkilendiğimiz satırlarını hatırladık beynimizin ücra köşesinde, tekrar çıkardık eski yerinden, tekrar heveslendik , o &#8220;ilk&#8221; heyecanla devam ettik kitabı okumaya …</p>
<p>Sayfalar azaldıkça, hızımız azaldı , çünkü kitabın sonu yaklaşmıştı.Heyecanla sonunu beklerken, aynı zamanda bitmesini hiç istememekti bizimkisi…</p>
<p>Son yaprağıydı kitabın, yavaş yavaş , sindire sindire okuduk cümleleri, merakla geldik en son cümlesine. Her bir satırını dikkatle okuduğumuz o son sayfadaki en önemli cümle orda saklıydı, aynı zamanda tüm yazılanların beklenen, yahut hiç beklenmeyen sonu da…</p>
<p>Ve işte okuduk son cümlesini kitabımızın…</p>
<p>Şimdi kendime soruyorum;</p>
<p>“Kitap ,beklediğim kadar güzel miydi” ya da “okunmaya değer miydi” diye…</p>
<p>Hiç tereddüt etmeden cevaplıyorum,</p>
<p>“Evet, iyi ki okumuşum, anlatılamayacak kadar güzeldi” diye…</p>
<p><strong>ESİN GÜDÜL</strong></p>
<p><strong>(30.01.2010 &#8211; 22:30)</strong>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Fkitap.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/kitap.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AŞK HİKAYESİ (PRENSES GRUBU ORTAK ŞİİRİ)</title>
		<link>http://www.siirler.biz/ask-hikayesi-prenses-grubu-ortak-siiri.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/ask-hikayesi-prenses-grubu-ortak-siiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 17:27:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>taner54</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[aşk şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[GRUBU]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ORTAK]]></category>
		<category><![CDATA[PRENSES]]></category>
		<category><![CDATA[siir]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[siirler]]></category>
		<category><![CDATA[şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiirlerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=4051</guid>
		<description><![CDATA[AŞK HİKAYESİ Sensizim satırlara sığmıyor sevdam Bu dertli yüreğimle her nereye baksam Dönüp dolaşıp dünyayı yine sana varsam Unutulmaz kalbimdeki bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;.Necla Argüz Senin bir tek tebessümün bedeldir dünyaya, Verseler de bana sensiz adım atmam aya, Sen öğlesine girdin ki hayatıma, Artık çümle alemin bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Şenses Us Sensizim, yıldızları toplayıp saçsam Güneşi yakalayıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AŞK HİKAYESİ </p>
<p>Sensizim satırlara sığmıyor sevdam<br />
Bu dertli yüreğimle her nereye baksam<br />
Dönüp dolaşıp dünyayı yine sana varsam<br />
Unutulmaz kalbimdeki bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;.Necla Argüz </p>
<p>Senin bir tek tebessümün bedeldir dünyaya,<br />
Verseler de bana sensiz adım atmam aya,<br />
Sen öğlesine girdin ki hayatıma,<br />
Artık çümle alemin bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Şenses Us </p>
<p>Sensizim, yıldızları toplayıp saçsam<br />
Güneşi yakalayıp dünyayı yaksam<br />
Sevgini alıpta sonsuzluğa salsam<br />
Yine de anlatılmaz bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.Mimoza Sarışın.. </p>
<p>Öylesine bir sevdamı ki bizimkisi&#8230;<br />
Sahillerde yazılıdır bak hala izi&#8230;<br />
Alıp götürsünler çarmıha dizsinler bizi&#8230;<br />
Unutturmak kolay bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Göksel </p>
<p>Gözyaşıma gülerim, sanma gülüm arsızım,<br />
Sermayem gözyaşımdı, oda bitti, karsızım,<br />
Yeminler olsun gülüm kitapsız, imansızım,<br />
Anlatılmaz ki yaşanır bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Şefik Tiryaki </p>
<p>Sevdim seni küçücük yüreğimde bir dev gibi<br />
Gözyaşlarımla sulandı sevda çiçekleri<br />
Söküp alsanda yüreğimden yüreğini<br />
Sevgilerin en ölümsüzü bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Leyla Altınbaşak </p>
<p>Gökyüzünde bsşıboş küçücük bir yıldızım,<br />
Kitlelerin içinde tek başına, yalnızım,<br />
Sensizlik kaldı bana ey yürekteki sızım,<br />
Anlatılmaz yaşanır bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.Şefik Tiryaki </p>
<p>aşk demişler adına çözülmez bir bilmece<br />
beni dertlere salan kara kaşlı bir ece<br />
senindir gönül bahçem gelde salın gönlünce<br />
sonu yoktur filmin bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Süleyman Köse </p>
<p>Canım sen benim hayatımın tek prensesi<br />
Sen konuştuğumda sözlerimin neşesi<br />
seni düşünerek geçer ömrümün gecesi<br />
Anlatılmaz yaşanır bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..Feyzullah KIRCA </p>
<p>Gülüşün bir Akdeniz güneşiydi içimi ısıtan<br />
Sesin rüzgarda bir senfoniydi kulaklarımda çınlayan<br />
Gözlerin denizdi beni kendi derinliğine çeken<br />
Seninle yaşanacaktır aşkım bu AŞK HİKAYESİ…&#8230;..Feride SERİN </p>
<p>Biz dağda, köyde, sahilde, beraber yürürdük<br />
Hiç bir gün geçirmeden birbini görürdük<br />
Çok neşeli ve sevinçliydik her an özgürdük<br />
İşte seninle yaşanınca güzel bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;Hikmet Atiş </p>
<p>Senden ayrı kalmak ölümdür bana<br />
Ateşten kor oldum ben yana, yana<br />
Haykırdım sevgimizi bütün cihana<br />
Nazardan korunsun bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.İsmihan Erdoğmuş </p>
<p>Örnek olsun aşkımız herkese her âleme<br />
Mutluluğa varalım düşmeyelim eleme<br />
Bakışların konuşsun sevdiğini söyleme<br />
Destan olsun sevdiğim bizim AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Mehmet Kındap </p>
<p>Bir sır gibi büyüttüm yüreğimdeydi yeri<br />
Getiremem ki geri geçen onca seneyi<br />
Seni bana getirir hangi zamanın eli<br />
Dilden dile söylenir bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..Leyla Altınbaşak </p>
<p>Senle yaşar gönül senle umuda<br />
Rüya gibi bir aşk durgun sularda<br />
Ne saray isterim ne köşk dünyada<br />
Senle başlayıp biter bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..saniye uzun </p>
<p>Çocuktuk oynardık seksekimizi<br />
Kader öne kattı getirdi bizi<br />
Destan ettik köye biz sevgimizi<br />
Aynı telden çalar bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..Eyüp Şahan </p>
<p>bugün, sevda bahçelerinde dolanıp durdum<br />
bulmak değil, seyreylemekti alemi &#8211; aşkı<br />
ahu gözlü, kuğu boyunlu güzele vuruldum<br />
böyle doğdu, yazıldı bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.Dinmez Er </p>
<p>Sevda nimeti ertelenmeden yaşansın<br />
Sevilen sevenin kıymetini anlasın<br />
Olumsuzluklar da göz arkasında kalsın<br />
doyasıya yaşansın bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.Feyzullah KIRCA </p>
<p>Mişli gerçmiş zamanın<br />
hikayesi değilmiydi aşk<br />
Bir varmış,bir yokmuş<br />
Su gibi avuçlarımızdan kayan ŞİİRİN KIZI </p>
<p>Aşkın ilk halisin sen, ben seninle heceleniyorum.<br />
Sonra, ikinci kelimesini seninle öğreniyorum.<br />
Yüreğimizde büyüyen üç çocuğun sevdasında gizli<br />
On iki yıldır aramızda süren bir AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;Zafer YILMAZ </p>
<p>Yüreğime sorsan seni, yüzüne bakar gözyaşlarına boğulur,<br />
Tekrar yüzünü kendine çevirsen,utanır başını çevirir.<br />
Sen ardından koşsan, o senden gizlenir<br />
Bu yaralı yüreğin garip bir AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;..Zafer YILMAZ. </p>
<p>Gecenin ayazına, düşen kar tanesine anlattım derdimi,<br />
Sönmeye yüz tutan küllenen odunun közüne attım kederi,<br />
Denizin hırçın dalgalarına teslim ettim, hüzünümü<br />
Sesimi duymayan sevgili, gönlümün kırık AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;.Zafer YILMAZ. </p>
<p>gel sen sevdıcegim mişli zamanı bırak<br />
güzel günler bıze dogsun geleceğe bak<br />
bir varmış bır yokmuş deme yaşamaya bak<br />
mavi bir okyanus olarak ak sen,BİR AŞK HİKAYESİ&#8230; Nazlı Akın </p>
<p>sevda denızıdır bu can gülüm bızımkısı<br />
sıgmaz oldu yurege yıktı bendımızı<br />
estı delı poyrazlar savurdu yelımızı<br />
vurgunlar yesekte yüz yerden bıtmez bu AŞK HİKAYESİ&#8230;Nazlı Akın </p>
<p>ben bır ceylan gördüm pınar basında<br />
ahu gözlerını çatıp durdu karşımda<br />
bakışları yaktı beni attı odlara<br />
sağalırmı bu yara birde BU AŞK HİKAYESİ&#8230; Nazlı Akın </p>
<p>Seninle bir türkünün içli ezgisi,<br />
Bir şarkının inleyen nağmesi,<br />
Sevgimizin ise;<br />
Yanan meşalesi, çağiayan çeşmesi,<br />
Gibiydi bu aşk hikayesi, </p>
<p>Sensiz;<br />
Sayfaları silinmiş,<br />
Sevdası okunamaz hale gelmiş,<br />
Beni ve yüreğimi harabeye çevirmiş,<br />
Gibi bu aşk hikayesi&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..Zülfikar Karakoç </p>
<p>seni bu gecelik uykularıma alsam<br />
gözlerıme uykum dıye yamasam<br />
kirpıklerımın golgesıne sevgını saklasam<br />
uyanmasam bu ruyadan senınle baki kalsam<br />
benim tek umudumdur bu aşk hikayesi&#8230;&#8230;..Nazlı Akın </p>
<p>Gönül bahçeni, gözyaşlarımla ıslatsam.<br />
Bir tomurcuk olsanda, gönlüme açsan.<br />
Hiç bıkmadan ömrümce,hep koklasam.<br />
Yinede, unutulamaz, bu aşk hikayesi..
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Fask-hikayesi-prenses-grubu-ortak-siiri.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/ask-hikayesi-prenses-grubu-ortak-siiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siz Bu Kadar Sevebilirmisiniz?</title>
		<link>http://www.siirler.biz/siz-bu-kadar-sevebilirmisiniz.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/siz-bu-kadar-sevebilirmisiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 22:45:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[bu kadar sevebilirmisiniz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=888</guid>
		<description><![CDATA[&#62; &#62;&#62;&#62; &#62;&#62;BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ!!!! &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez&#8230;. Biri &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&gt; &gt;&gt;&gt; &gt;&gt;BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ!!!!<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez&#8230;. Biri<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;otobüse, kız ise ablasında&#8230;.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;evlerinden çıkıp,Sehrin öbür ucundaki o durağa,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;onların durağına geldiklerini, gülerek<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;İtiraf ettiler bir süre sonra&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;de çok mutlu&#8230; Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zoR<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen,bankahesabında<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sevgilerden değildi onlarınki&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;de büyüdü, büyüdü&#8230; Tek eksikleri çocuklarının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sahibi olmayınca, &#8220;bütün mutlulukların bizim olmasını<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;beklemek, bencillik olur&#8221; diyerek devam ettiler<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Senin için ölürüm&#8221; derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ve adma&#8221;Hayır, ben senin için ölürüm&#8221; diye yanıt<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;verirdi hep&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;görürdü kadın, &#8220;Bir tanem,kütüphanenin ikinci rafına<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bak&#8230;.&#8221; Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;olurdu, &#8220;Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sevdiğimi sakın unutma&#8221; Mutfaktaki masadan, salondaki<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;dolaba sevgi dolu notları okuya<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;çiçek, kimi zaman en<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;karşılaşırdı&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;zaten&#8230;.Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;satılık&#8221; levhası asılı olan.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Ne dersin, bu evi alalım mı?&#8221; dedi adama. &#8220;Bu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;burayı&#8230;&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim?\&#8221; diye<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yanıt verdi adam. &#8220;Amerika&#8217;daki tıp kongresinden döner<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;dönmez ararım emlakçıyı&#8230; Kaç para olursa olsun<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;burası bizimdir artık&#8230;.&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ayrılmaları zor oldu adam Amerika&#8217;ya giderken. Her<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sonra,kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;beklemediği bir cevap aldı: &#8220;Canım, o ev bizim<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;adama, &#8220;Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;diye dil döktü boş yere&#8230; Yıllardır sevdiği adam,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, &#8220;Artık<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım&#8221; diye sözünü<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kesti arkadaşı. &#8220;O, seni aldatıyor. İş yerimin tam<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya&#8230;.&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları&#8221; diye<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bağırdı kadın.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;suçladı&#8230;.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;masal olduğunu anladı&#8230; Kocasının eskiden aynı<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;gördü adamın&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Kapıdan çıkarken, &#8220;son bir kez kucaklamak isterim<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;seni&#8221; diyecek oldu ama kadın, &#8220;defol&#8221; dedi nefretle&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;İlk celsede boşandılar&#8230; Modern bir aşk hikayesinin<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sevgilisiyle birlikte Amerika&#8217;ya yerleştiğini öğrendi.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;için dua ediyordu.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Aradan bir yıl geçti&#8230; Her şeyin ilacı olduğu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;söylenen zaman bile,kadının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kadını gördü. &#8220;Sen, buraya ne yüzle geliyorsun&#8221; diye<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. &#8220;Lütfen, içeri<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor.&#8221; dedi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;konuşmaya başladı:<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika&#8217;daki<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;senelik ömrü kaldığını.Buna dayanamayacağını, hep<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;vermedi. Birlikte Amerika&#8217;ya yerleştiğimiz yalanını<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sana bu kutuyu vermemi istedi&#8230;&#8221; Gözlerinden akan<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;oracıkta ölmek istiyordu.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kutuda. İlk kağıtta, &#8220;Lütfen bütün notları sırayla oku<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bir tanem&#8221;diyordu&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sırayla okudu; &#8220;Seni çok sevdim&#8221;, &#8220;Seni sevmekten hiç<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;vazgeçmedim&#8221;,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bilirdim.&#8221; &#8220;Fakat benim için ölmeni istemedim&#8221; &#8220;Şimdi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bana söz vermeni istiyorum.&#8221; &#8220;Benim için<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yaşayacaksın, anlaştık mı?&#8221; son kağıdı eline alırken,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın&#8230; Ve son<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kağıtta şunlar yazılıydı:<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ederken, ben hep seni izliyor olacağım&#8230;.&#8221;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Fsiz-bu-kadar-sevebilirmisiniz.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/siz-bu-kadar-sevebilirmisiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acele Karar Vermeyin</title>
		<link>http://www.siirler.biz/acele-karar-vermeyin.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/acele-karar-vermeyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 23:12:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/index.php/hikayeler/acele-karar-vermeyin.html</guid>
		<description><![CDATA[Acele Karar Vermeyin Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış&#8230;Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. &#8220;Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı&#8221; dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p ALIGN="center"><strong>Acele Karar Vermeyin</strong></p>
<p>Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış&#8230;Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. &#8220;Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı&#8221; dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: &#8220;Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.Şimdi ne paran var, ne de atın&#8221; demişler&#8230;İhtiyar: &#8220;Karar vermek için acele etmeyin&#8221; demiş.&#8221;Sadece at kayıp&#8221; deyin, &#8220;Çünkü gerçek bu.Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.&#8221; Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş&#8230;Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler.&#8221;Babalık&#8221; demişler, &#8220;Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var..&#8221; &#8220;Karar vermek için gene acele ediyorsunuz&#8221; demiş ihtiyar. &#8220;Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?&#8221; Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden &#8220;Bu herif sahiden gerzek&#8221; diye geçirmişler&#8230;Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeyeçalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara.&#8221;Bir kez daha haklı çıktın&#8221; demişler. &#8220;Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın&#8221; demişler. İhtiyar &#8220;Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz&#8221; diye cevap vermiş.&#8221;O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.&#8221; Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler&#8230; &#8220;Gene haklı olduğun kanıtlandı&#8221; demişler. &#8220;Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer&#8230;&#8221; &#8220;Siz erken karar vermeye devam edin&#8221; demiş, ihtiyar. &#8220;Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde&#8230; Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şnssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.&#8221; Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış: &#8220;Acele karar vermeyin.Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.Buna rağmen akıl,insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar.Bir kapı kapanırken, başkası açılır.Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.&#8221;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Facele-karar-vermeyin.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/acele-karar-vermeyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne ile Oğlu</title>
		<link>http://www.siirler.biz/anne-ile-oglu.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/anne-ile-oglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 23:12:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/index.php/hikayeler/anne-ile-oglu.html</guid>
		<description><![CDATA[Anne ile Oğlu -Oğlum hazır mısın? -Evet anne hazırım. -Dur bir bakayım hele.Amanın oğlum bu halin ne böyle ütüsüz giysileri giymişsin kızın karşısına buruşuk buruşuk çıkmayı mı planlıyorsun? -Öff be anne bir şey olmaz yaa. -Olmaz olur mu a benim salak oğlum. Bir kızın karşısına böyle mi çıkılır? Öncekilerin seni terk etmelerine şaşmamak lazım. -Aman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p ALIGN="center"><strong>Anne ile Oğlu</strong></p>
<p>-Oğlum hazır mısın?<br />
-Evet anne hazırım.<br />
-Dur bir bakayım hele.Amanın oğlum bu halin ne böyle ütüsüz giysileri giymişsin kızın karşısına buruşuk buruşuk çıkmayı mı planlıyorsun?<br />
-Öff be anne bir şey olmaz yaa.<br />
-Olmaz olur mu a benim salak oğlum. Bir kızın karşısına böyle mi çıkılır? Öncekilerin seni terk etmelerine şaşmamak lazım. -Aman be anne açma gene şu konuyu.<br />
-Ne demek açma şu konuyu. Yaşın gelmiş 23 e çıktığın kız sayısı toplasan belki 5 tane. Ama sen ne yaptın hiç birisiyle anlaşamadın. En fazla süreyle çıktığın toplam 1 haftaydı o da zavallı 5 gün yatakta yatmıştı. Ayrılma kararını 7. güne ancak verebilmişti.Ahh ahh ne de iyi bir kızdı.<br />
-Hadi be anne ancak 1 gün görmüştün onu.<br />
-Unuttun mu a benim hödük oğlum. Onu sana ben bulmuştum.<br />
-Yapma be sen mi bulmuştun? Hiç hatırlamıyorum.<br />
-Hatırlasan şaşardım zaten. Zaten hangisini hatırladın ki. Bak a benim güzel oğlum. Bugünkünü sakın kaçırma. Çok iyi bir ailenin kızı o. Ailesinin durumu da iyi , okuyor da. Zaten bugün için zor ayarladım onu sana. Bak a benim melek oğlum artık evlenme çağın geldi de geçiyor bile. Evlenmeni istiyorum. Torun sahibi olmak istiyorum anladın mı?<br />
-Tamam anne anladım merak etme. Bugün kesin bağlıyorum Sevgi’yi.<br />
-İyi anlamana sevindim. Bak şimdi Sevgi hakkında birkaç şey öğrendim senin için.<br />
-Nedir?<br />
-Birincisi nazik erkelerden hoşlanıyor. Onun yanında oldukça kibar olmaya çalış , öküzleşme olur mu?<br />
-Kimin yanında öküzleştim ki?<br />
-Aslı’yı unutuyorsun galiba?<br />
-Aslı’mı?<br />
-Bak adını bile hatırlamıyorsun.<br />
-Hayır hatırlıyorum onu 90-60-90 lık dilberi diyorsun.<br />
-Aha senden de ancak bu beklenirdi. Oğlum böyle konuşmayacaksın işte daha nazik olacaksın sevdiğinin yanında. Yazık Aslı’nın yanında laf atmadığın kız kalmamış. Üstelik bir de ona dilber diyorsun.<br />
-Ama ne yapayım daha dilberini görünce dayanamıyorum.<br />
-Oğlum şimdi sana diyeceklerimi iyi belle. Sevgilinin yanında asla başka kızlara yan gözle bakma bakacağın tek kız sevgilin olsun. Yüz yüze konuşurken gözün gözlerinde elin de ellerinde olsun. Öyle bir olun ki sanki bir bütünmüş gibi anladın mı? -Tabi ki anladım.<br />
-Nah anladın. Öncekiler için de böyle demiştin. Ne oldu peki sıfıra sıfır elde var sıfır. Neden böyle davranıyorsun anlamam ki? Sakın Sevgi’nin yanında da Melek’in yanında olduğu gibi geğirip etme olur mu?<br />
-Ama anne geğirmek insan sağlığı için çok faydalı bir eylemdir. Doktorlar…!<br />
-Ulan susacak mısın sen. Doktoru ne karıştırıyorsun işe. Doktor mu Sevgi ile çıkacak. Deminde dedim şimdi de diyorum onun yanında nazik ol biliyorum kesin olamayacaksın ama elinden geldiğince nazik ol. Dışarı çıktığında bir çiçekçi bul ve hemen ona en güzellerinden bir bukle yaptır.<br />
-Ne gerek var ki o kadar paraya. Şu bizim belediye parkından iki üç adet papatya yolar götürürüm.<br />
-Bak gene açtıracaksın ağzımı. Yazık Neşe’ye de böyle yapmıştın zaten. Ağlaya ağlaya yanıma gelmişti kızcağız zor teselli etmiştim. Dert etme sen parayı bak sana dolu para veriyorum En iyilerinden çiçek yaptırıp götür Sevgi’ye.<br />
-Üff , tamam olur.<br />
-Bir de bir yerlerde bir şeyler yedikten sonra da hesabı sen öde sakın ona ödetme olur mu?<br />
-Olmaz. Alman usulü hesap en iyisidir. Herkes kendi parasını ödesin.<br />
-Şimdi sana bir çakacağım ana usulü , göreceksin alman usulünü. Yavrucuğum anlamamak için neden bu kadar ısrar ediyorsun. Bir kızla çıkarken onu mutlu etmenin en önemli yollarından birisi hesabı ödemektir. Zaten zavallı neşeye iki papatya götürdüğün gün bir de hesapları ödetmişsin zavallıya.<br />
-Ödeyecekti tabi param kalmamıştı.<br />
-O gün altılı ganyana yatırırsan tüm paranı kalmaz tabi.<br />
-Ne yapayım dehşet bir tüyo gelmişti elime ah bir rüzgar yeli kazanaydı…<br />
-Oğlum bak bir kızla çıkacakken atı ne yapacaksın sorabilir miyim atla mı çıkacaksın tüm paranı ona yatırıyorsun. Bir kıza kendini sevdirebilmenin yolu altılı oynamak değildir. Onun için o gün her türlü fedakarlığı yapabilmektir.<br />
-Pekala bir daha altılı oynamam. Zaten sıkılmıştım altılıdan. Artık sayısal loto oynayacağım.<br />
-Loto kadar loto olasın salak üstü salak oğlum. Hiçbir şans oyunu o kızı sana sevdirmez. Eğer oynamazsan şansın daha yüksektir. Zaten bir kızı kendine sevdirebilmek en zor şans oyunundan bile daha zordur. Çünkü o oyunda belli bir sıra içinden rakamları seçersin ama bir kızı etkilemeye çalışırken beynin o anda tüm fonksiyonları ile çalışmaktadır anladın mı.<br />
-Evet bu sefer kesin anladım.<br />
-Allah’ım bana bu günleri de gösterdin ya sana şükürler olsun yarabbim.<br />
-Amin amin.<br />
-Bu arada Sevgi’yi doğru düzgün bir yere yemeğe götür. Aysel’e yaptığın gibi lahmacuncuya falan götürme.<br />
-Anne her şeyine tamamda lahmacunuma karışamazsın. Hiçbir şeyin zevki lahmacun yemenin zevkini veremez. Hele bir de onu hazırlarken limon sıkıyorsun ya… Ooof offf.<br />
-Limoni oğlum şunu unutma ki lokantaya kişisel zevklerinden gitmiyorsun sevdiğini mutlu edebilmek için gidiyorsun. Bir kızı mutlu edebilmenin yolu önce kendini mutlu edebilmek değildir. Bunu asla unutma. O yüzden onu düzgün bir yere götür.Önce onu mutlu et sen zaten o sırada mutlu olursun.<br />
-Tamam , buna da tamam.<br />
-Ayrıca buluşma noktanızda sahil falan varsa akşam onu sahile götür olur mu. Yazık Suna’ya yaptığın gibi işkembe çorbası içtikten sonra birahane de maç izletmeye götürme.<br />
-Ne yapabilirdim ki o gün Fener’in çok önemli bir maçı vardı kesin izlemem gerekti. Ölüm kalım maçı bile denebilirdi.<br />
-Oğlum açtıracaksın ağzımı gene bilmiyor muyum sanıyorsun sezonun ikinci hafta maçıydı.<br />
-İşte o yüzden önemliydi takım oturmuş mu görmem lazım idi.<br />
-Şimdi senin suratına bir oturtacağım sen de tam oturmuş olacaksın. Hiçbir kıza istisna durumlar hariç maç izlettirilir mi. Hem işkembeci de çorba içirtmen ayrı bir sorun.<br />
-Olur mu be anne tarihi işkembeciydi orası. Dehşetti işkembesi özellikle bir sirkesi vardı ki…<br />
-Bu kadar olur yani. Bir kız nasıl bunaltılır diye bir yarışma açsalar uzak ara birinci olursun vallahi.<br />
-Anne.<br />
-Efendim.<br />
-Bir dakika odama gidip geleceğim.<br />
-Çabuk ol geç kalacaksın zaten.<br />
-Hemen geliyorum.<br />
Biraz sonra.<br />
-Aha da geldim.<br />
-O elindeki de ne öyle.<br />
-Bir yarışmadan bahsetmiştin ya.<br />
-Evet.<br />
-Geçtiğimiz günlerde öyle bir yarışma açılmıştı da ilçede kazandım.<br />
-İyi halt ettin. Millete de kendi öküzlüğünü ispatlamış oldun bravo yani.<br />
-Ödül alıyorum gene de yaranamıyorum sana.<br />
-Aaa tabi ki oğlum dehşet bir başarı elde etmiş Bir kız nasıl bunaltılır dalında uzman olmuş. A benim zevzek oğlum başarı bu değildir. Bunu herkes yapar. Demin de söyledim gene söyleyeyim esas başarı onu elde etmektir.<br />
-… -Susarsın tabi. Peki neden böyle yapıyorsun söyler misin? Neden kızlardan kaçıyorsun? Neden hepsini kendinden nefret ettiriyorsun nedir derdin sadist misin nesin?<br />
-Elbettte bir nedeni var anne.<br />
-Nedir bir nedeni. Yoksa onlar uzaylı mı?<br />
-Değil tabi ki söyleyemem.<br />
-Ne o yoksa yumuşak mısın? Böhüüe Allah’ım bugünleri de görecektim.<br />
-Aman Allah göstermesin Anne bu nasıl söz. Şeytan kulağına kurşun. Olur mu öyle şey.<br />
-Nedir peki. Snıfff.<br />
-Söylersem kızarsın.<br />
-Kızmam.<br />
-Kızarsın.<br />
-Kızmam dedim ya serseri dingil.<br />
-Pekala söylüyorum hazırlıklı ol.<br />
-Pekala hazırım.<br />
-Anne?<br />
-Gene ne var.<br />
-Sen de kalp yok di mi?<br />
-Hayır yok.<br />
-İyi o zaman. Anne ben evliyim.<br />
-!<br />
-Anne ben evliyim.<br />
-Evli mi , sen mi?<br />
-Hadi canım.<br />
-Vallahi de evliyim aha bu da yüzüğüm.<br />
-!!!<br />
-Bu da evlilik cüzdanım.<br />
-Ama ne zaman evlendin?<br />
-İki ay önce evlendim. Evlendiğim kız da gördüğün gibi kan davalımızın kızı. Kanlılarımızdan birisiyle evlenmeme oldukça kızacağını bildiğimden sana bunu söylemedim. Eşimde bu fikre oldukça olumlu yaklaştı. Bir ev tuttuk ikimiz. Hatırlarsan hafta da bir iki defa arkadaşlarda kalacağım diye çıkıyordum. Eşimin yanına , aşkıma , evime gidiyordum. Serap’ı çok seviyorum Anne. O yüzden tüm olanları da anlatıyordum ona o da bana bu zor günlerimde çok destek çıktı. Ben ona aitim bizi birbirimizden ayıramazsın anne.<br />
-Ayıracağım falan yok oğlum. O kadar sevindim ki anlatamam.<br />
-Gerçekten mi?<br />
-Evet gerçekten. Hatta; Allah’ım sana şükürler olsun ki oğlum bir yumuşak değil.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Fanne-ile-oglu.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/anne-ile-oglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AŞKIN GÖZYAŞLARI{ Yaşanmış Bir Aşk Hikayesi}</title>
		<link>http://www.siirler.biz/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 23:10:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/index.php/hikayeler/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html</guid>
		<description><![CDATA[Oturduğu yerden usulca kalktı ve yüzünü gökyüzüne döndü. Rüzgar sanki bedenini alıp götürecekmiş gibi esiyordu. Bedeni ise ona inat ayakta durmaya çalışıyormuş gibi hafif sallanarak dimdik ayaktaydı. Gözyaşları gözlerinden hırçınca çıkıyor, yanaklarından hızla süzülüp, yüreğine yavaşça akıyordu. Delip geçiyordu yağmur her yerini. Düşündüğü hatıralar yağmurla bir bir akıp gidiyordu içinden. Bir ara hatıraların birinde düşecekmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p ALIGN="left">Oturduğu yerden usulca kalktı ve yüzünü gökyüzüne döndü. Rüzgar sanki bedenini alıp götürecekmiş gibi esiyordu. Bedeni ise ona inat ayakta durmaya çalışıyormuş gibi hafif sallanarak dimdik ayaktaydı. Gözyaşları gözlerinden hırçınca çıkıyor, yanaklarından hızla süzülüp, yüreğine yavaşça akıyordu. Delip geçiyordu yağmur her yerini. Düşündüğü hatıralar yağmurla bir bir akıp gidiyordu içinden. Bir ara hatıraların birinde düşecekmiş gibi oldu. Eğer güçlü olmasaydı biliyordu ki o anda yere yığılıp kalacak ve bir daha kalkamayacaktı. Ölmek onun için aslında bir şey ifade etmiyordu. Ölse de olurdu, yaşasa da. Ölümü düşünmek için önünde yıllar varken o yaşa şimdiden girmişti&#8230;</p>
<p>O zaman neye direniyordu? Ölmeyi istiyorsa neden hala yaşıyordu?</p>
<p>Aslında bizim gibi o da bilmiyordu bu sorunun cevabını. Belki de onu yeniden kazanabilirim umudu içindi, yaşamayı seçmesi. Zor bir ihtimaldi belki de ama herşeye değerdi.</p>
<p>Kimse bilmiyordu içinde kopan fırtınaları, yaralandığını, savunmasız olduğunu. Dayanabilir sanıyorlardı oysa o çoktan yenilmişti. Gözyaşları yağmurla birleşip adeta göl oluşturmuşlardı. Saçlarında sanki bir ayrilik ezgisi dolaşıyordu.</p>
<p>Kimdi?</p>
<p>Neden böyleydi?</p>
<p>Neler yaşamıştı hayatın ve gerçeğin soğukluğunda&#8230;</p>
<p>Sevginin güzelliğini çoktan unutmuştu. Çok denemişti ondan sonra ama olmamıştı. Yapamamıştı.</p>
<p>Kimdi onu bu kadar yaralayan?</p>
<p>Yakalanamayan bir yüz mü yoksa bir ses mi?</p>
<p>Ondan gelecek tek bir haber bile yeterdi yaşamasına. Zaten bunun için yaşamıyor muydu?</p>
<p>Tek bir ses her şeyi yapmasına yeterdi.</p>
<p>Gel dese gelir, öl dese ölürdü.</p>
<p>Yağmur bir anda dinince, ilişkilerininde bir anda böyle nedensiz ansızın bitivermesini hatırladı.</p>
<p>Hayatında ilk defa mi seviyordu? Yok ikinci kez. İlkinde aşık olmuştu ama ikinci de tutulmuştu. Değişik bir sevgiydi onunki. Hem seviyor hem de nefret edebiliyordu. Yüreğinde iki zıt duyguyu aynı insan için besleyebiliyordu. Özlemi giderek artıyordu tıpkı denizin duvara hırçınca çarpması gibi özlemleri de kendisine çarparak büyüyordu. Buna bir türlü engel olamıyordu. Delicesine seviyor, delicesine özlüyor, delicesine kıskanıyor ve delicesine kin duyuyordu. Bitmeyen, yoğun duygulardı onun için. Aylardır tek başına sürdürüyordu içinde bu sevdayı. Aslında o bir ölüyü özlüyor ve seviyordu. Ölüden hiç bir farkı olmayan bir erkeğe böyle delicesine bağlanabiliyordu. Ölü biriydi çünkü onun ne sesini duyabiliyordu, ne kendisini görebiliyordu ve her şeyden önemlisi bir kalbi yoktu.</p>
<p>Kısa bir süre içinde onu etkilemeyi başarmıştı. Önceleri farketmemişti onu bu kadar çok sevdiğini. Güçlü sanıyordu kendini ama her görüşmelerinde yanan bir mum gibi eriyordu yavaş yavaş. Sonuna kadar yanacağını düşünürken bir rüzgarla söne vermişti mum. Çoktan sönmüştü de nedense dumanı hala daha sürüyordu. Ona yenilmişti ve ona karşı çok zayıftı. Karanlık çoktan çökmüştü ama o hala daha aynı yerdeydi. Bu akşam dolunay vardı gökyüzünde ve yıldızlar her zamankinden daha parlaktı. Oysa o bu güzellikleri göremeyecek kadar yastaydı. Bazen boşversede bu sevgiyi, özlem nöbetleri dinmek bilmiyordu. Birden haykırmaya başladı :</p>
<p>&#8220;NEDEEEENNN?&#8221;</p>
<p>Durmak bilmiyordu defalarca haykırdı en sonunda yoruldu ve yere çöküp ağlamaya başladı. Hıçkıra hıçkıra, gözyaşlarına engel olamıyordu. Birden sıcak bir el dokundu omzuna. O sandı birden ve aniden döndü ama o değildi.</p>
<p>&#8220;Lütfen artık içeri girin&#8221;dedi.</p>
<p>Ayağa kalktı ve yavaş yavaş yürümeye başladılar içeriye doğru.</p>
<p>Geride sadece deniz köpüklü, kollarını iki yana açmış, gel bana dercesine bir erkek resmi kaldı deliler hastanesinin o yalnızlık bahçesinde&#8230;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Faskin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayrılık Hikayesi</title>
		<link>http://www.siirler.biz/ayrilik-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/ayrilik-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 23:10:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/index.php/hikayeler/ayrilik-hikayesi.html</guid>
		<description><![CDATA[Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti. Yanmanın nedeni akşam yedikleri değil, uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi. Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti, aslında bunda geç bile kalmıştı. Bitmeli dedi içinden her gün; bu tatsız uyanış bitmeli&#8230; İçinde bir muhakeme başlamıştı, kendi kendine söyleniyordu: &#8220;Ona da haksızlık etmek istemiyorum belki hatalı olan benim&#8230;. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti. Yanmanın nedeni akşam yedikleri değil, uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi.</p>
<p>Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti, aslında bunda geç bile kalmıştı. Bitmeli dedi içinden her gün; bu tatsız uyanış bitmeli&#8230; İçinde bir muhakeme başlamıştı, kendi kendine söyleniyordu:</p>
<p>&#8220;Ona da haksızlık etmek istemiyorum belki hatalı olan benim&#8230;. Bulunmaz Hint kumaşı değilim ya, görünüş olarak, hımmm, yakışıklı çocuk denilecek biri hiç değilim&#8230;. Ama yaptım, çok çalıştım bitmesin diye, kendimle, mantığımla çok kavga ettim, olmadı&#8230;.&#8221;</p>
<p>Genç adam bunları düşünürken suratı şekilden şekile giriyordu. Süratle giyinerek dışarı çıktı. Bugüne kadar hiç bekletmemişti onu, şimdi de bekletmemeliydi. İstanbul soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yaşıyordu. Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi : &#8220;bulutlar bizim yaşayacaklarımızı biliyor onlar bile ağlıyor halimize.&#8221;</p>
<p>Birkaç saatlik yolculuktan sonra Kadıköy iskelesine geldi. Her zamanki gibi yine ilk kendisi gelmişti buluşma yerine. Birkaç dakikalık beklemeden sonra karşıdan kız arkadaşının geldiğini gördü, şimdi midesindeki ağrı daha da artmıştı. Karşılama faslından sonra Beşiktaş&#8217;a gitme kararı aldılar, yolculuk sırasında hiç konuşmadılar; genç adam güneşin yokluğunda grileşen denize bakıyordu. Genç kız, arkadaşının bu durgunluğuna anlam verememişti, öyle ya nereden bilecekti bugün ayrılık çanlarını çaldığını.</p>
<p>&#8220;Üşüdüm&#8221; dedi genç kız. Bu, yolculuk boyunca edilen tek laftı. Beşiktaş&#8217;a geldiklerinde bir cafe de oturdular, genç kız anlamıştı kendisine bir şey söylenmek istendiğinin&#8230;</p>
<p>- &#8220;Bana bir şey mi söylemek istiyorsun&#8221; dedi, genç adamın gözlerine bakarak. Genç adam gözlerini kaçırarak</p>
<p>- &#8220;Evet&#8221; şeklinde başını salladı. Genç kız daha da heyecanlanmıştı. Biraz da sinirlenerek</p>
<p>- &#8220;Söyle öyleyse ne diye bekliyorsun.&#8221; Genç adam içini çektikten sonra</p>
<p>- &#8220;Sence biz nereye kadar gideceğiz, daha doğrusu biz iyi bir ikiliyiz&#8221;</p>
<p>- &#8220;Bunları sorma gereğini neden duydun.&#8221; dedi genç kız. Genç adam söze başladı :</p>
<p>- &#8220;Bak canım bundan birkaç ay önce akşam saat 11:00 civarıydı sanırım, hatırladın mı? Genç kız</p>
<p>- &#8220;Evet hatırladım&#8221; dedi, ama genç adam genç kızın sözünü bitirmesini beklemeden</p>
<p>- &#8220;O akşam seni düşünüyordum, diğer akşamlarda olduğu gibi, senin için bir şiir yazmıştım. Onu o an sana okumak istemiştim, sana telefon açtığımda şiirimi bile dinlemeden &#8220;şimdi sırası mı canım ya, senin de işin gücün yok mu ?&#8221; demiştin bana. Biliyor musun o an bir kaç yumruk yedikten sonra kroki durumuna düşen bir boksör gibi olmuştum. Sessiz kalıp özür dileyerek telefonu kapatmıştım. Daha sonra bu şiiri benden hiç istememiştin. Ve bunun gibi bir çok defa tartışmamız oldu. Geçenlerde hasta olup yataklara düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sen de gelmiş, Meral&#8217;in bana &#8220;sen şanslısın, Nalan sana bakar&#8221; sözüne karşılık sinirli bir edayla &#8220;aaaa, bana ne, işim yok da sana bakacağım, annen baksın.&#8221; demiştin bunu da hatırladın mı?&#8221; Genç kız tekrar &#8220;evet&#8221; dedikten sonra şaşkın şaşkın</p>
<p>- &#8220;Evet ama bunları neden hatırlatıyorsun bilmiyorum. Biliyorsun benim kişiliğim böyle, duygusallığı sevmiyorum . Ve hasta bakıcı gibi göründüğümü de kimse söyleyemez.&#8221; Genç adam güldü</p>
<p>- &#8220;Evet canım, bak burada haklısın, sen zaten olmak istesen bile bu kalbi taşıdığın müddetçe hasta bakıcı, hemşire falan olamazsın.&#8221; Genç adam devam etti &#8220;bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin, hiç, hatta günün hiçbir saatinde çekmedin. Duygusallığı sevmeyebilirsin ama sen seni seven insanları mutlu etmeyi de sevmiyorsun, halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi seviyorum. Seni tanıdığımdan beri her sabah, akşam, gece, yani seni andığım her saat tatlı sözcük mesajım vardı senin için biliyor musun? Seninle ben ak ile kara gibiyiz&#8221; Genç kız anlamıştı,</p>
<p>- &#8220;Yani ne istiyorsun, benden şair olmamı mı?&#8221; Genç adam tekrar gülümsedi içinden dün gece verdiği ayrılık kararının ne kadar doğru olduğunu düşünüyordu.</p>
<p>- &#8220;Hayır dedi şair olmanı istemiyorum zaten olamazsın da; yalnız biz ayrılmalıyız, ayrılırsak ikimiz içinde en hayırlısı bu olacak.&#8221; Genç kız şaşırmıştı,</p>
<p>- &#8220;Neden ama, ben seni seviyorum, senin de beni sevdiğini sanıyordum.&#8221; Genç adam iç çekerek</p>
<p>- &#8220;Hayır canım, sen esas beni sevdiğini sanıyorsun, eğer beni sevseydin şimdi burada başka şeyler konuşuyor olurduk.&#8221; Genç kızın gözleri yaşarmıştı, Genç adam cebinden çıkardığı mendili uzattı, genç kız göz yaşlarını silerek kesik bir sesle</p>
<p>- &#8220;Sen bilirsin, umarım beni başka biri için bırakmıyorsundur.&#8221; Genç adam</p>
<p>- &#8220;Nasıl böyle bir şeyi düşünürsün, senden başka olmadı ve uzun süre de olacağını sanmıyorum.&#8221;</p>
<p>Genç adam ve genç kız iki sevgili olarak oturdukları masada artık iki yabancı gibi duruyorlardı. İstanbul yağmurlarla yıkanırken yağmura iki sevgilinin umutları da karışıyordu.</p>
<p>Birkaç dakika sesiz oturduktan sonra genç kız</p>
<p>- &#8220;Kalkalım istersen&#8221; dedi. Genç adam</p>
<p>- &#8220;Ben biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen kalkabilirsin. Genç kız</p>
<p>- &#8220;Tamam, o zaman sana mutluluklar dilerim&#8221; diyerek elini uzattı. Genç kızın sesi ve eli titriyordu genç adam</p>
<p>- &#8220;Arkadaş olarak beraberiz, ama sen istersen tabi&#8221; dedi. Genç kız</p>
<p>- &#8220;Evet&#8221; anlamında başını salladı ayrılırken son kez sarıldılar birbirlerine.</p>
<p>Genç kız uzaklaşırken, genç adam masada dondu kaldı. Vakit öğleni bulurken yağan yağmur yerini güneşe bırakmıştı, ama genç adam titriyordu. Onu titreten açan güneşe rağmen esen rüzgar mıydı, yoksa kalbindeki ayrılık acısı mıydı. Saatlerce dolaştı devamlı kendini sorguluyordu. Hatayı baştan yaptım diyordu, ama yaşadığı güzel günlerde olmuştu.&#8221;Allah&#8217;ım&#8221; dedi &#8220;Allah&#8217;ım güç ver bana&#8221;.</p>
<p>Dostlarını düşündü onların dediklerini düşündü. Arkadaşları sizler birbirine zıt insanlarsınız yol yakınken dönün bu yoldan dememiş miydiler. Tabi ya doğru olanı yapmıştı. Saatler geçtiğinde artık güneş yerini yıldızlara bırakmıştı, eve döndüğünde yürümekten bitap duruma düşmüştü. Kendisini karşılayan annesine hiçbir şey söylemeden kendi odasına gitti. Gece bir türlü bitmek bilmiyordu anıların ağırlığı altında eziliyordu genç adam, ama sabah erken kalkıp ajansa gidecekti, bunun için uyuması gerekiyordu.</p>
<p>Birkaç saat sonra genç adam uykuya dalmayı başarmıştı ve sabah 7&#8242;de saatin zırlamasıyla uyandı genç adam. Evden çıkacağı zaman cep telefonuna baktı, mesaj ve 10 tane cevapsız arama vardı. Genç adam yorgun olduğu için duymamıştı telefonunun sesini. Cevapsız arama ve mesaj canımcım&#8217;dan gelmişti, canımcım onun Nalan&#8217;a taktığı isimdi, heyacanla mesajı açtı mesajda şunlar yazıyordu&#8230;</p>
<p>&#8220;Sadece, onları sevmeyi sevdim. Hepsini onlarsız yaşadım da, bir seni sensiz yaşayamıyorum Bu aşkı tek kalpte taşıyamıyorum. Sana yemin güzel gözlüm, bir tek seni sevdim. Ve seni severek öleceğim, ELVEDA BIRTANEM&#8230;&#8230;.&#8221;</p>
<p>Evet, genç adam şaşırmıştı, mesajın geliş saatine baktı, sabahın beşini gösteriyordu. Güldü, kahkahalar atarak güldü, onu tanıdığı ve arkadaş olduğu günden beri ilk defa bir şiir alıyordu ve ilk defa bu saatte aranıyordu&#8230;. Heyecanla hızlı arama yaptı, çalan telefonu yabancı bir ses açtı. Genç adam</p>
<p>- &#8220;Nalan ile görüşebilir miyim&#8221; dedi. Fakat karşıdaki ağlıyordu, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu;</p>
<p>- &#8220;Ben onun annesiyim yavrum, canım kızım bu sabah intihar etti. Gece odasında birilerini arayıp durdu, sabah odasının ışığını sönmemiş görünce merak ederek odasına girdim, ama yavrum kendini asmıştı.&#8221;</p>
<p>Genç adam beyninden vurulmuşa döndü. Bir gün önceki mide ağrısının iki katını çekiyordu şimdi. Olduğu yere yığılıp kaldı&#8230;&#8230;</p>
<p>Birkaç ay sonra&#8230; İki doktor konuşur. Doktorlardan biri diğerine karşıdaki hastanın durumunu soruyor &#8230;.</p>
<p>- aaa o mu, üç ay önce getirdiler, elindeki cep telefonunu hiç bırakmıyor, kendisi yüzünden bir genç kız intihar etmiş, o günden sonra o cep telefonu her zaman elinde devamlı bir şeyler yazıp birine yolluyor. Geçenlerde merak ettim o uyurken gönderdiği numarayı aradım hayret ki numara 3 ay önce iptal edilmiş, ve gelen mesajlarda bir şiir:</p>
<p>&#8220;Sadece onları sevmeyi sevdim Hepsini onlarsız yaşadım da Bir seni sensiz yaşayamıyorum. Bu aşkı tek kalpte taşıyamıyorum. Sana yemin güzel gözlüm, bir tek seni sevdim. Ve seni severek öleceğim, ELVEDA BİRTANEM&#8230;&#8230;.&#8221;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Fayrilik-hikayesi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/ayrilik-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bir aşk hikayesi</title>
		<link>http://www.siirler.biz/bir-ask-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/bir-ask-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 23:09:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/index.php/hikayeler/bir-ask-hikayesi.html</guid>
		<description><![CDATA[Evet tam 5 yıl oldu benden gideli benim tüm umutlarımı yıkıp terkedeli.. seni halen daha unutmuş değilim 18.06.2001 pazartesi günü saat 11:30 ve ilk defa seni gördüm dizlerim titremiş beynim uçup gitmiş kalbim yerinden çıkmıştı sanki elimde değildi aşık olmamak sana tutulmamak ama biliyordum beni sevemeyeceğini unutup gideceğini askerliğinin bitmesine tam 49 gün vardı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet tam 5 yıl oldu benden gideli benim tüm umutlarımı yıkıp terkedeli.. seni halen daha unutmuş değilim 18.06.2001 pazartesi günü saat 11:30 ve ilk defa seni gördüm dizlerim titremiş beynim uçup gitmiş kalbim yerinden çıkmıştı sanki elimde değildi aşık olmamak sana tutulmamak ama biliyordum beni sevemeyeceğini unutup gideceğini askerliğinin bitmesine tam 49 gün vardı ve ben 22 yıllık ömrümde ki en güzel günleri senle yaşamıştım sende bana karşı birşeyler hissediyordun biliyorum ama askerliğin bitti bu serseri aşkta bitti (sana göre) gittin bir daha dönmemek üzere ama yıkılmıştım sensiz olamıyordum nereye baksam kimle konuşsam hep sen vardın seni seviyordum şuan olduğu gibi şimdi evliyim ama sanmaki isteyerek veya severek evlendim her geçen gün bir kez daha ölüyorum seni unutamadım serseri benden gittiğin her ağustos 7 sinde ben bir kez daha yıkılıyorum evleneceğini duymuştum gülüp geçmiştim ve inanki Allaha yalvardım benden daha mutlu olsun diye inşallah mutlusundur serserim evli de olsam çocuklarımda olsa gün gelecek seni sevmediğim zamanlar olmayacak seni ömrüm boyunca unutamam ve yemin ediyorum ki seni son birkez olsa bile görmek için yaşıyorum TURAN ben sensiz olamıyorum olamayacağımda&#8230;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Fbir-ask-hikayesi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/bir-ask-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her vedada ölür mü bi parçası insanın..?</title>
		<link>http://www.siirler.biz/her-vedada-olur-mu-bi-parcasi-insanin.html</link>
		<comments>http://www.siirler.biz/her-vedada-olur-mu-bi-parcasi-insanin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 23:08:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/index.php/hikayeler/her-vedada-olur-mu-bi-parcasi-insanin.html</guid>
		<description><![CDATA[Damla damla birikti karanlıklar,bitimsiz oldu sonra&#8230;Çıkmaya çalıştım bu dipsiz kuyudan.Tutundum yanlara,çekmeye çabaladım kendimi; yukarıya&#8230; Yapamadım&#8230; Daha düşüşüme anlam veremiyorum,burdan nasıl çıkarım? Çarpıp çıktığın kapı aralığında tutsaktım en son&#8230;Mevsim değişti sandım,meğer sana üşümüşüm.Sonra efkar bastı evi,dağıttım biraz ortalığı&#8230;Baktım yalnızlık boyumu aşmış,bende anılarla vedalaştım. Her vedada ölür mü bi&#8217; parçası insanın? Ölürmüş&#8230; Mevsimlerde hazandı ama yapraklar düşmemişti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Damla damla birikti karanlıklar,bitimsiz oldu sonra&#8230;Çıkmaya çalıştım bu dipsiz kuyudan.Tutundum yanlara,çekmeye çabaladım kendimi; yukarıya&#8230;</p>
<p>Yapamadım&#8230;</p>
<p>Daha düşüşüme anlam veremiyorum,burdan nasıl çıkarım?<br />
Çarpıp çıktığın kapı aralığında tutsaktım en son&#8230;Mevsim değişti sandım,meğer sana üşümüşüm.Sonra efkar bastı evi,dağıttım biraz ortalığı&#8230;Baktım yalnızlık boyumu aşmış,bende anılarla vedalaştım.</p>
<p>Her vedada ölür mü bi&#8217; parçası insanın?<br />
Ölürmüş&#8230;</p>
<p>Mevsimlerde hazandı ama yapraklar düşmemişti daha.<br />
Ellerimde bir terkediş,mıhlandım sokağa&#8230;<br />
Buruk bir gidiş duruyordu orta yerde ve ben kabullenmiyordum.</p>
<p>Koşar adım geçtim ışıklı caddelerden,sokağının dönemecine kadar soluk bile almadım sana gelirken.Kapıyı açınca gördüm seni -belki görmesem daha iyiydi-<br />
Gidiyorum diyordu gözlerin ve ben durduramıyordum bakışlarını&#8230;</p>
<p>Mevsim sana ayazdı,rüzgar birbirine kattı ortalığı&#8230;<br />
Uğultusu sağır etti kulakları,bense duymuyordum kendi çığlığımı haykırmaktan</p>
<p>Sen duyuyor musun?</p>
<p>Yerlebir oldu eşyalar,hepsi birer birer attı kendini yere.Benim gibi&#8230;<br />
Engel olmak istemedim gidişine hiç,benim korkum kendime&#8230;</p>
<p>Debeleniyor aramızda ayrılık kal diye,ben onu çekiyorum yolundan&#8230;</p>
<p>Kendime bavulunda yer ararken yakalıyorum beni,ve utanıyorum<br />
Firar saatlerime saklanıyorum sonra,usulca alıkoyuyorum bedenimi ayaklar altından&#8230;<br />
Tek kelime etmesende anlaşılır sözlerin.Bir eksiliş oluyorsun ses etmeden ömrümden&#8230;<br />
Hadi vedalaş kendinle içimde<br />
Bir güle güle yok mu bana<br />
(Ç)ok mu?</p>
<p>Yaprak misali düştüysem başaşağı,<br />
Ve tutunamadıysam<br />
Hatta ağladıysam bir yandan<br />
Gücüm yettiğince bir hevesle kaldırdıysam başımı<br />
Son seslenişiydi bu nefesimin,<br />
Sana dairliğimin son perdesiydi&#8230;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.siirler.biz%2Fher-vedada-olur-mu-bi-parcasi-insanin.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.siirler.biz/her-vedada-olur-mu-bi-parcasi-insanin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

