Unuttum Seni

Unuttum Seni

Unuttum seni,
Kırk yılda bir,
Öylesine geliveriyorsun aklıma işte
Yalnızlığımda.
Hatırlıyorum seni;
Kışın yazı, baharda yazı getirmek için
Takvimden her yaprak kopardığımda.
Her yağmur yağışında hatırlıyorum seni,
Toprağın mis gibi kokusu
Ciğerlerime dolduğunda.

Bir de her gün güneş batarken
Senin yüzünü görür gibi oluyorum
Batan güneşin kızıllığında.
Bahar / müjdecilerini gönderip
Ağaçlar tomurcuklandığında hatırlıyorum,
Tepelerdeki karlar
Ilık bahar rüzgârıyla eriyip
Küçük ırmaklar oluşturduğunda.
Olanca hızıyla
Bir sevgiliye koşar gibi
Denize doğru koştuğunda.

Bir de sen öylesine geliveriyorsun aklıma işte
Kapım çalındığında.
Bazen de geceleri
Telefonun sesi ile uyandığımda.
Ha! Bir de
Ne zaman hatırlıyorum seni biliyor musun?
Kapımın önünden geçen
Bir yolcu otobüsünün ışıkları
Pencereme vurduğunda.
Sanki seni indirecekmiş gibi
Kapımın önünde her yavaşladığında.

Bir de nedense
Sabahları hatırlıyorum seni
Beni ısıtmayan / aydınlatmayan güneş
Odama dolduğunda,
Ve resmini aydınlattığında.

Bir de sadece
Şiirlerimde hatırlıyorum seni,
Yazmak için
Kalemi her elime aldığımda.
Sadece,
Ve her gece,
Ve yalnızca
Sesler sokaklar çekilip
Gecenin en koyusu bastırdığında.
Soğuk yatağıma girip / ısınmak için,
Nefesimi yorganın altına soluduğumda.

Unuttum işte
Seni çoktan unuttum.
Kırk yılda bir öylesine geliyorsun aklıma.
Anla işte:
Ne sen / ne de sevgin
Değil benim umurumda !

Yeter artık bu kadar yalan.
İtiraf ediyorum:
Yalan seni unuttuğum,
Yalan kırk yılda bir hatırladığım.
Gerçek şu ki:
Seni hatırlıyorum her soluğumda…

Zikrettin Karaca

29 Şubat 2012 tarihinde eklendi, 897 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git