Aralık 2008 Ayında Eklenen Konular


İçimde koskoca bir dağ oluştu Seninle birlikte güldüm güleli Ne kadar his varsa geldi doluştu Ben seni sevdalım bildim bileli - Sen sevdikçe yakınlaştı uzaklar Sevda yollarında olmaz tuzaklar Tohuma can taşır dalda kozaklar Ben seni sevdalım bildim bileli - Hep seni bekledim gelecek diye İnandım güvendim bilecek diye Yüreğimi açtım silecek diye Ben seni sevdalım bildim bileli - Gece gündüz birbirine karıştı Düşlerim hep gerçeklerle yarıştı İyi kötü yüreğimde vuruştu Ben seni sevdalım bildim bileli - Bana verdiklerin durur yürekte Adın kazınmıştır vardır erekte İzin vardır sana giden sürekte Ben seni sevdalım...
Ne olsam tükettin beni… Ben ateş oldum sen su Külleri yanıyor içimde artık Ben hıçkırık oldum sen avuntu Gözyaşı donuyor gözümde artık Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın Kendini hep imkansızlığına inandırdın Sen zamana ihtiyacın olduğunu söylerken Benim sana muhtaçlığımı çiğneyip gittin Beni sevdasız zamanlara mahkum ettin Ben aşk oldum, sen tükettin… Ne olsam tükettin beni… Sen benim her şeyim olmuşken Ben senin için hiç yoktum Benliğim ayak izlerinde kaybolmuşken Sen bana bir adım atmaya korktun Korkunun bedelini hep ben ödedim Her saniye biraz daha yalnız kalan...
Yüreğindekileri dışrıya vuran Gözlerindeki mahzun bakışlar Tarifsiz duyguların gemlendiği İç burkluklarıyla dolu bedenim Düşüncelere dalmış gözlerinde Bir toz zeresi gibi kayboldular Denizi gördüm gözlerinde Uçsuz steplerin yaz sıcaklığını, Hayyamın tükenmez yalnızlığını, Yunusun Allah arayışını Dostluğu, Aşkı, Sevdayı Herşeyi paylaşmayı Ve seni dinliyordum yüreğinde Gel diyordun aslında sende Bende kocaman bir yürek var Sevgi arıyorum söyleyemesemde Umutsuzluğun sonundayım, Sözün bittiği yer burası, Artık yüreğim konuşmalı, Kızıl kanat üveyik olmalı, Uçmalı özgürce kendi göğünde Ve yorulup konmalı tükendiğinde, Sevgi üzerine söylemlerim olmalı Vurulmalı gözlerine, Durulmalı yüreğinde, Kanmalı sözlerine, Yaşamalı aşka dair ne varsa Çalmalı hayattan seninle! Sevgisiz geçen bunca zmanın Hesabı sorulmalı zamandan! İşte...
Gecelerin Karanlığında hep kaybolurdum ben kaybolup yanlızlığımı yıldızlarla paylasıp Seni düşlüyordum.. bana verdiğin değeri hayatımı nasıl alt üst ettiğini düşleyip geceyle ayla yıldızla muhabbet edıyordum hee birde dört duvarla bilirmisin sen dört duvarla konuşmayı konuşup sonunda hıçkırarak ağlamayı sigaramdan bir nefes çekip Seni hatırlamayı En çok acı veren ne biliyormusun O vefasiz Kalbin! Göz yaşı görmemiş gözlerin En çok gözlerini özledim bana bakıp derin derin dalmalarını Dalıpta Seni seviyorum demen Peki Seviyordunda ne oldu bize gülüm ne oldu hangi rüzgar aldı seni elimden Hatırlıyormusun ilk buluşmamızı Birbirimizi tanımadan el ele...
Bana mı kırılmış O sıcak kalbin Neden öyle kırgın bakar gözlerin Suçlusu ben isem kırık kalbinin Giderim ve inan dönmem bir daha Bir defa da olsa gülen yüzünü Görebilmek için neler vermezdim O içten manalı bakışlarını Duyabilmek için neler vermezdim Neler vermezdim ki temiz kalbini Sıcak duygularla paylaşmak için Yıllarca sürecek temiz bir aşkı yaşatmak için neler vermezdim...
Arılar çiçekten çiçeğe uçuşuyorken Bende bir çiçeğe konsam ne çıkar Kerem Aslı için tutuşuyorken Bende senin için yansam ne çıkar. Bırak gönül çiçek açsın dallarında Yürürken kaybolayım yollarında Bir gece uyuyup ta kollarında Ben de yanın da uyansam ne çıkar. Dudaklarım susuzluktan çatlarsa Acılarım da üst üste katlarsa Yüreğim bir volkan gibi patlarsa İçip susuzluğa kansam ne çıkar. Beraber oturup beraber kalksak Aşkın ateşini beraber yaksak El ele tutuşup göz göze baksak Her şeyi öyle, bıraksam ne çıkar.
Çalmaz telefonlar Dalıp gider bakışlar Bir gün son bulur Hep başlangıçlar Gece ile gündüz gibi Birbirini tamamlar Ömürden ömür çalar Ayrılık ve yanlızlık Sevinçler tükenir Çöker yine karanlık Dİğer yüzünü gösterir Ayrılık ve yanlızlık Doğumla ölüm gibi Birbirini kovalar Ayrılık geldimi Yanlızlık başlar Sorguladım nedenini Yaşamı anlamsız kıldılar Bitirdiler nefesimi Canıma kastları var İki dost sandığım Senden emanettir Usansamda bırakamam Emanete hıyanettir Geri al emanetini Canım yanıyor artık Yeter sende kalsın Ayrılık ve yanlızlık Anla yüreğimi Bitsin dargınlık Sevmelerden zor geldi Ayrılık ve yanlızlık
Bembeyaz akşamlara çıkmak Deniz kıyılarında ya da dağ başlarında Daha doğar doğmaz sarhoş Pırıl pırıl bir günden Akşam gelin gibi süzüle süzüle Yamaçlardan ağır ağır inerken Seni duymak seni sevmek seni okşamak Seni konuşmak ve seni susmak İlk karanlıkla birlikte erkenden Senin hazırladığın sofraya oturmak Senin yaydığın çarşafların üzerine Uzanıp uzun uzun düşünmek seni Dünyayı yepyeni güzelliklerle Yeniden yaratır gibi Elinle kapladığın yorganı örtünüp Seni duymak seni düşünmek seni bulmak Haritaya yeni bir ada yazdırır gibi Her yanını her şeyini öğrenmek Saçlarını boynunu sırtını belini Kollarını omuzlarını dizlerini ayaklarını Hatta...
Bu dünyaya elbet sende mağlup olursun Sen insansın bir varsın bir yoksun Kara toprağa teslim olmadan Bu kalbin çığlını duy ne olursun. İnanmadın yeminime sözüme Sevildiğini anlamak için bak bir gözüme Bir saray yaptım sana kalbide Artık o saraya sultan ol ne olursun. Beni anlamıyorsan sor Mecnun Leyla’sına Aşkımı meze etme yamyamların içki masasına Girme ne olur sosyete kızı havasına Bu insanın kıymetini bil ne olursun. Her seven sevdiğine kavuştu tek tek Bir ben ayrı kaldım nasıl dayansın yürek Görmek istiyorsan insan nasıl ölür...
Ey yar!Mutlumusun şimdi el elınde Dinmedi gözümde yaş,resımlerın hala elımde Suskunluğum,yorgunluğum ihanetının nedenı Vicdanın rahatamı,ben boğulrken hasretının selınde Heradımım unutma sancısı,heradımım ayrılığın sancısı Kaybolmuşum yokluğunda,isyanım sabahı getırmeyen gecelere Ben hıssederken senı benlığımde Sen huzurlumsun pekı onun tenınde...
Sayfa başına git