Ocak 2010 Ayında Eklenen Konular


Bir başkadır benim sevdam, sade yalın açık. Yeni doğmuş bebek, oksijen alınca ağlayan. Nasıl onun kordonu bağlıysa annesine. Bende bağlıyım yürekten beyaz sevdalarıma. Şarkılarla başlar ağlama sevdam. Cennet melekleri benle beraber. Katmerli durur açılmış yoncalar. Dizelerim anlatsın beyaz sevdam. Süslü kelimeler yok lügatimde. Duygu düşünce, yüreğimiz var. Bu hayatta yapacağım tek kavgam. Ayrılmam ki senden beyaz sevdam. Adımla bütünleştim ben seninle. Doğanın rengi de bizle beraber. Herkese bulaştıracağım bunu. Hastayım ben, derdim sen, beyaz sevdam Yüzün gözün tenin önemli değil. Kilon boyun yaşın hiç sorun değil. Yazılmıştı adın...
Güneş batıp da yar gece olunca Baharda çicekler açıp solunca Siyah gözlerine yaşlar dolunca Yaptığından utan ağla sevgilim Kanlı göz yaşıma gülüp gitmiştin Beni yalnızlığa mahkum etmiştin Büyük aşkımı da hiçe satmıştın Yapdığından utan ağla sevgilim Artık pişmanlıklar boşuna gülüm Ben bu aşkdan yanıp sönen külüm Gelişin ölümden beter bir zülüm Yaptığından utan ağla sevgilim
Hasretin gönlümü yakan ateştir. Parlayan gözlerin sanki güneştir. Bu güzelliğine melekler eştir. Delice severken kâlp seni böyle. Acıyla,tatlıyla,geçen anlarım. karşımda dururken hatıraların, boşa geçti demem bütün yıllarım, delice severken kâlp seni böyle. Unutmak kolay mı,sevgiyi öyle, gönülden sevince,bana bir söyle. Gözden uzak olmak,buna yetmez ki, delice severken kâlp seni böyle.
Vedaları pek sevmem. Anlamsızdır çünkü: Gidilemiyorsa senden Dünya'nın öteki ucundan daha uzağa! Ayrılıkta neyin nesi? Kim kimi terk etti? Neden'di,niçin'di,olmalıy'dı,olmamalıy'dı....... Anlam bazında bir birine yakın: Yüzlerce kelime kurar,kılıf uydurur insan. Yarattığı kendi kabusuna! Kabuslar görüyorum,bütün çehrelerin sana dönüştüğü! İlk intifa son intifadır bilirim. Bir ben çehresi var sende,benli zamanlardan kalma. İstesende silemessin. Anılarında yaşar. Hatıralarında yaşar. Kabuslarında belki? İllede rüyalarında yaşar. Tam unuttum derken sen beni,yada ben seni.... Ne fark eder ki. Aklına düşüyorsam aman vermeksizin bir gece yarısı. Oturmuş içkini yudumluyorsun. Mezen yanlızlık. Kadeh-Kadeh üstüne....... Çakırkeyfsin bir zaman. Oturuşundan belli Savaştan galip çıkmış süvari...
Gözleri kapalı bakıyorum Sen varsın karşımda Ağlıyorsun Geçmişte kalan acılar için Ruhuma yağan yağmurlar Acının sessiz sözleri gibi Yüreğimden akıp gidiyor Aşkın izleri siliniyor Güneş donuyor Kır çiçekleri ölüyor Toprak acı çekiyor Gözlerimden akan yaş kuruyor Yar yar diye inliyorum Yar gelmiyor Acı çekiyorum Beni anlayan yok Bana gülen çok Engin denizde yüzüyorum Gönülden gönüle giden yolu arıyorum Aşkın izlerini taşıdım güneşe Yüreğim yandı Artık aşkın gözleri görmüyor Yalçın dağlara bakıyorum Dorukları karlı Gülen yüzüm soluyor Gözlerim çöl gibi susuz Ölü gözle bakıyorum Zemheride donuyorum Acı çekiyorum Beni anlayan yok Bana gülen çok Engin denizde yüzüyorum Gönülden gönüle giden yolu arıyorum Turgut Çakır
Dilimdesin düğüm düğüm Sözler seni diyemedim Yara açtın oyum oyum Gözler seni diyemedim Bu iş bana biraz tuzlu İçim kanar gizli gizli Nasıl bakar nazlı nazlı Gözler seni diyemedim Yanar ormanlarım yanar El yangını ışık sanar Kurumuş yaşı şimdi kanar Gözler seni diyemedim İlhan Kırca
Bahar, gözlerinden geldiğinde, Açardı gönül bahçemdeki, güller... Tatlı bir müzikal gibi, Eserdim sana doğru doludizgin. Bahar, gözlerinden geldiğinde, Bir mendili, işler gibi işlerdim sevgimi, Nakış, nakış, gönül bahçelerime... Bütün renklerden daha canlı. Bahar gözlerinden geldiğinde, Bir kez daha anlardım, İçimdeki, yangını körüklüyen, Yakut yeşili, gözlerinin masumiyetini... Nuray Şengil
Sahilleri kırbaçlarken dalgalar, Vadilerde yankılanan ses benim. Uçurumda dinlenirken gölgeler, Yokluğunda yetim kalan his benim. Karanlıklar yaslanırken engine, Kızıl düşer ufukların rengine, Gök taşları kavuşurken dengine, Karlı dağa akşam inen sis benim. Bulutların gözlerinden süzülen, Kılavuzun peşi sıra dizilen, Örselenmiş baharlarda ezilen, Çiçeklerin göğsündeki süs benim. Bir tebessüm bekleyen her gecede, Rüzgâr susar ay aydınlık gecede, Umutlarım yol alırken yücede, Uyduları çevreleyen yas benim. Nedim der ki; susuz yağmur yağmaz ki, Tan yerinden güneş sensiz doğmaz ki, Yerküreye bu yüreğim sığmaz ki, Kâinatı kucaklayan us benim. Dr.Nedim UÇAR
Dimdik ayakta duruyor şuurlar. Sendelemeden... Sekmeden... Ve sektirmeden hayatı. Dünya doğru, yalan değil Ama alıngan... Yılan gibi yerince. Hiçbir şey boş değil aslında... Bardak dolu ağzına kadar. Damla hesabı ayarında. Yol kenarı han yeşilaycı. Hancıyla yolcu beraber bırakmış içkiyi. Ne mey mest ediyor ne bade; Varsa yoksa demli çay, Bir fincan acı kahve. Ve sonunda günün; Sürmekteyken atını batıma, yağız delikanlı, Bir ezgi fısıldıyor rüzgar sarı perçemlerinin altından. 'Sür gönlünce... Gelip de gitmeyen mi kaldı...' Halil İbrahim Yılmazer
İsmini sayıkladım daha dün gece Unuttu mu sandın unutamadım Gözlerim acık yataklardayım Unuttu mu sandın unutamadım Gözlerim hep yollarda kulağım seste Sabaha kadar yazarım beste İstersen bir seslen canımı iste Unuttu mu sandın unutamadım Yastıklar diken oldu batıyor Hasretin sinemi deldi yakıyor Bir haberin gelsin canım çıkıyor Unuttu mu sandın unutamadım Unuttu mu sandın unutamadım Mahmut Ali Buluç
Gözlerimde ışığımsın, Dudaklarımda ismin. Sen benim baş tacımsın, Elimden düşmez resmin. Aşk demek sevda demek, Hasret sana hep bu yürek. Yanımda olsan bile, Geçer ömrüm özleyerek. Güneş ‘im Ay ışığı ‘m, İçimde hep umudumsun. Sensiz hayat bomboş canım. Özlediğim mutluluksun. Aşk demek sevda demek, Kollarımda prangalar. Ben sana mahkum oldum, Kapanmaz kalbimdeki yaralar.
Leyla (1) dogdugum günü hatirliyorum seni ilk gördügüm gündü oysa; seniz ölüyorum simdi zaman zaman icinde zamanti* gibi akamiyorum sana leyla kanadi kirilmis yuvasiz kuslar gibi ucamiyorum sana leyla neden anamadan dogarken agladigimi anlamaktayim ben leyla ayriliklara gemlenip izdiraplar cekiyorum artik sensiz leyla kas yapayim derken göz cikardim leyla seni gökte ararken yerde buldum lakin; kiymetin bilemedim leyla sensiz olmak aci veriyor can damarim kesik kaniyor sensiz cok yakinda ölürüm leyla. Yakup Icik
Gözlerinin hapsindeyim! Düştüğüm zindanlar da, Voltalar atıyor yüreğim, Karanlık hücrelerinde sevdam Nemli ve ıslak duvarlar, Yokluğunun ceza evindeyim Özgürlüğe susayarak. Köşe kapmaca oynuyorum, Köşesi olmayan kalplerimiz de, Attığım beş adım toplam. Hüzünlerin yakmaz canımı, Mutluluğun güldürmez Yokluğun da öldürmezse, Bir tek şeyi unutma! ... Seni sevdim ben. Kolay değil bu sandığın kadar Alışkanlığına tutkunluğum Çırpınıp duran kafesin de, Sevdan ben de bir yangındır. Sevmek vazgeçilmez yanım, Sen çıkmazım, son durak. Sofralar kurdum yokluğun da, Varmışsın gibi, iki kişilik, Tek kişilik yemekler yedim, İkimize kalktı kâdehler... Sol yanım ağırıyorken, sen yoktun. Sağır bir kadınaymış, kurduğum cümleler. Dilsiz bir yâr...
Gece de olması gerektiği gibi bu saatlerde... Yalnızlığımla aramda ellerin var Kendi payıma “şanslıyım” diyorum Bu düzeni bozuk dünyada İki paralık yaşamalarda Aldatmanın erdem sayıldığı Umutsuzluğun olağan karşılandığı Ve acının mutluluğa oranla Bolca yaşandığı hayatta… Önümde kapılar açılıyor ardına kadar Sonra bir kapının ilk aralanışını hatırlıyorum Geç kalmış bir güneş bütün arsızlığıyla, Kış günü doğmuş,yırtarak gökyüzünü. Ben çıkarıp kalbimi duvarına asmışım Sen masanın üstüne koymuşsun sabrını Zaman trafiğini değiştirmiş Takvimler susmuş Ülkeler ki birliliklerinden utanmışlar Herkez anlayabiliyor gibi yapmış Ama bir tek biz anlamışız Bir tek biz yaşamışız Bir tek biz...
Sayfa başına git