Ay: Aralık 2010

Sen sevilmeyi bilmezsin Ellerin elinde kalan sevdiğim Hep suratın asar neden gülmezsin Ellerin elinde kalan sevdiğim Sevgi anlamayan düşermiş dile...
Kalbim bir zamanlar deli gibi severdi En çokta ”Seni Seviyorum” sözcügünü Hoşuna giderdi Eger bir gün dönersen Yolun sonunda da...
Öğle bir sevgili istiyorum ki, Bölsün bir elmayı iki eşit parcaya, Söylesin bana kalbinden gecenleri. Ömür boyunca yudum,yudum yesin beni....
Elinde al mendil Sırtında kırmızı vala ile Gülücüklerimi Halay başı çekişimi hatırlayın! Sizi ne kadar sevdiğimi Vatanıma bağlılığımı hatırlayın! Ve...
İçimden geçenleri bir bilsen Yine koşup gelsen o dar sokaklardan Gönlüme ışık saçan bir güneş gibi dogabilsen Senin için yanan...
Bir bicak saplandi ki kalbime cekip cikarilmaz birdaha Orda durur pas tutar sonunda Kanatmaz ama acisi dayanilmazdir aslinda Kimki onu...
Bir sabah uyandığımda, karanlıktı gökyüzü.. Çig düşmüştü, yalnız kalan umutlara.. Su sesi geliyordu, son hızla akan çoruh’tan. Bir şarkı sesi...
Yaşamaktır aşk; Dalında kuru bir yaprak misali, Bütün ümitsizliklere inat, En sert rüzgârlara bile aldırmadan, Ait olduğun yerde kalabilmektir… Savaşmaktır...
Yağmurlar, gizliyor gözgaşlarımı. Rüzgarların ıslıklarında hüzün. Yapraklara gömülmüş anılarım. Son bahar dedikleri bu olmalı… Dalgalarında savrulan tekne gibi, Kaybettim rotamı...
Yılbaşı heyecanı başka şey Geçen yılı çöpe atmak, Yaşananları unutmak, Nankörlüğü aşmak, Umut dilenmek, Her yeni yılda Yaşadıklarımız Kendimizi kandırdığımız...
Gözlerde başlayıp gözlerde biten ne diye sorsalardı Sana olan sonsuz aşkım derdim Aşkın bir gün ya biterse deseler Var olduğum...
Sensizlik kokuyor bu kent Hikayemi siliyor bu sessizlik Şimdi sen de yabancısın bana Düğüm bakışlar attın zamana Şimdi vakit çok...
Yağmurlar, gizliyor gözgaşlarımı. Rüzgarların ıslıklarında hüzün. Yapraklara gömülmüş anılarım. Son bahar dedikleri bu olmalı… Dalgalarında savrulan tekne gibi, Kaybettim rotamı...
Sen benim sol yanımdın; Bin yıl hasretini çektim, Kaç öldüm, kaç dirildim. Albatros’un kanatlarında uçtum, Akbabalar yedi beni. Yunuslarla denizlere...
Hani merhaba diyecektin Uyumayacaktın yüzümü görmeden Hiç solmayacaktı gülüşlerim Karşımda gözlerin gözlerimi sararken Ayrılık bir akşam gibi inmeyecekti üzerime Karanlıkları...
Ben senin varlığını seviyorum, Yokluğunu seviyorum Sana ulaşamadığım dakikalarda. Seni duymayı Seni özlemeyi Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum. Hiç...
Ne kaldı bende kırıp dökmediğin Aylarca döktüğüm yaşlar yetmez mi? Dünyada dert kaldı mı çekmediğim Başımı vurduğum taşlar yetmez mi?...
Akıl kesilen yüreklerin Gülüşü neşeli Daha iyi güldüğü ender Bir hafiflikte İkna etmeye meyilli çığlıklar Zamandan çıkıp Zamansız haykırır: Nedir...