Ocak 2011 Ayında Eklenen Konular


binlerce yildir kalplerin sizisi hic bitmeyen bir sonsuzluk ickisi kalbimizin ötesindeki sessiz ciglik sana ihanet ettik seni hapsettik süzülmek icin bir cift göz ariyor sabirsiz bekleyisin Seciye Asar
Gidemem senden, Onca yaşanılanları göz ardı edemem, Ben senin gibi nefret edemem, Gönlüme sensizliği yediremem, Gidemem senden, Toplarım dökülen aşkını yerden, Alırım koynuma korurum tüm acı günlerden, Senin gibi değersiz davranamam kalanlarına ben, Bu gidişine bir türlü akıl erdiremem, Susarım sana ah etmem, Kendime kahrederim sevdiğimden, Gidemem senden sen gitsende benden. (Eyüp Çakır)
isterim ama korkarım ben sarılırım yanlızlığıma MERAK ETME dertleşirim onunla yatarım SANA AŞIK OLMAKMI haddini bil derim köpek sana ZARAR vermem korkma vururum tabureye boynumda İLMEK SANA AŞIK OLMAKMI sonra geceleri heyecandan yatamam rüya göreyim diye dönerim sağıma UYKUmda bile sensiz olamam SANA AŞIK OLMAKMI KORKU SOLDAN MUTLULUK sağdan sarar beni sonra bu İKİLEM NASIL UYANIRIM SÖYLE BU RÜYADAN SANA AŞIK OLMAKMI olamam herhalde ANLAYAMAZSIN BENİM NESLİM TÜKENDİ gülüm SEN YILDIZLARA BAKIP AĞLAYAMAZSIN Serdar Açar
Gönül gözüm ile gördüğüm dilber Seher vakti esen yeller gibisin Seni seviyorum kim bana ne der İlk baharda açan güller gibisin Sam yelimi deydi sararıp soldun Aşk ırmağı oldun gönlüme doldun Yaşamı yaşarken seveni buldun Çaylara karışmış seller gibisin Dünüm bugün yarınımla ben seni Seven bir yürekle sevdim ben seni Dost şeref’in yari sandım ben seni Uzaklardan bakan eller gibisin Şerafettin Muş
Tarifi mümkün olmayan, hisler deryasındayım, boğuluyorum. Uykudan uyandığımda, sen! yine aklımdaydın. İçime bir kor düştü yandım, yandım, yandım. Ayrılığın ateşi çoktan sarmıştı her yanımı.Burnumun direği sızlıyordu. En güzel rüyalarımdan sensizliğe uyanıyordum. Anlatamıyordum. Dilim sus pus olmuş, kelimeler düğüm, düğümdü. Sadece gözlerine bakabiliyordum. Öyle uzaktı ki bakışların, buz dağı gibi soğuktu sözcüklerin. Sustum. İki damla yaş sızdı içimdeki kor yığınına. Öyle gariptim ki, sanki bir yabancıyla konuşuyordum. Yoksa ben gerçekten seni hiç tanımıyor...
Yine dalmış gözlerin, birini arar gibi… Bende yanan közlerin, yandıkça yanar gibi… Yeşil gözlerinde ben, beni ararken kaldım; Bana açık seccaden, ben o hayale daldım Güzel sevdam, ey sevdam, uzat elini bana… Tatlı aşkım, oy sevdam, beni de al hülyana… Gürsoy Solmaz
En güzle tat yaşamak. Renkleri görmek, sesleri işitmek Sıcacık, bir fincan çayı huzurla içmek Sevmek, sevilmek. Başını yastığa koyunca, sevgiliyi düşünmek Bir kuru ekmekse yenecek Lezzetini hissetmek. Kaygısız, üzüntüsüz bir ömür sürmek Özgürce düşünmek, özgürce söylemek Dostlarınla bir sofrada sohbet etmek Doya doya hayata gülmek Yalın ayak çimlerde gezinmek Batan güneşin keyfini sürmek. Denizin yosun, balık kokusunu içine çekmek Çıtır,çıtır simidi, seherde ucun ucun kemirmek En güzel tat özgürlüğü sevmek En sevdiğim özgürlük, yalnızlığı sevmek. Ali İren
eski bir anı gibi çöktü üstüme aydınlık önümü görmeye yetmiyor yinede gözlerim enkazı ağır geldi yokluğunun kulağımda uğultulu bir sancı beş yaralı sabah radyosunda hepsinin acısı aynı kanı içine doğru akıyor kalp yine tekliyor tarih terse işletiliyor sonra ne olursa oluyor bir şarkı arası kadar kısalıyor o büyükçe yaşadıklarımız Kadir Sonyol
Çok uğraştım hayat bağı kurmaya, Ayrılık acısı bağrımı yaktı. Baht rüzgarı ile hatır sormaya, Talihim cefayı sineme çaktı. Hayal ağacımda diledim dilek, Gönül bostanımı bozdu bir melek, Çiçek açtı arzum budadı felek, Esti kader yeli kalbimi söktü. Derya oldu derdim bahtını sorar, Aşkın ateş oldu yüreğmi sarar, Gözlerim köşede hep seni arar, Acı, tuzlu terin burnuma koktu. Ömür geçer gider bitmez yollarda, Çürüdüm, eridim yaban ellerde, Perişan hallerim gezer dillerde, Hem çirkin hem güzel el alem baktı. Kurudu dallarım gül açmaz bahar, Senden başkasına vermedim ikrar, Adını daima...
Seni geç çıkarttı karşıma kader Bahtıma kızarım gözlerin için Antalya'dan çıkıp kıbrıs'a kadar Nefessiz yüzerim gözlerin için Sevenin ateşi yanında gerek Yanmayı öğrendim seni severek Mecnun'a dönmüşüm leyla diyerek Çöllerde gezerim gözlerin için Gönül toprağında yeşeren nihal Bir ömür kuruma hep orada kal Bu aşkın sonunda olsa da vebal On yuva bozarım gözlerin için Sevda gözlüm doymam bakmaya sana Sen var iken güneş gerekmez bana Bütün erkekleri toplar meydana Kurşuna dizerim gözlerin için Bırakma cengiz'i böyle derdiyle Hiç farketmez namerdiyle merdiyle Savaşırım bin kişilik orduyla Destanlar yazarım gözlerin için Cengiz...
Şehrin ışıkları karanlık,yanmaz. Askere gidenler orada kalmaz. Hasrettir,çekilir çaresi olmaz. 460 şafak dönerim bir gün Gün saydım,ay saydım hiç biri geçmez. Askerlik 15 ay duruda bitmez Sevenler yarini terk edip gitmez. 460 şafak dönerim bir gün Sayende delirdim,çılgına döndüm Geceler boyunca uykumu böldüm Yarimi aradım kimleri gördüm 460 şafak dönerim bir gün TAYFUN ŞAHİN
Kütahya ya geldim salı günü Acemi dolmuş nizamiyenin önü Çevirip ağladım Çorum a yönü Dedim buysa askerlik istemem bunu Kontrol var dediler hemen soyun Her emre kıldan ince olacak boyun Erbaşlar çoban bizler sanki koyun Onların elinde ekmeğin suyun Uygun adımda kat ettik 5 km yol Kroların biri sağ atıyor biri sol Her gün bıktık bot boya traş ol Sonra değiş elbiseleri koğuşa dol Dirsek temas aralık hizaya gel Esas duruşta kılıç gibi olsun el Kırılsada ayağın nizami çömel Bozmak için ya komut ya da...
Sayfa başına git