Siirler.Biz

Ay: Şubat 2011

Neydi sebep bilemiyorum seni benden alanlar Kaderse bu kızamıyorum kader değildi olanlar Ahh.. yüreğim paramparça kırık dökük harabeyim Bedene hükmetti aşkın gel gör...
Sabah erken terminale indim. Elimde tek gidişlik biletim. Çantamı yere bırakıp öylece beklemeye başladım. Bilinçsizce gözlerim etrafı tarıyordu, biliyorum beklemiyordun...
ne ismini duymuşluğum vardı, ne tadını bilmişliğim. nereden indi, kalbime nasıl girdi bugün de bilmiyorum. kök saldı, dal budak sürdü, umut umut, özlem özlem büyüdü kalbimdeki ok. bulutları...
Bulutlar.... Göğündür.... Arada bir... Yere doğru yağsalar bile.... Rüzgarlar... Göğündür.... Arada bir... Yerleri kaldırsalar bile... Yıldızlar... Göğündür... Arada bir... Kayıp geçseler bile.... Kuşlar.... Göğündür... Arada bir... Yere konsalar bile.... Melekler... Göğündür... Arada bir... Yere inseler bile.... Canlar da... Göğündür... Arada bir... Yerde yaşasalar...
Topuklarına konuşlanmış bir nasırdır aşk. Gücün yettiğince üzerine yürüyeceksin Acıların katlanılmaz olduğunda Yüreğini söker gibi koparıp onu ayağından Ayakkabıların kalıbına tüküreceksin. Orhan Turhan
Aşklar yaşadım elvan elvan, Gönlüm doydu sevdan ile yavan. Aşkın en bereketli sofrası serili, Seni bekliyor gönlümdeki eyvan. Aşklar yaşadım yazacak tarih bir gün, Kazandım...
Adının kıskanç rahminden damlardı aşk Soysuz gidişlerin köprülerini yıkardı sel Yorgun bir yolcu uğrardı gecemin hanlarına Avuçlarıma sığınırdı ıslanmış kuşlar Mürekkebi kurumuş bir hokkada...
Küçükken annemin'para biriktirmesini öğrensin' diyerek pazardan üç kuruşa aldığı teneke parçasını ben yine gerektiği gibi kullanamıyorum. Hiçbir zaman harcayamayacağım ve kaldığı yerde her gün...
BATTANİYE Kış hep mi soğuktu böyle? Hep mi kurşuni olurdu bulutların rengi gündüzleri? Hep mi erken çökerdi gecenin karanlığı kentin üstüne? Üşüyorum… Çok üşüyorum… Ben ilk kez özlüyorum yün battaniyemi; çocukluk günlerimdeki… ...
Galiba olmayacak, mürşidim bulmalıyım Haddi aşan nefsimi, hayattan kovmalıyım Yakışmıyor bu yaşam, müslümanım diyene Kıldığım namazların, tadını almalıyım Şeyhin elini tutmuş, gözleri boşalıyor Ne kabahat...
Yagmurlu bir gunde tanistim Kaderimle sevgiyi hissettim tum benliyimle yeniden yazildim Siyah gozlerin merkebinde Ask mi bu denilen? sanmistim yenilmem tarifi maglubiyetse bilinen burkulmeye Raziyim magsugun Elinden kader birden...
Aşkı üzerine kıyafet gibi giymeyeceksin Üşüdügünde örtü misali, aşkı üzerine örtmeyeceksin Aşk yakacak içini Yüreğine dolacak Aşk ruhunu saracak Öyle tek gecelik olmayacak aşk İlişkin uzadıkca...
Bir zamanlar en iyi ben anlardım Bu sevdanın dilinden Şimdi ise yine bir ben çekerim Ne çekersem ayrılığın elinden Oysa benim noksanım değildi sensiz...
Aklıma her düşüşünde, yüreğimde öyle bir deprem oluyor ki Bütün duygularım yıkılıyor, geriye büyük bir enkaz kalıyor... Yıkılmayan tek bir duygu buluyorum...
Saçlarını omuzlarına as öyle gel, gökkuşağını yüzünden sıyır öyle gel, bulutları üzerine giyin öyle gel, mahşere gidermişçesine çekinmeden aşkından ölürmüşçesine koşarak yalnızca beni seviyormuş gibi...
Bakışlarınla kilitlenen sözlerimin her harfi, Damla damla, yüreğime sen olarak düşerdi... Ardından bir çığlık biriktirirdim sana, Ve her haykırışımla, aşk olup etrafımda eserdi... Uzaklığınla...
Hiç sevmedim kimseye senin kadar Yokluğunda bile varlığını sevdim senin Sevince, yıldızlar gecenin anahtarıydı Işığa koşmakmış meğer çok sevmek Adını sevdim, ben seni seninle...
Sen iste dünyayı önene sereyim. Gözüm, seninle mutluluğa ereyim. Canım sana ömrümden ömür vereyim. Kal benimle, seninle mutlu olayım. Sen benim dünyada ezberim olmuşsun. Hayatımın...