Ay: Mayıs 2012

Bir sevdaydı belki benim başımı alan, Bir aşktı belki beni benden eden, Şimdi o yok bende yokum hayattan Bırakın artık...
Yağmur, alıp götürür benden, Nem kapmış düşünceleri, Kuru bir ben kalırım. Yalnızlığımı yağmura verip, Yalnızca kalbimle kalırım. Anlamaz beni keman,...
Heder olup giden onca emekler Taşımaz dizlerin kalbinse tekler Katar olmuş dertler sırada bekler Yaşarken ölmeyi öğreneceksin ,,,,,O gün kıymetimi...
Bir sır saklıydı gönül dağında, En tepesine tırmandım aşkın! Seni belki orada bulurum diye, Dağ, karlı, soğuk ve viraneydi. Sürekli...
Ne hedefe atılan bir okum, Ne de sineye çekilen hava, Geri dönüşüm sadece sana. Bir yol ver, bırakıp geleyim, Seslen...
Gün biterken saatlerde, Umutla yaşayan ben, Yalnızlığımı derin dalgalı, Fırtınalı hislerimde aradım.. Yanaşabilecek bir koy, Demirleyebilecek bir rıhtım, Yalnız kalacak...
Anam babam sana feda olsun, Ey nebi yanında olmak vardı senin Sevre düşen korkudan geliyorlar ya rasullah Ne yapacağız? dediğimizde...
Kalınca yüreğin sevgi’den mahrum O gün kıymetimi anlayacaksın Arasanda beni bulaman artık ,,,,,O gün kıymetimi anlayacaksın ,,,,,Sende benim gibi ağlayacaksın...
“Sensizliği dinliyorum, tüm kalbimle, Çıt bile çıkmıyor.” Sensizken ortalık ne kadar sessiz, Buruşturulmuş hüznün sesi değiyor yüzüme, Yüzüm sessizleşiyor, Sonra...
sözlerim… yırtık..pırtık…anlamsız… dikiş tutması imkansız… gönlüm istese de…. dilim ayarsız…. sözlerim…dikiş tutmaz… yeter ki…gönlüm istesin…. bu benim elimde…. ya dikerim…...
Ey..! Egenin kızı, ey cana keder Bahar çiçek döker ise anlarsın Sanma ki güzelliğin bir ömür gider Anan gibi süner...
İZLER Sayısını unuttum yırttığım şiirlerin Yetmedi ki seni anlatmaya Şimdi suskun, şimdi mahsun yüreğim Bil ki yola koyuldu seni aramaya...
gecelerde nöbet tutup gündüze sabahına durdu sen olmayınca şafak boyu çifte kutup dümdüze sabahına yordu sen olmayınca sensiz yaşamağa çalışıyorum...
yorgunluğun ötesi geceye dar gelince kalemimden bitesi heceye var gelince ürkekliğinden şiir aydın içinden şehir gürüldüyorsa nehir yüceye yar gelince...
eskilerde… karaköyden eminönüne…. sandallarla…sandalcılarla…. sevgileriyle…dermanlarıyla geçilirdi… eskilerde…. eminönünden karaköye…. hamallarla…yükleriyle… dertleriyle…takatleriyle geçilirdi…. eskilerde… insanlık erdemdi…. kimse kimseye göstermezdi…. sandalcının küreğinde…hamalların...
Sensizlik soluduğum günden beri cennetim cehennem oldu sevincim hüzün. Geceleri, sen uyurken maviye boyadım düşlerini gün boyu sadece beni hatırla...
Kıyılarında aşktı, umuttu yeşeren -Senin görmediğin güzellikte- Hayallerinin kıyısına gittim… Bir yosun gibi tutunmak istedin gözlerime Denizin suları çekilmişti… Dalga...
Şimdi usulca terk edin yüreğimi, Sende toparlan yüreğim, Kilitle kapılarını, Kimi sevsen el oldu, Kimi sevsen yad oldu, Bende tanımıyorum...