Eylül 2012 Ayında Eklenen Konular


biberin, acısı var..tatlısı var... sivrisi var..tombulu var... cini var..çerisi var... yeşili..sarısı..kırmızısı var.... aşkın, acısı var..tatlısı var... ilahisi var..platoniği var... yıldırımı var..imkansızı var... yazlığı..yasaklısı..hastalıklısı var... aşk da.. biber de acıdır derler... ve de, birini yüreğe... birini de dudağa sürerler... 30.09.2012 Yalova Fikret Turhan
Gidiyorum İşte gidiyorum.….! ! ! Boşalan şişeleri sahilde kayığın içine, Göz yaşlarımı kumsala gömüp gidiyorum. Bu geceyi daha sonraki geceleri her şeyi, Diğer günlere daha yeni sabahlara bırakıp, Dalgaları kumsala vurup gidiyorum. Gökyüzünden yıldızımızı söküp, geceyi karartıp Denize döküp gidiyorum. Yüreğimdeki; İçimdeki yangını alıp gidiyorum… İşte gidiyorum .....! ! ! Kurtuluyorsun benden, Gözlerinden kurtuluş bitiş ışıltıları olsun. Sevin çocuklar gibi. uçurtmalar uçur, Balonlar sal gökyüzüne rengarenk sarı,kırmızı yeşil. Şarkılar söyle,işte bitti kurtuldum diye. Zılgıtlar çek özgürlüğüne dağlara çık, Mutluluk atışları yap kardeşlerinle. O çok sevdiğin şarkıyı mırıldan, Sevgi akan sahte, dudaklardan.... Bayram...
kimileri, ceviz kıra kıra yaşar yaşama öyle bakardı.... bense, kırdım mı? kaşıntılarım artardı! .. kimileri, kestane çize çize yaşar yaşama böyle bakardı... bense, çizdim mi? mis gibi kokardı! ... 30.09.2012 Yalova Fikret Turhan
Ben ağladığımda, O da ağlıyordu... Sen olmadığında, Oda dört dörtlük ağlıyordu... Ben güldüğümde, O da gülüyordu.. Sen olduğunda, Oda dört köşe oluyordu.... Ben yıkıldığımda, O da yıkılıyordu... Sen olmadığında, Oda dört duvar yıkılıyordu.. 30.09.2012 Yalova Fikret Turhan
sevgi,amaya göre karanlığında bir ışıltıdır duyamayan için bir işaret dilsiz için kelimedir benim için sevgi 'sen' sin seni gördüğümde kelimeleri unuttum....sonra bir işaret bekledim ve birden gökyüzündeki yıldızın kaydığını ve ne kadar sönük olduğunu fark ettim sana yıldızım diyemedim... bari GÖKYÜZÜM olurmusun?    
sen, ekmeğim gibiydin... öpüp..öpüp.. başımda taşıdığım gibi... sen, suyum gibiydin... içip..içip... ateşinde yandığım gibi... sen, nefesim gibiydin... alıp..alıp.. çekim alanında kaldığım gibi... sen, canım gibiydin... sarıp..sarıp... hiç doyamadığım gibi.. 30.09.2012 Yalova Fikret Turhan
Elimde değilki sevdanla taştım, Senin hasretinle ne yollar aştım Hangi yana gidem vallahi şaştım ,,,,,,Sonunda dediğin oldu sevdiğim ,,,,,,Yetmedimi daha sürgün yediğim ? Öyle bir sevdaki yakar özümü Umutsuz yollara diktim gözümü Birtek vuslatında buldum çözümü ,,,,,,Sonunda dediğin oldu sevdiğim ,,,,,,Yetmedimi daha sürgün yediğim ? Çektirme sevdiğim bu kadar günah Kastın öldürmekse bu bana mübah Doğmuyor güneşler olmuyor sabah ,,,,,,Sonunda dediğin oldu sevdiğim ,,,,,,Yetmedimi daha sürgün yediğim ? Nere gidip deli gönlüm eyleyim ? Şu alemi çıkıp seyran eyleyim Bilmem ki derdimi nasıl söyleyim ? ,,,,,,Sonunda dediğin oldu...
Susadım sana kuruyan topraklar gibiyim Yangılardayım alev alev Hasretim özlemim buruk kırık yıkık Harabeye döndüm seni derdinden SEVDA Sitemlerim kedime içimdeki bitmezlere Umut baglar oldum her gülen yüze Yüzler güzel gözler güzel sözler güzelde Sen yoksun ne sözlerde ne gözlerde SEVDA Para etmez gönüllerde eylendim Yerden yere vuruldum hiç bıkmadım Kullanıldım bozuk paralar gibi Yüreksizler yüregimi delik deşik ettiler SEVDA On yedi yaşımda pırıl pırıldım Birine gönül verdim yanar oldum Agam o olmaz dedi boynumu büktüm On yedi nerede elli bir oldum neredesin SEVDA iki evlat...
Şimdi ben sensizliğin son demindeyim Yangınlarda kor alevler içindeyim Bir boşlukta uçurum dibindeyim Aklım başımda değil sen yoksun diye Senin hayranın bu gönül sana vurgun İçimde bir huzursuzluk yüzüm solgun Seni düşünmekten şimdi kalbim yorgun Eksik bir yanım inan sen yoksun diye Konuşmak istemiyorum susmuş dilim Tutulmuş sanki kolum ayağım elim Böyle yaşamaya alışkın değilim İçim daralıyor hep sen yoksun diye Artık hiçbirşey huzur vermiyor Saatler durmuş sanki zaman geçmiyor Sevgilim gözlerime uyku girmiyor Uykularım kaçıyor sen yoksun diye Gittiğin günden beri yüzüm gülmüyor Ne yaptıysam bir...
kimi köylerden... kimi kasabalardan... kimi de...kentlerden... kalkıp geliyordu... kimi mi kazalardan... kihastalıklardan... kimi de...fermanlarından kopup geliyordu... kimi mallarından... kimi yoksunluklarından... kimi de...sevdalılarından ayrılıp geliyordu... gelinen yerler... ayrı..ayrı da olsa... gidilen yer... hep orasıydı... biletler, buradan kesiliyor... olsa da.. bedelleri orada alınıyordu... 30.09.2012 Yalova, Fikret Turhan
Ben; kahverengi gözlü, bir sevdalıyım. Yanar yüreğim; bir aşk uğruna, Alev alev oldu; bütün bedenim Bunun adı: sevdam sen ol! Karşımda durduğunda, Gözlerine baktığımda; Cennetin kurallarına, uzanmışım sanki. Yanım da olmayınca, Sesini duymayınca, Cehennemin ocağında, Kavrulmuşum sanki. Ellerim, ellerinde artık. Gözlerim gözlerinde, tutuklu kaldı sevgilim. Dilim sözlerinde,romantizm sevgilim Deniz kenarında, vakit geceleyin Ve tabi sol elimde, bir kağıt Sağ elimde kalemim, Bilirim,denize hasrettir gözlerim Yakar kavurur, içimi her özlemin. Eğer kalbimin kuytu köşesinde, Yaşarsa yüreğin, sonsuza dek. Geçmişim değil; Geleceğimsin! .. Fatih Ayan
Gözlerimde bir buğu, yanaklarımda nem, Tanrım bilmem nerde biter benim bu çilem. Bu nasıl bir sevda Ya-Rab nasıl bir elem, Tek suçum sevmektir benim, o da yürekten. Dostlarım soruyor bana saçımdaki akları, Salkıyamaz oldum artık gözümdeki yaşları, Söküp atabilsem kalbimdeki düşleri, Tek suçum sevmektir benim, o da yürekten. Anam, babam, atam, dedem üstüme durdu, Kahpe felek tokadını genç yaşta vurdu. Unut dedi eşim dostum, bana küs durdu, Tek suçum sevmektir benim, o da yürekten. Laf dinler mi seven gönül görmez kimseyi, Aşk acısı...
Sana çiçekler getireceğim Toprağını gözyaşıyla suladığım Yaprakları ıslak olacak geldiğimde Aşikar olacak ağladığım Sana şarkılar devşireceğim Önce bahtiyar olacak dinleyeceksin Anlatınca sözler aşkımı sana Biliyorum üzüleceksin Sana şiirler yazacağım Duymadığın sözler harfler olacak Soracaksın hepsinin anlamını Susacağım yutkunarak Geleceğim birgün tüm cesaretimle Nasılsın diyeceksin güleceğim Bir bardak çay içip giderken Sarılmayacaksın üzüleceğim Olsun seni görmek yetecek bana Öylesi değilsin sevgilisin Ama yapamıyorum gelemiyorum Evlisin evlisin evlisin Yılmaz Canalan
Hasreti bağrımda tütmez ocağım Beni gül yüzlüme hasret koydunuz Viranedir şimdi o şen bucağım Beni gül yüzlüme hasret koydunuz Güvenmem dünyanın artık varına Kalmadı ümidim çıkmam yarına Hasret koydun beni nazlı yarime Beni gül yüzlüme hasret koydunuz Bu ayrılık bilmem ne zaman biter Viranedir yurdum baykuşlar öter Kaç yıllık ömrüm var gün olur biter ? Beni gül’yüzlüme hasret koydunuz Bindikçe acılar bindi serime Ben garibim özlem sindi terime Hasreti solum’da indi derine Beni gül’yüzlüme hasret koydunuz Der DURAK’ım artık dinsin bu ağrım Sancılar çoğaldı yanıyor bağrım Sanadır sevdiğim...
Sayfa başına git