Ağustos 2014 Ayında Eklenen Konular


bir ekin tarlasıydı yüreğim, senin esintilerine boyun eğen.. bir başak gibi iç içeydi aşkımız, aşkın harmanında dövülen.... bir çiçek tarlasıydı yüreğim senin ışıklarını yön kabullenen... bir yedi veren gül dalıydı aşkımız, aşkın bağlarında derlenen... bir sevgi tarlasıydı yüreğim, senin yaşlarınla bereketlenen... bir hasat tınazıydı aşkımız, aşkın rüzgarında yönlenen... Fikret Turhan-Yalova, 29.08.2014
bir gün yalnız kalırsam senden ve gözlerinden uzakta... resimlerim olsun isterdim benden ve aklımdan daha yakında... bir gün özlem duyarsam senden ve sözlerinden uzakta... anılarım olsun isterdim benden ve yüreğimden daha yakında... bir gün seni anarsam senden ve yüreğinden uzakta... hayallerim olsun isterdim senden ve düşlerimden daha yakında.... Fikret Turhan-Yalova, 28.08.2014
eğer biz; yaşam için seçilmişsek, kederleri yüklenmişsek... bir bedeli varsa ödenecek, sevebildiğince sevmek gerek...! eğer biz; yaşam için seçilmişsek, beşeriyeti yüklenmişsek... bir kriteri varsa bilecek, verebildiğince vermek gerek...! eğer biz; yaşam için seçilmişsek, ağır yükleri yüklenmişsek... bir tartanı varsa görecek, bölebildiğince bölmek gerek...! eğer biz; yaşam için seçilmişsek, çevre bilincini yüklenmişsek... bir bakanı varsa değecek, serebildiğince sermek gerek...! Fikret Turhan-Yalova,.. 25.08.2014
gül, güzellik olsun sevene.., sevmesini bilen herkese... değer, lütuf olsun bilene.., bilmesini bilen herkese... çile, sevap olsun çekene.., çekmesini bilen herkese... sabır, kurtuluş olsun sabredene.., sabretmesini bilen herkese... AŞK, mekan olsun isteyene.., İstemesini bilen herkese... Fikret Turhan-Yalova, 24.08.2014
İşlemiştim kalbe hep nakış nakış Yıldırım misâli neydi o yakış ? Sen’den beklediğim mutlu bir bakış ,,,Boşa geçen ömrün hayına düştüm ,,,Çığlık yükseliyor şimdi bağrımdan Hani nerde huzur nerede barış ? Bitmiyor zamanla amansız yarış Giydim demir çarık bulunmaz varış ,,,Peşinden koştukça mayına düştüm ,,,Çığlık yükseliyor şimdi bağrımdan Ben seni severken sen oldun elin Çağlatın durmadan gözümden yelim Şimdi hoyrat eser bağımda yelim ,,,Dünyada ben senin payına düştüm ,,,Çığlık yükseliyor şimdi bağrımdan Sızan gözyaşlarım durur kadehte Takatim son demde yürür aheste Beklerim yar seni en’son nefeste ,,,Delice sevdikçe...
Tılsımını sererek, gözlerinle bağladın, Kalpte koptu fırtına, sen gönlümde çağladın. Hasret oldu aşkımız, her yerimi dağladın, __Saltanatı kaldırdım, vaha oldu tüm çölüm, __Yüreğine yerleşip, sana geldim ben gülüm! Gölgelenmiş o yüzün, gün yeniden doğarken, Işık oldun gözüme, karanlığı boğarken, Gedik açtın bedende, aşk yağmuru yağarken, __Hüzünleri dağıttın, masmavidir bu gölüm, __Kenetlenmiş bu eller, çözülmez ki bak gülüm! Yanıp sönen yıldızlar, sevda olup akacak, Pırlantayla süslenmiş, aşk tacını takacak, Bu kararlı sözlerin, tüm bentleri yıkacak, __Yargıç olmuş gözlerin, hiç uğramaz o zulüm, __Gül gülüşlü dudağın,...
Ben kara’kış yaşarken sen istersin yaz bahar Senin değil elbette benim bağrım hep yanar Kimin umurundasın söyle çileli gönlüm ? Yâr yolu beklemekle geçiyor böyle ömrüm Eller tatlı uykuda uyurken uykusunu Kuma kuşu misali sen kazarsın kuyunu Teselli arar oldum şiirler’de hece’de Böyle gezer dururum bu bitmeyen gecede Ne geçti ki eline dönde bir bak geriye Onca derdi doldurdun el kadarcık deriye Bilmemki deli gönlüm sevda çekmek neyine ? Kana kana ban şimdi zehirli aşk meyine İster küs ister darıl şu halimden...
dünya, milyarca yılda bulmuştu bu halini lakin... unutmuştu içini dışını emen insan denen bu haini... dünya, yine de dönüp duruyordu kendi halinde... içinden; kömürü, petrolü, madeni, minerali, doğal gazı, sıcak ve soğuk suları hoyratça alınsa da... dünya, bir yuvaysa tüm canlılar için... hepimiz korumalıydık onu geleceğimiz için... Fikret Turhan-Yalova, 18.08.2014
Yine anlamadın beni bir-tanem ? Git bakalım elbet bir’gün anlarsın Izdırabla geçer ayların senen Zorları görünce sende anlarsın Önce sevip sonra kaçtın uzağa Düşürdün seni beni tuzağa Şimdi hasret koydun sıcak kucağa Korları görünce sende anlarsın Şimdi ah ederek ağlar inlerim Çağırırmı diye sesin dinlerim Esen yelden bile haber beklerim Kem sözler duyunca sende anlarsın Sanadır sözlerim ahım feryadım Tanımam ben beni benden ıradım Bilesinki sendin benim muradım Çölleri görünce sende anlarsın Kin bürümüş sanki sende’ki gözü Ne çabuk unuttun verdiğin sözü ? Sönmüyor DURAK’ın bağrında közü Külleri görünce...
Çakallar sarmış her yanımızı Sönmüyor gözlerindeki ateş bakışları Dünyayı sardı karışıklık Kötüler arasında ne güne kaldık Esrarengiz geziyorlar Bakınca insan sanıyorsun Sonra korkup kaçıyorsun Zalime hesap bile soramıyorsun Baktığımız gördüğümüz ölüler Kimse kimseyi umursamayan tavırlar Yazık yetim kalan boynu bükük yavrular Kan içinde yerde Cesetler Sevgiyi unutmuş herkes Kin nefret damarımızdaki kan gibi Uyu uyu sen daha çok dostum Gaflet uykusu bitirecek bizi en çok korkum Sevginin olduğu her yer yeşerir Silah yerine güller atılsın Herkesin yaraları sarılsın Sen mutlu edersen mutluluğu sende yaşarsın Zalim zorba olma Ruhunu Şeytana satma Dünya dediğin...
Sayfa başına git