Nisan 2015 Ayında Eklenen Konular


Günaydın; benim viran gönlümün sultanı Günaydın; dost bağımın gonca gülü Günaydın; Süreyya yıldızım Günaydın: ay yüzlüm Günaydın; canımın cananı Günaydın…. Günaydın günaydın Pozitif düşün bugün Önce gülümse Sonra gül Kahkaha at Ve hatta Ve hatta... Katıla katıla Gül korkma Siyah renk gidecek önce Günün pozitifleşecek Gökkuşağı gibi aynen renk renk Bil ki 7 renkten oluşan renk Beyazdır... Ve gülmek bulaşıcıdır Haydi bulaştır! Önce kendime Sonra evime Sonra evimdekilere sonra kapılarımı açtığımda Bana...
Birinci cemre, havaya İkinci cemre, suya Üçüncü cemre de toprağa Sevdiğim, Peki, dördüncü cemre nereye düşüyor biliyor musun? Dördüncü cemrede benim kalbimin derinliklerine Sen olarak düşüyor. Sen benim dördüncü cemremsin, Gönlüme düşen. Tatlı dilli, güler yüzlü cemrem Sevdiğim. İçimi kor ateşler gibi Hasretinle, Özleminle, Sensizliğinle yakan sevdiğim. Seni sensizken de sevdiğim.
her kadın kocaman bir ağaçtı; kökleri derinlerde, dalları enginlerde, çiçekleri gözlerinde dururdu... her kadın koskocaman bir ormandı; rüzgarlar saçlarında ıslık çalar, bulutlar bakışlarında yön arar, yağmurlar yanaklarında dururdu.... her kadın, ağaç kadar hür orman kadar kardeşcesine yaşama hep dik dururdu... Fikret Turhan-Yalova, 28.04.2015
her kadın kocaman bir ağaçtı; kökleri derinlerde, dalları enginlerde, çiçekleri gözlerinde dururdu... her kadın koskocaman bir ormandı; rüzgarlar saçlarında ıslık çalar, bulutlar bakışlarında yön arar, yağmurlar yanaklarında dururdu.... her kadın, ağaç kadar hür orman kadar kardeşcesine yaşama hep dik dururdu... Fikret Turhan-Yalova, 28.04.2015
bir el atalım da çalışsın dediler... bir el verelim de pir olalım dediler... bir el sürelim de boyanalım dediler... bir el öpelim de mir sayılalım dediler... Fikret Turhan-Yalova, 27.04.2015
aşk, bir melodi gibidir. nasıl ve nerede çalındığı belli değilse de sen onu dinlemeyi dene...! aşk, bir çiçek gibidir. nerede ve ne renk açacağı belli değilse de sen onu aramayı dene...! aşk, bir yağmur gibidir. nasıl ve nerede yağacağı belli değilse de sen onunla yıkanmayı dene...! aşk, bir fırtına gibidir. nerede ve kaç şiddetinde kopacağı belli değilse de sen onunla savrulmayı dene...! aşk, tam ben gibiydi ne yapacağı ne yapmayacağı...
ey gözlerimle eremediğim güzellikler; resim olun, poster olun, rüya olun gelin yüreğime... ey seslerine eremediğim güzellikler; rüzgar olun, saz olun, şarkı olun gelin yüreğime... ey ellerimle eremediğim güzellikler; şiir olun, roman olun, hayal olun gelin yüreğime... ey yüreğimle eremediğim güzellikler; renk olun gelin... ses olun gelin... şey olun gelin... NE OLUR... Fikret Turhan-Yalova, 26.04.2015
dinin neyse, sen o değilsin... rengin neyse, sen o değilsin... dilin neyse, sen o değilsin... ismin neyse, sen o değilsin... sen yüreğindeki insan kadar SENSİN... Fikret Turhan-Yalova, 25.04.2015
sabahları, gök kara ise güneşi... bulutlar kara ise rahmeti saklardı hep bizim hayrımıza.... gündüzleri, göz kara ise öfkeleri... yaşlar kara ise özlemleri yıkardı hep bizim hayrımıza... akşamları, gece kara ise yıldızları... uyku kara ise rüyaları kaplardı hep bizim hayrımıza... Fikret Turhan-Yalova, 25.04.2015
ay'da, ateş yoktu o güneşin aynasıydı yanar yakmazdı dünya'daysa ateş, aşkın aynasıydı; ya gönüllerde çatırdar ya gözlerde parıldar ya sözlerde harlar ayı-yıldızları sollar güneşe, nazire yapar yakar yanmazdı! ... Fikret Turhan-Yalova, 24.04.2015
sana yüreğimi döksem mangal tutman gerek seni çok korkutmuşlar kalırım avucunda yanarsın diyerek... yakan sen yanan ben tüten ben tüttüren sen öper koklarım seni ciğerimi yaksan da sen.... sana dillerimi döksem romanlar yazman gerek seni çok yıldırmışlar elinde kalır satamazsın diyerek... yazan sen yazdıran ben okuyan ben okutan sen açar okurum seni yüreğimi yaksan da sen... Fikret Turhan-Yalova, 23.04.2015
hani şarkılar seni söyleyecekti... hani nağmeler dilinden düşmeyecekti... ben sana vurgun olmasaydım eğer huysuzluğun tatlılığını silip süpürecekti... hani sazlar hep türkünü çalacaktı... hani niyetler hep gönlünde kalacaktı... ben sana sargın olmasaydım eğer hasretin sel suları gibi köpürüp akacaktı... Fikret Turhan-Yalova, 22.04.2015
Sayfa başına git