Haziran 2015 Ayında Eklenen Konular


gün bitmeden güneş kaybolmadan ay dolun halinle belli-belirsiz belirmişti batı yönünde annemi de yanına alıp bana selam söyler gibiydi iftar saati öncesinde annem, ne kadar severdin ayın bu halini evlat geceye kalalım seyre dalalım derdin bahçemde tahta sandalyelere oturur ana oğul geceye dalardık... annem, şimdi ay ve sen gökte yan yana bense dünyada yalnız başıma sizi okşardım göz yaşlarımda Fikret Turhan-Yalova, 30.06.2015
DOKTOR TABİB ARAMA İLAÇ MERHEM KAR ETMEZ EL SÜRMEYİN YARAMA Tenimi saran alev kavururken bedeni Yıllar yılı ararım bulamadım nedeni Mahsur kaldım deryada kilitledi dümeni ,,,İşim hızıra kaldı söndürsün şu korunu ,,,İçimi sana döktüm Rabbim bana yardım et Geldi geçti gençliğim hüzün ile gam ile Tatmadım hiç huzuru yaşadım hüzün ile Sanki bir bana vermiş dertlerim düzüm ile ,,,İşim hızıra kaldı çözüversin sorunu ,,,İçimi sana döktüm Rabbim bana yardım et Yeter bu kadar yeter artık canıma yetti Kesilmedi arkası üstüme sökün etti Benle yola çıkanlar...
sen yüreğimde, öbek öbek çiçekler açmıştın... ki onlar; renklerini güneşten, kokularını nefesinden, çiçeklerini gülüşünden alıyordu... sen yüreğimde, kucak kucak sevdalar saçmıştın... ki onlar; tatlılığını bakışlarından, alıcılığını kokularından sıcaklığını korlarından alıyordu... sen yüreğimde, ocak ocak ateşler yakmıştın... ki onların; yakanı sen yananı ben savuranı sen uçuşanı ben korları sen külleri ben oluyordu.... Fikret Turhan-Yalova, 29.06.2015
bir kar tanesiydi gönlüm şekli sen rüzgarı sen dönüp duran ben düşüp duran ben eriyeceğimi bile bile ya saçlarına ya yanağına konmak isteyen ben... bir kar tanesiydi gönlüm edası sen nazı sen savrulmaktan korkan ben basılmaktan korkan ben eriyeceğimi bile bile ya kirpiğine ya gamzelerine konmak isteyen ben... bir kar tanesiydi gönlüm senfonisi sen aryası sen bakıp duran ben duyup duran ben eriyeceğimi bile bile ya gözlerine ya yüreğine konmak...
benim ulaşılmaz gökyüzüm Benim hiddetli soğuk acımasız fırtınalı kimsesiz mülteci geçen Ne istedin benim tüfeğinden Git hiddetini bastır esen yelden Ama şöyle sene be benim acımasız gaddar karanlıgım Söylesene ne olur bir cevap versene Yalvarıyorum cevap ver: Ne istedin bu yürekten :'( Bir anlık duygularıyla …
sen, yeter ki şarkı söyle söylemesen de DİNLE mutlaka güneşler doğacak gönlüne... sen, yeter ki dans et etmesen de SEYRET mutlaka yağmurlar düşecek üstüne... sen, yeter ki hayal kurmayı dene asla gerçek olmasa da KUR YİNE mutlaka çiçekler açacak beyninde.... Fikret Turhan-Yalova, 28.06.2015
güneşe sordum seni utandı söyleyemedi bulutlara gizlendi... bundan büyük bir yanıt olabilir miydi? rüzgara sordum seni ben bilmem dedi daha hızlı esti bulutları alıp gitti... bundan büyük bir ayıp olabilir miydi? buluta sordum seni karardı söyleyemedi dağların ardına gizlendi bundan büyük bir ikrar olabilir miydi? yağmura sordum seni ben bilmem dedi boraya döndü ne kadar soru işareti varsa sel aldı gitti bundan büyük bir ayıp olabilir miydi? Fikret Turhan-Yalova, 28.06.2015
dallar, ıhlamur kokusunda nefesleri yakmakta bülbüller, sevda yolunda gönülleri yakmakta lakin kül olan hep ben oluyordum bu işin sonunda... dağlar, kestane çiçeğinde salkım saçak akmakta dereler, hasret yolunda gönüllere akmakta lakin gusleden hep ben oluyordum boşu boşuna... Fikret Turhan-Yalova, 27.06.2015
Şehitlerin, Resimleri akıyordu Ekranda... Ki Hepsinin isimleri Mehmet'ti... Nefesleri, Kelime-i şahadetti... Mekanları, Cennet-İ alaydı... Kanları, Kıyamete kadar sıcaktı... Damla damla suluyordu bu vatan toprağını.. Nefesleri, Göğün sonsuzluğunu ALLAH ALLAH diye inletiyordu... İşte onlar Bizim ŞEHİTLERİMİZ idi... Bu vatan asla BÖLÜNMEYECEKTİ... Fikret Turhan-Yalova, 27.06.2015
Sorma hiç halimi nasıldır nice Gündüzüm karanlık zifiri gece Yazarım aşkını hep hece hece Dertli türküleri yazan benim ben Demir çarık giydim düştüm yollara Anlattım derdimi müşfik kullara Hasret kaldım şefkat dolu kollara. Bu ıssız yollarda azan benim ben Yıldırımlar vurur dalga savurur Hasretin ateşi yakar kavurur Bu kalbim dayanmaz yar bi-gün durur Eliyle kabrini kazan benim ben Durak YİĞİT GönüllerinŞairi KOCAELİ
allı turnam gider oldun mevsimini bilmez oldun hani aşk senin yolundu yollarımı keser oldun... allı turnam uçar oldun hallerimi görmez oldun hani aşk senin kolundu kollarımı keser oldun.... allı turnam kaçar oldun feryadımı duymaz oldun hani aşk senin huyundu huylarını keser oldun... allı turnam naçar oldun dillerimi tatmaz oldun hani aşk senin suyundu sularımı keser oldun... Fikret Turhan-Yalova, 25.06.2015
Türlü çiçek açtı karşı’ki dağlar Hasret acısı zor sönmez kor bağlar Geç otur karşıma yürek kan ağlar Sen dağları seyret ben gözlerini Eremezken değme aşık visâle Başka gerek varmı bilmem misâle Sana bu yüreğim akan şelâle Sen sağları seyret ben gözlerini İtibar gösterdim herbir sözüne Kan olup karıştın girdin özüme Dünya dar geliyor sensiz gözüme Sen çağları seyret ben gözlerini Yürektendir sana çağrım sözlerim Mah yüzüne hasret kaldı gözlerim Senden başkasını nasıl özlerim ? Sen bağları seyret ben gözlerini Gül Gülistan olsun sevda yolları Kurumasın yeşil kalsın...
ne arardı? deli gönlüm, günler geçer bulamazdı! ... ne yapardı? deli gönlüm, yollar gider varamazdı! ... ne sarardı? deli gönlüm, ipi çeker tutamazdı! ... ne duyardı? deli gönlüm, dili söyler anlamazdı! ... ne çıkardı? deli gönlüm, içi ister tadamazdı! ... Fikret Turhan-Yalova, 24.06.2015
çekirdeğe, çiçekleri koyan kimdi? çiçeğe, yemişleri saklayan kimdi? yemişte, lezzetleri ayarlayan kimdi? toprak mı? yağmur mu? güneş mi? üçü birden; adem değil miydi? adem de Allah'ın eseri değil miydi? Fikret Turhan-Yalova, 24.06.2015
Sayfa başına git