Siirler.Biz

Aylar: Ağustos 2015

bir ateşti aşkın yüreğimi alev alev yakan bir ateşti aşkın gözlerimi duman duman saran ah yarim güzel yarim yüreğimde kor...
bir dünya düşlerdim yalnız aşkımız için gökleri mavi denizleri mavi çiçekleri mavi ben sana bakınca güneşim bile masmavi... bir dünya...
gözlerin bakar olmuş bakar da coşar olmuş ey benim nazlı yarim gördür beni gördür beni güldür güldür öldür beni... sözlerin...
odamın camına, dışarının ayazı yokluğunun sancısı ve lambamın ışığıyla canımdan soluğumu verdim içimin ısısıyla kendime bile aldırmadan... sonra; odamın camına,...
Sen, Unut desen de Sözlerin Fırtınalar estirmekte Gönlümün derinlerinde Belki Bir gün Sen anlarsın diye… Sen, Unut desen de Gözlerim...
Gunes isigi yuzume carparken cocuklar gibi dans etmekti benim hayalim.. Ay isigi’nin isiltisi gozlerimden yansirken,kalpleri aydinlatma arzusuydu benim hayalim.. Butunune Kum dedigimiz...
ölüm, ne kadar siyah olsa da o kadar beyaza sarılırdı ölenler... beyaz, renklerin anasıydı ya ondan mıydı? acaba... yoksa cennette...
maziye bakınca, anıların beni süslediğini... geleceğe bakınca, hayallerin beni sürüklediğini... şimdilere bakınca, gerçeklerin beni sardığını görmekteyim... ellerime bakınca, benlerin yılları...
kuşlar uçarken gökyüzünde illa ki tüyleri düşerdi yeryüzüne... sözler uçuşurken sağa-sola illa ki yazıları kalırdı gönlümün en derininde... bulutlar uçarken...
ölmek isterdim senin kollarında yar senin gözlerinde yar... kalmak isterdim başımla omuzunda yar canımla bakışında yar... ölsem de gam yemem...
bu ağustos sabahında güneşi bekledim boşu boşuna gün griydi bulutlar griydi yağmur, buğulu buğulu serin toprakları öpmekteydi... bu ağustos sabahında...
çöllerde gibiydim hasretinden ''soğuk'' bir bardak su gibi gelirdin sen gözlerime girsen... cehennemde gibiydim ateşinden ''buğulu'' bir cam gibi bakardın...
ALLAH'IMA EĞİLİRİM... SULTANLARA DEĞİL... ŞEHİTLERİ SELAMLARIM... HAİNLERİ DEĞİL... VATANIMI SEVERİM... SATANLARI DEĞİL... EMEĞE SAYGI DUYARIM... HIRSIZLARA DEĞİL... SEVGİYE İNANIRIM... YALANCILARA...
SES, ALLAH'IN SESİ DUYURAN ALLAH... NEFES, ALLAH'IN NEFESİ BUYURAN ALLAH... ŞEHİT, BİR ANANIN KUZUSU BİR BABANIN YAVRUSU BİR KADININ YAVUZU...
şimdi, gün karanlığa karanlık evlerin üstüne yıkıldı bir daha güneşler hiç doğmayacak edasıyla... şimdi, akşam ezanı servileri serviler mezarların üzerini...
rüzgarda kokun vardı tüm iklimler tüm çiçekler içinde nefes nefese tüm anılar tüm acılar beni usuldan usula eritmekte... yağmurda hasretin...
Neler çektim neler bir ömür boyu Birtürlü huzuru sağlayamadım Hayat denen yaşam derin bir kuyu ,,,Oturup halime ağlamayadım ,,,Felekle barışı sağlayamadım Çocuk yaşta duçar oldum...
Hayvanlar ve İnsanlar İnsanların verdiği zarar Bıktırdı şu hayvanları Zararı mı vardır şu hayvanların Doğadaki insan oğluna Bu uçsuz bucaksız dünya Yetmez mi hayvanlara ve insanlara Ne...