Mart 2016 Ayında Eklenen Konular


sev, bir kuşu avucunda tutar gibi... sev, bir gülü dalında koklar gibi... sev, bir damlayı dudağında tadar gibi... sev, bir baklayı ağzından kaçırır gibi... sev, yeter ki sev boşa gitmesin aldığın hiç bir nefes... Fikret Turhan-Yalova, 29.03.2016
özleminle seni beklerdim sonra bir türlü dayanamaz mevsimsiz açardım sonra da kırağılar beni yakmadan gelmen için dualar ederdim korka korka heyhat! nafile sen daha kozandan çıkmadan kırağılar yakıverirdi beni muradıma ermeden... Fikret Turhan-Yalova, 29.03.2016
Hey Balıkçı! Bir hikaye anlat bana Duymasam da o güzel sesini Hissetmesem de ruhuma, Huzur veren nefesini Aşkı hiç tatmadın sen Aşk ne demektir bilir misin? Aşk deyince Yürek yanar, kor alevlerle Gözleri kör olur insanın, Kulakları sağır. Hiç kimseyi dinleyemezsin. Kadehine doldurduğun Susuz rakıya bile gülümsersin. Sonra bir bakarsın, Herkes ne kadar kötümserse bile Sen aptallık derecesinde iyimsersin. Hey Balıkçı! Hadi aç gönlünün penceresini Mis gibi bahar dolsun içine. Kelebekler uçuşsun yüreğinde Sevgi sımsıcak sarsın seni. Şimdi hırçın deniz rüzgarlarında Dalgalarla buluşmanın tadını yaşa. Güneş sıcaklığında sarıl, Mutluluk kıvamında öp… Ben şimdi o Düşler ülkesine gidiyorum. Hastayım,...
içimden; nice duygular çağlıyordu beni anlatan sadece gözlerimden düşenlerdi... içimden; nice sözcükler fışkırıyordu beni anlatan sadece dilimden yükselenlerdi... içimden; nice isyanlar yükseliyordu beni anlatan sadece savurduğum küfürlerdi... Fikret Turhan-Yalova, 28.03.2016
Her seven aşığın vardır maşuğu Mecnun edip salar çöle aşığı Unutur Ekmeği,Aşı,Kaşığı ....Alırsa canımı birtek o alsın ....Tarak bu sözlerim sende SIR kalsın. Zifiri gecemin ışığı oydu Soframın Çatalı,Kaşığı oydu Sevdalı kalbimin aşığı oydu ....Alırsa canımı birtek o alsın ....Tarak bu sözlerim sende SIR kalsın. Her seven Yâr'ine olurmuş nefer Kopardı yaprağım soldu Nilüfer Hay etti hançeri kazandı zafer ....Alırsa canımı birtek o alsın ....Tarak bu sözlerim sende SIR kalsın. Yeşilim sarardı hazan girmeden Gelsin Azrailim haber vermeden Alsın şu canımı yere sermeden ....Alırsa canımı birtek o alsın ....Tarak...
Hani insanın gururu söyletmez ya Seni nasıl sevdiğini Hani kalbi çığlık çığlığa kalır ya Hani herşeyi dilinde bitirirsin ya Gönlün inkâr eder gözlerini kaçırırsın ya Gözyaşlarını içine akıtırsın ya Bu bi-çare kalbimi Ha avuttum,ha avutucağım da Şu vicdansız şarkılar etmiyor ki müsâde Feryadları mı bir bir susturucağım da Akan gözyaşlarım bile Bu közü söndürmeye yetmiyor ki be ASİM Nice yaralara kabuk bağlattım derken Ölmem ya,ben neleri atlattım derken İki tek...
biz ne bayramlar yaşadık eskilerde... kimine, şeker-kolonya... kimine, filtreli sigara çikolata... kimine de ekstradan bir bardak su ile köpüklü kahve... biz ne bayramlar yaşadık eskilerde... kimini, saatlerce tutardık, kapı önünde... kimine, yer verirdik salonun baş köşesinde... kimini de bir güzel yatırırdık en güzel yatağımızın üstüne... biz ne bayramlar yaşadık eskilerde ki yoktu ne cepte ne yelekte... lakin yine de sınıf sınıf ayırırdık birbirimizi hiç istemesek de... Fikret Turhan-Yalova, 25.03.2016
elma tadında gül dalında güzel derlerdi... elmayı soydum ellerimle dilim dilim koydum yarin dillerine erdim hazların en yücesine... elma elimde derim dilim dilim keserim yarim onu tattıkça ben o elmayı daha çok severim... elma tadında gül dalında güzel derlerdi... kopardım gülümü ellerimle islim islim koydum yarin lülelerine erdim hazların en yücesine... gülü elimde derim diken diken keserim yarim onu taktıkça ben o gülü daha çok severim... Fikret Turhan-Yalova, 23.03.2016
bu gece güzelleşeceğim söz verdim kendime önce kırlaşan saçlarıma gecenin sim siyah zifirini süreceğim sonra açılan anlıma kuma getireceğim yeni saçlarımı kaşlarımı aya teslim edeceğim kipriklerimi leylaya ıslatıp uzatsın diye yeşillendireceğim gözlerimi aşk deryasına bağlanan göz yaşlarımla yüzlerimi göstermeyeceğim kimseye yaradana karşı gelerek kestireceğim burnumu dudaklarıma acı süreceğim acıdan kırmızılaşsın diye yılan gibi dilimi kuzulaştıracağım alacağım zehrini dokunmayacağım çeneme zaten o çok hızlı çalışır kurt boynumu ceylanlaştırcağım güzel görünsün diye bacaklarım kül kedisi olacak ayaklarım aranacak prens tarafından amaaaaaa ya bastığım torprağı ya aldığım nefesi değiştirebilecekmiyim hayal dünyada yaşarken gerçeklere savaş açacak kadar güçlü değilim yalanla...
Sana layık olamadım ki Bütün verdiğin nimetlere İki kapkara gözlerimle Şükür yaşımı dökemedim ki Geceler saydığım yıldıza Sabahlar yandığım güneşe Gündüzler gördüğüm kuşlara İsyan edip gel de haykırma Ellerimi verdin kirlettim Gözlerle ruhunu görmedim Atalarımı sayamayıp Kıymetlerini bilemedim Yaşadığım güzel günlere Tadabildiğim lezzetlere Alabildiğim tek nefese Farzdan dağa gel de haykırma. At ateşine güzel Mevla’m Güzele yanıyorum zaten Ezgime türkümü söyleyip Emrinle her yerde yanarım Koşamadığım cennetine Varamadığım gül duyguna...
Çabuk gelir geçer biter seneler Kayıp gider elden ömür dediğin Felek kalburunda sessizce eler Kayıp gider elden ömür dediğin Kucak açılmazsa dost’mu sarılır Dost dostuna bilmem niye darılır ? Güvenme gün olur yerde yarılır Kayıp gider elden ömür dediğin Hayaldir,seraptır,düştür gördüğün Çekilmez bir hayat herşey kördüğüm Aşılmaz sur sanki kendi ördüğün Kayıp gider elden ömür dediğin Neler gördüm neler siz iyi seçin Sevda köprüsünden dikkatli geçin Abu-hayat sunsa üfleyip için Kayıp gider elden ömür dediğin Ben beni özümden kendim yazarım Hilem,Hurdam yoktur açık pazarım Dörtyol üzerine kazın mezarım Kayıp...
Çanakkale Deyince! Çanakkale; bir ruh, Çanakkale iman, Çanakkale; şuur, Çanakkale, Kur'an! Haçlıya karşı dik duruş, Yaratandan ferman! O; ülkemin birliği, İnananın dirliği! O; küfrün körlüğü, Batılın söndüğü, Hak ateşinin yandığı, Yurdumun İslamlaştığı, Er meydanı! Kazım Öztürk 18 Mart 2016
Sayfa başına git