Temmuz 2016 Ayında Eklenen Konular


şairler, kuşlara özenirdi eskilerde uçup gitmek için sevgilini diyarına habersizce... şairler, rüzgarlara özenirdi eskilerde bir an bile sarılabilmek için sevgilisinin beline... şairler, bulutlara özenirdi eskilerde sevgilinin iline selam etmek için gidip gelmeye... şairler, özenir durulardı ya eskilerde hiç iş kalmadı şimdikilere... Fikret Turhan-Yalova 30.07.2016
her şey tadında güzeldi içmek bile sevmek bile... her şeyin fazlası tadı bozardı para gibi naz gibi... her şeye kanaat etmeli çoğu zarar azı kararı düstur edinmeli... Allah diyordu ki; '' dünyayı isteyene dünyayı veririm... lakin ahirdeki kısmetini keserim...'' Fikret Turhan-Yalova, 27.07.2016
göz ağlardı ellere ellere bir göz ağlardı sadece gönle düşene... göz bakardı güllere güllere bir göz bakardı sadece gönle girene... göz oynardı güzele güzele bir göz oynardı sadece gönle değene... göz dalardı hayale hayale bir göz dalardı sadece gönüldeki gerçeğe... Fikret Turhan-Yalova, 26.07.2016
içimde öyle bir volkan var ki patladı patlayacak içi de tıka-basa aşkınla dolu öyle bir patlayacak ki alemdeki; tüm renkler ve tüm sesler yalnızca seni anlatacak... alemdeki; tüm gözler ve tüm kulaklar yalnızca seni algılayacak... içimde öyle bir aşk var ki sen anladın anladın anlamasan bil ki yüreğim patlayacak... Fikret Turhan-Yalova, 23.07.2016
senin o aşkın var ya hiç yokken bana ıslık çaldırır durup dururken bana kahkahalar attırır bir de utandırır bakan var mı diye sağıma-soluma baktırır... senin o aşkın var ya hiç yokken bana çığlıklar attırır durup dururken beni dağlara bayırlara çıkartır bir de utandırır aklım yerimde mi diye orama-burama baktırır... senin o aşkın var ya hiç yokken durup dururken işte beni böyle oynatır... Fikret Turhan-Yalova, 22.07.2016
bebeğim, ne yapıp edeceğim seni kendime aşık edeceğim... kalbimi mi istiyorsun? söküp ellerine vereceğim... mehtabı mı istiyorsun? indirip gözlerine sereceğim... bebeğim, ne yapıp edeceğim seni kendime aşık edeceğim... güneşi mi istiyorsun? getirip etrafında gezdireceğim.. gök kuşağını mı istiyorsun? seni sırlarına erdireceğim... bebeğim, ne yapıp edeceğim seni kendime aşık edeceğim... kanımı mı istiyorsun? damla damla önüne dökeceğim... canımı mı istiyorsun? son nefesimi kollarında vereceğim... bebeğim, ne yapıp edeceğim ucunda ölüm de...
Kim olduğunu sordular Sustum söylemedim Tarif et dediler yapamadım Seni tarif etmek O kadar zorki sevdalım Güneşten sıcak Aydan berrak Yıldızlar gibi Erişilmez dedim Gülerek Sen perileri ve melekleri Anlatıyorsun dediler Biliyormusun sevdalım Sen onlardanda güzelsin Sıtkı Demir Aşık RONEDİ
Kim olduğunu sordular Sustum söylemedim Tarif et dediler yapamadım Seni tarif etmek O kadar zorki sevdalım Güneşten sıcak Aydan berrak Yıldızlar gibi Erişilmez dedim Gülerek Sen perileri ve melekleri Anlatıyorsun dediler Biliyormusun sevdalım Sen onlardanda güzelsin Sıtkı Demir Aşık RONEDİ
biz, nasıl bir dünyada yaşıyorduk ki bizim, binalarımız yükselirken insanlığımız hızla alçalıyordu... biz, nasıl bir dünyada yaşıyorduk ki bizim, dertlerimiz çoğalırken sabrımız hızla tükeniyordu... biz, nasıl bir dünyada yaşıyorduk ki... bizim, arzularımız artarken mutluluğumuz hızla yere çakılıyordu... biz, nasıl bir dünyada yaşıyorduk ki kendimizi bulmak yerine kendimizi yok etmekle uğraşıyorduk... 13.07.2016-Yalova, Fikret Turhan
Her’dem hasretinle yanıyor içim Duy artık sesimi gönül Sultanım Sensiz bu dünya’da inan ki hiçim Duy artık sesimi gönül Sultanım * Canımın cananı Nazlı cananım Hiç mi özlemedin yârin Durak’ı ? Geçmez zaman saat sensiz bir anım Duy artık sesimi gönül Sultanım * Ben sana sevdalı sevda düşkünü Seni sevdim açtım gönül köşkünü Ölsemde unutmam yâr gülüşünü Duy artık sesimi gönül Sultanım * Ömürümüz geçiyor hep böyle hasret Ne ömürler bitti görmeden vuslat Sonun da denmesin ne/olur heyhat Duy artık sesimi gönül Sultanım * Gözüm uyku tutmaz başım ağrıyor Dilim hiç...
Bir akşam üstü, Gün batarken dağlarda, Dolaştım yapayalnız, Ardıçlar,çamlar arasında. Mazi canlandı gözümde, Yüreğim sızladı; Yaş vardı gözümde. Ruhu gamlı, Gönlü hicranla dolu, Mihnetle geçen ömürde, Sevgiler yığın yığın olmuş, Yoktu bizimki seninle. Gecenin kızıl mavisi, Yüreğimde kor ateş, Yokluğunu sürdüğüm yerde. Mazinin acı hatıralarına takılmış, Yüreğim üşüdü, Yoktu ellerin elimde... Yarım kalmış bir aşk, Geride; Yarım bir hikaye... Erken gelmiş bir VEDA, Yaşamıştım seninle...... 27/06/2016 Melek Avcı Çoşkun
kaşını seveyim gözünü seveyim bir yüzüme güleydin ben de görüp öyle öleydim... kaşı kara yarim gözü kara yarim yeter ki sen dile gözünde ölürüm yarim... dilini seveyim sesini seveyim bir yüzüme diyeydin ben de bilip öyle öleydim... dili tatlı yarim sesi ballı yarim yeter ki sen dile sesinde ölürüm yarim... tenini seveyim belini seveyim bir yüzüme geleydin ben de sarıp öyle öleydim... teni ipekten yarim beli inceden yarim yeter ki...
haydi gönlüm, henüz vakit varken mevsimini de yakalamışken bırak kendini rüzgarların esişine bir de göreceksin ki kırlar bayırlar saygıyla önünde eğilecek üstelik de benek benek kelebekler rengarenk çiçekler sana yol boyu eşlik edecek bir bakacaksın ki bulutlar başında gölge edecek cıvıl cıvıl kuşlar şarkılar söyleyecek güneş bile senin azametinden usul usul dağların ardında yana yana da olsa gizlenecek haydi gönlüm henüz vakit varken bütün bunlar elindeyken bırak kendini rüzgarların esişine...
seni öyle bir sarasım gelirdi ki kalbini, kalbim dinlesin isterdim... seni, öyle bir öpesim gelirdi ki dilini, dilim emsin isterdim... seni, öyle bir koklayasım gelirdi ki nefesin, nefesimi çeksin isterdim... seni, öyle bir sevesim gelirdi ki için, içime kulak versin isterdim.. sen, benim bu delice tutkuma nasıl bir cevap verirdin hemence bilmek isterdim... Fikret Turhan-Yalova, 03.07.216

Sayfa başına git