Siirler.Biz

Aylar: Mayıs 2017

bulutlar, göle düşmüştü ki de sularla iç içe sanki yıllarca kardeş gibiydiler... yıldızlar, göle düşmüştü ki de suların üstünde sanki yıllarca kalacak gibiydiler... dağlar, göle düşmüştü ki de suların içinde sanki yıllarca saklanmış gibiydiler... işte benim...
sessiz eserdi hasret rüzgarları yine de dalga dalga kabartırdı duyguları ne bir gemi ne bir mendil olmasa bile dolup dolup taşırırdı sensiz limanları.. sessiz yanardı hasret...
nice güzel insanlar vardı onlar ki ana idiler baba idiler abla-kardeş idiler can idiler kan idiler dost idiler kaybolup gittiler! ... ne güzel sevdalar vardı onlar ki göz idiler...
UNUTMA ** Bu ölümsüz AŞK’ta Yarım kalan hikayeydik demiştin. Biz daha kitap olamadık ama; İhanetin yok sattı be sevgili ! Sana ihanetin adını sorduğumda Bana adı yoktur...
bağa varsam gülümü unuturdum gül burnumda dursa bile koktuğunu unuturdum... aşka varsam adını unuturdum adın aklımda olsa bile duyduğunu unuturdum.. dağa varsam yolumu unuturdum yol önümde dursa bile olduğunu unuturdum... aşka varsam adını...
Sessizliğim sığamaz oldu kulaklara. Oysa rengarenk çığlıklarım Suskunluklarıma gebe. Oysa her yanımı sarmakta sessizliğin, Başımı sağa çevirdiğimde sessizliğin Karanlıklıklarinda yüzmeye Mahkum ediliyor sensizliğim. Sola çevirdiğimde ise Yutkunur, yutkunurum Kalbimin...
yeter ki sen bak gözlerime ki vur bir daha vur gönlümün en hassas yerine ki de gözlerin silah bakışların mermi hep ben olmalıydım senin hedefinde... yeter ki sen uç yüreğime ki kon bir daha...
ne zaman ki sesin çaldı kulağıma yüreğim sarsıldı duyduğumla... telefonda olsa da! ... ne zaman ki fotoğrafın vardı gözlerime yüreğim titredi baktığımla... telefonda olsa da! ... ne zaman ki mesajın çıktı...
unuttum... baharı bekleyen o kumru acaba ! ben miydim ?... bir de ne göreyim toza toprağa bulanmış güz yaprağı gibi çatılarda savrulan da acaba ! ben miydim ?... unuttum... dağları delen o...
aşkın, ayakları yoktu... yine de o, senden de benden de daha hızlı koşuyordu erişilmezdi !... aşkın, acıması yoktu... yine de o, seni de beni de ölesiye süründürüyordu ki asla engellenemezdi !... aşkın, ağırlığı yoktu... yine de o, hem seni hem...