Ağustos 2017 Ayında Eklenen Konular


Seni özlüyorum Hem de ne kadar çok… Izdırabımı bir bilsen Acın kalbimde hala saklı.. Seni özlüyorum Yıllar pranga vursa da ben hala seviyorum Gözlerimdeki yaş kurusa da.. Kahrın içimde gömülü Hülyalarınla yaşıyorum… Biliyorum, neyleyim ki yoksun Seni her an ta şuramda Kalbimin tacında taşıyorum Ah güzel yüz Ah ab-ı revan bahtsız ve pürüzsüz Çehrende umuyorum hayatı Umdukça doğruluyorum Ve bakarken doğan güne Ben hala seni yaşıyorum Senle seninle ve aşkınla Yanan,çıra olmuş bu bedenim de Seni yaşatıyorum kalbimde Alıyorum tahammüllü zor bir nefes Aldıkça közleniyorum Ben ömrümün girdabında Senin yine ellerine sığınırken Muhayyelemde de olsa Hep o...
gözlerim, seni bulmak istiyordu bedeninin her zerresinde ve en derininde inlercesine... dudaklarım, seninle olmak istiyordu yüreğinin her köşe bucağında ve en sıcağında yanarcasına... ruhum, seninle uçmak istiyordu gökyüzünün her köşesinde ve en yükseğinde delicesine... Fikret Turhan-Yalova
gülümde, kokun yoktu dilimde, tadın yoktu suç, güneşin mi ? yoksa gülşenin miydi ? ne senin ne benimr hiç kimsenin haberi yoktu !... bağımda, gülün yoktu dalımda bülbülün yoktu suç, seherin mi ? yoksa ellerin miydi ? ne senin ne benim hiç kimsenin haberi yoktu !... içimde, benin yoktu yüzümde, nefesin yoktu suç, cemalin mi ? yoksa keremin miydi ? ne senin ne benim hiç kimsenin haberi yoktu !... Fikret Turhan-Yalova 27 ağustos 2017
Gam kervanı ile yürüme sakın kara gözlüm Beni bırakıp ta gitme geride bırakma ölüm Muhabbet ilinin suyumu söyle bana çıktı Seversen Mevla’yı beni bırakıp gitme gülüm Sensizlik kahırdır gözyaşı değil inan ki ölüm Dileme gamı seç sabırla sen gönülde sevmeyi Yoksa bir parça sevgin gülümse unut sen gitmeyi Geç karşıma sen seyret bendeki gülümsemeyi Seversen Mevla’yı beni bırakıp gitme gülüm Sensizlik kahırdır gözyaşı değil inan ki ölüm İnsan dedikleri gönülden açan bir gül imiş İnsan kadir kıymet bilmezse gönül bilir imiş Gönülden...
gel, özledim seni gel, elimde kalem ol gel, masamda kağıt ol gel, doya doya yazayım seni... gel, kağıt tükenir kalem tükenir yazacaklarım tükenmez gel, gör işte halim böyle bu özlem hiç bitmez... Fikret Turhan-Yalova 25 ağustos 2017
..Unutursan beni Sadece bir an geleyim hatırına Sevmiştim de Hala sevdiğimi hatırla Bir an sadece unutma Güneş doğduğunda Yağmur yağdıgında Sadece bir an Rüzgar denizden eserken Ve çakarken Şimşek Ve sevdiysek ebem kuşağı gökdeyken bir an Yapraklar dökülürken sonbaharda gökten düşen yaprakta ve Çürüyende yerde Ilk baharda ıslakken toprak Ve ilk tohum inadına çatlarken Ölüme inat doğarken her bebek Ve ölmekteyken birileri her an Çok değil bir an olduğumu hatırla Ve sevdiğimi bir an.. İpek Pınar İl
Sonra, gülüşlerimin tam ortasına düştü yalnızlığım. Daha, mutlu olmayı bile sekerek öğrenmişken, mutsuzluğum tekleyerek geldi nefesimin sefasına. Kesik kesik çalan şarkılar, eksik kalan resimlerime kahraman oldu. Gözlerinin boncuğuna armağan ettiğim gülüşlerim, bin parçayla düştü yüzümden. Arta kalan, bana kalanlardı. Geriye, yarısı olmayan bir resim, yalnızlık avlusuna terk edilmiş masum bir çocuk kaldı. Vicdanına sağlık… Yasin Yoldaş
Kaç atmosfer, kaç katman uzaksın sesime biliyor musun? Kaç gök kuşağı koptu senden sonra? Kaç dilek küstü ağacına? Yıldızlar kaymayı unuttu, Yağmurlar yağmayı. Kokusunu, çiçeğini alıp gitti baharlar. Papatyalar açmadı yaprağını, Gün gelmedi. Devran dönmedi. Ne bahar geldi, ne kokulu çiçekler. Kokun döndü, sesin döndü beynimde, Hesap dönmedi, kitap dönmedi. Mevsim hep kış kaldı, Ben hep sana üşüdüm. Sıkı sıkı sarıldım durdum içime, Kendi kendime konuştum, Kendime acıdım, kendime ağladım. Sonra oturup, Kendi kendimi susturdum. En çok, İşte en çok o zaman acıttı yokluğun. İçim içime...
Aynı sırada otururduk biz sınıfta, Ben onun kalemini kullanırdım hep. Bilerek yanlış yazdığım zamanlarım olurdu çilek kokulu pembe silgisini kullanmak için… Yazılıda hiç göstermez, ama ödevlerimi çok yapardı. Çok düşerdi üzerime benim. Ne zaman hasta olsam; bana evden getirdiği portakalından zorla yedirir, mahalleye kadar kitaplarımı o taşırdı. Yağmurlu havaları çok severdim. Çünkü ne zaman yağmur yağsa, ben okula şemsiye götürmez, onun mavi kelebekli şemsiyesinin altında sokağın başına kadar omuzlarım omuzuna değerek yürürdüm....
Sonbahar da gelmiştin parçalı bulutu yüreğime, Sonbahar da sevdim ben boncuk gözlerini.. Ve yine sonbahar da gitmiştin, O gün bugündür; Dört mevsimi sonbahar yaşıyor, Sol yanımın sensiz iklimi…
Söylesene! Kaç haber kaynağında manşet olur şimdi yokluğun? Kaç son dakikaya sığdırabilirsin izdihamını? Merkez üssüm ne kadar hesaplayabilir gidişinin şiddetini? Ne kadar silebilir hafızam, enkazında kırılmış parmak uçlarımı? Yasin Yoldaş
Özünden sevseydin böyle etmezdin Birde soruyorsun dünden ne kaldı ? Ortada bırakıp çekip gitmezdin Birde soruyorsun dünden ne kaldı ? * Çok şey var hatırda hatıra kalan. Sen ettin ömrümü kökünden talan Aşkın’da,sevdanda hepisi yalan Bir’de soruyorsun dünden ne kaldı..! * Resimlerim yakıp beni üzeli Çıldırmış gibiyim gittin gideli Sayki bir Mecnun’um sayki bir deli Bir’de soruyorsun dünden ne kaldı..! * Atıp gittin beni kor bir ataşa Hasretinle koydun burda baş-başa Söz geçmiyor gönle çalsamda taşa Bir’de soruyorsun dünden ne kaldı..! * Hiç böyle bilmezdim bu zalım derdi Hasretin hergece çarmıha...
Sayfa başına git