Ağustos 2018 Ayında Eklenen Konular


Durduk yerde darılmam Dertten derde karılmam Dostlar orda dururken Gidip yad’a sarılmam * Pelit olur meşe’de Şeytan bekler köşe’de Dostların yanındayım Keder’de ve neşe’de * Şakayla sana çattım Akşam rahatça yattım Bak gördün şu halimi Sanki çamura battım * İki çift laf söyledim Sordum sual eyledim Suçlu olduğum zaman Hemen özür diledim * Çorum bizim ilimiz Öz Türkçedir dilimiz Başta yok’ki kel’imiz Kıymetlidir delimiz * Bazen atar tutarız Dostluk deyince bizde Çiğ tavuk’u yutarız Tuz’umuz BAL’dır bizim * Durak YİĞİT GönüllerinŞairi KOCAELİ
Boşa gam,tasa çekme Taşa umutlar ekme İnsanca yaşayana Vurulmaz asla tekme * Dedenizde böyleydi Hem çalar hem söylerdi Gördüğün mega kentler Sanki eski köylerdi * Perdelerde yazmıyor Ülkenin yönetimi Hadi göster bakalım Yaptığın üretimi * Söylediğin yalana Sen bile inanmazsın Dem vurma dürüstlükten Ondan’da anlamazsın * Saz çalmaya benzemez Tıngırdasın hep teli İkibin’den öncesi Kimin doğruydu beli ? * İşin gücün makara Çalar durursun kara Daha ne diyeyim ki ? Senin gibi davara * Şapka düştü kel çıktı İnsanlık sizden bıktı. Ettiğin hakaretler İnan canımı sıktı.. * Durak YİĞİT GönüllerinŞairi KOCAELİ
Gönül gözün görmezse hissetmezsin ziyayı, Sevgin ile doldurdum ,gönül denen deryayı. Şakıyıp durur şimdi,sanadır sevgi selim, Senden gelen her şeye,razı bu deli gönlüm. Senin mızrabın ile ,tınladı gönül telim, Uzakta’ki sevgili,hasretin bana zulüm . Hiç mi umut yok,doğacak sabahlara, Dur derim dinlemez ,şu benim yorgun gönlüm. Hiç riya yoktur sözümde benim, Sevgiye saygı var,özümde benim. Sen yoksan hayat boş,gözümde benim, Aşkının uğrunda ,ölesim gelir. Tüm hislerim kabardı,sözcükler ,dile geldi, Yağmuru beklerken,hasretten ,çile geldi. Ne yapsam da bitmiyor,şu gönlümün sevdası, Ya gel sar şu gönlümü,ya gel...
Filiz verir topraktan yaşama sevinciyle Ilık bahar sabahı rüzgarın hoş sesiyle İlk nefes, ilk heyecan tazecik yaprakları Uzar ağaç usulca içinde umutları Çocuksu neşesiyle güler her gün toprağa Topraksa emek verir durmaksızın çocuğa Güneş yağmur ve rüzgar ne varsa tabiaattan Uzar ağaç usulca alacaklı hayattan Ulaşılmaz değildir, göz kırpar uzaklara Heybetiyle kendince meydan okur yıllara Rüzgar vaad fısıldar kah denizden kah dağdan Uzar ağaç usulca hoşlanmıştır bu çağdan Mevsim döner yıl geçer amansızdır düşmanı Çabaları boşuna alt edemez zamanı Eğildikçe gövdesi ses etmez serde...
İnsan,hiç insanı görürmü hâkir ? Bana yazma diyor saygıda fâkir Şâir müsveddesi küfürde mahîr _____Bırak yazma diyor bana boşuna _____Zira hiç gitmiyor sözüm hoşuna * Kaç kişi yazıyor gerçek yüzünü ? Eğer bilselerdi napak özünü İsraf etmezlerdi sana sözünü? _____Bırak yazma diyor bana boşuna _____Zira hiç gitmiyor sözüm hoşuna * Donkişotluk aldı başı gidiyor Kargalar namusu dille didiyor Önüne gelene “HAİNSİN” diyor _____Bırak yazma diyor bana boşuna _____Zira hiç gitmiyor sözüm hoşuna * Sabah akşam çeker kafa dumanlı Koca kafatası sarı samanlı? Adamlık taslıyor geniş tumanlı _____Bırak yazma diyor bana boşuna _____Zira...
sanki sen ağlamıyor da gözlerinden inciler döküyordun içinde güneşler saklı... sanki sen konuşmuyor da dudaklarından ballar döküyordun içinde çiçekler saklı... sanki sen gidiyordun da eteğinden taşları döküyordun içinde gizlerin saklı... Fikret Turhan-Yalova 15 ağustos 2018
seni, hep içimde saklardım; ne zaman yadıma düşsen hemen yutkunur kalırdım anlatamazdım !... seni, hep içimde saklardım; ne zaman yadıma gelsen hemen elimdeki kalemi kırardım yazamazdım !... seni, hep içimde saklardım kimse bilmesin öğrenmesin diye üç maymunu oynardım... Fikret Turhan-Yalova 14 ağustos 2018
bir şarkıda nasıl gizlenirdi o kocaman aşklar ya bir kemanın ağlamasında damla damla içinde ya bir kanunun yargılamasında ceza ceza içinde... bir romanda nasıl aranırdı o kocaman aşklar ya bir cildin kapağında çizgi çizgi içinde ya bir sayfa ortasında yazı yazı içinde... bir papatyaya nasıl sorulurdu o kocaman aşklar çiçeğinyapraklarını birbir yola yola... Fikret Turhan-Yalova 13 ağustos 2018
güneşim sendin rengim sen çiçeğim sen eğer bana dönersen kelebeğin olurdum ben... sen açardın ben uçardım sen olmasan ben ne yapardım.. yüreğim sendin kanım sen canım sen eğer beni seversen uğruna köle olurdum ben... sen atardın ben yanardım sen olmasan ben ne yapardım... nefesim sendin fikrim sen zikrim sen eğer beni dilersen yoluna taş olurdum ben... sen basardın ben bakardım sen olmasan ben ne yapardım... Fikret Turhan-Yalova 06 ağustos 2018
Biz ne çektiysek hep şu dilden çektik Dili tutamayan başlar UTANSIN Onunla dostlara çektiler tetik Dili tutamayan başlar UTANSIN * Kulağına küpe eyle sözümü İnkâr etme asla benim özümü Bağcıyı dövmeden ye şu üzümü Dili tutamayan başlar UTANSIN * Tilkiyi çoban yap, dağda’ki kuş’a Alimi sultan yap, bağda’ki camuş’a Ağustosta karlar yağdırır Muş’a Dili tutamayan başlar UTANSIN * Söz gümüş sukut altın, budur tek çare Hiç bir olurmu-ki ırmakla dere ? Dilini uzatma hemen her yere Dili tutamayan başlar UTANSIN * Ne geldiyse dilden geldi başlara Baban olsa bakmaz akan yaşlara Hiç...

Sayfa başına git