"dost" ile Etiketlenen Konular


Nereden bilebilirdim ki ? Esrarengiz bir gecenin karanlığında gelen bir yabancının, Aslında tamamen tanırmışcasına bir his vereceğini? Buna şöyle de diyebiliriz; Tesadüfler durağında iki yabancının tatlı raslantısı. Hoş geldin yabancı. Sıradan bir merhaba kelimesinin, Bir sonbahar bekçisine vurgun vuracağını kim bilebilirdi ki? Sonbahar artık yaprak dökmüyor, Aksine ilkbahara gönül verip salkım salkım mutluluk filizleniyor. Razıyım ben umutgetiren çiçeğini bana koklatmana. Hoş geldin yabancı. Sanma ki bu son şairane duygularımın kıvılcımı. Bu ilham perisinin güvercinle yolladığı şaşkınlığın kıvılcımı. Belki de faili meçhul cinayetlerimin faillerini yakalayıp; Zindanlara...
Biz arkadaştık seninle iki iyi arkadaş Ayrılmak var mıydı? Güzel günleri terk edipte Kavga ettiğimiz günleri unutup Caddelerde volta atmamız Ayrılmak var mıydı? Kardeş değil daha yakın Kan bağı değil dostluk bağı bizimki Umutları yeşertecek dostluk tu bizimki Ayrılmak var mıydı? Unutulur mu geçirdiğimiz güzel günler Unutulur mu nevroz günlerinde Polislerin peşimize verip kaçmamız Onları delirtinceye kadar Biz arkadaştık seninle iki iyi arkadaş Gizliden dersten kaçıp Köşedeki kahvede gidelim deyişin Unutulur mu o güzel günlerimiz Ayrılmak var mıydı? İkimiz de aynı dünyayı düşlerdik Güvercinlerimiz vardı beraber beslerdik Her işte beraberdik Hiç ayrılmazdık Biz...
efkar doluyor her gece ciğerlerime nefessiz kalıyorum dertlerin içinde sönüyorum senin yarım kalan sevginle Dertliyim dostlarım dertli ağlıyorum tan yeri ağarana kadar yüreğimi dertlerin karanlığı sarar sigaram buram buram acıları yakar Dertliyim dostlarım dertli nasır tutmuş çakmağı çakan ellerimi içimdeki aşk değil tasaların seli özledim hayata sensiz gülümsemeyi Dertliyim dostlarım dertli bana bıraktığın sadece üç beş satır sevdamız bu döngüye ve hayata kısır üzgün şarkılar bana seni hatırlatır Dertliyim dostlarım dertli
 Dostları olmalı insanın Dostları olmalı insanın, Aynen gemilerin limanlari gibi Zaman zaman uğradığın Yükünü boşalttığın Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda Sonra açık denizlere uğurlamalı seni, Geri döneceğin günü bekleme umuduyla Bazen rüzgara o açmalı yelkenini Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla Halatlarını çözmeli Seni çok ama çok özlemeli Dostları olmalı insanın, Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen Düşünmediklerini düşündüren Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen Gerektiginde senin için ateşi yutabilen Yolunu ısıtan ustan olmalı, Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde Üzerindeki tek gömleğini. Oğuzkan Bölükbaşı

Sayfa başına git