﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kemal okumuş - Siirler.Biz</title>
	<atom:link href="https://www.siirler.biz/siir/kemal-okumus/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siirler.biz</link>
	<description>Birbirinden Güzel Aşk Şiirleri Ve Aşk Sözleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Sep 2010 22:15:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>TAVSİYE</title>
		<link>https://www.siirler.biz/tavsiye.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/tavsiye.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 22:15:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<category><![CDATA[TAVSİYE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir küçük evin olsaydı, içinde bir gül kokulu yarin, bir kaç küçük de goncan... Az birikmiş paran, bayramlarda aile, eş, dost ziyaretine götüren orta halli bir araban, yek yüreğine tek sevdan...</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/tavsiye.html">TAVSİYE</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Har vuralım da harman savuralım sevdaları; daha harlanmadan  oncağızların ateşini, bir gayret, müthiş bir teşebbüsle üfleye püfleye  söndürelim. Dünya malına kurban edelim sevda saraylarını; bir deri  koltuğa, kiraz bir masaya feda edelim aşkın saltanatını. Kurulmayalım  gönül tahtına, kurulalım her sabah atadan değil öteden kalmış dünya  tamahıyla, koşalım koşabildiğimiz kadar çatlamaktan korkmaz atlar misali  zembereğimiz boşalana kadar. El bebek gül bebek pışpışlayalım  sevdalıları, riyakarca iltifatlar edip, bukalemun misali bir gözümüz ona  bakarken diğeriyle iliğine kadar izleyelim dünya curcunasını. Ne yardan  geçelim ne serden ne de muhtemel diğer sevgililerden. Hıçkıra hıçkıra  ağlayalım bitince yalancı bir sevda; yenisi başlayana kadar dünya  muhabbetiyle sarhoş olalım. Başlayınca yeni bir yalancı sevda, serden  geçelim, sellerden geçelim, dağlar delelim, çöller aşalım, şiirleri  destanlara katalım, yaptığımızı zannedip bütün bu yapmadıklarımıza şaşı  bakıp şaşıralım. Hükmü daha güzeli önümüzden geçene kadar sürsün kara  sevdaların. Hatta renkleri de solsun, griye çalsın, durmasın davullar  çaldıkça çalsın; anahtarı paspasın altına koyup üstüne not düşelim de  isteyen istediği zaman elimiz yarin saçlarındayken gelip yeni yar olmak  için kapımızı çalmadan kalbimizi çalsın. Cebimiz dolu olunca yüreğimizin  boş olmasına kulak asmayalım. Cep dolu olunca kolumuzda dolu olur  vesselam deyip, aklımızın üstüne oturalım; sonra da yaşadığımız her  tümden bitim gecelik günahlara &#8220;aşk&#8221; diyelim arsızca. Soy sürdürmek için  ekilmesi gereken tohumları, &#8220;tecrübe&#8221; diye etiketlediğimiz tüm  gereksizliklerin yaşandığı kara kutu mekanlarda dağıtalım; veledi  zinalar peydahlayıp, &#8220;gençlik çok asi, geleceğimizden hiç ümidimiz yok!&#8221;  diye aptal aptal hayıflanalım.</p>
<p>Buraya kadar  konrolümüzdeydi her şey. Bir de işlerin kontrolümüzden çıktığı vakitlere  bakalım. Önce kapatmaya çalışmaktan usanırız, her gün bir yenisini  aralarına törenle kabul eden beyazları. Derimizde beliren, sütun gibi  vücutlarımızı sergilediğimiz plaj günlerinden hatıra lekeleri saymaya  başlarız gece uykudan önce. Koyun saymak gibi olmaz, kaçar uykumuz  gelecek yere. Ne çirkin durur her bir kırışıklık elde, yüzde, bedenin  her bir köşesinde. Gerdirip de kendimizi, artan derileri Türk hava  kurumuna yeni uçaklar için bağışlasak da içerden çürüyorsun be abla,  davul gibi yanlara kasnak taktırsan ne fayda? Elde avuçta ne yok ki,  onca hırsın tamahın meyvesi, bir yığın mal, mülk, mücevher, para&#8230; Ah  bir de tüm bunları avuçlayacak takatimiz olsa. Ettiğin vefasızlıkların  tam da suratına çalınma vaktidir. Bu günler yarı yolda bıraktığın  herkesin, senin evinin yarı yoluna kadar bile gelmeye tenezzül etmediği  günlerdir. Ettiklerinin hesabını tutmamışlar öyle değil mi becerikli  binbir maharet muhasebecilerin. Son nefesin hangisi olduğunu bulmak için  sayıyor musun &#8220;son üç, iki, bir&#8230;&#8221;?</p>
<p>Bir küçük evin  olsaydı, içinde bir gül kokulu yarin, bir kaç küçük de goncan&#8230; Az  birikmiş paran, bayramlarda aile, eş, dost ziyaretine götüren orta halli  bir araban, yek yüreğine tek sevdan&#8230; Üzerinde kocayacak, iki baş  konulacak bir yastığın, az biraz da ağız tadın olsa olmaz mıydı? Son  nefeslerini sayanların yerine son nefesinde elini bir tutanın olsaydı  keşke! Siyasi kapışmalar, rant mücadeleri, yeni dünya düzenleri yerine,  aklında bir tek insan olmak, yaradılmışı sevmek olsaydı, Yaradandan  ötürü keşke&#8230;</p>
<p>KEMAL OKUMUŞ (K.O.)</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/tavsiye.html">TAVSİYE</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/tavsiye.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KİMSESİZ</title>
		<link>https://www.siirler.biz/kimsesiz.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/kimsesiz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 22:11:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<category><![CDATA[KİMSESİZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her gidişin bir dönüşü, her ayrılığın vuslatı, her özlemin sevinci var. Dönüşü bekleyip, vuslatı özlerken, sevinçlerden uzak bu şehir bana dar. Ellerim hep çenemde, sürekli düşünür halde, alem içinde alemdeyim. Vakit geç olup da güneşim doğmaz batarken gelişini ben ne edeyim? Hayallerimi, düşümü süslerken gül kurusu renkte lebinden dökülen aşk kelamı, Senden tek bir tümce [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/kimsesiz.html">KİMSESİZ</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her gidişin bir dönüşü, her ayrılığın vuslatı, her özlemin sevinci var.<br />
Dönüşü bekleyip, vuslatı özlerken, sevinçlerden uzak bu şehir bana dar.<br />
Ellerim hep çenemde, sürekli düşünür halde, alem içinde alemdeyim.<br />
Vakit geç olup da güneşim doğmaz batarken gelişini ben ne edeyim?<br />
Hayallerimi, düşümü süslerken gül kurusu renkte lebinden dökülen aşk kelamı,<br />
Senden tek bir tümce gelmezse neyleyim cümle alemden gelen onca selamı?<br />
Yek bakışından dönmüşsem mecnuna, tenin kokusundan olmuşsam virane.<br />
Gözün gözüme değmezse, kokun içime tütmezse, cihanın varisiymişim bana ne?<br />
Ellerim sıkı sıkıya yumruk olmuş da tırnaklarım batıp da kanatıyorken apazımı,<br />
Sana hasret ellerim tutulmasın, öpülmesin yanaklarım, kimse çekmesin nazımı.<br />
Altı üstü bir beşerim işte, kıt usu kendine bile yetmekte her daim aciz kalan.<br />
Rab vermiş bu aşkı, nasıl alsın aklım, budur ki içime hem sürur, hem perva salan<br />
Şule düşmüş şu mevte meyleden bedenin her bir yanına, hem şeb hem gün yanarım.<br />
Sen gelmezsen son nefesimi salarken semaya, ne dost isterim, ne bir yudum su ararım.<br />
Boynum bükük bırakıp da yolcu yolunda gerek düsturunca zaruri gittin o gün.<br />
Gelmeyeceksen sen, istikbal lazım değil bana, yansın yarın, bugün ve dahi dün.<br />
İçim sen olmuş, kalemim sen yazar, gözüm sen görür, dilim sen der, elim sen ararken.<br />
Sana uyanmayacaksam bir daha hiçbir sabah, güneş yarmasın gecenin karasını erken.<br />
İsmin kulaklarımın en ala tınısı, cemalin rüyalarımın en güzel süsü olmuş, ne deyim?<br />
Adın duymayacaksam, yüzün bir daha görmeyeceksem, güne eklenen günü neyleyim?<br />
Seni sevmek işim gücüm, seni seven adım, senin divanen olmak şanım, aşkım sana helal!<br />
Seni sevemeyecekse, sen sevmeyeceksen, ne yapsın şu dilsiz yüreği bu kimsesiz Kemal?</p>
<p>Kemal OKUMUŞ</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/kimsesiz.html">KİMSESİZ</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/kimsesiz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİR DURUN HELE</title>
		<link>https://www.siirler.biz/bir-durun-hele.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/bir-durun-hele.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 21:32:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[DURUN]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir durun hele sevesim var deli deli yahu! Boş verin şimdi işe geç kalmışım ya da alamamışım maaşımı. Elektrikler kesilmiş, evi su basmış, aramamışım arkadaşımı… Kuşlar ötmemişler güya bu sabah, çiçekler de soluyormuş hani. Yağmur yağmış, seller akmış, arap kızı cama çıkmamış bana ne yani? Bir durun hele sevesim var deli deli yahu! Keskin sirke [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/bir-durun-hele.html">BİR DURUN HELE</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir durun hele sevesim var deli deli yahu!<br />
Boş verin şimdi işe geç kalmışım ya da alamamışım maaşımı.<br />
Elektrikler kesilmiş, evi su basmış, aramamışım arkadaşımı…<br />
Kuşlar ötmemişler güya bu sabah, çiçekler de soluyormuş hani.<br />
Yağmur yağmış, seller akmış, arap kızı cama çıkmamış bana ne yani?</p>
<p>Bir durun hele sevesim var deli deli yahu!<br />
Keskin sirke küpüne zararmış, nasihatin iyisi kulağı küpe olmalıymış.<br />
Herkesin derdi kendine, el elin eşeğini türkü çağıra çağıra ararmış.<br />
Ata sözü dinlemeyen ulur da gezer ayaz vakti kapılarda yatarmış.<br />
Bana ne ki bunlardan, sevesim var şimdi alacak olan dersini alsaymış.</p>
<p>Bir durun hele sevesim var deli deli yahu!<br />
Gece gündüzün ardından gelivermesin hemen ne olacak sanki bu gün de?<br />
Az biraz karanlıkta kalırlarmış insanlar öyle olunca, kalsınlar sanki bana ne?<br />
Tüm sazlar bize çalınsın bugün, biz çıkalım Heybeli’de mehtaba sadece.<br />
Bizden ibaret olsun kelimeler, biz desin tüm diller ne güzel işte tek hece.</p>
<p>Bir durun hele sevesim var deli deli yahu!<br />
Umarsızım bugün, umurumda değil hiçbir dert, hüzün, endişe ya da keder.<br />
Ben böyle severken hiç aklıma çengel değil ki el alem görür beni de ne der?<br />
Rüzgara salmışım oflarımı, amanlarımı, keşkelerimi, birkaç vakit oldu hem.<br />
Aşk çayını yudumluyorum ilişmeyin bana, bırak suyu sade dem koy dem!</p>
<p>Bir durun hele sevesim var deli deli yahu!</p>
<p>KEMAL OKUMUŞ</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/bir-durun-hele.html">BİR DURUN HELE</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/bir-durun-hele.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEÇİM</title>
		<link>https://www.siirler.biz/secim.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/secim.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 21:03:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşk Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<category><![CDATA[SEÇİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zaman dediğin vahşi bir beyaz yılkı ki koşuyor dört nala. Elindekilerin kıymetini bil, bilmezsen giderayak savrulur yola. Makam gelir, şöhret gelir, şan gelir, itibar gelir, kazanç gelir… Dünyalığın tamam edersin de giden sevdalı geriye zor gelir. Evin yıkılır yaparsın, elbisen yırtılır dikersin, aşın biter alırsın. Yari yitirince, boş evinde, renkli elbiselerle, iki tabak aşla kalakalırsın. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/secim.html">SEÇİM</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman dediğin vahşi bir beyaz yılkı ki koşuyor dört nala.<br />
Elindekilerin kıymetini bil, bilmezsen giderayak savrulur yola.<br />
Makam gelir, şöhret gelir, şan gelir, itibar gelir, kazanç gelir…<br />
Dünyalığın tamam edersin de giden sevdalı geriye zor gelir.<br />
Evin yıkılır yaparsın, elbisen yırtılır dikersin, aşın biter alırsın.<br />
Yari yitirince, boş evinde, renkli elbiselerle, iki tabak aşla kalakalırsın.<br />
Kanma dünya koşturmacasına, aldanma yalanlarına hepsi, bir rüya.<br />
Senden öncekiler de koşturup, aldandılar, baki kalacaktılar güya.<br />
Etin çürür mutlak o toprağın altında, kemiklerinde çürür keza.<br />
Ruhun kalır çürümeyen, yazık değil mi ruha neden edilsin eza?<br />
Götüremiyorsun öteye malını, mülkünü, şanını, şöhretini ve de işini.<br />
Çıplak ruhunla gideceksen öteler ötesine dikkat kesil iyi seç ruh eşini!</p>
<p>Kemal OKUMUŞ</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/secim.html">SEÇİM</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/secim.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VAKİT</title>
		<link>https://www.siirler.biz/vakit.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/vakit.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 20:41:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vakti gelince aşk dediğin uğursuz yoldaş, ansızın kara peçeye bürünür. Vakit dolunca uzakken yakın olan, hemen yakındayken uzak görünür. Vakti gelmemişken aşka nazir hercai menekşeler pervasızca öldürülür. Vakit ilerleyince karışır zaman, gündüz geceye, gece gündüze dürülür. Vakti harcarken gayesiz, sarhoş; simalar silinir, yalnız günlere dönülür. Vakit tam da gece yarısını vururken, zihnin kapkara kâbuslarla örülür. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/vakit.html">VAKİT</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vakti gelince aşk dediğin uğursuz yoldaş, ansızın kara peçeye bürünür.<br />
Vakit dolunca uzakken yakın olan, hemen yakındayken uzak görünür.<br />
Vakti gelmemişken aşka nazir hercai menekşeler pervasızca öldürülür.<br />
Vakit ilerleyince karışır zaman, gündüz geceye, gece gündüze dürülür.<br />
Vakti harcarken gayesiz, sarhoş; simalar silinir, yalnız günlere dönülür.<br />
Vakit tam da gece yarısını vururken, zihnin kapkara kâbuslarla örülür.<br />
Vakti tükenmiş hayatların sahipleri, vefasızca yalnızlığa doğru sürülür.<br />
Vakit henüz senin terk edişine varmamışken, seni terk edenler görülür.<br />
Vakti doğru bulanlar yâri yok saymak için, sıratta gerisin geri sürünür.<br />
Vakit geç değildir yaraya merhem çalmaya, bilmeyenler elbet dövünür.<br />
Vakti kendisine yetmeyen, sana dakika ayıramaz anlamak için; düşünür.<br />
Vakit yaşamaya heves ederken tüketilmişse yaşamadan, acı acı gülünür.<br />
Vakti geldiyse eğer ve buysa aşıktan beklenen elbet düşünmeden ölünür.</p>
<p>KEMAL OKUMUŞ (K.O)</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/vakit.html">VAKİT</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/vakit.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZOR</title>
		<link>https://www.siirler.biz/zor.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/zor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 20:30:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13754</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendi dikeninden haberdar mıdır ki gül ve acıttığından canları? Her dokunduğunda aşık, mendiline silerken akan kızıl kanları. Zor mudur bir tebessüm vermek sabahın ilk ışığı düştüğünde? Tebessümlük hal kalacak mı mevcut hal kötüye dönüştüğünde? Yapamamların ardına saklanıp, bilmiyorumlarla eğleşirken, Yapıp, bilecek mi, kapkara bir duman ak sevdaya ilişirken? Sirkeden ekşi bir suratın saçtığından habersizken huzursuzluğu, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/zor.html">ZOR</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendi dikeninden haberdar mıdır ki gül ve acıttığından canları?<br />
Her dokunduğunda aşık, mendiline silerken akan kızıl kanları.<br />
Zor mudur bir tebessüm vermek sabahın ilk ışığı düştüğünde?<br />
Tebessümlük hal kalacak mı mevcut hal kötüye dönüştüğünde?<br />
Yapamamların ardına saklanıp, bilmiyorumlarla eğleşirken,<br />
Yapıp, bilecek mi, kapkara bir duman ak sevdaya ilişirken?<br />
Sirkeden ekşi bir suratın saçtığından habersizken huzursuzluğu,<br />
Neye yorar acep görse karşısında böyle nemrut bir duygusuzluğu?<br />
Çok güvenmemek gerek köklü ve devrilmez görünen bir aşka.<br />
Devrilmez belki; ama kalınca susuz, içinden çürürse o başka<br />
Her yanı kovuk olmuşken insanın bir et tutamı olan kalbinin,<br />
Sorulması ayıp sayılmalı ahval buyken ne olduğu derdinin.<br />
Zor değil, olmamalı dilden yürek okşayan kelimelerin dökülmesi.<br />
Ayrılıktan, ölümden acı değil ya “seni çok seviyorum” demesi.<br />
Sevdaysa adı, atılmaz yürekten, üç kuruşa da satılmaz elbet.<br />
Can serdiysek cananın yoluna, kaldırmayız o canı ilelebet.<br />
Keşke tebessüm düşmese dudaklardan ve seven o cümleler.<br />
Ölmekten, gitmekten zor olmasa delice karşılıksız sevmeler.</p>
<p>KEMAL OKUMUŞ (K.O.)</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/zor.html">ZOR</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/zor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİK TAK</title>
		<link>https://www.siirler.biz/tik-tak.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/tik-tak.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 20:13:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13738</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakın geçiyor zaman bir "tik" bana, bir "tak" size. "tik", "tak", "tik", "tak"...</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/tik-tak.html">TİK TAK</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir hallacın pamukları savurması misali savruldu hayallerim gözümün  önünden bir kaç nefeslik bet sözün hışmıyla. &#8220;Neden?&#8221; diye başlamak  sorulara vakit kaybından öte bir eylem olmaz. Vakit geçtir artık sorular  için, hele ki cevaplar muallakta kalacaksa&#8230; Ehli kubura dahil olmuş  gibiyim. İçine sığındığım her dört duvar baş taşı olmayan birer mezar  gibi. Nasıl da yabana atmışız sözlerin hainliğini ve de zalimliğini. Bir  hançer, dilin tetikçiliğinde yola koyulmuş hissiz bir bir mermi, tam  kalbine saplanan ucu soğuk bir ok gibi&#8230; Ah ne insafsızmış meğer şu  dil. Nasıl çizikler atarmış gönüle o kemiksiz et ki her bir acı unutulur  da hep kanarmış onun yarası&#8230;</p>
<p>Geceyi yıldızlarını söküp de perde ederken kendime, tüm dünyadan beni  ayıran, nasıldı tadı mutluluğun unutmak işten bile değil. Sesim kendimi  ayaklandırmaya yetmeyecek kadar bile cılız çıkıyor. Hal böyle, sözlerim  içime böylesi düğümlenmişken, kime serzenişe gücüm yeter ki? Bir Rabbin  kapısından ayrılmadım. Elim hep o kapının tokmağında. Yok bir sitemim  isyanım. Sen kurtar beni diyorum yarattıklarının zulmünden.</p>
<p>Bakın geçiyor zaman bir &#8220;tik&#8221; bana, bir &#8220;tak&#8221; size. &#8220;tik&#8221;, &#8220;tak&#8221;, &#8220;tik&#8221;,  &#8220;tak&#8221;&#8230;  Akrep sizde, yelkovan bende dönüyor diye sevinmeyin. Siz  ağırca alasınız diye o yolu nefes nefese koşuyorum ardınız sıra da  itiyorum sizi. Elbet buluşacağız zembereğimiz tam 12&#8217;de boşaldığında.  Saniye aynı, dakika aynı, saat aynı, gün aynı, ay aynı, yıl aynı&#8230;  Zamanın ölçü birimlerinin toplamından ibaret değil mi ömür dediğimiz?  Nasıl yaşarsanız yaşayın o ömrü elbet duracak bir gün saatlerimiz. İşte o  gün&#8230; Ne de olsa bir &#8220;tik&#8221; bana, bir &#8220;tak&#8221; size&#8230;</p>
<p>KEMAL OKUMUŞ (KO)</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/tik-tak.html">TİK TAK</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/tik-tak.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DELİ DELİ</title>
		<link>https://www.siirler.biz/deli-deli.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/deli-deli.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 19:57:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[DELİ]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nasıl bir teşbih yapmalı ki anlatmalı seni, sana olanı cümle aleme? Neyden dem vurmalı, neyi misal almalı, hangi çiçeğin adıyla sana seslenmeli ki senin makamın tellakki edilsin tüm beşer tarafından? Korkarım ki tükenir kelimeler kalkışırsam böyle bir betimlemeyi yazmaya. Kimselere tek kelam edecek söz bırakmam. Ne kadar tatlı, güzel, mis kokulu, al benili, rengarenk kelime [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/deli-deli.html">DELİ DELİ</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nasıl bir teşbih yapmalı ki anlatmalı seni, sana olanı cümle aleme?  Neyden dem vurmalı, neyi misal almalı, hangi çiçeğin adıyla sana  seslenmeli ki senin makamın tellakki edilsin tüm beşer tarafından?  Korkarım ki tükenir kelimeler kalkışırsam böyle bir betimlemeyi yazmaya.  Kimselere tek kelam edecek söz bırakmam. Ne kadar tatlı, güzel, mis  kokulu, al benili, rengarenk kelime varsa doldururum heybeme de çıkarım  elden alemden uzak bir tepeye; hem o seni kıskanan güneşin batışını  izler hem de dökerim onca sözü senceleyin temiz bir tomar kağıda. Belki  aç belki susuz, sen çıkıp gelip &#8220;yeter ey sevgili, bildi tüm cihan bizi,  senin bana olan sevgini!&#8221; diyene kadar dur durak bilmeden yazarım.<br />
Bana deli diyecekler belki de, ya da Mecnun&#8217;a denk tutacaklar  anlatırken. Bırak desinler ey ömrüm, bırak da öyle bilsinler, Leyla sen  olduktan, Şirin sen olduktan sonra Mecnun da olunur Ferhat da. Hem  sevdalığın şanındandır bu lakap. Akıl başta kalınca nasıl sevsin ki  insan? Sevdin mi deli deli seveceksin. Allah&#8217;ın müsaade ettiği yere  kadar hudut koymaksızın, bir delinin cesareti, gözü pekliğiyle  seveceksin. Akıllı adam işi değil zaten aşık olmak dediğin. Bak  kirlenmiş dünyanın modern akıllılarına. Her üç güne bir aşık ilan edip  kendilerini hem aşkı utandırırlar kendinden, hem de sadece kendilerini  kandırırlar. Evlilik derler aşkı öldüren. Şimdi ki zamanın riyakarlık  türküsünün nakaratıdır bu lakırdı. O yüzüklerdir ki parmaklara değil  esas ruha takılır, pranga niyetine. Deli sevmenin böyle prangaya  ihtiyacı vardır ki o delilik içe hapsolsun bir tek kendin gibi  kelepçeliyle bölüşesin. İçin için yanan ateş söner mi hiç? Aşkın mahkumu  olmaktan korkulur mu hiç? Bırak oyalansın akıllılar dünyanın binbir  türlü fani meşgalesiyle, sen tak kelepçeni ruhuna, koy aklını bir kenara  da deli deli sevelim biz.</p>
<p>KEMAL OKUMUŞ (KO)</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/deli-deli.html">DELİ DELİ</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/deli-deli.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SESİMİ DUYAN YOK DEĞİL Mİ? HA, İYİ O ZAMAN&#8230;</title>
		<link>https://www.siirler.biz/sesimi-duyan-yok-degil-mi-ha-iyi-o-zaman.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/sesimi-duyan-yok-degil-mi-ha-iyi-o-zaman.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 19:51:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[Değil]]></category>
		<category><![CDATA[DUYAN]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<category><![CDATA[Sesimi]]></category>
		<category><![CDATA[taslak]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir ağaca bir hurafeci gelir bir çaput bağlar da dilek ağacına çıkar ya o garibin adı; bir vurdumduymaz gelmiş zamanın bir gri vaktinde bir ıstırap iliştirmiş yüreğime, dert adamına çıkmış benim de adım öylece. Her yanım o çaputları aratmayacak çirkinlikte dertlerle bezeli. Ne meyvelerim görünüyor ne de beni hayata bağlayan yapraklarım. Halbuki ben o çaputların [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/sesimi-duyan-yok-degil-mi-ha-iyi-o-zaman.html">SESİMİ DUYAN YOK DEĞİL Mİ? HA, İYİ O ZAMAN…</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir ağaca bir hurafeci gelir bir çaput bağlar da dilek ağacına çıkar  ya o garibin adı; bir vurdumduymaz gelmiş zamanın bir gri vaktinde bir  ıstırap iliştirmiş yüreğime, dert adamına çıkmış benim de adım öylece.  Her yanım o çaputları aratmayacak çirkinlikte dertlerle bezeli. Ne  meyvelerim görünüyor ne de beni hayata bağlayan yapraklarım. Halbuki ben  o çaputların altında ne diri ne yaşam doluyum bir bilseler.</p>
<p>Yalana  gerek yok sükut hiç bir zaman adabım olmadı, aksine olabildiğince  gürültücüydüm hep. Hakkımı da yüksek sesle aradım, sevgimi de cümle  aleme yüksek sesle ilan ettim. Gel zaman git zaman, ya da ne gel ne de  git, olduğun yerde öyle dön dolaş zaman, seslilik yerini sessizliğe  bıraktı. Üstad şairlerin aksine ben hep bilirdim kelimelerin  kifayetsizliğini. Nush ile uslanmadılar ettik tekdir, tekdirden de  anlamadılar hakları kötekken yüreği ettik tatil. Şimdi kışları kuşların  kanat çırpmaya üşendiği, kervanların az yukarısından dolaşmayı tercih  ettiği köhne yazlık beledeler misali derin bir sessizlik hüküm sürmekte  bende. Yalnızlık özleminde değilim ki kendisi de hiç özlettirmedi  varlığını ya da yokuluğunu mu demeli. Ne de olsa yalnızlık olmayan  birşeyler ya da birilerinin yerini doldurmak için kullanılan, sadece  ağzına yakışmayacak &#8220;kimsem yok&#8221; cümlesinin üç heceli tercümesi.  Yalnızdım evvelden de ama bu denli sessiz değildim işte. Kendimle  atışırdım en azından oturduğum ya da yattığım yerde. Birileri okusun  diye bir şeyler yazar ya da onlara söyleyeceklerimin provasını yapardım.  Ağzım kadar hareketsiz şimdilerdeyse aklım. Yorgunluk, bıkkınlık v.s.  v.s&#8230; İlla bir şekilde adlandırmamız gerekirse&#8230; Niye gereksin ki öyle  bir haldeyim işte. Giyinmekten anlamam ya da birileri için tipimi  hizaya sokmaktan. Bundandır ki anlamam bana neyin yakışıp yakışmadığını;  ama sanki sessizlik bana yakıştı. Bir ölüye yakışacak kadar yakıştı hem  de. Kimi kelimeleri eksilttim dilimden, içimden eksilmeseler de. Baktım  ki karşılıklarının kulağıma erişmesini beklemektense, bendeki  arsızların içime hapsolması daha bir doğruymuş. Ha doğru demişken, bana  göre doğru elbet. Kimilerine göre fikriyatım ancak bir devenin kamburu  kadar doğru olabilir, saygım sonsuz; ama bana göre de doğrusu bu işte.</p>
<p>Eskimiş  düşüncelerimi satacak bir eskici geçmedi sokağımızdan, &#8220;mutluluk  alıyooom, huzur alıyoooom, hayal alıyoooom, ümit alıyoooom&#8230;&#8221; diye  bağırarak. Fena olmazdı hani yeni efkarlarımı beynimin köşelerine  tutturmaya mandal alırdım hiç olmazsa. Eskiyle yeniyi de harman etmek  olmazdı hani. Eskiler bir köşede, yeniler bir köşede, göz yaşlarım koca  bir şişede öyle dertlenip gidiyoruz işte. Şimdi bu sessizliği  kaybetmişliğe de yormamak gerek. Hislerin ne muhteviyati ne de  mevcudiyeti zerre kayba uğramış değil. Hatta en az eskisi kadar  hırçınlar. Koca bir umman çalkalanıyor içimde. Bana düşense arada bir  dönüp içime &#8220;iki dakika sus da uyayım Allah aşkına!&#8221; diye haykırmak  oluyor. İki dakika müsade ediyorlar sağ olsunlar ve de olacakalar  inşallah.</p>
<p>Ez cümle gümüşe yatırımı bıraktım altın  biriktiriyorum. Ne de olsa bu aralar hayli kıymettar. Gönül sarrafının  bir gün açılmasını bekliyorum bozdurabilmek için çil çil altınlarımı.  Sabrım pek engin hamt olsun. Kepenklerini kaldırır kaldırmaz  kapısındayım.</p>
<p>KEMAL OKUMUŞ (K.O.)</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/sesimi-duyan-yok-degil-mi-ha-iyi-o-zaman.html">SESİMİ DUYAN YOK DEĞİL Mİ? HA, İYİ O ZAMAN…</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/sesimi-duyan-yok-degil-mi-ha-iyi-o-zaman.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PAYDOS</title>
		<link>https://www.siirler.biz/paydos.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/paydos.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 19:49:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<category><![CDATA[PAYDOS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13757</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanki çok dinginmiş gibi içim, aldım dertleri kara bulutlar misali tokuşturdum. Gürledim için için ve şimşekler aydınlattı kararmaya meyletmiş yüreğimi. Kuru gürültü ve aydınlık… Çarpışan dertler olunca Rahmet de düşmedi haliyle içime. Hala yangın yeriyim, hala efkârım duman duman. Bir nefeslik hayatın neresine sığdırır insan derdi, kederi ben de bilmiyorum; ama vaktim çokmuş gibi çekinmeden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/paydos.html">PAYDOS</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanki çok dinginmiş gibi içim, aldım dertleri kara bulutlar misali  tokuşturdum. Gürledim için için ve şimşekler aydınlattı kararmaya  meyletmiş yüreğimi. Kuru gürültü ve aydınlık… Çarpışan dertler olunca  Rahmet de düşmedi haliyle içime. Hala yangın yeriyim, hala efkârım duman  duman. Bir nefeslik hayatın neresine sığdırır insan derdi, kederi ben  de bilmiyorum; ama vaktim çokmuş gibi çekinmeden ben de serpeliyorum  gaile tohumlarını müsait her bir köşeme. Nankörlüğümüzün zannımca  delile, belgeye ihtiyacı yok. Yaratıldığımızdan beri nankörlük,  doyumsuzluk etiketimiz olmuş. İnsan deyip de peşi sıra “nankör varlık”  vasfını koşturmazsak ayıp ederiz. Gerçi nankörlüğümüzden ötürü ayıp  etmeyi de pek bir severiz. Yer, içer şükretmez şikâyet ederiz. Güya aç  olana acır, yağlı tavuk butlarını kemirirken o aç biçarelerin namına  isyan eder, kalay basarız dünyanın dönüşüne de yörüngesine de! Biz  hazımsızlık çekip sancılanırken, hazmedecek her hangi bir lokmayı  midesinin asidine bulaştıramamış fertlerin ya da toplulukların hallerini  bakar kör misali es geçer, onların adına iki bağırır çağırır, sancımızı  pis nefesimizle salarken kirlettiğimiz dünyaya doğru bir kez daha  unutuveririz onları. Nankörlüğümüzün cabası ise hırsımızdır. Ah ne  çirkef oluruz bizler kimi zaman. Narin neticelerimizi ayırmamak için o  makam koltuklarından kimlerin nerelerini öperiz hem de hiç çekinmeden.  Dili nasırlı yaratıklar, toz kondurmazken kendinden aşağıda olanlara,  bir üst makamın sırtına binip “Deh!” çekmesine yorgunluktan çatlasa da  sütçü beygiri misali asla ses etmez. Sistemin bu gidişatına ses etmeye  kalkıştığımızda ise keserler sesimizi muhakkak. Eski köye yeni adet  getirmek ne haddimize! Sille misali çarpar nasihatler(!) suratınıza.  Kendini bir karıncadan çok daha büyük görüp, onun taşıdığı yükün 60’da  1’ini taşıyamayan, edepten yoksun “büyük adamlar” hakkınızın yenmesine  ses etmemenizi tembih ederler. Tembih yetmezse tehdit ederler, tehdit de  yetmezse… Ezmek için ezilmeye razı geleceksin. Vasıflarının yahut  becerilerinin kati suretle kıymete geldiği yanılgısına düşmeyeceksin o  amcalara göre. Oluruna bırakacaksın her şeyi ve olur alacaksın nefes  alırken dahi.</p>
<p>Bu sistemin çarklarını, paslanmış olmalarına rağmen müthiş bir gayretle  çevirmeye çalışan kaşarlanmış sistem adamları, taze beyinlerin  kendilerine zarar getireceğini, taze akıllardan çıkan taze fikirlerin  onları koltuklarından edeceği korkusuyla ahkâm kesmekten hatta kelle  vurmaktan çekinmezken unuturlar kara gerçeği. Bir nefeslik hayat dedik  ya! Son kez tüketirken çok bağlandıkları dünyanın oksijenini,  ciğerlerindeki hava son kez boşaldığında, gidecekleri yerde  ezberledikleri sistemin kurallarının geçersiz olduğunu ihmal etmiş bir  halde gözlerini ya yumarlar ya da o büyük korkuyla dünyadan kopmak  istemezcesine gözleri açık halde gidiverirler. Koltuklar, makamlar,  para, şan, şöhret, heves, hırs, kin, nefret, kullanma, kullandırma ve  daha pek çok şey ellerinin de dillerinin de yetişemeyeceği yerde, artık  ilişikleri kesilmiş olan toprağın üstünde kalmıştır. Yardıma en çok  ihtiyacın olduğu anda, sana faydası dokunmayacak bunca şeyi elde etmek  uğruna girmiş olduğun onca sapkınlık boşuna mıydı yoksa? Boşunaydı!  Boştu her şey! Hayat bir boyama kitabı, hem de iade etmek üzere almış  olduğun. Dilediğin gibi renklendirebilirsin o kitabı; ama eninde sonunda  iade edeceksin. Başkasının boyalarını, kalemlerini çalmaya ne hacet.  Kendi renklerini almak için, kendi gücünü kullanmak yerine başkalarını  senin kitabını boyamaları için boyunduruk altına almak ne gereksiz!  Kütüphaneci her şeyi görüyor, unutmayın! Kendi ödevinizi kendiniz  yapmadıysanız, yahut ödevinizi yaparken başkalarının renklerini çaldınız  ve haksızlık ettiyseniz; bu kez cezanız tek ayak üstünde durmak ya da  sıraq dayağına çekilmek kadar basit olmayacaktır.</p>
<p>Bugün benim sözlerim ve kelimelerime ehemmiyet vermeyenleri, ödev  tesliminde görmek isterim. Param yetmedi belki çokça renk almaya; ama  şükür hepsini kendim, kimseyi kırmadan incitmeden aldım. Boya  kalemlerimi çalıp, kitabımdan renklerimi eksiltenlere dair şikayetimi de  ödev teslimine sakladım. Unutmayın, her zil teneffüs zili değildir.  Belki bu çalan zil sizin için “paydos!” demektedir.</p>
<p>KEMAL OKUMUŞ (KO)</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/paydos.html">PAYDOS</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/paydos.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
