﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mevalana sözler - Siirler.Biz</title>
	<atom:link href="https://www.siirler.biz/siir/mevalana-sozler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siirler.biz</link>
	<description>Birbirinden Güzel Aşk Şiirleri Ve Aşk Sözleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Aug 2010 00:02:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Mevlana Sözleri</title>
		<link>https://www.siirler.biz/mevlana-sozleri.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/mevlana-sozleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 00:02:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güzel Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[mevalana sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana güzel sözler]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana güzel sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[sözleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=10969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevlananın söylemiş olduğu en güzel sözler. Mevlana aşk sözleri ve mevlana kısa sözler. · Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan. · Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir. · Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur. · Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/mevlana-sozleri.html">Mevlana Sözleri</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mevlananın söylemiş olduğu en güzel sözler. Mevlana aşk sözleri ve mevlana kısa sözler.</p>
<p>· Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.</p>
<p>· Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.</p>
<p>· Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.</p>
<p>· Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.</p>
<p>· Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?</p>
<p>· Hiç köpeğin havlaması, ayın kulağına değer mi?</p>
<p>· Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, kim bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.</p>
<p>· Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Tanrı’dan medet umuyorlar.</p>
<p>· Resim, ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?</p>
<p>· İnsanoğlu, dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel, perdeyi kaldırdı mı ne var, belirir bize.</p>
<p>· Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, Musa’nın eli nerede</p>
<p>· Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.</p>
<p>· Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.</p>
<p>· Bağış, kine merhemdir.</p>
<p>· Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?</p>
<p>· Madem ki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.</p>
<p>· Korukla üzüm birbirine zıttır ama, koruk olgunlaştı mı güzel bir dost olur.</p>
<p>· Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari.</p>
<p>· Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.</p>
<p>· Satrançta piyon yola çıkar da, sonunda yüce vezir olur.</p>
<p>· Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi<br />
ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.</p>
<p>· Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.</p>
<p>. Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş..</p>
<p>. Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..</p>
<p>. Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir..</p>
<p>· Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.</p>
<p>· Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?</p>
<p>· İsa’nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.</p>
<p>· Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.</p>
<p>· Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.</p>
<p>· Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.</p>
<p>· Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?</p>
<p>· Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.</p>
<p>· Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.</p>
<p>· Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?</p>
<p>· Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar</p>
<p>· Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.</p>
<p>· O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.</p>
<p>· Genişlik, sabırdan doğar.</p>
<p>· Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.</p>
<p>· Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.</p>
<p>· Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.</p>
<p>· Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.</p>
<p>· Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.</p>
<p>· Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.</p>
<p>· Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.</p>
<p>· Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.</p>
<p>· Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.</p>
<p>· Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.</p>
<p>· Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah’tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.</p>
<p>. Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..</p>
<p>· Sarhoş, cinayeti yapar da sonra “özrüm vardı, kendimde değildim”der. Kendinde olmayış,kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.</p>
<p>· İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.</p>
<p>· Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.</p>
<p>· Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var</p>
<p>· Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.</p>
<p>· Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak.</p>
<p>· Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.</p>
<p>· Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde.</p>
<p>· Yol kesenler olmadıkça ,lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça,sabırlılar ,gerçek erler,yoksulları doyuranlar nasıl belirir,anlaşılır?</p>
<p>· Oyun ,görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.</p>
<p>· Anlayış,edep şehirlilerdedir. Ziyafet,garip konaklamak da köylülerde.</p>
<p>· Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın,hepsi de ressamın elindedir,o elden çıkar.</p>
<p>· Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç? O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar.</p>
<p>· Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur.</p>
<p>· Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.</p>
<p>· Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.</p>
<p>· Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut.</p>
<p>· Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını,şarabı verene aç.</p>
<p>· Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,karşılığını bulma günüdür.</p>
<p>· Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.</p>
<p>· Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?</p>
<p>· Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?</p>
<p>· Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler</p>
<p>· Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.</p>
<p>· Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.</p>
<p>· Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.</p>
<p>· Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.</p>
<p>· Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.</p>
<p>· Kötü nefis, yırtıcı kuştur.</p>
<p>· Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.</p>
<p>· Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.</p>
<p>· Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.</p>
<p>· Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.</p>
<p>· Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.</p>
<p>· Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet’in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.</p>
<p>· Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.</p>
<p>· Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.</p>
<p>· Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.</p>
<p>· Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.</p>
<p>· İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.</p>
<p>· İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir.</p>
<p>· A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.</p>
<p>· Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.</p>
<p>· Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.</p>
<p>· Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.</p>
<p>· O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.</p>
<p>· Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra</p>
<p>· Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.</p>
<p>· Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?</p>
<p>· Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.</p>
<p>· İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.</p>
<p>· Doğruluk, Musa’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.</p>
<p>· Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah’ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.</p>
<p>· Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.</p>
<p>· Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.</p>
<p>· Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz</p>
<p>· Ümit, güvenlik yolunun başıdır.</p>
<p>· Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.</p>
<p>· Dert, insana yol gösterir.</p>
<p>· İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.</p>
<p>· İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.</p>
<p>· Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.</p>
<p>· Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.</p>
<p>· Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?</p>
<p>· Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?</p>
<p>· Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.</p>
<p>· Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak,<br />
sırları örtmek yaraşır.</p>
<p>· Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?</p>
<p>· Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur</p>
<p>· Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.</p>
<p>· Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.</p>
<p>· Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.</p>
<p>· Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.</p>
<p>· Dünyaya demir atmış Karun’u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa’yı gökyüzü çekti, yüceltti.</p>
<p>· Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.</p>
<p>· Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.</p>
<p>· Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı’dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.</p>
<p>· Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?</p>
<p>· Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O’nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.</p>
<p>· Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.</p>
<p>· Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.</p>
<p>· Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.</p>
<p>· Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.</p>
<p>· Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez.</p>
<p>· Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/mevlana-sozleri.html">Mevlana Sözleri</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/mevlana-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
