"Ötesi" ile Etiketlenen Konular


Sevmekle sevilmek kutsal bir sanat Sevdiğim seninle döner kâinat Bağlarda söyleşen bülbüle inat Sazımın telinde sen şakıyorsun. Kıskanır bizleri Arzuyla Kamber Dağları yıkarım olursa engel Cenneti neylerim yeter ki sen gel Yazımın gülünde sen kokuyorsun. Mecnun'a dönmüşüm gurur nazından Kadere isyanım senin yüzünden Gönlümün ummanı taşıp hüzünden Gözümün selinde sen akıyorsun. Tapmışım ben sana canan yar gibi Mahşere kavuşmak inan zor gibi Kalbime baksana yanan kor gibi Sevdanın çölünde sen yakıyorsun. Abdullah Atay
Eksilmez başımın dumanı karı Tükenmek bilimiyor varmı ötesi ? Dert bülbül gibi çekerim zarı Zay benim başımda varmı ötesi ? Serimde esiyor sevdanın yeli Gözümde yaşlarım bir bahar seli O yâr beni etti Mecnun’dan deli Çöl benim başımda varmı ötesi ? Garib kaldım şimdi boynum bükülür Göz yaşlarım yağmur gibi dökülür Dert sardı her yanım ömrüm sökülür Sel benim başımda varmı ötesi ? Gecemle gündüzüm artık karıştı Birbiriyle bütün dertler yarıştı Şu çileli başım gayri alıştı Çor benim başımda varmı ötesi ? Anladım ki dünya değilmiş...
kola takılınca çalışan saatler gibiymişim meğer sensiz akmıyor zaman ayrılıkta çivili kalmış akrep ile yelkovan nabzı atmıyor sahte kalbimin ölümden bir sessizlik çöküyor üstüme vardığım hiçbir hatıra bakmıyor yüzüme zamansız kalıyorum sonsuzluğun içinde yalnızım bir damla kadar denizde ve bir çöl kumu kadar susuzluk içinde anladım ki bin serabına vardığımda sadece sen varmışsın hayalmiş senden öte ne varsa... 28.01.12 İsa Yılmaz
Çok yalnızım Seni düşünüyorum Tüm sesler boşlukta Sadece sesini Ben seni özlüyorum Ne çilem umurumda olan Ne de öfkem Bir acı ki Ne ilaç fayda veriyor ne de merhem Yalnız Yalnız sen Sen olmadan olmuyor Bazen bir hiç oluyorum Ve bazen de bir serseri Ne önemliymişsin meğer Ne âşıkmışım sana Ne deli Ne delinmişim senin bir hasta gibi Okuduğum şiirler Dinlediğim her nâme Onlardan kaçmaya çalışırken Dolu dolu bana döküyorlar içlerin Gözlerimi kapatıyorum Ama Karanlık bile sana benziyor Ne olur Unutayım Bırakayım seni düşünmeyi Ne olur Eski ben olayım Eski bir serseri Ayılmak ne mutlu vericiydi oysa Her şey epey kolay gelmişti...
birgün kavuşacağını bile bile ayrılığı göze alırmı insan değmişse gözleri gözlerine dudakları dudaklarına kalbi beni diyebiliyorsa ayrılığa göz yumarmı zaman tamam dermi peki yüreğin ya ellerin bırakabilecek midir kenetlenmişken ellerini ya kulakların onun sesini duymadan onun sesiyle yaşarken bir gün bile onsuz olamazken kavuşacağını bile bile ayrılığa kucak açarmı insan yıllarca sevdin onu milyonlarca defa seni seviyorum dedin canının içinde can oldu aşkını döktün mısralara ismini haykırdın sabahı olmayan akşamlara peki derdine bulabilirmisin derman ne çiçeklerin kokusunu alabilirsin onsuz nede yemeğin tadı çıkar...
Sevdiğini sanıyorsun, Seviyorsun da. Bundan ötesi yok diyorsun Değil mi? Oysa var... Sevmek,her duyduğun nağmede o nu bulmak Her gördüğün yüzde,bir benzerlik aramak... Ölümün sessizliği kaplamışsa odaları, kapıyı açtığında Sıkıştırıyorsa duvarlar pres gibi ruhunu Yalnızlığın yan gelip uzanmışsa yatağına,hoş geldin diye sırıtıyorsa İşte al....sana SEVMENİN ÖTESİ. Şafaknur Yalçın
Sevgi; katlanmak, ilgilenmek, beslemek, cesaretle yaklaşmak, ödün ve özveride bulunmak, bir de paylaşmak ise eğer, ben seni sevmenin de ötesinde seviyorum o zaman... Aşk; yalnızlık, sensizlik, çaresizlik, yetersizlik, acizlik, tutkuya tutsak olmak ve bir de acı çekmek ise eğer, ben sana aşık olmaktan da öte aşığım o zaman... Sevda; çekmek, taşımak, aramak, bulamamak, ulaşamamak, ve bir de karanlıkta gezmek ise eğer sevdadan da öte, ben sana kara sevdalıyım o zaman...
Vedaları pek sevmem. Anlamsızdır çünkü: Gidilemiyorsa senden Dünya'nın öteki ucundan daha uzağa! Ayrılıkta neyin nesi? Kim kimi terk etti? Neden'di,niçin'di,olmalıy'dı,olmamalıy'dı....... Anlam bazında bir birine yakın: Yüzlerce kelime kurar,kılıf uydurur insan. Yarattığı kendi kabusuna! Kabuslar görüyorum,bütün çehrelerin sana dönüştüğü! İlk intifa son intifadır bilirim. Bir ben çehresi var sende,benli zamanlardan kalma. İstesende silemessin. Anılarında yaşar. Hatıralarında yaşar. Kabuslarında belki? İllede rüyalarında yaşar. Tam unuttum derken sen beni,yada ben seni.... Ne fark eder ki. Aklına düşüyorsam aman vermeksizin bir gece yarısı. Oturmuş içkini yudumluyorsun. Mezen yanlızlık. Kadeh-Kadeh üstüne....... Çakırkeyfsin bir zaman. Oturuşundan belli Savaştan galip çıkmış süvari...
Dostun dosta hisleri azgın sel suları gibidir, önü kesilemez. Ne zaman hislerimize doğaçlama dalarsak, hem avuçlarımızda açan renk renk dostluk güllerinin mis kokularına kaptırırız kendimizi, hem de kâlp ceplerinde biriktirdiğimiz dostluk sohbetlerinin hazzını hissederiz... hissederiz. Zamansız cümlelerin mutluluklarını damarlarımızda taşırız. Büyüyen özlemlerimizi sabrın ötesine geçeririz. Hislerimiz, sevgiyi kuşanıp o büyüyen özlemleri törpüler... törpüler. Kimi zaman dost ile, kimi zaman kader ile, kimi zaman yaşanan an ile ve kimi zaman da en sevgili...

Sayfa başına git