﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PAYDOS - Siirler.Biz</title>
	<atom:link href="https://www.siirler.biz/siir/paydos/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siirler.biz</link>
	<description>Birbirinden Güzel Aşk Şiirleri Ve Aşk Sözleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Sep 2010 19:49:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>PAYDOS</title>
		<link>https://www.siirler.biz/paydos.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/paydos.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kmlsld]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 19:49:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[kemal okumuş]]></category>
		<category><![CDATA[PAYDOS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=13757</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanki çok dinginmiş gibi içim, aldım dertleri kara bulutlar misali tokuşturdum. Gürledim için için ve şimşekler aydınlattı kararmaya meyletmiş yüreğimi. Kuru gürültü ve aydınlık… Çarpışan dertler olunca Rahmet de düşmedi haliyle içime. Hala yangın yeriyim, hala efkârım duman duman. Bir nefeslik hayatın neresine sığdırır insan derdi, kederi ben de bilmiyorum; ama vaktim çokmuş gibi çekinmeden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/paydos.html">PAYDOS</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanki çok dinginmiş gibi içim, aldım dertleri kara bulutlar misali  tokuşturdum. Gürledim için için ve şimşekler aydınlattı kararmaya  meyletmiş yüreğimi. Kuru gürültü ve aydınlık… Çarpışan dertler olunca  Rahmet de düşmedi haliyle içime. Hala yangın yeriyim, hala efkârım duman  duman. Bir nefeslik hayatın neresine sığdırır insan derdi, kederi ben  de bilmiyorum; ama vaktim çokmuş gibi çekinmeden ben de serpeliyorum  gaile tohumlarını müsait her bir köşeme. Nankörlüğümüzün zannımca  delile, belgeye ihtiyacı yok. Yaratıldığımızdan beri nankörlük,  doyumsuzluk etiketimiz olmuş. İnsan deyip de peşi sıra “nankör varlık”  vasfını koşturmazsak ayıp ederiz. Gerçi nankörlüğümüzden ötürü ayıp  etmeyi de pek bir severiz. Yer, içer şükretmez şikâyet ederiz. Güya aç  olana acır, yağlı tavuk butlarını kemirirken o aç biçarelerin namına  isyan eder, kalay basarız dünyanın dönüşüne de yörüngesine de! Biz  hazımsızlık çekip sancılanırken, hazmedecek her hangi bir lokmayı  midesinin asidine bulaştıramamış fertlerin ya da toplulukların hallerini  bakar kör misali es geçer, onların adına iki bağırır çağırır, sancımızı  pis nefesimizle salarken kirlettiğimiz dünyaya doğru bir kez daha  unutuveririz onları. Nankörlüğümüzün cabası ise hırsımızdır. Ah ne  çirkef oluruz bizler kimi zaman. Narin neticelerimizi ayırmamak için o  makam koltuklarından kimlerin nerelerini öperiz hem de hiç çekinmeden.  Dili nasırlı yaratıklar, toz kondurmazken kendinden aşağıda olanlara,  bir üst makamın sırtına binip “Deh!” çekmesine yorgunluktan çatlasa da  sütçü beygiri misali asla ses etmez. Sistemin bu gidişatına ses etmeye  kalkıştığımızda ise keserler sesimizi muhakkak. Eski köye yeni adet  getirmek ne haddimize! Sille misali çarpar nasihatler(!) suratınıza.  Kendini bir karıncadan çok daha büyük görüp, onun taşıdığı yükün 60’da  1’ini taşıyamayan, edepten yoksun “büyük adamlar” hakkınızın yenmesine  ses etmemenizi tembih ederler. Tembih yetmezse tehdit ederler, tehdit de  yetmezse… Ezmek için ezilmeye razı geleceksin. Vasıflarının yahut  becerilerinin kati suretle kıymete geldiği yanılgısına düşmeyeceksin o  amcalara göre. Oluruna bırakacaksın her şeyi ve olur alacaksın nefes  alırken dahi.</p>
<p>Bu sistemin çarklarını, paslanmış olmalarına rağmen müthiş bir gayretle  çevirmeye çalışan kaşarlanmış sistem adamları, taze beyinlerin  kendilerine zarar getireceğini, taze akıllardan çıkan taze fikirlerin  onları koltuklarından edeceği korkusuyla ahkâm kesmekten hatta kelle  vurmaktan çekinmezken unuturlar kara gerçeği. Bir nefeslik hayat dedik  ya! Son kez tüketirken çok bağlandıkları dünyanın oksijenini,  ciğerlerindeki hava son kez boşaldığında, gidecekleri yerde  ezberledikleri sistemin kurallarının geçersiz olduğunu ihmal etmiş bir  halde gözlerini ya yumarlar ya da o büyük korkuyla dünyadan kopmak  istemezcesine gözleri açık halde gidiverirler. Koltuklar, makamlar,  para, şan, şöhret, heves, hırs, kin, nefret, kullanma, kullandırma ve  daha pek çok şey ellerinin de dillerinin de yetişemeyeceği yerde, artık  ilişikleri kesilmiş olan toprağın üstünde kalmıştır. Yardıma en çok  ihtiyacın olduğu anda, sana faydası dokunmayacak bunca şeyi elde etmek  uğruna girmiş olduğun onca sapkınlık boşuna mıydı yoksa? Boşunaydı!  Boştu her şey! Hayat bir boyama kitabı, hem de iade etmek üzere almış  olduğun. Dilediğin gibi renklendirebilirsin o kitabı; ama eninde sonunda  iade edeceksin. Başkasının boyalarını, kalemlerini çalmaya ne hacet.  Kendi renklerini almak için, kendi gücünü kullanmak yerine başkalarını  senin kitabını boyamaları için boyunduruk altına almak ne gereksiz!  Kütüphaneci her şeyi görüyor, unutmayın! Kendi ödevinizi kendiniz  yapmadıysanız, yahut ödevinizi yaparken başkalarının renklerini çaldınız  ve haksızlık ettiyseniz; bu kez cezanız tek ayak üstünde durmak ya da  sıraq dayağına çekilmek kadar basit olmayacaktır.</p>
<p>Bugün benim sözlerim ve kelimelerime ehemmiyet vermeyenleri, ödev  tesliminde görmek isterim. Param yetmedi belki çokça renk almaya; ama  şükür hepsini kendim, kimseyi kırmadan incitmeden aldım. Boya  kalemlerimi çalıp, kitabımdan renklerimi eksiltenlere dair şikayetimi de  ödev teslimine sakladım. Unutmayın, her zil teneffüs zili değildir.  Belki bu çalan zil sizin için “paydos!” demektedir.</p>
<p>KEMAL OKUMUŞ (KO)</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/paydos.html">PAYDOS</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/paydos.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
