Siirler.Biz

zaman

Bir ağaca bir hurafeci gelir bir çaput bağlar da dilek ağacına çıkar ya o garibin adı; bir vurdumduymaz gelmiş...
Seninle hep birlikte olduğum zaman Seninle baş başa kaldığımız zaman Yıldızlar susar, bizimle ay konuşurdu Bir mutluluk kaplardı yüzümüzü Sevgi bulutları kaplardı gökyüzünü Seninle hep...
Zaman geçti, Hasat vakti geldi. Ama yüreğim, meyve vermedi... Zaman geçti, Yağmur vakti geldi, Ama göz pınarlarım, çoktan kurudu... Zaman geçti, Bahar vakti geldi, Ama ruhum, kışta kaldı... Zaman...
Gözlerimin derinliğinde Yeşerdiğin günleri unuttun mu Unuttun mu bahar yağmurları yağdığı günleri Unuttun mu Gözlerinin gözlerime değdiği günleri Şafak rengi saçların Çınar ağacımın gölgesinde Yıldızlar parlardı Aşk bahçesinde Unuttun...
Bir nağme ile hayata ilk adımdır zaman Gözlerini açıp kapamaktır dünyaya zaman, Bazen bir başlangıç, bazen sondur zaman Varın yok, yoğun var olduğu...
Zaman mı? Yılların...yoksa.. Yıllar mı? Zamanın içinde.. Belli değil... Aşk mı? Aşıkın...yoksa.. Aşık mı? Aşkın içinde.. Belli değil.. Sen Sev ki.. Sevenı.., sevilenden öte.. Zamanın içinde.. O aşk ki.. Zamandan da öte.. Fikret Turhan
Zaman kavramı seninle aynı şey Ben ikinizin de kıymetini bilemedim Zaman hala benimle Ama sen yoksun Seni kimlere sormak istedim Ama o kimseleri bulamadım Eğer bulsaydım...
deli gibi çalıyordu kemanı çingene... hoyrat elleri çalıyordu kemanı delice... bir çığlık gibi geliyordu nağmeler.. bıçak gibi deliyordu bakışlar... deli gibi çalıyordu kemanı çingene... nağmeler yükseliyordu içimizi kavuran hoyrat elleriyle çalıyordu kemanı delice... yanağımdan usulca...
Sevdalarımız kanat çırpsa bir an. Sonra dursa ne varsa,zaman yada mekan. Sıyrılsak kasırgadan,tufandan habersiz, Aşk O zaman Aşk değil mi? Ateş böcekleri gibi ışısak...
Geçsin ömür çekme tasa Bu sevdaya değmez zaman Kural böyle düşme yasa Baki kalır aşk’ta zaman Vuslat eder isyanı ret Oda yanan pişer sabret Yanan bilir...
Bir kalem arardım kararlı bakışların izlerken mavi denizi Yorardı düğmelerin parmaklarımı, duyargasız kalırdım Kaygılı sözcüklerime dolanırdı kaygan öpüşlerinin izi Meçhul yolculukların özlem limanlarında...
Özgürlük, Aşk ve Zaman İlişkisi Özgür bırak kalbindeki aşk kapısını Her akşam içinden geçerek Bir öpücük konduracak Kalbimdeki aşk melekleri...
Aşk kimi zaman avuclarına almaktır kor güneşi alev alev tutuştukça tutuşan Aşk kimi zamansa nice dağları sırtında taşımaktır diyârdan diyâra...
Aşk kimi zaman avuclarına almaktır kor güneşi alev alev tutuştukça tutuşan Aşk kimi zamansa nice dağları sırtında taşımaktır diyârdan diyâra...
Ne zaman bir sen düşünsem, Bir ben gelir aklıma… Ne zaman hasret duysam, Hayalin koşar imdadıma… Geceleri düşlerim olursun, Sana uyurum… Gündüz doğan güneşimsin, Sana uyanırım… Buram buram...
farkındasın sahibim avutulacak yüreğe güneş geçerken gecenin içinden unuttuysa çekmesini ışığını unuttuysa yıldızda vardır bir sebebi farkındasın başı boş sandalda değilim altım üstüm çürüse de kargaşanın içinde senin ve seninim farkındasın utançlar çoğalıyor yanan...
Şiirlerin bile çekip gittiği bir zaman vardır konuştuğunda seni dinlemek istemeyen insanların olduğu ve sözcüklerin hiçbir problemi çözmeye yetmediği her harfin senin aleyhine...
Ondört şubat. Sevgililer için güzel bir ad. Sevenler bu günden,alırlar bir tad. Sevmeyen insan,olurmu rahat. Sevmek,sevilmek, her zaman güzeldir. Bugün sevgiyi,sevgiliyi düşün. Sende sevmeye alış bugün. Olmasın...