﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hikayeler - Siirler.Biz</title>
	<atom:link href="https://www.siirler.biz/siirler/hikayeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siirler.biz</link>
	<description>Birbirinden Güzel Aşk Şiirleri Ve Aşk Sözleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Dec 2012 09:31:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Hayata Pozitif Açıdan Bakalım</title>
		<link>https://www.siirler.biz/hayata-pozitif-acidan-bakalim.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/hayata-pozitif-acidan-bakalim.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ümit Zafer Bağcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Dec 2012 09:31:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Bakalım]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=38864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir masanın ayağı olmak da iyi En azından sen taşıyorsun koca masayı. Gözyaşının son damlası olmak da iyi En azından sen karşılıyorsun gülmeyi. Bir kapının tokmağı olmak da iyi Sen açtırıyorsun koca kapıyı. Bir çocuğun pamuk şekeri olmak da iyi Seninle buluyor çocuk hayatın tatlı yönlerini Hayata daima pozitif yönden bakan insan kaybetmez&#8230; Pozitif bakış, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/hayata-pozitif-acidan-bakalim.html">Hayata Pozitif Açıdan Bakalım</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir masanın ayağı olmak da iyi<br />
En azından sen taşıyorsun koca masayı.<br />
Gözyaşının son damlası olmak da iyi<br />
En azından sen karşılıyorsun gülmeyi.<br />
Bir kapının tokmağı olmak da iyi<br />
Sen açtırıyorsun koca kapıyı.<br />
Bir çocuğun pamuk şekeri olmak da iyi<br />
Seninle buluyor çocuk hayatın tatlı yönlerini</p>
<p>Hayata daima pozitif yönden bakan insan kaybetmez&#8230;</p>
<p>Pozitif bakış, geçmişin negatifliğini sildiği gibi hayata artılar kazandırmanızı sağlar. Acaba masanın ayağı dile gelseydi, halinden şikâyet eder miydi? Yoksa koca masayı ben taşıyorum deyip hayata pozitif yönden mi bakardı? Zaten masayı kendinden üstün görüp negatif düşüncelere kapılsaydı, o masa ayakta duramazdı. Masa devrileceği için, masanın ayağı da hayatına son vermiş olacaktı. Çünkü artık yaşayacak nedeni kalmayacaktı. Çünkü o masayı ayakta tutmak için yaşıyordu. İnsanlar da böyledir. Koca bir şirket de müdür olmak da var, o şirketin temizlik işlerini yapmak da. Eğer o temizlik işlerini yapan insan, yaptığı bu işe pozitif yönden bakmazsa işinden kovulur ve evine ekmek götüremez. Herkes hayatın negatif yönüne takılsaydı o şirkete temizlik elemanı gelmez ve şirket mikroptan iflas ederdi. Müdür şirketi hem yönetip hem de temizlik işlerini yapamayacağı için o şirketin ayakta durmasını sağlayan bir kişi de oranın temizlik işçisidir.</p>
<p>Bir eşek sahibinin yükünü taşımak zorunda mı? Sahibi yükü yüklediği anda eşek yere yatıp hiç kalkmayabilirdi. Belki de Allah eşeğe bakıp da örnek almamız için yarattı eşeği. O hayvan koca yükü taşıyıp otu hak ediyorsa, biz de hayatın yükünü sırtlayıp pozitif bakışla zirveye yükselebiliriz.</p>
<p>Öğrencilerin şüphesiz en büyük çilesi ders çalışmaktır. Ama bir öğrenci oturup ders çalışmanın ona katacaklarını düşünürse, ders çalışmanın pozitif etkilerini düşünürse, bir yıllık emeğin bir ömür demek olduğunu düşünürse o öğrenciye ders çalışmak çok zevkli gelecektir. Çünkü ders çalışmanın bir zorunluluk değil, başarıya ulaşmak için küçük bir parkur olduğunun farkına varacaktır. Bu da sadece pozitif düşünceyle gerçekleşebilmektedir.</p>
<p>Bu yazıda anlatmak istediğim: Hayatta hangi durumda olursak olalım, pozitif düşünmeye çalışmalı, hayatın hep güzel yönlerini düşünmeliyiz. Hayatın zorlu yönlerini unutup, hep iyi yönlerine bakın demiyorum, hayatın bütün yönlerini pozitif bakış açısıyla değerlendirin. </p>
<p>Pozitif bakış açısı hem ruhsal hem de fiziksel açıdan rahatlattığı gibi hayatı daha yaşanabilir bir hale sokmaktadır.</strong></p>The post <a href="https://www.siirler.biz/hayata-pozitif-acidan-bakalim.html">Hayata Pozitif Açıdan Bakalım</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/hayata-pozitif-acidan-bakalim.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çileli Aşk Hikayesi</title>
		<link>https://www.siirler.biz/cileli-ask-hikayesi.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/cileli-ask-hikayesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2012 21:25:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çileli]]></category>
		<category><![CDATA[Çileli Aşk Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[siir]]></category>
		<category><![CDATA[siirler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=35221</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatımı alt üst etti yar dediğim sevda pınarım, Öyle hicran yaşadım ki yıllarca ben kan ağlarım, Ateş çemberine düştüm alev, alev hep yanarım, Gelen gideni aratır derlerde de inanmazdım, Bilsem ki böyle olacak o vicdansıza aldanmazdım… Bu benim kaderim diyerek boynumu bükmemi gerek, Yoksa zulme baş kaldırıp yeter artık dur diyerek, Hicranıma tanık olmuş kalpleri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/cileli-ask-hikayesi.html">Çileli Aşk Hikayesi</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatımı alt üst etti yar dediğim sevda pınarım,<br />
Öyle hicran yaşadım ki yıllarca ben kan ağlarım,<br />
Ateş çemberine düştüm alev, alev hep yanarım,<br />
Gelen gideni aratır derlerde de inanmazdım,<br />
Bilsem ki böyle olacak o vicdansıza aldanmazdım…</p>
<p>Bu benim kaderim diyerek boynumu bükmemi gerek,<br />
Yoksa zulme baş kaldırıp yeter artık dur diyerek,<br />
Hicranıma tanık olmuş kalpleri ortak ederek,<br />
Öyle canım yanıyor ki ne yapayım bilmiyorum,<br />
Zaman durdu, kalbe vurdu, hüzünlüyüm gülmüyorum…</p>
<p>Cinnet geçirdiğim anlar oldu nasıl sabrettim bilinmez,<br />
Bu sevdadan çok yıprandım kalbimden izi silinmez,<br />
Öyle can yakan anılarım var ki birçoğu söylenilmez,<br />
Meleğim yavrum için katlandım bunca acıya,<br />
Dünya denen bu evrende şan bıraktım ben hancıya…</p>
<p>Oysa ulvi hayaller kurarak billahi ben çok sevmiştim,<br />
Ona bütün bir ömrümü düşünmeden ben vermiştim,<br />
Gönlümün sultanı sensin ruhum hayatım demiştim,<br />
Öyle hüsran yaşattın ki doğduğuma pişman ettin,<br />
Bitsin artık bu ızdırap artık can evime yettin…</p>
<p>İmdat Allahım diyerek ellerimi Sana açıyorum,<br />
Rabbim aklımı koru ben Leyla’dan kaçıyorum,<br />
Derdimi paylaşın diye âlemlere dert saçıyorum,<br />
Aşk denilen bu sevdanın kaynağı Allahım sensin,<br />
İnandım İman ettim neylersen güzel eylersin…</p>
<p>Nurullah Muslu</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/cileli-ask-hikayesi.html">Çileli Aşk Hikayesi</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/cileli-ask-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukça görebilmek!</title>
		<link>https://www.siirler.biz/cocukca-gorebilmek.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/cocukca-gorebilmek.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerkoc]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jul 2012 22:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşk Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukça]]></category>
		<category><![CDATA[görebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=34458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sekiz yada on yaşımdı,hayatımın en güzel çağlarıda desek yeridir,Utangaç naif bir çocuktum,diğer çocuklar gibi boyumdan büyük yaramazlık da yapamazdım.Sebebi yaradılıştan olsa gerek, kimi insan böyledirya hani.Elli ila yüz insanın yaşadığı bir köyde geçti tüm çocukluğum,koyunlar,o şirinmi şirin kuzular,güvercinler,civcivler vs.Ben hepsini hatırlayamıyorum ama abim hala sayar tek tek bütün hayvanlarımızın ismini:)Evet hepsinin ismi vardı:)Perekazi diye bi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/cocukca-gorebilmek.html">Çocukça görebilmek!</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sekiz yada on yaşımdı,hayatımın en güzel çağlarıda desek yeridir,Utangaç naif bir çocuktum,diğer çocuklar gibi boyumdan büyük yaramazlık da yapamazdım.Sebebi yaradılıştan olsa gerek, kimi insan böyledirya hani.Elli ila yüz insanın yaşadığı bir köyde geçti tüm çocukluğum,koyunlar,o şirinmi şirin kuzular,güvercinler,civcivler vs.Ben hepsini hatırlayamıyorum ama abim hala sayar tek tek bütün hayvanlarımızın ismini:)Evet hepsinin ismi vardı:)Perekazi diye bi koçumuz vardı mesela,Badi isimli bi güvercinimiz,Kalimero isimli birde kendini kuş sanan horozumuz vardı&#8230;İnanın tuhaf ama kendini kuş sanardı:)çünki onu bir yumurtayken güvercinlerin altına koymuştuk orada bi müddet büyüdükten sonra uçmaya başlamıştı, çok güzeldi parlak ve kızıldı,kıyamazdık yediği yemlerden bir gün çatlayacak die korkardım, abim annesi yok die her gördüğünde yemlerdi:)hayvanlara genel olarak baktığın zaman yemini suyunu verdiğin sürece senden başka bir şey istemiyorlardı.Ben yinede çok zor sanardım bu işi,bu gayet normaldi de çünki ozamanlarda insanlarla hiç uğraşmamıştım,bu zorlukla mukayese edemiyordum&#8230;</strong><br />
<strong>Köyümde bir otobüs vardı onunda adı vardı:)302 derdik:)03002 mercedesti,bütün çocuklar ona 302 derdik ve her gelişinde sevince boğulurduk,gurbetten taşıdığı insanların gelişini büyük heyecanlarla izlerdik,bir çok kez babamın gelişlerini koşarak karşılamıştım nereden geldiğini bile bilmezdim, sarılır o tütünle karışık hoş kokusunu içime çekerdim.Özellikle yazları çok severdim köyümüz cıvıl cıvıl olurdu sokağımızda yedi hane vardı ve sadece ikisi kışlardı,yaz geldimi neredeyse bütün haneler dolardı,sokak dolunca bizlerede eğlence çıkardı o yüzden hep yazı sevdim,kışları hep sıkılmışımdır bugünde olduğu gibi.Karşı komşumuz vardı hacıbabamız:)ak sakallı duygusal biriydi onunla sohbet etmeyi severdim,beni koca bi adammışım gibi karşısına alır sohbet ederdi&#8230;onun torunları gelirdi her yaz hemen hemen her biriyle güzel vakitler geçirirdik.Biri vardı her gelişinde abim ben ve o balkonda yatar onun şehir de yaptıklarını dinlerdik büyülü bir masal kahramanı gibiydi,gündüzleri ise bizden farksız bizlerle koyunlarla uğraşır merkebe binerdi,hoş şehre yerleştikten sonra gördük ki masal kahramanının kendisi masal olmuş,aslını neslini unutmuş,bi kaçı bizden büyüktü onlarlada güzel anılarımız oldu elbet,hepsi sanki başka şehirden gelen diğer kardeşlerimiz gibiydi,ha sonra birde süslü püslü bir kız çocuğu gelirdi şenşakrak gözlerinin içi gülen, hiç unutmam kırmızı bir şapkası vardı,uzun kirpikleri o koca gözlerini tamamlıyordu,alışkın değildim güzellik seyretmeye bukadarını hatırlıyorum,hayvan severliği şaşırtırdı beni hep,hatta bazan koyunlar sağıldığı zman başını tutmak için bizlere rica ederdi,benimde canıma minnet der ona o işi yıkar maça kaçardım:)akşamları saklambaç oynardık abim bir türlü saklandığı yerden çıkmazdı o saklandığı yerden çıkana kadar belki on ebe değişirdi:)o koca gözlü kız yazları gelmedi bi müddet,en son geldiğinde ise büyümüştü artık elinden kitap düşmüyordu,eskisi gibi hoşgeldin bile diyememiştim oysa ne çok sevinirdim o geldiğinde, rahat rahatda dile getirebilirdim,büyümenin kötü bişey olduğunu o gün bir daha anlamıştım,insan varlığından mutlu olduğu bi insana mutluluğunu dile getiremezmi, getiremiyo işte,bu duruma canım sıkılmıştı,sonra aklıma bi fikir gelmişti, küçüklüğünden kalma bir şey vardır belki diyerek,aşağı inip bi güvercin yavrusu aldım elime, uçurmaya başladım ve bahçelerine kaçırdım,hacıbaba kapıyı açtırmak için onu gönderdi,yavru güvercini görünce sevebilirmiyim demişti,inanın bu suale çok sevinmiştim,içindeki o hayvan severlik, merhamet, şefkat tıpkı cocukluğundaki gibiydi,hoşgeldin dedim,nasılsın falan diye bildim en fazla,gözlerine baktım,kirpikler gözler aynıydı,bi müddet sevdi yavru güvercini,içimden ’inşallah bu hayvan sevgisi yarın başına iş açmaz,olurya gider bir insan görünümlü hayvanı seversin,içindeki hayvan sevgisini öldürür’dedim.güvercin yavrusunu alıp gitim,o yazadan sonrada hiç görmedim&#8230;</strong><br />
<strong>İnsan çocukluğunda nekadarda güzel bakıyor dünyaya,değilmi?keşke herkes bir çocuğun masum bakışlarıyla gözlemlediği gibi görebilse dünyayı&#8230;.</strong></p>
<p><strong>geçtiğimiz haftalarda yazmış olduğum’Vay benim çocukluğum’adlı makalede de söylediğim gibi&#8230;Çocukluğumuzun acısıyla, tatlısıyla kıymetini bilelim&#8230;</strong></p>
<p><strong>Ömer Koç</strong><br />
<strong>22 Ocak 2012</strong></p>
<p><strong>Vay benim birtürlü şımartılamadan biten çocukluğum,O halimle bile nekadar şanslıymışım,ne güzelde yaşamışım oysa, hiç yaşayamadım sandığım çocukluğumu,bunu şu zamanda okadar iyi farkedebiliyorumki&#8230;!</strong></p>
<p><strong>Evet biz çocukmuşuz çelik çomak oyunu oynarken,</strong><br />
<strong>çocukmuşuz günde beş kere yüz misketi sayarken,</strong><br />
<strong>bi patlamış plastik topun peşinden onlarca kişi ile,yirmi metre alanda saatlerce koşarken,</strong><br />
<strong>çocukmuşuz konserve tenekesini devirdikten sonra lalempe,lulempe,kındırabiç,kırküç,kırkdört diye sayarken,</strong><br />
<strong>çocukmuşuz kızların seksek oyununa hayranlıkla bakarken,</strong><br />
<strong>arkam sağım solum ebe dendiği halde yinede saklanıp sobelenirken</strong><br />
<strong>ve bir uçurtmanın ipini üç kişiyle tutarken&#8230;</strong><br />
<strong>Ne kadar da şanslıymışız hatırlayamadığım daha nice oyunları oynarken,</strong></p>
<p><strong>Vay benim çocukluğunu yaşama fırsatı fazlasıyla varken zamanını heba eden küçük kardeşlerim vay&#8230;!fatmagülün suçuna,aşk-ı menunun entrikalarına orak edilen,Kurtlar vadesinden celallenip, canter oyununun etkisiyle gangısterlik öğrenip,GTA ile hertürlü şiddete hayran bırakılan gelecek nesilim&#8230;!</strong></p>
<p><strong>Çocukluğunu yaşa ve bunu çocuklarına da yaşatki,Baba olabilesin,Anne olabilesin,Ağabey olabilesin&#8230;Küçüklüğünü bilmeyen,asla büyüyemez&#8230;!</strong></p>
<p><strong>Ömer Koç (gözlemlediklerimden deneme)06.12.2011</strong></p>The post <a href="https://www.siirler.biz/cocukca-gorebilmek.html">Çocukça görebilmek!</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/cocukca-gorebilmek.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geçmiş, Bir Gün, hikâyesi.</title>
		<link>https://www.siirler.biz/gecmis-bir-gun-hikayesi.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/gecmis-bir-gun-hikayesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 May 2012 11:19:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=32744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim son bahardı: kadın pencere’ye yanın koltuğa oturmuş örgüsünü örüyordu. Yağmur yağmak üzereydi. Aniden, küçük bir kuş, kondu pencerenin önüne. Gençliğinde yaşadığı, bir anısı canlandı, gözünde. Kaynana, Dört, çocuğun bakımını ona bırakmış, dilediği yerde geziyordu. Eve döndüğünde bir bahane bulup küçük geline çatıyordu. Ev, halkı arasında sevgiden eser yoktu; hep kavga küskünlük yaşanıyordu. Küçük gelin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/gecmis-bir-gun-hikayesi.html">Geçmiş, Bir Gün, hikâyesi.</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim son bahardı: kadın pencere’ye yanın koltuğa oturmuş örgüsünü örüyordu.<br />
Yağmur yağmak üzereydi. Aniden, küçük bir kuş, kondu pencerenin önüne. Gençliğinde yaşadığı, bir anısı canlandı, gözünde. </p>
<p>Kaynana, Dört, çocuğun bakımını ona bırakmış, dilediği yerde geziyordu. Eve döndüğünde bir bahane bulup küçük geline çatıyordu. Ev, halkı arasında sevgiden eser yoktu; hep kavga küskünlük yaşanıyordu. Küçük gelin bunalıyordu, üstelik kış yaklaşmıştı, tarla bahçe işi kalmamıştı, kar yağacaktı, o, her an kaynanasıyla yüz yüze kalacaktı. </p>
<p>Son bir iş kalmıştı, o gün, evden gide bilecekti. Bir süre önce suya ıslattığı kendir(Kenevir) köklerini dereden çıkarmalıydı, yağmur yağmak üzereydi, sel gelir ve kendirleri götürürse kaynana’dan çekeceği vardı.<br />
Kocası’nın küçük kardeşleri eşliğinde gittiler; soğuk su dizlerine kadar geliyordu.<br />
İş sona erdiğinde, kaynana’sı, yanı başlarında sessizce onu izlediğini gördü, korkudan eli ayağına dolaştı, yapılan iş’e mutlaka bahane bulacaktı. “Neden beni çağırmadınız” diye söze başladı ve saatlerce susmadı. ‘Sabah erkenden kaybolmuştu nerede bulacaklardı onu? ’<br />
Eve döndüklerinde, hepsi de sırılsıklamdı.<br />
O gün, kayın baba, evde yoktu, meydan tamamen kaynanaya kalmıştı.<br />
Yatma vakti gelmişti, geline emretti “gel burada yanımızda yat” diye. ‘kim bilir ne hınzırlık düşünmüştü’ gelin üşüdü diye merhamet etti sanılmasın… </p>
<p>Yatağını, pencerenin önünde olan kanepeye yaptı, yorganın altına kıvrıldı; titremesi henüz geçmemişti. pencerede bir tıkırtı duydu; kaynanasına baktı kıpırdamıyor, perdeyi hafif araladı, küçük bir kuş çama sokulmuş rüzgârdan korunmaya çalışıyordu. Bir süre ona baktı, bir cesaretle camı açtı, kuş içeri düştü. Sessizce çamı kapattı, kuşu avucuna aldı, kuş, titriyordu. Küçük gelin ağlıyordu. Gün boyu boğazına düğümlenmiş, efkârı gözlerinden akıyordu, sessiz ve hıçkırıksızdı. Ne kadar vakit geçti bilinmez. Kuş artık titremiyordu, karanlıkta onun nasıl bir kuş olduğunu bilmiyordu lakin kendiyle aynı kaderi paylaşıyordu. “sendemi kimsesiz kaldın? ”…<br />
—Beni de annem baban yuvadan attı, henüz kanatlarım çıkmadan, senide atmışlar yuvadan anlaşılan..” diyordu. ‘derin düşüncelere daldı.’ “senin baban da mı zalim di, Anan seni sevmiyor muydu? Sende mi sevgisiz kaynana elinde kaldın, anlat bana” diyordu.<br />
Sabah olunca seni dışarı bırakırım; ya ben, ne olacağım? ” “Bu kadın beni delirtecek; keşke kanatlarım olsa seninle mutluluklar diyarına uça bilsem! ” “Senin kanatların olduğu halde bu sevgiden yoksun eve neden geldin söylerimsin? ” “Benim ne kadar mutsuz olduğumu hissettin de bana arkadaş geldin demek! ” “bu kadına dayanamıyorum artık; hiç merhameti yok! ” “ Ona hizmet ediyorum her işini yapıyorum, isteklerine hiç ihtiraz etmiyorum, hala beni beğenmiyor, ne yaparım söyle? ” “Onu nasıl memnun ederim, nasıl susmasını sağlarım! Bıktım, inan bıktım; ölmek istiyorum artık; beni de götür, sabah olduğunda ne olur! </p>
<p>Kuş: “tamam gidelim düşler ülkesine hadi” dedi. ‘odanın ortasında ayakta duran, heybetli kuşa ürpererek bakıyordu. Kanatları ışık saçarak inip kalkıyordu. “Haydi, gel bin sırtıma” bir anda kuş’la tek beden ve tek düşünceye dönüştüler, ne düşünse hemen kuş onu duyuyor ve onun dilediği gibi davranıyordu.<br />
Gök kubbe masmaviydi; yükseldiler, ne güneş var, ne de ay; koyu lacivert derinliklerde ilerlediler. Şehirler, kasabalar, köyler, üstünden geçiyorlardı. Gördükleri karşısında dehşete düştü… Her yerde pislik yığınları vardı, ırmaklar kokulu sular taşıyor orman yanıyor insanlar çığlıklar atıyordu. Şehir’e indiler, kadın tüccarları, tecavüzcüler, emekleri sömürenler, çıkar peşinde koşanlar, sahtekârlar, sevginin parayla ölçüldüğü ortamlar, merhametten yoksun insan, yığınları gördü. “Hayır, burası bana göre değil, gidelim”. uzak ülkelere gittiler.<br />
Dilleri anlaşılmıyordu, fakat vücut dilleri aynı dili konuşuyordu; ‘kendi ülkesinden daha çok pisliğe bulanmış ülkeler gördü. Nereye gitse insanlar sevgisizdi. Yaşam ve çıkar uğruna her kötülüğü yapanlar, her yerde kol geziyordu. Açlık ve sefillik hat sahadaydı. İnsan onuru yerlerde gezen ülkeler vardı. </p>
<p>Işıklı şehirlerde dolaştı; kapalı, kapılar ardında insan onurunu pazarlanıyordu.<br />
Savaş çıkarmak için can atan çıkarcılar vardı. Akıllı ve mağrur görüntüleri, altında vicdanları rahatsız, asık suratlı yüzler, maskeler takıyordu, yalancı gülümsemeler, iltifatlar, ikramlar, misafir perverlikler, lakin sevgiden eser yoktu. ‘Neden bu dünya sevgisiz kalmıştı kim sebep olmuştu bütün bunlara? ’ küçük gelin, şaşkınlık içinde kuş’a, sarıldı. </p>
<p>Kuş: “nereye gidelim şimdi? ”dedi. “evime, başka gidecek yerim yok.” Küskün, bir sesle.”Mutluluklar diyarına götürmedin beni” —Mutluluklar diyarı yok ki” bak işte sen o sevgisiz evden kaçmak istedin ama gideceğin her yer o evden daha kötü”, “Bak sana bir sır vereyim; gerçek mutluluğu kendi iç dünyanda ara; ona ulaşırsan mutlu olacaksın”… Kalbi sızılar içindeydi. “bu dünya, bu kadar kötüyse, neden çıkardın beni o evden? ”, —Hayal ettiğin dünyanın ne kadar kötülük dolu olduğunu gör diye! ” “akıl yoksulu sana eziyet ediyor biliyorum! Sen onu sevmeyi örgen” bir gün o, yaptığından pişmanlık duyacak, vicdanıyla yüzleşecek. —Vicdanı yoksa bedeni korkunç yaralar içinde yaşayacak, ölümü bekleyecek, ölüm ona gelmeyecek, sen onu affet,-o küçülecek, küçülecek, onu hoş gör; davranışlarının tek suçlu o değil; kendine yapılanların intikamını senden alıyor, -o senden daha şanslı değil di; hayatlarınız aynı, rolleriniz değişik, roller değiştiğinde, sırası sana geldiğinde, sakın aynı yolu izleme; tabular yıkılmalı.” </p>
<p>Sokaktan gelen seslerle uyandı; kalbi titriyordu. ‘kuş’a ne olmuştu’ ya onu kaynanası gördüyse.<br />
Odayı kontrol etti; kimse kıpırdamıyordu. Kuş, yastık ve duvar’ın arasına sıkışmıştı, onu avucuna aldı şimdiye kadar görmediği bir kuş türüydü. Gagası uzun- kanatları renkliydi; onu çok sevdi, bırakmak istemiyordu, fakat evdeki küçük çocuklar onu öldüre bilirdi. Koruyamazdı kuşunu onu özgür bırakmalıydı. Pencereyi, sessizce açtı kuşu pencerenin kenarına bıraktı, kuş gitmek istemedi eliyle onu itti, zavallı, sarsıldı aşağı düştü.<br />
Kaynanasının, uykulu kalın sesiyle irkildi, “ne yapı yon orada? ” Aniden döndü. “ hiç kuşu dışarı bıraktım” kadın biraz şaşkın. “ne kuşu? ” Dedi, hınzırca gülümsedi, ‘yalan söylediğini veya hayal gördüğünü düşünmüş olmalı’ kalbinde derin bir sızı vardı kuş’a ne olmuştu, uçup gitti mi? Yoksa hınzır kediler onu kaptı mı? Hiç bilemedi. Kaynanası günlük konferans’ına çoktan başlamıştı, aklında ne kuş kaldı ne de dünkü gün; şimdi bu günü nasıl kurtaracaktı, akşama ne halde olacaktı, kim bilir!<br />
O, aileye katılalı 5 ay olmuştu, lakin 5 yıl yaşlanmıştı, her gün bir olay yaşıyordu, hayat’ı unutulması güç öykülerle dolup taşıyordu. </p>
<p>Kadın oturduğu yerde ne kadar kalmıştı? Saate baktı vakit ilerlemişti, lakin yıllar öncesinden gelen bu anı, hayatı durdurmuştu.<br />
Yaramaz kuş tekrar göründü pencerede; neşeyle ona kur yapıyordu beni içeri al dercesine.<br />
Gülümsedi: —Beni kandırıyorsun; ne zaman elimi uzatsam kaçıyorsun, bana çok kızgınsın anlaşılan; o gün seni dışarı attım ve hayata yenik düştüm, şimdi kur yapma bana; gel artık içeri”<br />
—Ben o küçük kız değilim artık yaşlandım, kâmil oldum, bana dönersen seni hiç bırakmam, gel artık; beni cehiller ordusuyla, baş başa bırakma! ”…</p>
<p>Yeter Karaer3</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/gecmis-bir-gun-hikayesi.html">Geçmiş, Bir Gün, hikâyesi.</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/gecmis-bir-gun-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EVLAT ACISI</title>
		<link>https://www.siirler.biz/evlat-acisi.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/evlat-acisi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tdomf_42dac]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2010 14:19:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[Acısı]]></category>
		<category><![CDATA[çelikcan]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[evlat]]></category>
		<category><![CDATA[giray]]></category>
		<category><![CDATA[matem]]></category>
		<category><![CDATA[Melek]]></category>
		<category><![CDATA[sedef]]></category>
		<category><![CDATA[uralgiray]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=18932</guid>

					<description><![CDATA[<p>URAL GİRAY ÇELİKCAN EVLAT ACISI “Allah sıralı ölüm versin” denir ya… Sıranın çok pis bir şekilde bozulmasıdır evlat acısı. Kendi ellerine doğan çocuğu, kendi ellerinle toprağa vermektir. Eşini kaybedersin “dul” denir, eğer bir çocuksan ve anneni ya da babanı kaybedersen “öksüz, yetim” olursun. Çocuğunu kaybetmiş bir anne-babaya ne denir? İsim verilemeyecek kadar büyük bir acıdır, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/evlat-acisi.html">EVLAT ACISI</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>URAL GİRAY ÇELİKCAN</p>
<p>EVLAT  ACISI</p>
<p>“Allah sıralı ölüm versin” denir ya… Sıranın çok pis bir şekilde bozulmasıdır evlat acısı. Kendi ellerine doğan çocuğu, kendi ellerinle toprağa vermektir.</p>
<p>Eşini kaybedersin “dul” denir, eğer bir çocuksan ve anneni ya da babanı kaybedersen “öksüz, yetim” olursun. Çocuğunu kaybetmiş bir anne-babaya ne denir? İsim verilemeyecek kadar büyük bir acıdır, evlat acısı…</p>
<p>Evladını kaybetmek bir milattır yaşamında. O andan itibaren hiçbir şey eskisi gibi olamaz. O anne-babanın bakışları hiçbir bakışa benzemez. Donuk bakarsın dünyaya, katılaşırsın, gülümsemelerin sahtedir artık. Gözyaşlarını içine akıtmayı öğrenirsin. Büyük bir kısmın uçup gitmiştir. “Gözle görülebilen tek acıdır.”</p>
<p>“Ateş düştüğü yeri yakar” denir ya… Yakıyor… Çevreyede küçük kıvılcımlar sıçrar. Bazıları söner zamanla, o zaman elersiniz &#8220;sığ&#8221; insanları hayatınızdan biir bir&#8230;  Bazıları da kor halinde için için yanmaya devam eder kalplerde. Bir de tesadüfen o ateşin yanından geçenler olur, o kıvılcımlar onlarında kalplerine sıçrar. Ama asıl ateşin düştüğü yer hiç sönmez, hafiflemez. İlk düştüğü andaki gibi yanar durur…</p>
<p>“Allah düşmanımın bile başına vermesin böyle acıyı” denir ya… 38 yaşındayım, bugüne kadar hiç düşmanım olmamıştı. Artık var! Allah onun başına versin mi? TEZ ZAMANDA lütfen…!</p>
<p>Kelimelerle tarif etmeye çalıştım evlat acısını. Olmadı… Koyu bir his,  kopkoyu. En koyu siyahtan bile daha siyah…</p>
<p>Bazı insanlar için hayat daha zor… Bütün ömrünü “tarifsiz” bir acıyla geçirecek kadar zor….</p>
<p>24 Aralık 2010</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/evlat-acisi.html">EVLAT ACISI</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/evlat-acisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KİTAP</title>
		<link>https://www.siirler.biz/kitap.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/kitap.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[inspiration]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2010 12:01:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Şiirleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[KİTAP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=17371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çok severek aldığımız kitaplara benzetiyorum ikimizi, hevesle aldığımız, &#8220;ilk&#8221; sayfalarını heyecanla , hiçbir cümlesini atlamadan, en ufak ayrıntıyı kaçırmak istemezcesine ;dikkatle ,sindire sindire okuduğumuz ,okumaya doyamadığımız; sürükleyici kısımlarını bir anda okuyup, okumaktan sıkıldığımız anda daha sonra devam edilmek üzere bir kenara bıraktığımız… Gün geldi tekrar elimize aldık sevdiğimiz o kitabı , açtık kaldığımız sayfayı yeniden,cümleleri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/kitap.html">KİTAP</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çok severek aldığımız kitaplara benzetiyorum ikimizi, hevesle aldığımız, &#8220;ilk&#8221; sayfalarını heyecanla ,</p>
<p>hiçbir cümlesini atlamadan, en ufak ayrıntıyı kaçırmak istemezcesine ;dikkatle ,sindire sindire okuduğumuz ,okumaya doyamadığımız; sürükleyici kısımlarını bir anda okuyup,</p>
<p>okumaktan sıkıldığımız anda daha sonra devam edilmek üzere bir kenara bıraktığımız…</p>
<p>Gün geldi tekrar elimize aldık sevdiğimiz o kitabı , açtık kaldığımız sayfayı yeniden,cümleleri okurken her bir detayını beynimize kazımak istercesine okuduğumuz ayrıntıları unuttuğumuzu fark ettik , hatırlamak istedik ; karıştırdık kitabımızın eski solmuş yapraklarını,okurken en etkilendiğimiz satırlarını hatırladık beynimizin ücra köşesinde, tekrar çıkardık eski yerinden, tekrar heveslendik , o &#8220;ilk&#8221; heyecanla devam ettik kitabı okumaya …</p>
<p>Sayfalar azaldıkça, hızımız azaldı , çünkü kitabın sonu yaklaşmıştı.Heyecanla sonunu beklerken, aynı zamanda bitmesini hiç istememekti bizimkisi…</p>
<p>Son yaprağıydı kitabın, yavaş yavaş , sindire sindire okuduk cümleleri, merakla geldik en son cümlesine. Her bir satırını dikkatle okuduğumuz o son sayfadaki en önemli cümle orda saklıydı, aynı zamanda tüm yazılanların beklenen, yahut hiç beklenmeyen sonu da…</p>
<p>Ve işte okuduk son cümlesini kitabımızın…</p>
<p>Şimdi kendime soruyorum;</p>
<p>“Kitap ,beklediğim kadar güzel miydi” ya da “okunmaya değer miydi” diye…</p>
<p>Hiç tereddüt etmeden cevaplıyorum,</p>
<p>“Evet, iyi ki okumuşum, anlatılamayacak kadar güzeldi” diye…</p>
<p><strong>ESİN GÜDÜL</strong></p>
<p><strong>(30.01.2010 &#8211; 22:30)</strong></p>The post <a href="https://www.siirler.biz/kitap.html">KİTAP</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/kitap.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AŞK HİKAYESİ (PRENSES GRUBU ORTAK ŞİİRİ)</title>
		<link>https://www.siirler.biz/ask-hikayesi-prenses-grubu-ortak-siiri.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/ask-hikayesi-prenses-grubu-ortak-siiri.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[taner54]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 17:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[aşk şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[GRUBU]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ORTAK]]></category>
		<category><![CDATA[PRENSES]]></category>
		<category><![CDATA[siir]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[siirler]]></category>
		<category><![CDATA[şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiirlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=4051</guid>

					<description><![CDATA[<p>AŞK HİKAYESİ Sensizim satırlara sığmıyor sevdam Bu dertli yüreğimle her nereye baksam Dönüp dolaşıp dünyayı yine sana varsam Unutulmaz kalbimdeki bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;.Necla Argüz Senin bir tek tebessümün bedeldir dünyaya, Verseler de bana sensiz adım atmam aya, Sen öğlesine girdin ki hayatıma, Artık çümle alemin bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Şenses Us Sensizim, yıldızları toplayıp saçsam Güneşi yakalayıp [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/ask-hikayesi-prenses-grubu-ortak-siiri.html">AŞK HİKAYESİ (PRENSES GRUBU ORTAK ŞİİRİ)</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AŞK HİKAYESİ </p>
<p>Sensizim satırlara sığmıyor sevdam<br />
Bu dertli yüreğimle her nereye baksam<br />
Dönüp dolaşıp dünyayı yine sana varsam<br />
Unutulmaz kalbimdeki bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;.Necla Argüz </p>
<p>Senin bir tek tebessümün bedeldir dünyaya,<br />
Verseler de bana sensiz adım atmam aya,<br />
Sen öğlesine girdin ki hayatıma,<br />
Artık çümle alemin bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Şenses Us </p>
<p>Sensizim, yıldızları toplayıp saçsam<br />
Güneşi yakalayıp dünyayı yaksam<br />
Sevgini alıpta sonsuzluğa salsam<br />
Yine de anlatılmaz bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.Mimoza Sarışın.. </p>
<p>Öylesine bir sevdamı ki bizimkisi&#8230;<br />
Sahillerde yazılıdır bak hala izi&#8230;<br />
Alıp götürsünler çarmıha dizsinler bizi&#8230;<br />
Unutturmak kolay bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Göksel </p>
<p>Gözyaşıma gülerim, sanma gülüm arsızım,<br />
Sermayem gözyaşımdı, oda bitti, karsızım,<br />
Yeminler olsun gülüm kitapsız, imansızım,<br />
Anlatılmaz ki yaşanır bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Şefik Tiryaki </p>
<p>Sevdim seni küçücük yüreğimde bir dev gibi<br />
Gözyaşlarımla sulandı sevda çiçekleri<br />
Söküp alsanda yüreğimden yüreğini<br />
Sevgilerin en ölümsüzü bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Leyla Altınbaşak </p>
<p>Gökyüzünde bsşıboş küçücük bir yıldızım,<br />
Kitlelerin içinde tek başına, yalnızım,<br />
Sensizlik kaldı bana ey yürekteki sızım,<br />
Anlatılmaz yaşanır bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.Şefik Tiryaki </p>
<p>aşk demişler adına çözülmez bir bilmece<br />
beni dertlere salan kara kaşlı bir ece<br />
senindir gönül bahçem gelde salın gönlünce<br />
sonu yoktur filmin bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Süleyman Köse </p>
<p>Canım sen benim hayatımın tek prensesi<br />
Sen konuştuğumda sözlerimin neşesi<br />
seni düşünerek geçer ömrümün gecesi<br />
Anlatılmaz yaşanır bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..Feyzullah KIRCA </p>
<p>Gülüşün bir Akdeniz güneşiydi içimi ısıtan<br />
Sesin rüzgarda bir senfoniydi kulaklarımda çınlayan<br />
Gözlerin denizdi beni kendi derinliğine çeken<br />
Seninle yaşanacaktır aşkım bu AŞK HİKAYESİ…&#8230;..Feride SERİN </p>
<p>Biz dağda, köyde, sahilde, beraber yürürdük<br />
Hiç bir gün geçirmeden birbini görürdük<br />
Çok neşeli ve sevinçliydik her an özgürdük<br />
İşte seninle yaşanınca güzel bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;Hikmet Atiş </p>
<p>Senden ayrı kalmak ölümdür bana<br />
Ateşten kor oldum ben yana, yana<br />
Haykırdım sevgimizi bütün cihana<br />
Nazardan korunsun bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.İsmihan Erdoğmuş </p>
<p>Örnek olsun aşkımız herkese her âleme<br />
Mutluluğa varalım düşmeyelim eleme<br />
Bakışların konuşsun sevdiğini söyleme<br />
Destan olsun sevdiğim bizim AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Mehmet Kındap </p>
<p>Bir sır gibi büyüttüm yüreğimdeydi yeri<br />
Getiremem ki geri geçen onca seneyi<br />
Seni bana getirir hangi zamanın eli<br />
Dilden dile söylenir bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..Leyla Altınbaşak </p>
<p>Senle yaşar gönül senle umuda<br />
Rüya gibi bir aşk durgun sularda<br />
Ne saray isterim ne köşk dünyada<br />
Senle başlayıp biter bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..saniye uzun </p>
<p>Çocuktuk oynardık seksekimizi<br />
Kader öne kattı getirdi bizi<br />
Destan ettik köye biz sevgimizi<br />
Aynı telden çalar bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..Eyüp Şahan </p>
<p>bugün, sevda bahçelerinde dolanıp durdum<br />
bulmak değil, seyreylemekti alemi &#8211; aşkı<br />
ahu gözlü, kuğu boyunlu güzele vuruldum<br />
böyle doğdu, yazıldı bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.Dinmez Er </p>
<p>Sevda nimeti ertelenmeden yaşansın<br />
Sevilen sevenin kıymetini anlasın<br />
Olumsuzluklar da göz arkasında kalsın<br />
doyasıya yaşansın bu AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.Feyzullah KIRCA </p>
<p>Mişli gerçmiş zamanın<br />
hikayesi değilmiydi aşk<br />
Bir varmış,bir yokmuş<br />
Su gibi avuçlarımızdan kayan ŞİİRİN KIZI </p>
<p>Aşkın ilk halisin sen, ben seninle heceleniyorum.<br />
Sonra, ikinci kelimesini seninle öğreniyorum.<br />
Yüreğimizde büyüyen üç çocuğun sevdasında gizli<br />
On iki yıldır aramızda süren bir AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;&#8230;Zafer YILMAZ </p>
<p>Yüreğime sorsan seni, yüzüne bakar gözyaşlarına boğulur,<br />
Tekrar yüzünü kendine çevirsen,utanır başını çevirir.<br />
Sen ardından koşsan, o senden gizlenir<br />
Bu yaralı yüreğin garip bir AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;..Zafer YILMAZ. </p>
<p>Gecenin ayazına, düşen kar tanesine anlattım derdimi,<br />
Sönmeye yüz tutan küllenen odunun közüne attım kederi,<br />
Denizin hırçın dalgalarına teslim ettim, hüzünümü<br />
Sesimi duymayan sevgili, gönlümün kırık AŞK HİKAYESİ&#8230;&#8230;.Zafer YILMAZ. </p>
<p>gel sen sevdıcegim mişli zamanı bırak<br />
güzel günler bıze dogsun geleceğe bak<br />
bir varmış bır yokmuş deme yaşamaya bak<br />
mavi bir okyanus olarak ak sen,BİR AŞK HİKAYESİ&#8230; Nazlı Akın </p>
<p>sevda denızıdır bu can gülüm bızımkısı<br />
sıgmaz oldu yurege yıktı bendımızı<br />
estı delı poyrazlar savurdu yelımızı<br />
vurgunlar yesekte yüz yerden bıtmez bu AŞK HİKAYESİ&#8230;Nazlı Akın </p>
<p>ben bır ceylan gördüm pınar basında<br />
ahu gözlerını çatıp durdu karşımda<br />
bakışları yaktı beni attı odlara<br />
sağalırmı bu yara birde BU AŞK HİKAYESİ&#8230; Nazlı Akın </p>
<p>Seninle bir türkünün içli ezgisi,<br />
Bir şarkının inleyen nağmesi,<br />
Sevgimizin ise;<br />
Yanan meşalesi, çağiayan çeşmesi,<br />
Gibiydi bu aşk hikayesi, </p>
<p>Sensiz;<br />
Sayfaları silinmiş,<br />
Sevdası okunamaz hale gelmiş,<br />
Beni ve yüreğimi harabeye çevirmiş,<br />
Gibi bu aşk hikayesi&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..Zülfikar Karakoç </p>
<p>seni bu gecelik uykularıma alsam<br />
gözlerıme uykum dıye yamasam<br />
kirpıklerımın golgesıne sevgını saklasam<br />
uyanmasam bu ruyadan senınle baki kalsam<br />
benim tek umudumdur bu aşk hikayesi&#8230;&#8230;..Nazlı Akın </p>
<p>Gönül bahçeni, gözyaşlarımla ıslatsam.<br />
Bir tomurcuk olsanda, gönlüme açsan.<br />
Hiç bıkmadan ömrümce,hep koklasam.<br />
Yinede, unutulamaz, bu aşk hikayesi..</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/ask-hikayesi-prenses-grubu-ortak-siiri.html">AŞK HİKAYESİ (PRENSES GRUBU ORTAK ŞİİRİ)</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/ask-hikayesi-prenses-grubu-ortak-siiri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siz Bu Kadar Sevebilirmisiniz?</title>
		<link>https://www.siirler.biz/siz-bu-kadar-sevebilirmisiniz.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/siz-bu-kadar-sevebilirmisiniz.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 22:45:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[bu kadar sevebilirmisiniz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/?p=888</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#62; &#62;&#62;&#62; &#62;&#62;BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ!!!! &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez&#8230;. Biri &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62; &#62; &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;&#62;aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç&#8230; [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/siz-bu-kadar-sevebilirmisiniz.html">Siz Bu Kadar Sevebilirmisiniz?</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&gt; &gt;&gt;&gt; &gt;&gt;BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ!!!!<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez&#8230;. Biri<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;otobüse, kız ise ablasında&#8230;.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;evlerinden çıkıp,Sehrin öbür ucundaki o durağa,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;onların durağına geldiklerini, gülerek<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;İtiraf ettiler bir süre sonra&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;de çok mutlu&#8230; Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zoR<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen,bankahesabında<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sevgilerden değildi onlarınki&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;de büyüdü, büyüdü&#8230; Tek eksikleri çocuklarının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sahibi olmayınca, &#8220;bütün mutlulukların bizim olmasını<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;beklemek, bencillik olur&#8221; diyerek devam ettiler<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Senin için ölürüm&#8221; derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ve adma&#8221;Hayır, ben senin için ölürüm&#8221; diye yanıt<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;verirdi hep&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;görürdü kadın, &#8220;Bir tanem,kütüphanenin ikinci rafına<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bak&#8230;.&#8221; Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;olurdu, &#8220;Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sevdiğimi sakın unutma&#8221; Mutfaktaki masadan, salondaki<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;dolaba sevgi dolu notları okuya<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;çiçek, kimi zaman en<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;karşılaşırdı&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;zaten&#8230;.Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;satılık&#8221; levhası asılı olan.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Ne dersin, bu evi alalım mı?&#8221; dedi adama. &#8220;Bu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;burayı&#8230;&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim?\&#8221; diye<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yanıt verdi adam. &#8220;Amerika&#8217;daki tıp kongresinden döner<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;dönmez ararım emlakçıyı&#8230; Kaç para olursa olsun<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;burası bizimdir artık&#8230;.&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ayrılmaları zor oldu adam Amerika&#8217;ya giderken. Her<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sonra,kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;beklemediği bir cevap aldı: &#8220;Canım, o ev bizim<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;adama, &#8220;Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;diye dil döktü boş yere&#8230; Yıllardır sevdiği adam,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, &#8220;Artık<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım&#8221; diye sözünü<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kesti arkadaşı. &#8220;O, seni aldatıyor. İş yerimin tam<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya&#8230;.&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları&#8221; diye<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bağırdı kadın.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;suçladı&#8230;.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;masal olduğunu anladı&#8230; Kocasının eskiden aynı<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;gördü adamın&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Kapıdan çıkarken, &#8220;son bir kez kucaklamak isterim<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;seni&#8221; diyecek oldu ama kadın, &#8220;defol&#8221; dedi nefretle&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;İlk celsede boşandılar&#8230; Modern bir aşk hikayesinin<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sevgilisiyle birlikte Amerika&#8217;ya yerleştiğini öğrendi.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;için dua ediyordu.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Aradan bir yıl geçti&#8230; Her şeyin ilacı olduğu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;söylenen zaman bile,kadının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kadını gördü. &#8220;Sen, buraya ne yüzle geliyorsun&#8221; diye<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. &#8220;Lütfen, içeri<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor.&#8221; dedi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;konuşmaya başladı:<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika&#8217;daki<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;senelik ömrü kaldığını.Buna dayanamayacağını, hep<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;vermedi. Birlikte Amerika&#8217;ya yerleştiğimiz yalanını<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sana bu kutuyu vermemi istedi&#8230;&#8221; Gözlerinden akan<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;oracıkta ölmek istiyordu.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kutuda. İlk kağıtta, &#8220;Lütfen bütün notları sırayla oku<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bir tanem&#8221;diyordu&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;Sırayla okudu; &#8220;Seni çok sevdim&#8221;, &#8220;Seni sevmekten hiç<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;vazgeçmedim&#8221;,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bilirdim.&#8221; &#8220;Fakat benim için ölmeni istemedim&#8221; &#8220;Şimdi<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;bana söz vermeni istiyorum.&#8221; &#8220;Benim için<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yaşayacaksın, anlaştık mı?&#8221; son kağıdı eline alırken,<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın&#8230; Ve son<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;kağıtta şunlar yazılıydı:<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&#8221;Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;ederken, ben hep seni izliyor olacağım&#8230;.&#8221;</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/siz-bu-kadar-sevebilirmisiniz.html">Siz Bu Kadar Sevebilirmisiniz?</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/siz-bu-kadar-sevebilirmisiniz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acele Karar Vermeyin</title>
		<link>https://www.siirler.biz/acele-karar-vermeyin.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/acele-karar-vermeyin.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 23:12:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/index.php/hikayeler/acele-karar-vermeyin.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acele Karar Vermeyin Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış&#8230;Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. &#8220;Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı&#8221; dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/acele-karar-vermeyin.html">Acele Karar Vermeyin</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p ALIGN="center"><strong>Acele Karar Vermeyin</strong></p>
<p>Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış&#8230;Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. &#8220;Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı&#8221; dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: &#8220;Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.Şimdi ne paran var, ne de atın&#8221; demişler&#8230;İhtiyar: &#8220;Karar vermek için acele etmeyin&#8221; demiş.&#8221;Sadece at kayıp&#8221; deyin, &#8220;Çünkü gerçek bu.Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.&#8221; Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş&#8230;Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler.&#8221;Babalık&#8221; demişler, &#8220;Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var..&#8221; &#8220;Karar vermek için gene acele ediyorsunuz&#8221; demiş ihtiyar. &#8220;Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?&#8221; Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden &#8220;Bu herif sahiden gerzek&#8221; diye geçirmişler&#8230;Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeyeçalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara.&#8221;Bir kez daha haklı çıktın&#8221; demişler. &#8220;Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın&#8221; demişler. İhtiyar &#8220;Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz&#8221; diye cevap vermiş.&#8221;O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.&#8221; Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler&#8230; &#8220;Gene haklı olduğun kanıtlandı&#8221; demişler. &#8220;Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer&#8230;&#8221; &#8220;Siz erken karar vermeye devam edin&#8221; demiş, ihtiyar. &#8220;Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde&#8230; Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şnssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.&#8221; Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış: &#8220;Acele karar vermeyin.Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.Buna rağmen akıl,insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar.Bir kapı kapanırken, başkası açılır.Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.&#8221;</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/acele-karar-vermeyin.html">Acele Karar Vermeyin</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/acele-karar-vermeyin.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AŞKIN GÖZYAŞLARI{ Yaşanmış Bir Aşk Hikayesi}</title>
		<link>https://www.siirler.biz/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html</link>
					<comments>https://www.siirler.biz/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 23:10:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siirler.biz/index.php/hikayeler/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oturduğu yerden usulca kalktı ve yüzünü gökyüzüne döndü. Rüzgar sanki bedenini alıp götürecekmiş gibi esiyordu. Bedeni ise ona inat ayakta durmaya çalışıyormuş gibi hafif sallanarak dimdik ayaktaydı. Gözyaşları gözlerinden hırçınca çıkıyor, yanaklarından hızla süzülüp, yüreğine yavaşça akıyordu. Delip geçiyordu yağmur her yerini. Düşündüğü hatıralar yağmurla bir bir akıp gidiyordu içinden. Bir ara hatıraların birinde düşecekmiş [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.siirler.biz/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html">AŞKIN GÖZYAŞLARI{ Yaşanmış Bir Aşk Hikayesi}</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p ALIGN="left">Oturduğu yerden usulca kalktı ve yüzünü gökyüzüne döndü. Rüzgar sanki bedenini alıp götürecekmiş gibi esiyordu. Bedeni ise ona inat ayakta durmaya çalışıyormuş gibi hafif sallanarak dimdik ayaktaydı. Gözyaşları gözlerinden hırçınca çıkıyor, yanaklarından hızla süzülüp, yüreğine yavaşça akıyordu. Delip geçiyordu yağmur her yerini. Düşündüğü hatıralar yağmurla bir bir akıp gidiyordu içinden. Bir ara hatıraların birinde düşecekmiş gibi oldu. Eğer güçlü olmasaydı biliyordu ki o anda yere yığılıp kalacak ve bir daha kalkamayacaktı. Ölmek onun için aslında bir şey ifade etmiyordu. Ölse de olurdu, yaşasa da. Ölümü düşünmek için önünde yıllar varken o yaşa şimdiden girmişti&#8230;</p>
<p>O zaman neye direniyordu? Ölmeyi istiyorsa neden hala yaşıyordu?</p>
<p>Aslında bizim gibi o da bilmiyordu bu sorunun cevabını. Belki de onu yeniden kazanabilirim umudu içindi, yaşamayı seçmesi. Zor bir ihtimaldi belki de ama herşeye değerdi.</p>
<p>Kimse bilmiyordu içinde kopan fırtınaları, yaralandığını, savunmasız olduğunu. Dayanabilir sanıyorlardı oysa o çoktan yenilmişti. Gözyaşları yağmurla birleşip adeta göl oluşturmuşlardı. Saçlarında sanki bir ayrilik ezgisi dolaşıyordu.</p>
<p>Kimdi?</p>
<p>Neden böyleydi?</p>
<p>Neler yaşamıştı hayatın ve gerçeğin soğukluğunda&#8230;</p>
<p>Sevginin güzelliğini çoktan unutmuştu. Çok denemişti ondan sonra ama olmamıştı. Yapamamıştı.</p>
<p>Kimdi onu bu kadar yaralayan?</p>
<p>Yakalanamayan bir yüz mü yoksa bir ses mi?</p>
<p>Ondan gelecek tek bir haber bile yeterdi yaşamasına. Zaten bunun için yaşamıyor muydu?</p>
<p>Tek bir ses her şeyi yapmasına yeterdi.</p>
<p>Gel dese gelir, öl dese ölürdü.</p>
<p>Yağmur bir anda dinince, ilişkilerininde bir anda böyle nedensiz ansızın bitivermesini hatırladı.</p>
<p>Hayatında ilk defa mi seviyordu? Yok ikinci kez. İlkinde aşık olmuştu ama ikinci de tutulmuştu. Değişik bir sevgiydi onunki. Hem seviyor hem de nefret edebiliyordu. Yüreğinde iki zıt duyguyu aynı insan için besleyebiliyordu. Özlemi giderek artıyordu tıpkı denizin duvara hırçınca çarpması gibi özlemleri de kendisine çarparak büyüyordu. Buna bir türlü engel olamıyordu. Delicesine seviyor, delicesine özlüyor, delicesine kıskanıyor ve delicesine kin duyuyordu. Bitmeyen, yoğun duygulardı onun için. Aylardır tek başına sürdürüyordu içinde bu sevdayı. Aslında o bir ölüyü özlüyor ve seviyordu. Ölüden hiç bir farkı olmayan bir erkeğe böyle delicesine bağlanabiliyordu. Ölü biriydi çünkü onun ne sesini duyabiliyordu, ne kendisini görebiliyordu ve her şeyden önemlisi bir kalbi yoktu.</p>
<p>Kısa bir süre içinde onu etkilemeyi başarmıştı. Önceleri farketmemişti onu bu kadar çok sevdiğini. Güçlü sanıyordu kendini ama her görüşmelerinde yanan bir mum gibi eriyordu yavaş yavaş. Sonuna kadar yanacağını düşünürken bir rüzgarla söne vermişti mum. Çoktan sönmüştü de nedense dumanı hala daha sürüyordu. Ona yenilmişti ve ona karşı çok zayıftı. Karanlık çoktan çökmüştü ama o hala daha aynı yerdeydi. Bu akşam dolunay vardı gökyüzünde ve yıldızlar her zamankinden daha parlaktı. Oysa o bu güzellikleri göremeyecek kadar yastaydı. Bazen boşversede bu sevgiyi, özlem nöbetleri dinmek bilmiyordu. Birden haykırmaya başladı :</p>
<p>&#8220;NEDEEEENNN?&#8221;</p>
<p>Durmak bilmiyordu defalarca haykırdı en sonunda yoruldu ve yere çöküp ağlamaya başladı. Hıçkıra hıçkıra, gözyaşlarına engel olamıyordu. Birden sıcak bir el dokundu omzuna. O sandı birden ve aniden döndü ama o değildi.</p>
<p>&#8220;Lütfen artık içeri girin&#8221;dedi.</p>
<p>Ayağa kalktı ve yavaş yavaş yürümeye başladılar içeriye doğru.</p>
<p>Geride sadece deniz köpüklü, kollarını iki yana açmış, gel bana dercesine bir erkek resmi kaldı deliler hastanesinin o yalnızlık bahçesinde&#8230;</p>The post <a href="https://www.siirler.biz/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html">AŞKIN GÖZYAŞLARI{ Yaşanmış Bir Aşk Hikayesi}</a> first appeared on <a href="https://www.siirler.biz">Siirler.Biz</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.siirler.biz/askin-gozyaslari-yasanmis-bir-ask-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
