Özdemir Asaf Şiirleri


O gece ben olmayacağım. Utancımdan bakamadığım aynalarda Güldüğünüzü gecedir. Gecelerinizi karıştıracak gitgide Olmayanlarınızın çoğalması. Benim olmadığımı duyduğunuz bir gece Korkacaksınız. Şimdiden düşünüyorum son kalanımızı Son gidenimizin bu gecesinde. Ama bir gece olacak, ortalarda bir gece.. İçinde siz de olmayacaksınız, Ayrıca. Özdemir Asaf
Öyle çabuk geçiyor ki günler Hele sen de bir bak hayatına. Daha dün doğmuşuz sanki Yeni okula başlamışız Yeni sevmişiz Öyle çabuk geçiyor ki günler Hele sen de bir bak hayatına Yarın bitecek sanki her şey Yarın ölecek gibiyiz. Daha doymamışız yaşamasına Günlerimiz dün bir, bugün iki Sakın bir şey bırakma yarına Yarın yok ki. Özdemir Asaf
Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere Örtüsüdür bazı acıların Örter, örtülmez Savunur bir süre Ağlayanlar sevinmeli Sevin ağlıyabiliyorsan Acılar art arda dinmeli Durur bir nöbetçi gibi Durur bir bekçi gibi Zamana gülmeli-gülmeli Sevin ağlıyabiliyorsan Unutmanın kardeşidir ağlamak Uyur uyanır yatağında duyguların Düşüncenin kucağında hep çocuktur Ağlamak Özdemir Asaf
Beni çağırmadınız, kalkıp ben kendim geldim. Uzaklardan size bir haber getirdim geldim. Bıraktıklarınızdan, unuttuklarınızdan, Sımsıcak-anılası günler getirdim geldim. Gömütleri andıran yapılarınızdaki Yaşantılarınıza evler getirdim geldim. Tek-tek, ayrık-soluyan bitkiseller yerine Yüzyüze-dönük-gülen sizler getirdim geldim. Solarken suladığım, koparken bağladığım, Ölürken canladığım sözler getirdim geldim. Özdemir Asaf
uykusuzluk ve pencerede bir kedi gece boyu hiç konuşmadan durdu yağmurlar yağdı, dindi pencerede hep kedi ne geceye girdi, ne uyudu baktı, baktı, baktı belli değildi doğmadığı, doğduğu sanki ona bir zaman hadi şimdi, yola çıkıp bir duygudan pencerenin dışında duran bir geceden indi, odaya girdi dedi hadi şimdi sende in uykudan sevdi mi, sevmedi mi, belli etmedi sürdürüp suskunluğunu yeni huysuzluğu besledi aaaa kedi bu uykunun içindeydi ankara yolundaydı bir gece bir gün marmaris yolundaydı kedi bütün uyku kapılarının önündeydi mırmırları, tırmalamalarıyla bir kadının düşlerindeydi ve bütün hırçınlığıyla anılarının önündeydi. Özdemir Asaf
Unutmak mı? Delisin... Gitmesemde bekler orada deniz. Gelirsem, bilmelisin Benim beklememdir burada deniz. Gitmek gibi geleceğim Denizin delisine Delinin denizi gibi O ne kadar giderse.. Özdemir Asaf
Andırırsın beni bana, bana beni, Dediklerinde, duyduklarında, Yazdıklarımda seni bana, bana seni, Söylemesem bile, saklamadıklarımda. Ah hep aklımda, hep aklımda; Andırırsın seni sana, sana seni, Gözlerinde, kulaklarında, dudaklarında. Özdemir Asaf
Ben size ne yaptım Çağrı mı, armağan mı, ceza mı Ne vardı böyle karşıma geçecek Ben ne yazılar ne çizgiler yitirdim hatırlamadım Ne var ki sizinki onlar gibi gitmeyecek Artık olan oldu Gitmeniz gitmeseniz bir Ben de düş kursam da kurmasam da Aklıma yüzünüz gelecektir Ben size ne yaptım, Ne kötülüğüm dokundu size İnanın - hoş niçin inanacaksınız- Sizi şu ana kadar tanımazdım İnanmak, bilmek yakışmaz size Karşıma çıkmayacaktınız. Karşımda bir resim gibi şimdi Kuramadığım düşlerin çizdiği, siz Hem gözüme hem düşüme Çakılıp kaldınız Renklerinize ve biçimlerinize Düş dışı gerçeklerin...
Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında. O evde bir kedi vardı. Geceler indiğinde kendi havasında Mum yanar, kedi de oynardı. Mumun yandığı gecelerden birinde Kedi oyunlarına daldı. Oyun arayan gözlerinde Mumun alevi yandı, Baktı, Mumun titrek alevinde Oyuna çağıran bir hava vardı. Oyunlarını büyüten kedi büyüdü Kendi türünde çocukcasına, Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü Geldi mumun yanına, oyuncakcasına. Bir baktı, bir daha, bir daha baktı Mumun alevinin dalgalanmasına Uzandı bir el attı. Bıyıklarını yaktırmadan analmayacaktı... İlk kez gördüğü mumun yakmasına İnanmayacaktı. Kedi oyunlarında büyüyordu, Mum, üşüyordu yanmalarında. Zaman ikili yürüyordu Aralarında. Bir ayrışım görünüyordu Birinin...
Gözlerini kaçıramazsın, geçmiş ola Artık derebeyindir senin o görmüşlüğün Köleliğin sana işitir yaşlandıkça o ve sen Onun yaşamışlığındadır senin ölmüşlüğün Artık o sende hep yaşayan bir ölüm Başka görüntülerle gelir öbür açılarıyla Seni yerinden eder, gider, Gelir yerinden eder... Pasını siler, kimse anlamaz sen anlarsın Sen anladıkça o sende hep yaşayan bir ölüm Özdemir Asaf
Sevgisiz bir bağlılık... Bu, insanı yaşaya yaşaya öldüren bir yaşamda sürükler. Sevgiyle bağlılık... Bu insanı öldüre öldüre yaşatan bir yaşamda sürdürür. Özdemir Asaf
Biri sana sorarsa; Sana, beni sorarsa; Gitti, der misin? Gittiğimi söyler misin? Gidiyorum ben sana Benimle gider misin? Özdemir Asaf
Küstahlığıma nezaketim oturdu Saadete kendime bakakaldım. Kararsızlık bir an sürdü Gizlenen insanların ortasında ben kaldım, Çırılçıplak Selamımı tanıdıklar oturdu. Saygı bekleyince alçaldım. Kararsızlık bir an sürdü Kendini beğenmişler ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Ağlamayı ölenler oturdu. kendimi ölmez sanınca ufaldım, kararsızlık bir an sürdü. Ölülerle dirilerin arasında bir ben kaldım, Çırılçıplak. Sonsuzluğu ufuklar oturdu. Yarattığım dünyaların içinde daraldım. Kararsızlık bir an sürdü Başlangıç ile bitiş ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Aydınlığı bulutlar oturdu, Yıldızlara doğru yol aldım. Kararsızlık bir an surdu: Varanlar ile duranlar arasında ben kaldım, Çırılçıplak. Özdemir Asaf
Dünya o kadar büyük ki; Bir noktayım ortasında, ne yapsam. Bazan da o kadar küçülüyor ki dünya, Devrilecek sanıyorum, kımıldarsam. Hayat o kadar uzun ki, Öyle bitmez geliyor ki bir an.. Bir de bakıyorum, o kadar kısalıyor ki; Ne çıkar, diyorum, bir hayattan Saadet o kadar lazım ki yaşayana; Billahi can verir uğrunda insan. Hem o kadar boş ki mesud olmak, Gün yüzü görmeden ölenlerin arkasından. Ben o kadar önemli kişiyim ki, O kadar iyiyim ki aklım ve düşüncelerimle. O kadar fenayım ki ben Delice...
Sayfa başına git