Ay: Eylül 2009

Ne zaman ayrılık saati gelse En vazgeçilmez yerinde yaşamın Duysak ayak seslerini akşamın Ve sokaklardan el ayak çekilşe Bir ürpertiyle...
Aldım elime kalemi, boş bir sayfa buldum sen’li yazılarımın arasında… Yalnızlığı beklemeye koyuldum, beyaz düşlerime esir olan karanlık odamda… Geldi,...
Sayıklarım kendimi bazen Susarım içimden, yalnızlığımı saklarım Acıların üstesinden gelmeye çalışırım Kendimce yaşadığım hayatı sevmeye alışırım Çaresizim kendimi anlatmaya dermanım...
unuturum diye yorma kendini her sevenle beni bir tutamazsın bu kadar yürekten sevmişken seni öyle kolay değil, unutamazsın yıllar sonra...
Ağlarsam gülyüzlüm acım diner mi, Aşkımın ateşi böyle sönermi, Sensiz kalırsam yar , yüzüm gülermi, Ayrılık kolaymı senin yanında.. Beni...
Ciğerimde bir nefessin Yaşamak için mecbur kaldığım Tenimde bir ateşsin Senden başka dokunan herkesi yakan Kollarımda bir bebeksin Bütün nazını...
Hep yokluğunu yazmak Hep seni sensizliğine anlatmak Gelmeyen gölgeni seyretmek Duyulmayan sesini dinlemek Her köşede bir defa çöküp Belki buradan...
Haydi toplan akşam oldu vakit doldu toplan gidiyoruz ey kalbim kırkikindi yağmurlarına kalamam kaldıramam bunca ağrıyı, ihaneti biliyorum kirlenmiş hiç...
Yetmiyor mu bukadar sensizlik Gel artık gel duy sesimi, Özlüyorum seni deliler gibi.!! Ceza mı bu.. Kime baksam seni görür...