Ay: Eylül 2010

Kavuşmanın hayaliydin iz düşümlerinde Yalnızlıklarımın Güneşi sen sanıyordum ta ki Sen güneşi söndürene kadar Yollarım sana çıkıyordu Seni düşlemediğim an...
Hayat bana son bir şans daha ver, Söz veriyorum bir daha yıkmayacağım. Gönlümdeki kilidi artık açıver, Akıllandım artık acıtmayacağım. Çok...
Sürükleniyor bu aşk … Mutsuzluk okyanusunda Ne batıyor… Ne kurtuluyor …. Kalbim vicdanı olmayan ellerinde Ne kaynıyor ne donuyor Aşkım...
Akan göz yaşlarıma sordum seni Sensiz olmayı sordum yüreğime Yaşayabilir miyim? dedim masum kalbime Yapmam! Yapamam biliyorum.. Gülmek istedim Defalarca...
Aşk küçük bir çocuktu kapımızda,, Bahcemize girmek isteyen,sırasını bekleyen… Biz aşka yalnızca yağmurlu zamanlarda izin verdik sadece yağmur silip götürebilirdi...
Yalancı Aşk neden zordur ben aşığım demek yerine gerçekten aşık olabilmek onca paylaşılanlardan sonra nasıl olur da bir kaç basit...
Can koydum sevdamın yoluna Artık senim bir başkası olamam Ne acılar çekmişim binbir ahla Islak gözlerimi sensiz kurutamam Muhsine sensiz...
Aşk yakarıyor Anlatıyor dur durak bilmeden, Kurulan meclislerde, Yakılan kandil ışığının altında, Etrafı sarılmışken Sanki kurtlar sofrasında Kurtlar pusuya yatmışken...
Dilimizde aynı cümle dillendi, Birimizin sesi zayıflasa diğeri güçlendi, Aşk kalbimi deldi geçti, bedenimi istila etti, Sel gibi kattı önüne,...
İnan seni kaybetmek için sevmedim Ellerini kaybetmek istemedim Saçlarını, varlığında yok olduğum gözlerini Varlığını kaybetmek istemedim Ve tüm hislerini Ben...
Sen ile başlayan bensizlikle devam eden bir dünya var Dışarıda sen yok olmak için tutuşurken İzlerin ardı sıra siliniyor Karda...
Yağmurlar,göklerde… Aşklar,yüreklerde…oluşur.. Yağmurlar,bulutlardan…. Aşklar,gözyaşlarından…akar… Ki…. Yağmurlar,toprağa… Aşklar,insana…yakışır… Yağmur; aşk ile Toprakta çamura… Çamur; aşk ile ısıda, İnsan’a döner… Yağmurlar.bulutlarda… Aşklar,gönüllerde…saklanır.....
Öyle kızıyorumki bazen, Aramayacağım, sormayacağım diyorum. Bir sızı alıyor ki yüreğimi, Ya tutarsam sözümü. Bekliyorum günlerce de, Açmayacağım diyorum telefonunu....
Yaşamak tüm sevinçleri,kederleri hayatı doya doya, Yelken açmak,ümitlere sonsuz bucaksız deryalarda, Karamsarlığı bir çırpıda gömmek ebedî çıkılmayacak kuyulara, Lokman hekim...
Aşk bir hastalık bu gece iyileştim kalbimde bir kaç iz geriye bir şey kalmadı şimdi ruhum fırtına sonrası sessizlik gibi...
Bir varmış, bir yokmuş diye başlardı bütün masallar, Benim çocukluk yıllarımda. Sonunda da hep gökten üç elma düşerdi Nasıl da...
Yardın zindanlardan zifir gündüzlerimi o güzel gözlerine sinmiş bir tutam şefkatle. O dokunuş ki silkeledi beni, dünya hamallığından yara olmuş...
ne kaldı eskiden bana kalan bir sevdim oldu yalan iki sevdim oldu talan üçüncüsünden korkuyorum inan her insan ayrı bir...