Ekim 2010 Ayında Eklenen Konular


Kalbden kalbe yol var derler Aşk şarabın dan içerler Dolup taşıp mest olarak Kendilerinden geçerler Kara kışın soğuğunda Temmuz ayı sıcağında Etki etmezmiş havalar Cennette irem bağında O yol muhabbet bağıdır Vefa aşkın odağıdır Yıkılmaz sağlam yuvalar Çelikten aşkın dağıdır Birbirine buyrun demek Nefis olur aşkla yemek Karşiliklı güzel kelam Kayıp olmaz dirhem emek Abdurrahman Yıldız
Gidiyorsun Gidiyorsun arkanda yanlışların, içimde ahu bakışların, bıraktığın, bir yanık tendir, ateşinle yaktığın... Gidiyorsun taşınmaz yükün, gözümde gülüşün, unuttuğun sözünle... kırdığın kalbim ezdiğin duygularım, bıraktığın hüzünle, gidiyorsun.... Gidemiyorsun! arkana bakmadan, elimi bırakmadan, kapıyı kapatmadan, ben de iz bırakmadan, gidemiyorsun... Gitme! gitme ne olursun... Ali Kemal Turan
Giden Sevgiliye Hayat bazen insana öyle şeyler öğretir ki, Göz yaşların bile teselli olamaz yaşadığın acılara Ne kadar istesen de silemezsin yüreğindeki izleri Sevmişsin bir kere Dakikalarını günlerini paylaşmışsın Her yerde onun hayali çıkar karşına Gözlerin zamansız daldığında uçsuz bucaksız uzaklara Onu görürsün hep… Bazen yitirilmiş aşk kırıntılarında Bazen bir kelebeğin kanadında Bir zamanlar büyük umutlarla yücelttiğin sevginin, Yıkılışını izlersin gözyaşlarıyla Sadece ağlayabilirsin elinden başka bir şey gelmez Bazen fedakarlık ister sevgili ama sen cesaret edemezsin bir şeyleri kaybetmeye Sevgiliyi kaybetmeyi, canını kaybetmeyi göze alırsın...
SÜRSEN Dudaklarındaki uçurumu kapatmak mümkün de Gölge düşmeden Buz parçasından kanayan mehtap Sıcak akrep Ve tövbekar etten geriye kalan ahenk kaygılı Beyaz görmemiş arzuya kurşun mu yetişir Göz kapaklarına çöken mahreme sevdalı bir ok Soru ne Güneşi tanıyan kim Kırk yüzyıl atmayan şafakta bir ışık bulsam Sorgusuz bakar dururum da Bir karanfil rengini sürsen gözlerine Gökyüzünü içtim sanırım. Kemal Yanık Yayın:PENCERE Sanat Edebiyat Dergisi Mart 1999
Yanlışı Sevdim Seni seviyorum Diye fısıldayıverdim Günün son kızıllığı Düşerken saçlarına Öylesine yüzüme baktı Gerçekmiydi sözlerim Bomboş ve duygusuzca Sonra... Mehtap yetişti imdadıma sanki Denizi yaldızlaştıran ışıkları Dalgın dalgın seyrederken Çatıldı kaşları O zaman anladım Yanlışı sevdiğimi Ve yine imkansızı Hayatımın hatası O an söylediklerim Nerden bilebilirdim ki Hatalar,yanlışlar.. Başlamadan bitmezki Bilseydim yürürmüydüm Hiç inadına yanlışa En azından dost gibi severdi Sonra... Umudumu yaşatabilirim sanarak Çırpındım boşu boşuna Acılar bana kaldı Yürüdü gecenin içine Hiç birşey söylemeden Peşinden gitmek geldi Bir ara içimden Ve... Anladım çok geç Vazgeçtim birden bire nedense... Ali Topcuoğlu
Kara Sevda Saçlar kara kaş kara, Açtın bağrıma yara, Eller beni aramaz, Bir yol olsun sen ara. Uzun uzun kirpiğin, Deldi kalbimi geçti. Kara sevda dediğin, Vurdu beni de geçti. Açmış yeşil yoncalar, Yar yüzüne gün çalar, Aklımı baştan alan, Sinendeki goncalar. Ela mahmur gözlerin, Deldi kalbimi geçti. Ağu ateş sözlerin, Vurdu beni de geçti. Hayati Dede
Onlar... Bu halk içinde nice boyun eğen erler var. Namsız, nişansız; tenhada tevekkül eyleyen var. El içinde herkesten ayrı; gönlü yar ile olan var. Bilinmese de kıymetleri,yarın başköşedir yerleri... Bir zincirin halkaları, bağlanmışlar merkeze, Daireyi tanıtırlar, talipler inebilsin diye öze. Herbirinde ayrı meşrep, o nurun parıltıları... Sohbetleri cana can, akla ziya, hem derde devadır. Bal şerbeti sunarlar, yokluk kadehinden şifadır. Nazarları ki; korlu bir ateş kalbe sefadır. İstekleri dostluk için; hakiki samimiyet,vefadır. Allah ı bulan onları tanır, onlara uyan Hakk a varır! Ödenemez...
Sevda.... Sevda... Öylesine sıcak Bir esintidir ki.. Gözlerden.. Gönüllere doğru esen.... Mavi..mavi..gökler gibi... Yeşil..yeşil...ormanlar gibi... Kara..kara...gözlerin gibi... Sevda... Öylesine yoğun Bir duygudur ki.. Gönüllerden... Gözlere doğru gelen... Duman..duman..bulutlar gibi... Alev...alev..güneşler gibi.. Damla..damla..yağmurlar gibi... Fikret Turhan
Hasreti Tanırım Hasreti tanırım orda yetiştim Çile toprağını eşende tüter Unuttum dediğin anda tutuşur Dikenli yollara düşende tüter Uzattığı eli tutacak sanır Ruhu mutluluğa atacak sanır Hüzünler o anda bitecek sanır Dertlerin ardında koşanda tüter Zamansız kapını çalarsa eğer Etrafın hederle dolarsa eğer Geceler uykunu bölerse eğer Olup bitenlere şaşanda tüter Karşılaştığın an selam vermezse Sağlam duvarları aşka örmezse Kederle başlayıp şayet sürmezse Sabırlı anları aşanda tüter Sükûti hasreti bitiren âşık Kendi eksenine götüren âşık Gerçek aşkı tutup getiren âşık Hayatın özünü deşende tüter Yusuf Akça
Aşkın çağlayan deminden Yağmur yağar inceden İçe işler derinden Sevgi değeri yerinden Damlaları yere düşer özünden Yürekten gözden gönülden Aşkın çağlayan deminden Seyfi Yiğit
Sen kokuyorum... Bugün yine seni düşündüm de, Bir sıkıntı çöktü içime, Küllendiğini sandığım anılar, Siyah bulut olup, oturdu göğsüme Aslında seni düşünmemeyi düşünüyorum İşte o zaman daha fazlaca depreşiyorum, Dünya fazla geliyor böyle anlarda, Ya da anılar fazla ağır omuzlarıma, Ama sen yine de aldırma, Alışık benim gözlerim ağlamaya, Alıştı sırtım arkadan bıçaklanmaya, Giden,biten,yarı yol, Bunların hiç biri bana göre değil, Ben bir sevgiye eğildim, Başka hiç bir şeye değil... Gidişin, Yarım kalan bir masalın, Kırık aynalara bıraktığı yalnızlığımdı, Gidişin, Sana adanmış bir ömrün enkazıydı, Senden sonra sustu dilim, Adını kimselere söyleyemedim, Ama...
* Bir kadın takıldı Gözlerime Bir ekim sabahı, Sekizi beş geçiyordu saat. Günah kokan saçları Ve ihanete bulanmış elleriyle… Bir Kadın takıldı gözlerime Üsküdar sahilinde / Kızkulesi mevkiinde Ve sabahın sekizinde… Göz kapakları yorgun, Bir o denli denize vurgundu. Sisli kirpikleri suskun, Bir kadın takıldı gözlerime Ve ölüm gibi düştü yüreğime… MUSTAFAHEBİP
Sayfa başına git