Siirler.Biz

Ay: Aralık 2012

Gece soğuk ya da ben öyle sanıyorum dört bin duvar bir de cellat emir verildi kutuplar artık sıcak sözler bu gece de ... ahhh ne deseniz haklısınız dinleyin O şarkıyı bir de...
aşktanda öte bir duygu oluşturabilmek bir güzelin gönlünde böylesine bir değere böylesine bir ayrıcalığa saygınlığa sahip olabilmek o muhteşem güzelin gözünde en az aşk kadar önemlidir değerlidir...
Tüm hüzünler gelir beni bulur Ümitler kaybolur hemen yokluğunda Yüreğime karabulutlar oturur Etraf zindan olur yokluğunda Ne günlerim geçer sensiz...
ben, bir çiçekçiydim... hem üreteni, hem de satanıydım... bir gün.., dikensiz gülü önüme getirdiler... ben; yırtılan elimden, damlayan kanımdan... yırtılan gömleğimden, vurduğum yamadan... çok utandım! ... ben, bir çiçekçiydim... inanın ki.. gülü dikeniyle daha çok severdim... fikret turhan-yalova 20.12.2012 ...
Yıllar geçti aradan Sen bana mazidesin Bugün geri gelmişsin Sen artık dünümdesin Ettiğin yeminleri Hatırla gidişini Ardından bakakaldım Her gün ölüp dirildim Seni unutmak için Kadehleri devirdim Geceleri uykusuz Virane şehre...
Yanağında gamze var Dudağında gülücük Naz yapma güzel bana Atsana bir öpücük Güzel burnu havalı Ele yakmış kınayı Bu nasıl bir yürüyüş Çeviriyor kalçayı Adım atma geriye Gel bana...
Bu gece hüzün var Bak yıldızlar ağlıyor Güneşi kaybettim ben Hep karanlık doğuyor Dilimde bir şarkı Elimde kağıt kalem Yine zifiri karanlık Bir sabah geliyor Nefes almak ne...
Ayazı unutmuş gibi yiğidim Unutmuş gibi katleden gurbeti Zamanı durdurmuş gibi mehmedim Durdurmuş gibi fışkıran ateşi Gelibolu önlerinde bekliyor Ecel kuşu iman dinlemiyordu Gelinler gitme diye...
Uzandım yatağa Sol yanım bomboş kaldı Yorganı çektim başıma Yanaklarım ıslandı Utandım yıldızlardan Utandım geceden Görmesinler sana hasret ağladığımı Bu gece sensizliğe sabahlıyorum Sana uzanırken boşluğu sarıyorum Teninin kokusu...
Bir sigara yaktım Dumanı sen ateşi ben İsyan ettim hayata Sevabı sen günahı ben Bir şiir yazdım Kalemi sen kağıdı ben İçinde aşk ve acı Virgülü sen...
Yağmur damlası oldum Seni görebilmek için Çık dışarı korkma gülüm Saçlarını ıslatacağım Uçurumun kenarındayım Az kaldı düşüyorum Selam gönder rüzgarla Hayat diye tutunacağım Bu şehir günah dolu Bense tam...
Zamanın sensiz geçmesiydi tek derdim Akıttığında gözyaşını silemememdi kederim Güldüğünde gamzeni göremememdi sinirim Ve seninle yarınlarda buluşmak tek tesellim Yanına...
Gönlümdeki bu sevdalı sıcaklar, Ruhumun kederinden, gözlerim ağlar oldu. Ağlıyorum derinlerden, gelen seslerinle Bana neler olduyor, bilmiyorum... Yüreğimdeki yaralar, nasır...
Kalbime vurduğun yetmezmiş gibi Alıyorsun Üze üze canımı Benim ömrüm sanki bitmezmiş gibi Alıyorsun Üze üze canımı Sevdalı gönlümün sen idin gülü Olmadın dalına konan...
Kalbini kırdım, parçaladım, üzdüm onu.. Yalan söyledim. Çok derinden yaraladım onu, Bu sefer gerçekten kaybettim…   Çok saçmaydı yaptığım; Sırf arkadaşlarımla bir gece içmek için sana...
Yolda bir kız gördüm, güzelce Bakakaldı gözlerim, gözlerine Aşık oldum zannetti, kendine Halbuki nerden bilsin Benziyordu gözleri, senin Gözlerinin ela rengine Aklıma gelince gözlerin Güçsüz kalbime, yapışıyor...
Ayrılık beni buldu, kapımı çaldı. Dertlerim yürüdü, bedenimi aldı. Yürek susmaz bülbül oldu, maziye daldı. Boynum bükük, ellerim koynumda kaldı. Açıldı sevda yarası, hüzün...
yürüdüm.., aşkın yolunda sana varırım diye... hiç durmadan,dinlenmeden.. bir kaç saniye bile... sonunda, yolun bir köşesinde tutuşunca el ele... gönlüm düştü, aşkın kor ateşlerine... yürüdüm.., aşkın bağında... seni bulurum diye... hiç durmadan,dinlenmeden... bir kaç...