Siirler.Biz

Aylar: Şubat 2015

Sen, Öfke duyacaksan Doğru adama DUY... Sen, Öfke yutacaksan Doğru dozajda YUT... Sen, Öfke kusacaksan Doğru miktarda KUS... Sen, Öfke...
öfkem, tepeme sıçrayınca önce kendimi sonra çevremi kırardım paramparça... öfkem yatışınca sevgim, girerdi araya önce kendimi sonra çevremi sarardım pişmanlıktan...
sen; çölümde serabım gibiydin görüp sandığım koşarak vardığım sürünerek ayrıldığım... sen; denizimde ufkum gibiydin görüp sandığım uçarak vardığım yüzüstü kapandığım......
nerede? ve nasıl? arıyorduk aşkı biz... öylece; kurduğumuz ve içine giremediğimiz... yerini ve zamanını bile bilemediğimiz... o hülyaların içinde miydik...
Bekleme rüzgarları Gelsin essin diye. Sen savur saçlarını Aşkı çağırsın diye. Cemreler düştükçe Rüzgarlar estikçe Saçının kokuları Yüreğime değince Bekleme...
Geçiyorum kendimden seni dinlerken, Yaşlar dökülüyor yorgun gözlerden..! Birde söyler isen dost Mahzuni’den. Kendimden geçiyom seni dinlerken..! Berrak bir sesin var güzel avazın, Dert görmesin...
ağaçlar, yalnızlığa dayanamadı; önce koruları sonra ormanları oluşturdu... ağaçlar; çiçekleri, böcekleri kuşları, fundaları kurtları, çakalları ve de tüm dostlarını bir...
ALLAH'IM; Sen verdiğince bana Ben şükrümle sana yakındım Beni şükrümden ayırma! ALLAH'IM; Sen sardığınca bana Ben andığımca sana yakındım Beni...
cemre, havaya düştü yirmi şubat bugün... senin havan az gelir bana suyunu toprağını sen gönder bana... gönlün hevaya düştü aşk...
Yalınayaktım YA Rengarenk çakıl taşları Ayaklarımın altında, Derenin serin yeşil suları Parmaklarımın arasında Saklanıyor gibiydi OYSA... Sırılsıklamdım YA Göğün yanan...
Önce, ''İnsan ol'' derler... Derler de Nasıl diye? Göstermezler Söylemezler... Belki de Kendileri bile bilmezler Sonra, ''Arif olan anlar..''derler.. Derler...
Yükseldi dertlerim aştı boyumu Bu ne iştir yarab bilemiyorum Dostum sandıklarım kazdı kuyumu Ağlarım halime gülemiyorum Yerimden yurdumdan ayırdı kader Yaralı gönlümden gitmiyor keder Çaresiz kalışım...
Yaşam, Baharlarda; Yeşil..beyaz...pembe... Koşmak çayırlarında Fal açmak papatyalarıyla Karışmak sevdalarına Nefes...nefese... Yaşam, Yazlarda; Mavi...yeşil...kırmızı... Dağıtmak bulutlarını Toplamak yıldızlarını Yakmak sevdalarını...
bir kuş olsaydım eğer kanat çırpar göklere uzanırdım ALLAH...ALLAH...ALLAH...diye diye ermek için o kutlu müjdeye... bir rüzgar olsaydım eğer eser...
derin sular, hep sessiz akar debisini yüksek tutar içindekileri de hep dibinde saklar.... sığ sular, gürültülü akar debisini düşük tutar...
ey aşkım, nisan yağmuru gibiydin yorgun yüreğime ılık ılık serpildiğinde bekledim senin toplanmanı yüreğimin en derin yerine bir de eğilip...
günler, doğmasa bile öyle bir aşk vardı ki içimizde sığmazdı ne aya ne geceye senle ben, verince el ele güneş...
yüreğimi yakan gözlerinin güzelliğiydi kah... bal gibi yapışkan kah... yeşil yeşil bakan dizlerinde bana cennetleri yaşatan... yüreğimi yakan soluğunun sıcaklığıydı...