Ekim 2016 Ayında Eklenen Konular


Dilinden ismim düşmesin isterim Kalbinin ritmi kalbime uysun isterim Açtığım kapıda yüzün göreyim isterim Sevildiğinin yarısı kadar sev de isterim Elimde elin sonsuz kalsın ki isterim Gözümden sakındığım yüreğini isterim Ay da yıl da bir cemâlini göreyim isterim Sevildiğinin yarısı kadar sev de isterim Bir bahtı kara meczup deyip atma isterim Sözümü sözünde tamam et sar isterim Ay da yıl da bir yüreğimden öp isterim Sevildiğinin yarısı kadar sev de...
Ey sevgili Senin yüzüne kim bakarsa baksın, Sen yine baktığın her yüzde Beni görecek kahrolacaksın. Sen gitmek istesende Bu Aşk’tan ve ben’den uzağa Asla gidemeyeceksin. Hayal gözlüm, Bu Aşk sonsuza kadar sürecek Hayat bu işte Biz aynı yerden öyle bağlandık ki Artık istesekte birbirimizi bırakamayız Çözülmeyen bir düğümle birbirimize kenetlenmişiz Kapıyı çekip giderken arkandan, Dur gitme diyemedim Bu gecelik olsun kal diyemedim sana Biz bundan sonra Birbirimizi görmeden duramayız ki...
Su gibi sevmiştim, Bir gülümsemesiyle bir damlam düşerdi denizlere, Sonra o damlayla büyürdüm, büyürdüm ve okyanus olurdum. Yüzüne düşerdim her yağmur damlasında, Silemediğim gözyaşlarını damlalarımla silerdim. Sonra susardı yaşamaya, Mutluluğa, aşka, Bir bardakta ona su olurdum. Su gibi severdim işte. O gittiğinden beri dolaştığım çöllerin, Gördüm zannettiğim serapların sayısı yok. Gözyaşı olup yağıyorum şimdi toprağa, Her damlam düştükçe, Biraz daha yaklaşıyorum musalla taşına, Selam okunacak yakın zamanda, Bekliyorum. Hatice Karadeniz
ZAMANSIZ VE VEDASIZ AYRILIK * Bir hafta önce öldün toprağa indirip Kendi ellerimle gömdüm seni, Anlatması bi hayli zor, Acın dinmeyen bir kor, Biz aynı yerdeyiz yine, Sensiz şimdi ne hallerdeyiz ,? Yalandır diye umutluyum, Birazda sana kırgın ve kızgınım, Onca yılın hatrına vedasız ayrılmak revamıy dı ? * Ah bir kalkıpta bakabilsen kabrin başında Hoca merhuma hakkınızı Helâl edermisiniz diye sorduğunda !! Sana,herkes helâl olsun, Bir değil bin defa helâl olsun, Helâl olsun dediğini Keşke bir duyabilseydin.! * Bize ve umutlara zamansız veda edişinin Neydi sebebi,ney idi oğul ? Kabriyin başında Bem-beyaz...
Ne verdiklerimin hesabını tuttum Ne senden aldıklarımı biriktirdim Esila Sadece sevdim Üzülme Esila Gidemediğim için İnan gidemiyor insan Kendinden gidiyor da senden gidemiyor Bütün yollar, taksiler, otobüsler, trenler, vapurlar, uçaklar yapamıyor bu işi Bir türlü götüremiyorlar beni senden Dünya küçülüyor birden Görmezden geleyim diyorum Meğer görmezden gelmek gözün işiymiş Kalp o işi beceremiyor Unutayım diyorum unutmak aklın işiymiş kalp beceremiyor seviyor esila çatlarcasına yürek Üzülme “Ol! ” deyince olduran bir Rabbimiz var Sığınınca alemlerin Rabbine İçimizin O’na (c.c.) vereceğiz Acılarımızı O’na (c.c.) vereceğiz Umutlarımızı Yarınlarımızı Ellerimizi Kalbimizi, kırıklarımızı, kırgınlıklarımızı, keskin suskunluklarımızı, kalbimizi yoran her şeyi O (c.c.)...
deniz, yosun kokuyor yosun, yeşiliyle kahvesiyle senin gözlerini anlatıyordu... gözlerin, yosuna yosuna senin aşkını anlatıyor aşkın, deniz olup tuzuyla yakıp dalgalarıyla yıkayıp gönlümü yıkıp geçiyordu... işte, beni bulduklarında bedenim; kıyıda yarı baygın yosunlar içinde kumların taşların köpüklerin oynaşı olmuş çaresizce yatıyordu... Fikret Turhan-Yalova, 24 ekim 2016
Şimdi kelimelerim de benim gibi huysuz Onlarda özlemiş olsa gerek gözlerini Ve hırçın dalgalar vuruyor kıyılarıma Nefesim kesilir bir yudum sen olmayınca... Çıkıp sokak sokak gülüşünü arıyasım var Bir çırpıda diyemediğim susuşlarım var Yazıldığı kadar kolay okunmuyor "özlemek" Kaç kandil daha söner, gözlerime uyku dar... Can parem kanar da kanlı uyanır sabaha Kimbilir sabır denen taş ne vakit çatlar Sensizlik diyorum yâr ne ağrılı hastalık Söyle ne zaman geçer bu...
Beklerim seni biraz daha beklerim Gelmeyeceğini bildiğim o yolları emeklerim Bir melek edasına şüheda koşarcasına Olmayacağını bildiğim bir aşkı beklerim Kapıldık bir güle sanki bir bülbülmüşçesine Bülbülün göremediği gülü heveslerim Bu şiiri yazarken yaşımın damladığı sahifelere Dön dön bir kez daha bak isterim Bir meleğin dağın ardından görünür gözleri Parıldar kimsenin göremediği saç telleri Bilirim bir gün dokunacak bu ellerim O dağı aşamadığımdan böyle şikemperverim Dön dön bir kez daha bak gözlerime Benziyor muyum hiç yaşayan birisine Yalansız gözlerim haykırır aşkımı Maalesef aşka sağır birisine Sonsuz...
seni öyle bir sarasım gelirdi ki kalbim, kalbini duysun isterdim… seni, öyle bir öpesim gelirdi ki dilim, dilini yutsun isterdim… seni, öyle bir sıkasım gelirdi ki kemiklerim, kemiklerini kırsın isterdim… seni, öyle bir sevesim gelirdi ki bedenim bedenini yaksın isterdim... benim bu delice tutkuma sen ne derdin acaba bilmek isterdim… Fikret Turhan-Yalova, 21 ekim.2016
aşk, bir çizgi çekerdi kaşından kirpiğinden gelip senin gözlerinden aşk, bir günah işlerdi teninden nefesinden düşüp senin ellerinden aşk, bir dua ederdi yüreğinin köşesinden ne çizgi ne günah dinlemeden... Fikret Turhan-Yalova, 17 ekim 2016
Sayfa başına git