Anlatamıyorum


Sen;
birbaşınalığına bırakmadan önce
bu kenti,
yazmazdım bulutlu havasını
dağlar büyümezdi gözlerimde
ve sormazdım denizler
neden mavidir diye…

Ellerin vardı, geceye
köprü kuran ellerin
varıncaya dek sabaha
kıvrımlarında düşlenirdim.

Bir kokun vardı senin
şuna benzerdi;
-mevsimleri sarsan gökçiçeği-
için için çekmezsem
yağmurlar göçerdi ömrümden.

Ölümden düşerdim
tutunmasam saçlarındaki yamaçlara
ve korkusundan da
bilirsin, hovarda bir uçurumdu senin gözlerin.

Sesinse, kırsal vakitlerde esişen
uysal bir orman’ın,
yol gösteren ferahlığını
işaret ederdi
duyduğumda.

Milyonkere çığlık atardım
tıpkı bir çocuk gibi,tıpkı
kaybettiği sevinçlerini bulup
avuç avuç toplayan çocuk gibi.

Anlatamıyorum,
olmayışına
kelimeleri yetiremediğim gibi.

Hakan Barış Aydoğdu

13 Şubat 2009 tarihinde eklendi, 1.265 kez okundu.

Etiketler:

Anlatamıyorum Konusuna 3 Yorum Yapıldı
  1. Zeliha dedi ki:

    Bence çok güzel olmuş

  2. Hakan Barış Aydoğdu dedi ki:

    Merhaba sevgili minik.. Evet bu şiir bir aşkın izlerinden oluşan bir şiir ve bilirsin ki aşk olduğu sürece şiirler ve ilham olacaktır..

  3. minik dedi ki:

    süper bir şiir diğer şiirlerinizi de tesadüf eseri oudum ve biraz araştırınca daha güzel şiirlerinizin olduğunu gördüm.sormadan edemedim acaba bu şiirleri bir kadından esinlenerek mi yazıyorsunuz yoksa ilhamınız hiç gitmiyor mu?eğer 2.şıksa tebrik ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum

Sayfa başına git