AŞK, Bir Gün Bir Yerlerde…


Bir yaz güneşinden ödünç aldığım yüzünü görüyorum buradan,
yarım kalmış mutluklarla dolu olan yansıtan yüzünü.
Masmavi bir denize yaslanmış bir parkın köhne banklarında oturuyorum ve teninin kokusunu her
içime çekişimde kendi yalnızlığımın kokusunu duyuyorum, o keskin ve acı veren kokuyu.
Belki de bir tek seni bu kadar çok sevdiğim için korkuyorum karanlıkta
kalmaktan , ruhumun karanlığını aydınlatan yaz güneşi kadar
tatlı gözlerin ki ışığın bana arkasını dönmesinden .
Paraya en çok ihtiyacı olduğu bir zamanda hiç beklemediği bir anda
karşısına onun için çok değerli olan büyük bir elmas çıkan fakir bir köylü
bulduğunu kaybetmekten nasıl korkar ve onu bir an bile yanından ayırmak istemezse bende öyle korkuyorum seni kaybetmekten ve istemiyorum
beni bırakıp gitmeni.
Belki de sana bu kadar çok bağlandığım için korkuyorum
yalnız kalmaktan çünkü ben senin sıcaklığın eritinceye kadar hiç kıramamıştım o yalnız yaşadığım karanlık soğuk odanın duvarlarını ve biliyorum ki sen bana arkanı döndüğünde odamın içi yine soğumaya başlayacak ve ben yine duvarların arasında
terkedilmiş yalnızlığıma döneceğim.
Oturduğun bankta yüzünü görüyorum, ağaçların arasından
sızan mahçup ay ışığı yorgun bedenini okşuyor.
İçimdeki resmin en güzel parçasısın sen biliyorum ki ancak sen gittiğinde yanacak o resim, sonsuza dek içimde taşımak istediğim acemi resim.
Kollarımda öyle masum uyuyorsun ki…
bu masumiyetin arkasında saklı olduğunu, içinde sana da yabancı olan o seni tanımayı o kadar çok isterdim ki…
Seni kıskandığımı hissediyorum, benden uzak olduğun o yerlerde biri sana benim baktığım gibi bakar diye korkuyorum
Ya da sen başkasına bana baktığın gibi bakarsın diye korkuyorum.
Belki de ben en çok bir gün seni kıskanmayı vazgeçmekten korkuyorum…
Senin hayalinle paylaştığım odamda ;
hayalin
bir hayal kırıklığı olsa da benim için,
beklemek hoşuma gidiyor seni bu sessiz ruhlar kabilesinde.
senin sesini duyduğumda dünyanın en şanslı
insanıymışım gibi hissediyorum kendimi; yüzünü görememenin tattırdığı
hasreti unutarak , kendimi aldatıyorum…
İşte karşımda duruyorsun fakir çocukların uçurtmalarında
yaşadığımız bu karanlık gecede.
Ağaçların arasında sızan mahcup ay ışığı yorgun bedenini okşuyor. Yanımda olmasan da görüyorum seni bu gece . Belki yanımda olmasan da
seni görebildiğim için seviyorum seni böyle körü körüne bir tutkuyla.
Nedeni ne olursa olsun sen benim hayatıma sağanak yağmurlardan
sonra açan parlak bir güneş gibi girdiğinden beri AŞK,
bir gün bir yerlerde
beraber olabilme umuduyla yaşamaktır benim için sevgilim

26 Şubat 2009 tarihinde eklendi, 508 kez okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git