Aşkın Sınırsızlığı


Derler ki, bir yaştan sonra harammış sevmek!
Anlamı olabilir bu mantığın belki;
Kendini kaldır “uçurumdan at” demek!
Kolay mıdır, insanın içinde sinsi kıpırdanışı,
Geçmiş olsa da çağın, ruhun yeniden uyanışı.
Gök gürültüleri, şimşekler, fırtınalar…
Kalbinin sesini, insan yalnız kendisi anlar.

Karanlıkları yırtarcasına şafak!
Uyanırsın bir sabah, gözlerinin içine bakarak
Sonsuz bir bedelin bin ahı vardır o bakışta,
Yüreğindedir sevda, olmaz ki dağda taşta.
Dirimsel bir coşkuyla tutulmaz hız yayılır;
Sanki yaşam yeniden başlamıştır inceden ince,
Girer kalbine, sevda denen o duygu sinsice…

Sil yeni baştan, oynanmaya başlar bu sahne.
Gönül kocamaz, işte geçersiz bir bahane!
Milyonlarca yıl uzaktan yıldızlar analar seni…
Nasıl öpüp okşamazsın, sarıldığın o sıcak teni?
Derler ki, yaşlıyla genç sevdada nasıl yarışsın!
Usta sensin oysa, nice sevdalar yaşamışsın!

Bir yudumla kanar mı, bir ömrün susuzluğu?
Nedeni bir sevda olsun, bin gecenin uykusuzluğu.

Talat Semiz

8 Kasım 2011 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git