Ben böyle sevdim…


Ben böyle sevdim…
Bir viraneyi sarsa hanımeli sarmaşık,
burada benim mahzun fakirhanem yıkılır,
en temiz duygularım nasıl oldu karmaşık?
Gün olur, gurur duyulan sevgiden de bıkılır!

Bıkdımsa bu sevgiden, mesulü sen değilsin,
tüm vebali üstüme alıyorum itirafla…
Yaslandığım direkler hangi yöne eğilsin,
herc-merc olur mu, senin yaslandığın tarafla?

Doğuşda kimliğini seçemezmiş bebekler,
hüviyetim rahatsız etmez, çok şükür beni,
bir buğday tanesiyle patlayınca dibekler,
düşer dilimden tellal: Özledim cazibeni! ..

Sevdaya etnik isim kimin aklına geldi,
üçüncü şahısların ahıyla mı vurulduk?
Kaybetmek tecrübesi bana depremdi, seldi,
afetin kucağında yattık, kalkdık, kurulduk.

Şen bülbülün gülüne naat etmesi gibi
öyle tutgundum sana, sanma ki azca sevdim;
burunlarda özlenen aşkın tütmesi gibi,
ben seni biraz Türkce, biraz da Lazca sevdim.

Anlatmaya çalışdım lisan-ı aczim ile,
karşında köle gibi durduğumda tınmadın,
en zalim gecelerin karanlığında bile
bahtiyarım, çünkü sen benim gibi yanmadın! ..

Aydın Bayrakdar

26 Kasım 2010 tarihinde eklendi, 542 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git