Bir Gece


Gecenin dördünde,sabaha karşı.
Camdan şehri seyrediyorum.
Tül perdelerden sızan karanlık dostları,
Kimsecikler göstermiyor sokaklarda.
Bir kaç kişi hızla ilerlemekte ve kaybolmakta.
Belkide ibadet kapılarını açacaklar.
Apartmanlarda ışıklar çokca,
Gerçek bir yaşayışın peşinde herkes.
Yakınlardan mutfak sesleri geliyor.
Birazdan birlikte yemekler yenecek
Dini vecibeler yerine gelecek.
Sofra başında toplanmak neydi?
Neydi bizi bu saatte uyandıran güç?
Bu saatlerdeki tatlı sevinç nedendi?
Yanımda ki radyoda da idman yaptırılıyor.
‘Kollarını topla,yat kalk,
Bir iki üç dört kalk’
Tekraren;
‘Kolarınızı seyreltin,
Bir iki üç dört kalk
Değirmen vaziyeti al..!
Devam ediyor….
‘Sayın dinleyiciler idmanımız bitti,
Şimdi müzik yayılarına başlıyoruz.’diyordu.
Ve ‘Vay,vay amanim’ türküsü
Çalınıp söyleniyordu.
Hemde Azeri havaları ile.
Evet Azerbaycan’dı
Bu radyonun yayın yaptığı yer.
Daldım bu yanık seslere,
Esareti düşünüyordum ki,
Bir top sesi ile irkildim.
Sahur sona ermişti.
Radyoda hala yanık türküler
Zeynep Hanlarova ile devam ediyordu.
‘Yandım oy balam yandım’ diyerek.
Yanıyormu idiler bu soydaşlarımız?
Belkide diyemiyorum!
Elbette yanıyorlardı!
Hürriyet için ağlıyorlardı.

Hamit Saraç

2 Ocak 2011 tarihinde eklendi, 528 kez okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git