Bir Gün


bir gün anlarsın sende beni
yırtılan mektup zarfının gurbetinde
içine düşen hasretin titreyen ellerini
anlarsın neden ısırdığımı dudaklarımı
bir çocuğun gözlerinde anlarsın belki
cürmüne bol gelen bu dünyada ki korkularının
gözbebeklerime yer etmiş çaresizliğini
neden gülüşlerimi sattığımı üç kuruşa
yarım ekmek arası yalnızlığı
neden kuru kuru boğazımı dizdiğimi
anlıyorum dediğinde neden tebessüm ettiğimi
anlarsın bir gün çok yol, çok acı gerektiğini
üstü başı perişan yolculuklarımın
ciğerime işleyen illetini…
bir tren istasyonunda eceli bekler gibi
nasıl çöküp gençliğimin dizlerine iki büklüm
kendimi sarmalayan kollarımın dermansızlığını
bir gün sen de anlarsın elbet
belki yürüdüğüm kaldırımlara düşer yolun
sahilde martılar anlatır bir adamı
istiridyelere inciler dizen yanaklarımın
sarsılan omuzlarımla dansını
herkese olur bunlar dersen
bir dilek tut yıldızlardan geceye
içinde üşürse o siyah atlasın sonsuz boşluğu
boğarsa boğazında yükselen kederle seni zaman
işte o gün belki beni anlarsın
gün gelir her şey söner çevrende
tutulur kalırsın bir caddenin orta yerinde
kendin bile yabancı gelir sana
umarsızca bağırır sakız satan sübyanler
çiçekçi kadının diken yarası ellerine takılırsın
yazın ortasında kış gibi
ilk baharda dökülen yapraklar gibi
ters dönünce her şey
cehennem ölmeden bedenini sarınca
her şeye
herkese
ve hiçbir şeye dönüşen bir anlamsızlık
ararsa el yordamı bir gezgin gibi
ilmek ilmek dokursa korkularla ruhunu
anlarsın neden senden beslendiğimi
anlarsın işte o zaman
seni neden bu kadar çok sevdiğimi

Murat Ginlik

1 Aralık 2011 tarihinde eklendi.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git