Sevgili…

Sevgili…
şaşırıp kalan bir ünlem öncesinde merhabalaşmıştık seninle…
uzun yılların unutulduğu muhabbetlerle başlayarak,
sanki yeniden, acaba, evet bu yüzden işte,
diyerek devam ettik onca zaman.
her konuşmamızda seni ne kadar sevdiğimi söylemektense,
içime atıp, arkadaşlığın arkasına sığınan bir korkak,
yada hep tam zamanına yetişemeyen,
hep biraz ıskalayan biri gibi seni sevdiğimi söyleyemedim.
ne desem anlamsız artık biliyorum.
ama ben seni bir çocuğun ağlamaklı sesine, biraz dondurma neşesi katmak gibi sevdim.
ve ne zaman telefonum çalsa adını görüyorum her isimde…

Ziya Tüfekçi


13 Aralık 2010 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git