"Şehir Şiirleri" ile Etiketlenen Konular


İstanbul, tepeleriyle güzeldi... tepelere çıkan yollarıyla denize inen sokaklarıyla güzeldi... İstanbul, minareleriyle güzeldi... göklere çıkan ezanlarıyla gönle giren huzurlarıyla güzeldi... İstanbul, türküleriyle güzeldi... dillere düşen sözleriyle sazlara değen parmaklarıyla güzeldi... Fikret Turhan-Yalova, 07.03.2014
bu İstanbul... nasıl bir İSTANBUL? ... mavisi çok...grisi çok... insanı çok...meleği yok..! bu İstanbul... nasıl bir İSTANBUL? ... göğü çok...bulutu çok... minaresi çok...mimarisi yok..! bu İstanbul... nasıl bir İSTANBUL? ... vapuru çok...arabası çok... yolsuzu çok...yolu yok..! bu İstanbul... nasıl bir İSTANBUL? ... bakkalı çok...çakalı çok... satanı çok...alanı yok..! Fikret Turhan-Yalova, 25.09.2013
Çok uzaklardan yazıyorum sana bu mektubu Uzun yıllar oldu, bağrından kopalı Nasılsın sevdam Bıraktığım gibimisin? Yine oturuyor mu, âşıklar salacakta El, ele kız kulesine karşı. Nazlı Yârim Üsküdar’dan geçerken karşıya Simit atardık gemiden martılara. Kalabalıkmı gene, Eminönü Kapalı çarşının dünü ve bu günü. Özlemim İstanbul Eyüp Sultanı ziyaret edip Pierre Loti’de çay içmeyi özledim Kanlıca da şekerli yoğurt, yemeyi Kavakta ekmek arası, balığı özledim. Aşkım İstanbul Şöyle beylerbeyinde bir soluk almayı Çengelde, çınar altında oturmayı Çamlıca da yudumlarken kahvemi Özledim seni seyretmeyi. Sabahları otobüse, gemiye koşmayı İşe geç kalmayı bile özledim sende. Vazgeçilmezim Sanma...
Memleketten aldın bizi dirhem dirhem çaldın bizi ey İstanbul koca şehir kuruş kuruş sattın bizi padişahken viranede sayende bir garip olduk nafakamızın peşinde dertlerine sahip olduk ey İstanbul koca şehir yüreklerde yara şehir toprağın altın olsa da betonları kara şehir yürekte yara bizdedir çile çektirmek sendedir ey İstanbul koca şehir senin insafın nerdedir Yusuf Ziya der horlandık başkaldırmaya zorlandık ey İstanbul koca şehir haykırdıkça hep bağlandık Yusuf Ziya Leblebici
Bu şehir kan kırmızı Kanayan yüreklerden artan Bu şehir kan kırmızı Gözlerimden arta kalan... Bu şehir bir duman Bu şehir bir yalan Bir kale çizmiş şimdi Gökteki mor bir buluttan.. Bu şehir sevdalı Bu şehir tarih kokan Elleri değmiş ellerin Yine de Kopamaz yarınlarından... Gülden
Yağmurun ıslattığı daracık kaldırımlar Ömrümü adadığım güzel şehir Hoyrat dalgalar, hoyrat insanlar Yaşamaya doyamadığım şehir Aşık olduğum dağlar, tertemiz sular Benliğimin sahibi şehir Ganita, Uzun Sokak, Boztepe... Ağladığım, güldüğüm, sevdiğim şehir Zağnos, Tabakhane köprüleri Dokusu eşsiz, eski bir şehir Gezdim, gördüm pek çok şehir Aklımda tek kalan, Yüreğimi çalan şehir Trabzon, Trabzon, Trabzon... Ozan Özel
Göç olur her sene topraklarına Yerim yok demezsin koca istanbul Saymadım içinde kaç millet yaşar Manav Remzi'nin yuvası şehir Yakamoz suyunda bir başka güzel Oltam var mavinde bir kısmet bekler Yeşerir dalların yağmuru çeker Balıkçı Osman'nın yuvası şehir Mihrimah Sultan'ın yalısı yatar Barbaros Hayrettin denize bakar Göç geldi limana yüzüne bakar Göçmen Rıza'nın yuvası şehir Hasan'ın bayrağı surlar üstünde Rumeli hisarı yatıyor öyle Ormanın içinde camlı köşkünde Padişah Selim'in yuvası şehir Mübarek ayların camilerinde Dualar okunur türbelerinde Adaklar kesilir çayırlarında Kasap Hamza'nın yuvası şehir Boğazda seferler suyunda yüzer Anadolu,Avrupa seninle güzel Bir...
Dünyada güzeldir yeri İstanbul bir cennet şehir Mescitleri, camileri İstanbul bir cennet şehir Yedi tepe üzerinde Eyüp Sultan yatır onda Sevgisi yürekte, canda İstanbul bir cennet şehir Ayasofya, Sultan Ahmet Fatih Sultan çekmiş zahmet Allah ona vermiş rahmet İstanbul bir cennet şehir Beyazıt'ta gezin şöyle Tarih, kültür seyir eyle Gören kişi doğru söyle İstanbul bir cennet şehir Beşiktaş'ı, Eminönü Topkapı, Üsküdar yönü Çamlıca'dan görün onu İstanbul bir cennet şehir Sahabeler dolu bir yer Yatır veliler, şehitler Bağrında Yûşa Peygamber İstanbul bir cennet şehir Çobanoğlu elde kalem Peygamber'den almış selâm Hadis ile olmuş kelâm İstanbul bir cennet şehir
Acı bir haber ki yaktı kavurdu Şehidine ağıt yaktı bu şehir Bir hüzün yeli ki esti savurdu Elini koynuna soktu bu şehir Kız kızanım cümle yaren üzüldü Ciğerim dağlandı derim yüzüldü Damlalar sel oldu gözden süzüldü Irmak ırmak olup aktı bu şehir Bayraklar açıldı sembolü hilal Salalar okundu misal-i Bilal Şehidine hakkın eyleyip helal Vatana bir selam çaktı bu şehir Şehit kanı yerde kalmaz diyerek Onlar ki yaşıyor ölmez diyerek Kan yerdeyken yüzüm gülmez diyerek Dizinin üstüne çöktü bu şehir Analar feryatta bacı ağladı Öyle bir feryat...
Bir şeyler yok bir şeyler eksik Anladım sensiz yarım bu şehir Bahçeler boş sokaklar ıssız Anladım sensiz yarım bu şehir Gündüzleri bile karanlık çöker Sensiz belimi böker bu şehir Her saniye dakika gözyaşı döker Anladım sensiz yoktur bu şehir Güneşte seninle kaybolup gitti Sensiz zındana döndü bu şehir Bir romandı hayat seninle bitti Ateş alev aldı yandı bu şehir Mümin baykuşlar konmuş dalına Hayata sana küsmüş bu şehir Bu beden bu dertle çıkmaz yarına Sensiz ömrümü yedi bu şehir Mümin Daştan
Sayfa başına git