Siirler.Biz

sensizlik

Nasıl dayanırım sensizliğe İnanır mısın bu deliliğe Görmesemde bile bile Arar durur seni gönlüm Razıysan eğer gelme bana Israr etmem...
Sen gittin ya! Satırlarım titrek titrek sevgili. Yalnızlığımı rüzgâra verdim; Sürüklensin sana doğru, Seviştiğim geceler boyu sensizliklerde. Çağırsam da ateş...
Ben Seni Sensizligin Mezarinda Kanli Göz Yaslari Dökerken Neredeydin..? Hani Seni Seviyorum Diyordun Ya Yalanciktan Nasilda Inanmistim Sana..! Gercek Yüzünü Göremeye Kadar...
Sebebi bilinmez sorularım var benim sen ve sana dair korkularım. Anlamsız, yersiz ve gereksiz… Sebebini bilmediğim yalnızlığım var benim sensizlikten öte, yenemediğim, aşamadığım, kaçamadığım… İsyan çığlıklarım var sensizlik ve sessizliğine dair, atamadığım, duyuramadığım, susamadığım… Hakan Küleşen
bana sadece git de sensizliğin içinde kaybolayım umut taşımaktansa yarım yamalak bana sadece git de sorgularsam bakma yüzüme yavaş yavaş öldürme beni bu cehennemde bana sadece...
Elveda deme, eller vedalaşsın Kalbimi kırma, orada sen varsın Sevgimi üzme, sevmeyenler yansın Sevgilim gitme, sensizlik ağlasın Beni ben eğledin, ruhumda cansın Her hücrem sen...
Kor alevde yanan kızgın demirle dağlanan,bedenin acısı... Sensizlik! ... Yavrusunu kaybetmiş bir ceylanın yürek yanığı... Sensizlik! ... Yolunu kaybetmiş dervişin bir başına umarsız kalışı.. Sensizlik!...
Sana sevgilim diyorum Hala bu cümleyi kurmamak için bile ölmek isterdim Adın dudaklarımda yok olmadan Tenin tenimde henüz solmadan Birbirimize böyle yabancı olmadan Gözlerine baktığımda...
sensizlik... kocaman bir ormandı... gönlümün... tam orta yerinde... pınarların...kuşların...yaprak​ ların... çıldırtan sesleriyle.... sensizlik... kocaman bir fırtınaydı.... gönlümün... en derin yerinde.... sözlerin..gözlerin..nefeslerin​ ... tutuşturan esmeleriyle..... sensizlik... öyle bir yıkımdı ki.. gönlümün... en yüksek yerinde.... dumanlar tütmede... üstünde yeller...
Sensizlik yazın kuşların meskeni, renkleriyle coşkun ağaç şimdi hüznün vebalı salgınıyla sararmış yapraklarını bir bir döküveriyor ayaklarımın önüne sensizliği hatırlatırcasına…. Hayrullah...
Aslında hiç kimse yalnız değildir sevgilim öyle bir an geliyor ki insana yalnız dolaşmak istiyorsun, ıssız sokaklarda.. İsyan edercesine haykırmak istiyorsun. Bağırmak seni seviyorum...
Şehrin bir ucundan seyrederken seni, Kapandı ışığın, söndü bir mum gibi, Gönülden gelmelerini özlüyorum şimdi, Gece yarısı kaçışlarımızı, Oturduğumuz parkları, Şehrin uzağından bakarken sana, Yağmaya başladı...
Sensizliğin acısını, gel de gönlüme bir sor. An gelir buz kesilirim, bazense olurum kor. “Ayrılık ölümden beter” derler gönlümün sultanı....
sensizlik.... güneşin doğmaması... çiçeklerin açmaması gibi... işte... öyle bir şeydi.... sensizlik... gözlerin görmemesi... ellerin tutmaması gibi... işte... öyle bir şeydi......
Bugün yine eskilerden birkaç fotoğrafa baktım ve yine sen geldin aklıma… Senin için paylaştım bu şarkıyı ama senin haberin yoktu.....
Dönebilsek yeniden eski günlere, Yaşasak hayatımızı delicesine, Örnek olsun aşkımız tüm sevenlere, Nazar değsin dünyadaki kem gözlere. İnce narin ellerin...
Aşk sana benzerdi. Bütün aşklar sana imrenirken, Ben sana sahiptim. Aşkı, acıyı, hasreti sende yaşadım... Gözlerinin içine her bakışımda? Ellerim...
Sen var ya sen Beni yıkan eriten Kumsalda güneşliyen beyaz gibi Bronzlaşdı kalbim ve ruhum Artık benden bir şey bekleme Ey gönül Çürüdün artık sen Paslaşan demir...