"türkiye şiirleri" ile Etiketlenen Konular


Gönüllere taht kurmuşsun vatanım Üzerin de şehit düşmedik yer var mı Zaman şahit olsa anlatsa tanığı En güzel ülke canım Türkiyem Layıktır sen de milletin yaşamaya Tek beden tek yürek tek yumruk olur Ülküdür herkes seni yükseltir Renk renk çiçekler ağaçlar yetişir Kuşu kurdu insanı canından aziz bilir İçinde sevdası yeşertir vatanı Yaşayan unutturma unutma şehit atanı Eseridir cennet Türkiye kanıyla bıraktığı Hakverdi Erşan
Memleketten aldın bizi dirhem dirhem çaldın bizi ey İstanbul koca şehir kuruş kuruş sattın bizi padişahken viranede sayende bir garip olduk nafakamızın peşinde dertlerine sahip olduk ey İstanbul koca şehir yüreklerde yara şehir toprağın altın olsa da betonları kara şehir yürekte yara bizdedir çile çektirmek sendedir ey İstanbul koca şehir senin insafın nerdedir Yusuf Ziya der horlandık başkaldırmaya zorlandık ey İstanbul koca şehir haykırdıkça hep bağlandık Yusuf Ziya Leblebici
Bu şehir kan kırmızı Kanayan yüreklerden artan Bu şehir kan kırmızı Gözlerimden arta kalan... Bu şehir bir duman Bu şehir bir yalan Bir kale çizmiş şimdi Gökteki mor bir buluttan.. Bu şehir sevdalı Bu şehir tarih kokan Elleri değmiş ellerin Yine de Kopamaz yarınlarından... Gülden
Yağmurun ıslattığı daracık kaldırımlar Ömrümü adadığım güzel şehir Hoyrat dalgalar, hoyrat insanlar Yaşamaya doyamadığım şehir Aşık olduğum dağlar, tertemiz sular Benliğimin sahibi şehir Ganita, Uzun Sokak, Boztepe... Ağladığım, güldüğüm, sevdiğim şehir Zağnos, Tabakhane köprüleri Dokusu eşsiz, eski bir şehir Gezdim, gördüm pek çok şehir Aklımda tek kalan, Yüreğimi çalan şehir Trabzon, Trabzon, Trabzon... Ozan Özel
Göç olur her sene topraklarına Yerim yok demezsin koca istanbul Saymadım içinde kaç millet yaşar Manav Remzi'nin yuvası şehir Yakamoz suyunda bir başka güzel Oltam var mavinde bir kısmet bekler Yeşerir dalların yağmuru çeker Balıkçı Osman'nın yuvası şehir Mihrimah Sultan'ın yalısı yatar Barbaros Hayrettin denize bakar Göç geldi limana yüzüne bakar Göçmen Rıza'nın yuvası şehir Hasan'ın bayrağı surlar üstünde Rumeli hisarı yatıyor öyle Ormanın içinde camlı köşkünde Padişah Selim'in yuvası şehir Mübarek ayların camilerinde Dualar okunur türbelerinde Adaklar kesilir çayırlarında Kasap Hamza'nın yuvası şehir Boğazda seferler suyunda yüzer Anadolu,Avrupa seninle güzel Bir...
Dünyada güzeldir yeri İstanbul bir cennet şehir Mescitleri, camileri İstanbul bir cennet şehir Yedi tepe üzerinde Eyüp Sultan yatır onda Sevgisi yürekte, canda İstanbul bir cennet şehir Ayasofya, Sultan Ahmet Fatih Sultan çekmiş zahmet Allah ona vermiş rahmet İstanbul bir cennet şehir Beyazıt'ta gezin şöyle Tarih, kültür seyir eyle Gören kişi doğru söyle İstanbul bir cennet şehir Beşiktaş'ı, Eminönü Topkapı, Üsküdar yönü Çamlıca'dan görün onu İstanbul bir cennet şehir Sahabeler dolu bir yer Yatır veliler, şehitler Bağrında Yûşa Peygamber İstanbul bir cennet şehir Çobanoğlu elde kalem Peygamber'den almış selâm Hadis ile olmuş kelâm İstanbul bir cennet şehir
Acı bir haber ki yaktı kavurdu Şehidine ağıt yaktı bu şehir Bir hüzün yeli ki esti savurdu Elini koynuna soktu bu şehir Kız kızanım cümle yaren üzüldü Ciğerim dağlandı derim yüzüldü Damlalar sel oldu gözden süzüldü Irmak ırmak olup aktı bu şehir Bayraklar açıldı sembolü hilal Salalar okundu misal-i Bilal Şehidine hakkın eyleyip helal Vatana bir selam çaktı bu şehir Şehit kanı yerde kalmaz diyerek Onlar ki yaşıyor ölmez diyerek Kan yerdeyken yüzüm gülmez diyerek Dizinin üstüne çöktü bu şehir Analar feryatta bacı ağladı Öyle bir feryat...
Bir şeyler yok bir şeyler eksik Anladım sensiz yarım bu şehir Bahçeler boş sokaklar ıssız Anladım sensiz yarım bu şehir Gündüzleri bile karanlık çöker Sensiz belimi böker bu şehir Her saniye dakika gözyaşı döker Anladım sensiz yoktur bu şehir Güneşte seninle kaybolup gitti Sensiz zındana döndü bu şehir Bir romandı hayat seninle bitti Ateş alev aldı yandı bu şehir Mümin baykuşlar konmuş dalına Hayata sana küsmüş bu şehir Bu beden bu dertle çıkmaz yarına Sensiz ömrümü yedi bu şehir Mümin Daştan
ANKARA 2 Ankara mutlu şehir, Mutlu umutlu şehir, İllerin doruğunda, Ata komutlu şehir. İncedir Beypazarı, Değmesin el nazarı, Vefalıdır yazarı, Armut u tatlı şehir. Çubuk kurar turşuyu, Dillendirir çarşıyı, Pazar tutar karşıyı, Saygılı utlu şehir, Kuğulu park nazende, Taksim yapar sazende, Cumhuriyet izinde, Güzeli bahtlı şehir. Ak başak ovasında, Su arar kovasında, Şahinler yuvasında, Atlı kanatlı Şehir. Gül gelir gölbaşından, Sel olur gözyaşından, Yolu mermer taşından, Köprüsü katlı şehir. Rabia BARIŞ
Korktuğumdan daha derindi yaralarım Bilmek istediklerim kadar uzaktım hayallerime Göz yaşlarımın her bir damlası anlatıyordu yalnızlığımı ve bu şehri Günahlar şehriydi bu şehir Belki farkına varamadıklarımın farkına vardırdı bana En acımasız saatlerin kahramanı şehir Bir yanı hüzün bir yanı kahır Bir yanı taş bir yanı duvar bu şehir Şehirde mi ağlamıştı ne yağmurun altında Yoksa ağlayan ben miydim şehir yerine Umutlarımı yıkan şehir Göz yaşlarımı yutan hasretimi nefrete çeviren bir şehir bu şehir Şehir bir kış günü bembeyazdı İçinde yaşanılan onca günaha rağmen Belki...
Sayfa başına git