Yağmur ve Sen


Yağmur içtim serinledim
Altın dişli bir kahkaha attım
Sükunetleriyle ölümü kıskandıran gece kuşları süzülüyor oradan oraya
Islak avuçlarımla yüzüme dokunuyorum
Sevgiliye yazılmış ucu yanık mektupları saklıyorum sütyenimin kopçası altında
Rüzgardaki kokular, dudaklarımda tuz
Buharlaştırıyorum ucu yanık mektuplara
Kan köpüğü bir yağmur boşalıyor
Boşlukta kalıyor sesim
Sokaklar törenle sulanıyor
Yürüyorum kıvılcımlı karanfil kokusunda
Öncesizliği ve Sonrasızlığı var dudaklarımın
Nabızlarım mavi atıyor
Kuru dudaklarımda kimsenin hatırlamadığı yeşilçam şarkıları
Oysa gözlerin her günün bekçisiydi
Acıtıyor şarkının yüze vurduğu yankı
Denizden aşırılmış nemli ve ıslak yanaklarım
Sen her sabah aynadan çıkıp gelirdin
Şeytanımızı maskelerdik
Ay karanlıkta, seni uyurken öperdik yıldızlarla, ay alacalanırdı
Çok yorgunum dedin, susalım dedin, susuştuk
Sırf uykumu bunun için kundakladın bilirim.
Harabeler çoğaltıyorum içimde sana
İçimde damlayıp biriktirdiğim her katrede boğulacağım.

Cansu Mine Çıtır

17 Mart 2012 tarihinde eklendi, 484 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git