Yorulduğun kadar yaşarsın

Yorulduğun kadar yaşarsın

Deli rüzgâr esiyor, nefesi bedenime işliyor,
Çılgın bir yolda giderken umutlara…
Hırçın ruhum duygularda, can buluyor,
Hayaller kuruyorum, o yolun virajında,
Sonra durup bir noktada, gökyüzüne bakıyorum.

Bir ağacın dalı sallanıyor, kurumuş yaprakları dökülüyor,
Gözlerinden bir damla yaş akıyor, yere dimdik süzülürken,
Hayatın varlığında, kendi varlığı eriyor,
Ne yapsa da kaçınılmaz, bir sona gidiyor.
Geldiği noktaya baktığında, anlıyor ki;
Her zaman olmuyor, niyet yelpazesinin serinliğinde yaşamak,
Amaç ibresini zorlasanda dönüyor, yörüngesinden saparak.

Bir tepe gördüm küsmüş hayata, kurak bedeninde yüreği kırılgan,
Bırakmış hayatı suskun ve üzgün, terk edilmiş rakımlarında,
Selam verdim yüreğimle, duygulandı akmayan kuru gözyaşlarında,
Taze duygularda yeşerdi mutluluk, tabiata selam verdi.

Nehrin yanından geçerken, hayatın tüm armonisi mutluluğu sundu,
Kelebeklerin kanatlarında, hayatın renkleri işlenerek,
Bir arının sesinde melodi oldu söz oldu.
Şerçe yuvasını yapıyordu, emeğini sevgisini katarak bir ağaca,
Nehir hayat olmuştu, gür akan suyunun sesinde umut vardı.
Bir kedicik gördüm, gözlerinde çekingenliğin yanı sıra yaşamın izi vardı,
Bir salyangoz duran yürüyüşüyle, bir armonika gibi yaşamı çalıyordu.

İçimde bir huzura yol açıldı, hayat hayallerimi köreltmeyecek,
Yaşadığım kadar mutlu olacağım, umutları besleyen köklere yaslanarak,
Hayatım içimdeki beni yaşayacak, o virajı gördüğümde hayatı okudum.
Hayat nekadar yorsa da, ruhum hep dinç kalacak.
Yaşamak yorulmaktır…yorulduğun kadar yaşarsın…

Oktay Çekal

8 Haziran 2011 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git