Acının Rengi Kara

Güneş misali sesin, kutuplara büründü

Üşüdü tüm bedenim boynum büküldü

Kan çekildi damarlarımdan kalbim büzüldü

Yaşam sanki artık kuru gürültü

Kararından caydırmak zor üzdüm seni

Sana koşmak isteyen ayaklarım

Daha onaltı saat prangalı

Ellerim kelepçeli

İple çektim sabahı

Soluğu aldım bana yasak

Sevdamın topraklarında

Gülümün kök saldığı bahçedeyim

Her şey gözüme el ama

Ruhumla bütün kalbimle bütün

Korkularımı alıp götürdü

Rüzgarla gelen kokun

Huzur doldu yüreğim

Bedenim ayaklarım zamanla yarışta

Beş var seni karşılamama gözüm kapıda

Yoksun birtanem yoksun aşkım yoksun işte

Bir daha bir daha elim tuşlarda

Kursağımda kaldı sevincim

Sesin kutup gibi idam fısıltısıyla dolu

Renkleri söküp aldı dünyamdan

Acının rengi kara

Kızgınlığın kalemi kırdı

Haykırışımı duymuyor kulakların

Kalbinde kalın bir perde geçmiyor sevgim

Çöktüm kaldırıma dizlerim taşımıyor beni

Diri diri mezara gömüyor her kelimen

Acının rengi kara

Sol yanım sancılarda

Seninle gelenler vedalarda

Terk edişinle hepsi peşin sıra

Mutluluğum, yaşama sevincim, nefesim

Terk ediyor bedenimi peşin sıra

İZZETTİN AKYAPI

7 Nisan 2012 tarihinde eklendi, 420 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git