Sizin Şiirleriniz


O dupduru sular gibi akışın. Hala şu kalbimi yakar sevgilim Ceylan gibi ürkek ürkek bakışın Hala şu kalbimi yakar sevgilim * Andığında beni ah ile anma, Bu günler bitecek çok fazla yanma. Gurbete gidenler unutur sanma. Candan seven yola bakar sevgilim * Düğünde, bayramda eğme boynunu. Karışıp kızlara oyna oynunu. Benden gayrisine açma koynunu Geldiğimde sanma sıkar sevgilim * Geceler tükenip şafak sökerken. Tatlı uykular dan uyanıp erken. Geçtiğim yollara türkü dökerken. Gönlüme bir ışıK yakar sevgilim * Gece gündüz hayal kurar dururum. Hasretinle hep çile bezi dokurum. Bir resmin var onun...
Seni sen yapan ben miyim? Yoksa benim içimdeki sen misin? Gönlümü alan sen misin? Yoksa gönlümü sana veren ben miyim? Sensiz kalan ben miyim? Çaresiz olan sen misin? Kafesteki bülbül kadar özel misin? Kafese seni koyan ben miyim? Yazı yazmamın sebebi sen misin? Yoksa kalemimi kalbinle yöneten sen misin? Anlamak,dinlemek,görmek kadar özel misin? Taki ölüm gelene kadar benimsin Hüsnü
Baharda şenlenir bağı, bahçesi Kokusu başkadır benim köyümün Unutturur adama gamı, kederi Havası başkadır benim köyümün XXX Akşam olur herkes döner evine Can kurban inan ki benim köyüme Gülabi’nin torunları derler bizlere Özü başkadır benim köyümün XXX Yeşil yeşil meşeleri var dağında Meyve ağaçları çiçek açar bağında Her çeşit otlar yeşerir toprağında Yeşili başkadır benim köyümün XXX Köyümün kenarından akar çayı Kıvrım kıvrım dolanır sular tarlayı Unuttum sanma orda olmayı Dostluğu başkadır benim köyümün XXX Yaz gelince çıkarlar yaylaya Gurbetçiler hasretle döner sılaya Benden selam olsun Aziz Ağa’ya Sevgisi başkadır benim köyümün İbrahim SEVİNDİK
Kırsal gök boşluğunda Çok katlı evrelerdeyim Birbirine açılan kapılarda Macellan yıldızı gibiyim. Bu gök ada yangın yeri Buradan korkutur seyri artık terkederim kendimi labirente girmiş gibiyim. Okunmuş zihinler tedirgin Görünmeyen sır belirgin Yetkisiz kehant dediğin Dünyaya dönmüş gibiyim. Duyu ötesi, yolcusuz yol Doğacak ruhları bilmez kul Ötesi bilinmez karambol Kum tanesi bile değilim. Ariosto’nun dikkat çektiği Halvetl’ de. mana birliği Belkide uzlete gitmek gibi Toplumdan kopmuş gibiyim. Atomu gizleyen çekirdeğin Zıtları çarpıştıran cern’in Karanlık maddeli enerjinin İçine düşmüş zıt gibiyim…. Mustafa Yaman 08 nisan 2018
Sen gönlümün sultanı Ellerim titriyor yanında Mühürleniyor gözlerim Rahat durmuyor ruhum Aşığım gözlerine… Seni seviyorum Evet hemde ölümüne Nükte oturuyor içime Insanliktan çıkıyorum Sen ruh ikizim Evet inşallah benimsin Veda etmek çok zor sana Istesemde unutamıyorum Yeter artık gel yanıma Olmuyor sensiz bu can Rahat durmuyor beynim Umudum sensin yeşilim… Mevladan tek dileğim Sensin sevgilim Yeşil gözlüme Yusuf avcı
NE ZAMAN DÖNECEKSİN ** Şu benim gönlümü çalan VEFASIZ… SEN benim gündüzüm Hemide gecem, seher yıldızım Rüyamda hakikat.. Hayalim düşüm. Seni gördüğüm o günden beri SANA Bıraktım kalbimi al Al ellerine Her nereye baksam seni arar gözlerim sen diye bakarım her gördüğüm nesneye..!! ** Şu esen deli rüzgarları bile sen diye severim.. dokunmaya bile kıyamadığım anarken adını titrer titrer yüreğim.. bakamazken gözlerinin içine Sen benim Sevgilim… Sen benim sevdiğim, Sen benim YÂR’im, Solumda kanayan iyi olmaz yaram, derdim’de sensin dermanım da SEN… ** Can bedene sığmıyor arıyorum nedeni Kan ağlıyor yüreğim dinlemiyor hiç beni savunmasız,çaresiz ben ne yaparım sensiz ? YÂRRR senden uzaklarda Kaldım böyle çaresiz kalmadı hiç mecâlim tükendi hepten sabrım söylesene VEFASIZ NE...
Saatlerce sayılar bir biri için çalışıyor Bir iki için iki üç için Peki biz kime ve ne için çalışıyoruz Birazda benim penceremden bakın diyicem ama Çeşit Çeşit renk renk insanlar var Siyah beyaz sarı Fikir fikir insanlar var Ala beyaz diyen siyaha kara diyen Konuş konuş nereye kadar Anlamazlar Çünkü onlar takmazlar Ala da kara derler beyazda Beyaz bile siyah tozlanıyorsa Siyah niye beyaz tozlanmasın Hatice zohre
Gidiyorum yine sesiz ve soğuk yalnızlığıma Yine usulsuzca yanında buldum kendimi Her defasında senin kapını çaldım yalnızlığım Sen bıkmadan usanmadan açtın kapılarını ardına kadar Ben bir daha çalmayacağım o kapıyı Demledi yalnızlığım açtığın kapıların ardında Hatice zohre
Durduk yerde darılmam Dertten derde karılmam Dostlar orda dururken Gidip yad’a sarılmam * Pelit olur meşe’de Şeytan bekler köşe’de Dostların yanındayım Keder’de ve neşe’de * Şakayla sana çattım Akşam rahatça yattım Bak gördün şu halimi Sanki çamura battım * İki çift laf söyledim Sordum sual eyledim Suçlu olduğum zaman Hemen özür diledim * Çorum bizim ilimiz Öz Türkçedir dilimiz Başta yok’ki kel’imiz Kıymetlidir delimiz * Bazen atar tutarız Dostluk deyince bizde Çiğ tavuk’u yutarız Tuz’umuz BAL’dır bizim * Durak YİĞİT GönüllerinŞairi KOCAELİ
Boşa gam,tasa çekme Taşa umutlar ekme İnsanca yaşayana Vurulmaz asla tekme * Dedenizde böyleydi Hem çalar hem söylerdi Gördüğün mega kentler Sanki eski köylerdi * Perdelerde yazmıyor Ülkenin yönetimi Hadi göster bakalım Yaptığın üretimi * Söylediğin yalana Sen bile inanmazsın Dem vurma dürüstlükten Ondan’da anlamazsın * Saz çalmaya benzemez Tıngırdasın hep teli İkibin’den öncesi Kimin doğruydu beli ? * İşin gücün makara Çalar durursun kara Daha ne diyeyim ki ? Senin gibi davara * Şapka düştü kel çıktı İnsanlık sizden bıktı. Ettiğin hakaretler İnan canımı sıktı.. * Durak YİĞİT GönüllerinŞairi KOCAELİ
Sayfa başına git