Sizin Şiirleriniz


Hayaller sızlanır sızan yaşında Dinlenir bir serin pınar başında Öter bir garibin mezar taşında Derdime dertleri ekleyen kuşlar * Gün olur uçarken canından bıkar Alıp yavrusunu gurbete çıkar O zaman yuvayı devirip yıkar Yağmurda dolu’da tekleyen kuşlar * Olsada fırtına amansız kışlar Daha güz gelmeden göçmeye başlar Akar gözlerinden dinmez hiç yaşlar Dört-gözle Bahar’ı bekleyen kuşlar * Zaman geçer hızla menzile erin Vardığınız yerden bir haber verin Bahar gelsin kuşlar geriye gelin Hasret şarkısını dinleyen kuşlar * Göklerde süzülüp uçup giderler Açıkınca yeryüzüne inerler İncecik dallara konup tünerler Her-an yorgunluktan inleyen kuşlar * Durak YİĞİT GönüllerinŞairi KOCAELİ
Bu kaçıncı zulümdür sessiz kaldığımız, Çoluk, çocuk, yaşlı, genç bekler imdadımız. Orta doğu bölünüyor hey hat! Filistin, Suriye hani kudüs sevdamız? Konuşmayı iyi bilirler kral denen araplar, Kese kese altın, milyarlarca paralar Sorsan; “Müslümanız şüphesiz” Alameti zuhur etmiş, tam münafıklar Birbirimizi yemeyi bir bırakmadık, Sen şafî, sen sûnni ayrı gayrı düştük. Fatih mezarından kalksa, görse halimizi, Sormaz mı; “Bura konstantiniyyemi?” Selahaddin’in rüyası, Abdulhamid’in davası, Ümmetin gözbebeği, kanayan yarası. Beldesi mübarek Mescid-i Aksa, Ey Kudüs! Seni bırakmayacağım asla Ali Ateş
Hiç sözünde durmazsın,haniya gelecektin.? Daha arama deyip, şimdi restini çektin Bunca derdi kederi,neden bağrıma ektin ? ___Nasıl ağlarım şimdi,yoksun diye yâr canda ___Bekliyorum hep seni,ağlayarak her yanda * Senin şu kara sevdan, beni derde itiyor Kalbimde ki ümitler,birer birer bitiyor Simsiyah kipriklerin,Yâr sineme batıyor ___Nasıl ağlarım şimdi,yoksun diye yâr canda ___Bekliyorum hep seni,ağlayarak her yanda * Başım hep dumanlıdır,bulutlar eksik olmaz Sarılmış bak etrafım ,yar gelip gönle dolmaz Beklerim her feciri, umudum asla solmaz ___Nasıl ağlarım şimdi,yoksun diye yâr canda ___Bekliyorum hep seni,ağlayarak her yanda * Gönül ırmak...
Yine bir gün ağlıyorum, “Aşıklar Kahvesi”nde. Her yağmurda bekliyorum, Hiçbir zaman gelmesen de. Yine bir gün yanıyorum, Aşkının ateşi ile. Gülüşleri sevmiyorum, Eğer sende değilse. Yine ben sana vurgunum, Yine bu akşam dugunum, Yüzüme bak Ya Rab, Aşığıyım bu kulunun!
Hangi bakışlar beni, sana aşık edebilir ki belkide sen fark edemedin oysa çok yanından geçip gitmiştim güneşe baktığın penceren de ne sabahlar bekledi, yalnız başına soğuklara aldırmadan yağmurla beraber şarkılar söyledi ve sizin sokağınızda gezerken sen yine tatlı rüyalara çoktan dalmıştın o güzel gözlerin rengarenk hayalleri yazdırıyor.. Şair Mehmet Demirdelen
yaşıyorum ne olduğum ne olacağım bellisiz, dünya değil mi hep bi telaş hep bi acı içinde, YORULDUM,diyemedim dünyalar güzeli, hiç bir sevinç hiç bir mutluluk söndümedi İçimde yanan o kor gibi ateşi. Sorsalar anlatamıyorum derdimi, Bak bak… yine yoksun dünya güzeli, destek olacak bir sol yanım bile yok, hep hep yazdım bir yerlerlere, neden biliyomusun güzel, anlatamadım kimseye dilim tutuldu, konuşamadım. yüreğimde ateş fırtınaları eserken, konuşmadı dilim. TUTUKLU KALDI GÜZEL TUTUKLU KALDI…
Bu kara bulutlar üstüme geliyor her zaman Bir kere bile peşimi bırakmıyor Beni takip ediyor yeter artık anne Bu kara bulut neden peşimi bırakmıyor HERKESİN YÜZÜ ASKIN Ne oluyor böyle anne senin bile yüzün askın Bana resmen kara bulutlar saldırıyor anne Çok korkuyorum neden herkesin yüzü askın Yeter artık bu kara bulut bıraksın peşimi Rüyalarımda bile kara bulut görüyorum ABDULBAKİ
Bende ki umutsuz Aşkın yükünü Zor gelir gönlümden kaldır Allah’ım Tutuşmuş inceden kimseler bilmez Merhamet eylede söndür Allah’ım * Tıkandı yollarım kalmadı umut Karardı gökyüzü kapladı bulut Kaldırdım ellerim dergâha durup Kabul et duamı güldür Allah’ım * Bahtsız aşık’ların kem kaderini Yük etmiş gönlüne tüm kederini Lâl olup tutulan şeyda dilini Çözü ver yeniden döndür Allah’ım * Aşığın dilinden anlamayanı Başından geçeni dinlemeyeni Sevdaya düşüpte inlemeyeni Düşür sevdalara yandır Allah’ım * Düşürde anlasın sevdalı halın Sevilen sevmezse açmıyor alın Kıymeti olurmu meyvasız dalın ? Gönlüne bir sevda kondur Allah’ım * Pişmiyor sevdaya düşmeyen yürek Sevilen sever...
Bu nasıl bir döngüdür. Hayat denen çark oyunu . Ölümün doğum günüdür . Mutsuz yaşar insan oğlu . Bazılarının kuru sevinci . Çoğunun üzüntüsü olur . Bu kaçıncı ölüm üçüncü , beşinci ? Bir çocuk ölür zaman durur. Heceleri ölçmeden yazarız . Hangi roman tam olarak anlatır zulümü. Yaşına bakmadan mezar kazarız. Bu günde vahşetin doğum günü . Yirmi birinci yüzyıla sığar mı? Kalbime bir ok değmiş . Küçücük ellerini açıp susar mı ? Ağlama çocuk insan çiğ süt emmiş . Aynı gökyüzüne...
Kalemimi alıp meydana çıktım Kalemimi alıp,meydana çıktım, Dağlar'ı taşlar'ı,şiir etmeye. Dünyanın gözünün,içine baktım, Çatılmış kaşları,şiir etmeye. Topal dede türbesinin,yanına çıktım, Denekdağı nın da yüzüne baktım, Kızılırmak ile çağlayıp aktım, Bahar'ı kış'ları,şiir etmeye. Hasan dedem türbesini seyrettim, Cezüretül arap,eline gittim, O Asrı saadetin kokusun tattım, Gördüğüm düşleri,şiir etmeye. Bu dağlar tepeler,O'nun nâmesi, Çınarın dalında,rüzgârın sesi, Hasan dedemden'de...
Elini tutsam bir an Elimi tutar mısın anneciğim O yanaklarından öptüğüm zaman Sende öper misin anneciğim Sana sarılsam ağladığında Sende sarılır mısın anneciğim Seni özlediğim zaman Sen de özler misin anneciğim Başka yerlerdesin biliyorum Elini tutmak istiyorum Ne yapsam bilmiyorum Çok özledim seni ANNEM …
Yapraklar dallarından birer,birer düşerken Aşk’ta yarın olmazmış,hep erteledin durdun Sensizlik bir kâbus’ken,dedin daha çok erken Hayal düşümü çalıp,Sonbahar’a dönüştün * Derin düşlere salıp,döktürdün kalıp kalıp.. Ansızın beni benden,aklımı serden alıp. Divane Mecnun edip,kuru çöllere salıp Yaprağım sararmadan,Sonbahar’a dönüştün * Kimseye bağlanmadım,seni sevdiğim kadar Buyur göster bakalım,kim sevdi benim kadar Hiç bir kul’dan çekmedim,sen’den çektiğim kadar Koyup gittin gideli,Sonbahar’a dönüştün * Seni sensiz yaşarım,ölüm bana çok yakın Bütün dertler üstüme geliyor akın akın Azgın seller gibiyim sığmaz yatağa taşkın Bu böyle sürüp gitmez,Sonbahar’a dönüştün * Artık riyakâr olma,bu Aşk böylece kalsın Seven...
Her dostum diyerek yüze gülene Güvenme gardaşım kuş eder seni Cihanda yenilmez pehlivan olsan Havada uçurup tuş eder seni * Sakın mız mız olma aç o gözünü Esirgeme dobra söyle sözünü Doğruluktan şaşıp açma özünü Bir çift yalan ile puş eder seni * İnsanlar çıkarcı seni aldatır Tatlı Aş’larına zehir damlatır Sen zayıf düşünce seni yalvartır Bir virane bağ’da taş eder seni * Yılışık durana olmayın yakın Böyle insanlardan kendini sakın Özü,sözü doğru olana bakın İki gözün çeşme yaş eder seni * Hoş görülü insan dert ile dolar Sararır gül benzi...
Merhaba kış ayım benim . Açmamış çiçeğim . Aklıma takılan o şarkı . Unuttuğum bir semt . Hastane kolidorlarında bekleyişim. Sesime kulak verenim . Gülüşüne kurban olduğum. Ay ışığında parlayanım. Birikmiş kumbaram. Bir kadeh şarabım. Sigaraya duman olanım. Okuduğum her kitap . Sevdiğim her resim . Sustuğum her azar. Hepsi senden bana bir şey katar . Merhaba uçamayan güvercinim. Halsiz bitkin sevgilim . Hatrına öldüğüm. Kapısına kul olduğum . Zamansız gelenim. Yoksulluğum benim . Habersizce gidenim. Adına şerefe dediğim . Kahrını çektiğim . Ateşten gömlek diktiğim. Hüküm giydiğim . Arafta özlediğim . Merhaba bozulmuş plağım. Hiç susmayan şarkım...
Sayfa başına git