Sizin Şiirleriniz


Sen gönlümün sultanı Ellerim titriyor yanında Mühürleniyor gözlerim Rahat durmuyor ruhum Aşığım gözlerine… Seni seviyorum Evet hemde ölümüne Nükte oturuyor içime Insanliktan çıkıyorum Sen ruh ikizim Evet inşallah benimsin Veda etmek çok zor sana Istesemde unutamıyorum Yeter artık gel yanıma Olmuyor sensiz bu can Rahat durmuyor beynim Umudum sensin yeşilim… Mevladan tek dileğim Sensin sevgilim Yeşil gözlüme Yusuf avcı
NE ZAMAN DÖNECEKSİN ** Şu benim gönlümü çalan VEFASIZ… SEN benim gündüzüm Hemide gecem, seher yıldızım Rüyamda hakikat.. Hayalim düşüm. Seni gördüğüm o günden beri SANA Bıraktım kalbimi al Al ellerine Her nereye baksam seni arar gözlerim sen diye bakarım her gördüğüm nesneye..!! ** Şu esen deli rüzgarları bile sen diye severim.. dokunmaya bile kıyamadığım anarken adını titrer titrer yüreğim.. bakamazken gözlerinin içine Sen benim Sevgilim… Sen benim sevdiğim, Sen benim YÂR’im, Solumda kanayan iyi olmaz yaram, derdim’de sensin dermanım da SEN… ** Can bedene sığmıyor arıyorum nedeni Kan ağlıyor yüreğim dinlemiyor hiç beni savunmasız,çaresiz ben ne yaparım sensiz ? YÂRRR senden uzaklarda Kaldım böyle çaresiz kalmadı hiç mecâlim tükendi hepten sabrım söylesene VEFASIZ NE...
Saatlerce sayılar bir biri için çalışıyor Bir iki için iki üç için Peki biz kime ve ne için çalışıyoruz Birazda benim penceremden bakın diyicem ama Çeşit Çeşit renk renk insanlar var Siyah beyaz sarı Fikir fikir insanlar var Ala beyaz diyen siyaha kara diyen Konuş konuş nereye kadar Anlamazlar Çünkü onlar takmazlar Ala da kara derler beyazda Beyaz bile siyah tozlanıyorsa Siyah niye beyaz tozlanmasın Hatice zohre
Gidiyorum yine sesiz ve soğuk yalnızlığıma Yine usulsuzca yanında buldum kendimi Her defasında senin kapını çaldım yalnızlığım Sen bıkmadan usanmadan açtın kapılarını ardına kadar Ben bir daha çalmayacağım o kapıyı Demledi yalnızlığım açtığın kapıların ardında Hatice zohre
Durduk yerde darılmam Dertten derde karılmam Dostlar orda dururken Gidip yad’a sarılmam * Pelit olur meşe’de Şeytan bekler köşe’de Dostların yanındayım Keder’de ve neşe’de * Şakayla sana çattım Akşam rahatça yattım Bak gördün şu halimi Sanki çamura battım * İki çift laf söyledim Sordum sual eyledim Suçlu olduğum zaman Hemen özür diledim * Çorum bizim ilimiz Öz Türkçedir dilimiz Başta yok’ki kel’imiz Kıymetlidir delimiz * Bazen atar tutarız Dostluk deyince bizde Çiğ tavuk’u yutarız Tuz’umuz BAL’dır bizim * Durak YİĞİT GönüllerinŞairi KOCAELİ
Boşa gam,tasa çekme Taşa umutlar ekme İnsanca yaşayana Vurulmaz asla tekme * Dedenizde böyleydi Hem çalar hem söylerdi Gördüğün mega kentler Sanki eski köylerdi * Perdelerde yazmıyor Ülkenin yönetimi Hadi göster bakalım Yaptığın üretimi * Söylediğin yalana Sen bile inanmazsın Dem vurma dürüstlükten Ondan’da anlamazsın * Saz çalmaya benzemez Tıngırdasın hep teli İkibin’den öncesi Kimin doğruydu beli ? * İşin gücün makara Çalar durursun kara Daha ne diyeyim ki ? Senin gibi davara * Şapka düştü kel çıktı İnsanlık sizden bıktı. Ettiğin hakaretler İnan canımı sıktı.. * Durak YİĞİT GönüllerinŞairi KOCAELİ
İnsan,hiç insanı görürmü hâkir ? Bana yazma diyor saygıda fâkir Şâir müsveddesi küfürde mahîr _____Bırak yazma diyor bana boşuna _____Zira hiç gitmiyor sözüm hoşuna * Kaç kişi yazıyor gerçek yüzünü ? Eğer bilselerdi napak özünü İsraf etmezlerdi sana sözünü? _____Bırak yazma diyor bana boşuna _____Zira hiç gitmiyor sözüm hoşuna * Donkişotluk aldı başı gidiyor Kargalar namusu dille didiyor Önüne gelene “HAİNSİN” diyor _____Bırak yazma diyor bana boşuna _____Zira hiç gitmiyor sözüm hoşuna * Sabah akşam çeker kafa dumanlı Koca kafatası sarı samanlı? Adamlık taslıyor geniş tumanlı _____Bırak yazma diyor bana boşuna _____Zira...
Biz ne çektiysek hep şu dilden çektik Dili tutamayan başlar UTANSIN Onunla dostlara çektiler tetik Dili tutamayan başlar UTANSIN * Kulağına küpe eyle sözümü İnkâr etme asla benim özümü Bağcıyı dövmeden ye şu üzümü Dili tutamayan başlar UTANSIN * Tilkiyi çoban yap, dağda’ki kuş’a Alimi sultan yap, bağda’ki camuş’a Ağustosta karlar yağdırır Muş’a Dili tutamayan başlar UTANSIN * Söz gümüş sukut altın, budur tek çare Hiç bir olurmu-ki ırmakla dere ? Dilini uzatma hemen her yere Dili tutamayan başlar UTANSIN * Ne geldiyse dilden geldi başlara Baban olsa bakmaz akan yaşlara Hiç...
Bi-çare Kalemim böyle yazarken Seni yere göğe sığdıramadım Yaralarım içten içe azarken Seni yere göğe sığdıramadım * Resminle avunup baktım’da durdum Kafam’da hep Senli ne düşler kurdum Gâhi hayra yordum pustum oturdum Seni yere göğe sığdıramadım * Mehtapsız geceler gama boğarken Tenim ısıtmayan güneş doğarken Bu ölmüş bedenim henüz soğarken Seni yere göğe sığdıramadım * Yine seni andım yaşlar süzüldü Geçmedi lokmalar sanki düzüldü Nesimi Misâli derim yüzüldü Seni yere göğe sığdıramadım * Adını andıkça dilim lâl olur Nefes bile alsam ten seni solur Çok şeyler yazardım ama söz olur Seni yere göğe...
Sanalda taşlanmak çoktan başladı Budalalar eşi dostu taşladı Müptezeller inananı haşladı Vatan sevenleri yermedim diye * Zamanı kollarlar köşeye pusup İğrenç yalanlarla kin nefret kusup Hakkı kabul etmez haklısın deyip Taşladılar halkı germedim diye * Gördüm ki kalmamış insanlık bitmiş Edep,haya hepten tümüyle gitmiş Riyakara açık,dostlara setmiş Umduğu sofrayı sermedim diye * Hep canımı yaktı dost’ların taşı Bu yüzden yanıyor bağrımın başı İçime akıyor gözümün yaşı Onlara bir değer vermedim diye * Yaksada yüreği bu sinsi firak Almam muhanetten olsada tiryak Olamam Hüda’dan ben asla ırak Yaban bağ’dan Gül’ü dermedim diye * Der DURAK’ım ondan...
Sayfa başına git