Kasım 2010 Ayında Eklenen Konular


Gülüşünü Özledim Beni Uzaktan görsen, gözlerinle gülerdin. Ben o güzel günleri, gülüşünü özledim. Benim için her zaman iyilikler dilerdin. Ben o güzel günleri, gülüşünü özledim. Bir gün hüzünlü görsem için, için ağlardım Bir de neşeli isen, ırmak olur çağlardım. Saçından bir tel düşse, dilek tutar bağlardım. Ben o güzel günleri. Gülüşünü özledim. Ağrımasın bir yerin, bir telaşla öperdim. Yalancıktan kızardın, beni iter, teperdin. Ağrını unuturdun, sarılırda öperdin Ben o güzel günleri gülüşünü özledim. Sensiz bir yola gitsem yol uzardı bitmezdi. Şoföre mi kızmalı sanki...
Sensiz Yüreğim Bıraktığın yerde beklerken seni; Dakikalar geçti,saatler geçti. Günler,aylar geçti. Gece bitti,yıl bitti… Sen yine gelmedin Bıkmadan usanmadan bekledim Ve ardından ben bittim Karanlığı tutmak istedim Avuçlarıma hapsetmek… Susmasa dedim Sesini hep duysam… Ellerim yanmasa ellerini tutsam, Tutsamda yüreğini,yüreğime bassam… Bazen ürktüm,bazen korktum Belki çok zamansız benden gittin Artık ne sözlerin tadı kaldı Ne de şiirlerde adın Ve ben deli hasretinle öylece kalakaldım… Bu sensizlik bu dört duvar Her gün biraz daha umutlarımı kırar İçime sinmiyor artık, kapımda bekleyen sensiz bahar… Gözüm kesmiyor sensizliği Duy beni birtanem; duy artık Bu hasretin beni toprağa...
Bu Benim Aşkım Aşk gizlenmiyor be gülüm En azından ben gizleyemiyorum Aşkımı senden Zaten gizlense Aşk olmazdı gülüm Adı üzerinde aşk bu Hele senden Hiç gizleyemiyorum gülüm Hemen hele veriyorum kendimi Aşk gizlenmiyor gülüm O kadar aşığım ki Gizleyemiyorum işte Ne yapsam ne etsem Kendimi hemen el e veriyorum Aşk gizlenmiyor gülüm İnsan bu kadar mı aşık olabirlir Ne yapsam ne etsem Gizleyemiyorum aşkımı Ama bu benim suçum değil be gülüm Aşık oldum bir kere Ne yapsam ne etsem Olmuyor işte Aşkımı haykırıyorum gülüm Sen ne düşünürsen düşün Ben sana aşığım gülüm Kimse bilmesin,kimse duymasın İşte bu...
Elif ile Fatıma Elele tutuşmuşlar Gidiyorlar okula Harçlığı unutmuşlar Babaları koşmuşlar Peşinden kavuşmuşlar Harçlıkları vererek Öpücük kondurmuşlar Derslere zil çalınca Sınıflara girmişler Öğretmen ders anlatmış Dikkatle dinlemişler Evlere zil çalınca Pencereden bakmışlar Babaları geliyor Boynuna sarılmışlar Eve gidince onlar Ödevini yapmışlar Uyku zamanı gelmiş Masalla uyumuşlar Abdurrahman Yıldız
Gözler Beraber geldik dünyaya Beraber ağladık, beraber güldük Beraber sevindik bir dostu gördüğümüze Acılarında beraber üzüldük Beraber bekledik gelmesini baharın Beraber uzandık tomurcuklu dallara Başımızda eğilen bulutların Yağmurlarında beraber ıslandık Beraber koştuk sevgilinin peşinden Adını ağaçlara beraber yazdık Beraber yürüdük yollarında sevdanın Kor ateşlerde beraber yandık Beraber büyüttük hasreti içimizde Çıkmayan fallara beyhude kandık Beraber koyduk başımızı yar koynuna Taze sabahlara beraber uyandık Hüzünleri de sevinçleri de Beraber dokuduk ömür gergefinde Beraber eskidi aynalarda yüzümüz Zaman içinde beraber yorulduk. Kazım Üçok
Sana Hasret Bu Yüreğim, Duy Beni... Unutma yâr, unutma hiç diyordun, Unutur mu seven kalbim âh seni. Nerdesin yâr, unutursam Râb sorsun, Sana hasret bu yüreğim duy beni... Soruyorum âsumana, denize, Söylüyorlar, rastlamadık bir ize, Hasretin ki, sığmaz oldu hiç söze, Sana hasret bu yüreğim duy beni... Rüzgâr bana hep kokunu getirir, Yüreğimi alır sana götürür, Özlemindir, beni böyle bitirir, Sana hasret bu yüreğim duy beni... Gülümseyen gözlerini görseydim, Bir ân olsun muradıma erseydim, Dağlar gibi dertlerimi örseydim, Sana hasret bu yüreğim duy beni... Yalvarırım el açıp...
Unutamadım İstemediğin kadar, istedim seni. Şimdi mazide kaldı, eski ve yeni. Her ne kadar derinden, üzsen de beni Bir türlü seni unutamadım. Kalbi katı olana, gönül verilmez. Bunu âşık olan, kendi de bilmez. Kalp kapısı çalınmadan girilmez. Nedense seni unutamadım. Sevgide cimri ise, alsan ne çıkar. Üstüne gittikçe kovalanan kaçar. Vazgeçtim desem, gönlümde biçar. Nedense seni unutamadım. Belki unuturum, bir gün olurda Bir başka güzel çalar, gönlümü burda. Eğer evlendiğimi, duyarsan orda Yine de seni unutamadım. Boy boy çocuklarım olsa da bile, Eğer yolum düşerse, o sizin ile Kapına...
Seni Sevmek Gözlerine bakmak, Pusulasız denize açılmak gibi Derin bir mavilikte kaybolmak. Ne yapacağını ne yöne gideceğini bilmeden, Telaşlı ilerlemek. Gözlerine bakmak, Dalmak gibi deryaya; Eşsiz güzellikleri, Nefessiz seyretmek. Nereye bakacağını neye, Dokunacağını bilmeden. Şaşkın dalmak derinlere. Ellerini tutmak, Kelepçelenmek gibi Heyecan korku ve –aptalca –gurur duymak, Ve başkasının istediği yönde, Tutsak yürümek. Saçlarını okşamak, Buğday hasadı toplamak gibi Sonsuz bereketin verdiği sevinç, Ve kazancın gülümsemesi yüzlerde, Mütebbessim bakmak başaklara. Seni sevmek, Ölümden kaçmak gibi Yakalanacağını bilerek yakalanacağın kesin. Ve unutmak istemek gibi, Bildiğin her şeyi. Yusuf Bozkaya
Gözler Beraber geldik dünyaya Beraber ağladık, beraber güldük Beraber sevindik bir dostu gördüğümüze Acılarında beraber üzüldük Beraber bekledik gelmesini baharın Beraber uzandık tomurcuklu dallara Başımızda eğilen bulutların Yağmurlarında beraber ıslandık Beraber koştuk sevgilinin peşinden Adını ağaçlara beraber yazdık Beraber yürüdük yollarında sevdanın Kor ateşlerde beraber yandık Beraber büyüttük hasreti içimizde Çıkmayan fallara beyhude kandık Beraber koyduk başımızı yar koynuna Taze sabahlara beraber uyandık Hüzünleri de sevinçleri de Beraber dokuduk ömür gergefinde Beraber eskidi aynalarda yüzümüz Zaman içinde beraber yorulduk. Kazım Üçok
Sensiz İçim Ağlar Sevda masallarının hicazkâr sazında Sazlar hep seni arar sensiz içim ağlar Hüzün vurmuş bulutun yaş dolan gözünde Gözler hep seni arar sensiz içim ağlar Nefes aldığın şehrin gece karasında Ateş böceklerinin sokak lambasında Yüreğimde kanayan sevda yarasında İzler hep seni arar sensiz içim ağlar Daldan düşen yaprağın sarı abasında İçinde aşk yazılı sevda yasasında Neyzenin şarkısında yağmur damlasında Yüzler hep seni arar sensiz içim ağlar Yorgun düşmüş güneşin batan hallerinde Çorak düşmüş toprağın bakir kollarında Sevda denen duygunun çiçekli dallarında Yazlar hep seni...
Sensiz Yaşam Düşünemem ki Penceremden süzülerek, Girdin içeri. Sevgiye aç gönlümü, Doldurdun isteğince. Seni düşünüp, Seni yaşatıyorsun. Uykunda bile, Kilitliyorsun duygularımı. Bir deli yaptın sevdanla. Sensizliğe yasakladın her şeyi. Ya düşüncelerimde varsın, Ya da sen oluyorsun yanımda. Kalbimi senle doldurdun, Beynimde sen. Ruhumu kalkan yaptın kendine. Duygularımsa hep sana, Debisi yüksek akıyor.. Gözlerimse, Senden başka her şeye, Hep kara, Hep siyah bakıyor.. Tutsak ettin kendine, Sensiz yaşam düşünemem ki... Enver ÖZEL
Ayrılık belası Bana verdiğin en son hediye. Bir veda busesiymiş anlayamadım. Bin bir ümitle bekledim her gün yolunu. Ne yaptıysam sana kavuşamadım. Gidiş o gidiş, bir aramadın. Bir dakika ayırıp,bir kez sormadın. Ayrılıkta ne buldun, beni unuttun. Ne yaptıysam sesimi duyuramadım. Boş ufuklara daldı gözlerim. Derdimi anlatmaya yetmez sözlerim. Seninle başlar, senle biter düşlerim. Geri dönsen de, bitmez özlemim. Beni öldürecek gözlerinin karası. İçimi kemiriyor bu hicran yarası. Patladı patlayacak göğsümün tam ortası. Nereden musallat oldu,bu ayrılık belası. Veysel Çakır
Seni vefasız Bütün dertlerimi döktüm ben sana Dönüp de sormadın, SENİ VEFASIZ..! Ağladım, ağladım hep yana yana Dönüp de silmedin, SENİ VEFASIZ..! Taştan mıdır söyle; o kalbin senin? Yoksa çelikten mi yürek ve tenin? Kalbim hasretinden her gece enîn...(inleyen) Gelip de duymadın, SENİ VEFASIZ.. Sevdalılar anlar, ancak hâlimden Âhlar eksik olmaz, şeydâ dilimden Gittin gideli şu sevda ilimden Dönüp de gelmedin, SENİ VEFASIZ..! Elele görsem ben, âşık birini Döner boş bulurum senin yerini Sen hiç bilmedin ki o değerini Dönüp de sormadın, SENİ VEFASIZ.. Nihâyet ben de...
Hep Sev Çırıl çıplaktı ezelden ruhum nursuz Ebedi nura bürümdüm seninle Yangındaydı senden yadigar yüreğim Bahar oldu nur sevdan bu cana Seninle ummanlar kadar özgürdüm Ruhumun solan ışıkları nurlandı İçimde sevda ırmakların çağlarken Uzakları sevmiştim bir kere nedensiz Sarılmak isterken sel suyu kollar Çeker giderdin ansızın, tükenirdim Akardı yüreğime işleyen ağıtlar Düğümlenirdi hıçkırıklar yüreğime Alev saçardı tenimden önce gözlerim Seni anar seni solurdum çaresizce Umudum ezanlarla medetleşirken Hep sevmeni isterdim, hep Mavi penceremde beklerken sesini Mehtap bile yorulurdu nursuz zifirlerle Günüm, sen doğarken nurunla Ancak kainat denk olurdu yüreğime Tutkum, körpe...
Sayfa başına git