Haziran 2012 Ayında Eklenen Konular


Seninle yaşamak adem,ayrılmak ise zor. Çektiklerimi,kimse bilmez,anlatmak zor. Otuz yıldır loş ışıkta oldum pervane, Karardı dünyam sayende,gezerim divane. Bütün gün mücadele etmekten yoruldum, Sözüm geçmedi,sömürüldüm,soyuldum, Evlilik buysa,evlenmemeyi yeğlerdim, İçim alev,alev yanıyor,bitmedi derdim. Çirkefe adım çıktı,hakkımı isteyince Kavgacı sayıldım ben kendimi savununca, Yalanım yok,görüyor, biliyor halik, Bu nasıl evlilik,nasıl yuva,nasıl insanlık. Bütün yıl harcatır,unutur inkar eder, Bütün ağlatır,sonra gülmemi bekler, Buna insanlık demeğe,bin şahit ister, Bu hallere dayanmak için mangal kalp ister Kusurum nedir Allahım,benden ne ister. Evlilikler insanları birbirine bağlar, Sürünmek,rezil olmak ta varmış kaderde, Huzurlu günümüz olmadı,benden ne...
Gurbet Hasretliktir NE YAPAYIM Hasret kolay değil, çekene sorun, Kalbura dönderdi, bu hasret beni, Sensiz yaşamanın, kendisi sorun, Ne yapayım sensiz ben bu bedeni. Gözümün pınarı dolmuş taşıyor, Dünya her döndükçe, yaram kaşıyor, Sanmayın bu garip hala yaşıyor, Ne yapayım sensiz ben bu bedeni. Gurbet hasretliktir, yaşayana sor, Yürek volkan olmuş, hasret ise kor, Şu halimi bir gör, ondan sonra yor, Ne yapayım sensiz ben bu bedeni...................İNSANİ Sinan Karakaş
Senden sonra unuttum kaç gül koktum. Bende o aşk gibi bir aşk doğmadı. Kalp kapımdan içeri kaç aşk soktum. Bende o aşk gibi bir aşk doğmadı. Aşk mektubu aşk şiiri yazılan. Ağaçlara adlar kalpler kazılan. Durulmayıp dalgayla bir azılan. Bende o aşk gibi bir aşk doğmadı. Çiçekler den sevda falı bakılan. Sevgiliye her abalar yakılan. Papatyalar güller başa takılan. Bende o aşk gibi bir aşk doğmadı. Sevgilinin dizlerinde yatılan. Her vedada güneş gibi batılan. Aşk üstüne türlü mesaj atılan. Bende o aşk gibi bir aşk...
gözlerinde sımsıcak sevdan gözlerinde susuzluğun gozlerinde kalbimi mühürleyen hayaller hanımeli kokulu tenin yakıp kavuran ruhumu ipekten yumusak ellerin bembeyaz bir güvercin sıkmaya kıyamadığım bırakamadığım öpmeye doyamadığım cekiyor beni sevdan engin denizlerin şarkıları gibi sabah rüzgarı gibi vuruyorsun sıcacık yüzüme bedenime kalbime nesin sihir mi büyü mü hayatsın hayatıma hayat katan Gökhan Şahin
Dün gece maziye dönüp de baktım. Karşıma çıkmadı senden başkası. Bütün aşklarıma abayı yaktım. İçimi yakmadı senden başkası. Tek, tek tüm dostları ömrüme aldım. Hasretle sevgiyle hepsine daldım. Kâh yaşar oldum kâh ölüp de kaldım. Kara gün kalmadı senden başkası. Bütün anılarla gülüp ağladım. Dünyadan göçene kalbim dağladım. Tüm sevdiklerime gönül bağladım. Canımı almadı senden başkası. Giden gençliğime yürekten yandım. Ne varsa yaşanan hepsini andım. Herkesi her şeyi her şeyim sandım. Kanımı donmadı senden başkası. Sedat hünkâr.
Senin olmadığın bir şehir Ne kadar güzel olabilir ki? Seninle gezdiğim Ve gezmeyi hayal ettiğim yerler… Şimdi sancılı bir yalnızlığa gömülü Ben, bu şehir ve gezdiğimiz yerler Anımsıyorum da seninle güzelmiş Seninle birlikteyken gezdiğim bu şehir. Sen yoksun şimdi ve ben yapayalnızım Yıldızlara bakıyorum her defasında Aynı yıldıza baktığımızı ümit ederek Sonra kavga edişlerimizi Senin çekip gitmelerini… Valizini istediğinde al! demiştim Keşke vermeseydim… Gidişinin işaretiydi sana verdiğim o valiz Biletini ben almasaydım keşke Gidişini ister gibi oldum Ama hiç istemezdim gitmeni Kavgalarımızı, ağlamalarımızı… Kısacası seninle yaşadıklarımı Çok özledim… Zamanı geri getiremem biliyorum Ama...
Seviyorum seni İsyanlar dolu yüreğim... Her sen deyişimde parçalayasım gelir yüreğimi. Şimdi dağıtsam yıksam çığlıklarla haykırsam Seni seviyorum! Ellerim kana boyanana kadar yumruklasam Unufak etsem engelleri Ve sana gelsem. Bacaklarım olmadan sana koşmak seni sevmek Engelleri tırnaklarla aşmak gibi Ve sen sandığı bir hayalin peşinden gitmek. Yeterki sen gitme diye Gün yüzüme vurunca gölgemle dertleşirim ben Güneş batar gölgem gider Sen gitme diye hayalin gelir gecenin içinden Gözlerim kapanır düşlerimde buluşurum seninle Hiçbir yere bırakmam seni Son nefes gelir ve sen... Sen gelir alırsın nefesimi Seviyorum seni! Ölümü elinde tatmam...
Her Şarkı Bir Nota Her Kök Bir Toprak Her Mezar Bir Ölü Bulurda Ben Senin Gibi Birini Bulamam Yaşanmış AŞKLARA
Kağıttan yaptığım sandalı Kalbimdeki bırakıyorum İster yüzdür İster batır İster yırt at Ama içindeki nota'ya bir göz at
Bende fırtınalar çıkıp ta durmaz. Hala bu dünyada o aşksız sensiz. Güneşin ışığı yüzüme vurmaz. Hala bu dünyada o aşksız sensiz. Hiçbir gün dünyamda doğup ta batmaz. Acıyı tatlıyı yüreğim tatmaz. Hiçbir tün bedenim uykuya yatmaz. Hala bu dünyada o aşksız sensiz. Dünyamda karanlık geceler olmaz. Elimde çiçek gül açıp ta solmaz. Aldığım nefesim içime dolmaz. Hala bu dünyada o aşksız sensiz. Ölümle yaşamak kapımı çalmaz. Ağlaşlar gülüşler bende yer almaz. Görüp gezmediğim hiçbir yer kalmaz. Hala bu dünyada o aşksız sensiz. Hiç kimse gönlümde yaşayıp...
HER SATIR BİR ÖZLEM Hakka özlemdir sema Pervanedir kalp canana Aylar özlem günler özlem Sensiz geçen gecem özlem Mecalim özlem halim özlem Hasretin kendisi özlem Güle özlem yare özlem Sevdaların kendisi özlem Feleğin işine ne karışırsın Günahların başı özlem Tutuşup yanmak özlem Sılanın kendisi özlem Gurbeti ne sanırsın Mektubun kendisi özlem Hakan ÖZBAY
Söyle Nasıl Aşık Edebilirsin Ben bir okyanusum, Sense bir gemi Dümendeyse başka biri; Söyle nasıl aşık edebilirsin! Pusulasız,haritasız ve kaptansız Seni alabora edebilecek bir deliyi! 30/06/2012-01:05 İlknur Köknar
Ruhumda maziden çok devam eder Hala açtığımız o aşk sayfası İçimde bitmeyen dert ile keder Hala açtığımız o aşk sayfası An gelir bana her kara bağlatır An gelir suyla bir beni çağlatır An gelir ruhuma kanlar ağlatır Hala açtığımız o aşk sayfası Kalbimde onulmaz her türlü yara Ruhumda yaşayan bir bahtı kara Bütün yüreğimi döndürür hara Hala açtığımız o aşk sayfası Bazen damarımda dondurur kanı Bazen bedenimden çıkarır canı Bazen de bende felç eder sol yanı Hala açtığımız o aşk sayfası Sedat hünkâr
Aslında şehir değildim bir zamanlar... Bende dağlı, tepeli, üzerinde gelincikler,ebruli güller ve deve dikenleri peydah olmuş, killi, kilsiz, çok zamanda gri, bazende kırmızı bir sade topraktım düne kadar... Bir gün iki üç insan peydah oldu, yerdeki killi toprağımdan alıp bir şeyler yapmaya başladılar.. Biri karşıdaki delice nehrimin berrak suyundan deri kırbasıyla su taşıdı, kırbada ne kırba ama koskocaman...Bir süre sonra baktım irili ufaklı toprak yığınları yapıp içinde de barınmaya başladılar..Gece olunca...
Sayfa başına git